{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A K A R A R <br>ESAS NO:2022/371 <br>KARAR NO:2024/1668<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ:06/10/2021<br>NUMARASI:2018/569 Esas - 2021/688 Karar<br>DAVA:Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)<br>DAVA TARİHİ:14/05/2018<br>KARAR TARİHİ:06/10/2021<br>KARAR TARİHİ:14/10/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;      <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'un  sahibi olduğu ... plakalı çekici aracı 5 yıl süreyle ...'a kiraladığını,  ... tarafından ... sigorta şirketine kasko yaptırıldığını, ... plakalı dorse ve dorsenin çekicisi olan ... plakalı 2008 model ...marka çekicinin kiralayan tarafından kira sözleşmesine uygun şekilde kullanımı esnasında kiralayanın 04/11/2017 tarihinde aracı park ettiği yerde bulamaması üzerine aynı gün Fatih Polis Merkezi Amirliğine giderek aracın çalındığından bahisle şikayetçi olduğunu, yapılan tahkikat sonucunda aracın bulunamaması üzerine ... tarafından, sigorta şirketine sigorta bedelinin ödenmesi amacıyla müracaatta bulunulmuş ise de sigorta şirketi tarafından 31/01/2018 tarihli cevapta müvekkilinin hasar tazmin talebinin kasko genel şartları ve özel şartları gereğince karşılanamayacağından bahisle reddedildiğini, sigortacının hasar tazmin talebinin reddi gerekçesinin olayın belirtilen şekilde meydana gelmediğinden tazminat ödemesinin yapılamayacağı yönünde olduğunu belirterek fazlaya ilişkin her türlü hak ve talepleri saklı kalmak kaydıyla ... plakalı çekici için 1.000,00TL sigorta bedelinin başvuru tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'un sahibi olduğu ... plakalı yarı römorku 14/04/2015 tarihinden itibaren 5 yıl süreyle ...'a kiraladığını ve bu tarihten itibaren kira sözleşmesi uyarınca ticari faaliyetlerde kullanıldığını, kira sözleşmesinin yapılmasına müteakip ... plakalı çekici aracın kiralayan ... tarafından müvekkili ... lehine genişletilmiş kasko paket poliçesi ile ... Sigorta nezdinde sigortalandığını, ... plakalı dorse ve dorsenin çekicisi olan ... plakalı 2008 model ...marka çekicinin  kiralayanın 06/11/2017 tarihinde aracı park ettiği yerde bulamaması üzerine aynı gün Fatih Polis Merkezi Amirliğine giderek aracının çalındığından bahisle şikayetçi olduğunu, yapılan tahkikat sonucunda aracın bulunamaması üzerine ... tarafından, sigorta şirketine sigorta bedelinin ödenmesi amacıyla müracaatta bulunulmuş ise de, sigorta şirketinin 24/01/2018 tarihli cevabına göre hasar tazmin talebinin kasko genel şartlarının A.5.6 maddesi gereğince karşılanamayacağından bahisle reddedildiğini belirterek  fazlaya ilişkin her türlü hak ve talepler saklı kalmak kaydıyla ... plaka sayılı yarı römork için yapılan genişletilmiş kasko paket poliçesi kapsamında rizikonun gerçekleşmesi nedeniyle 1.000,00 TL sigorta bedelinin sigortacıya başvuru tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.Davacı vekili ıslah dilekçesi ile talebini asıl dava yönünden 46.536,00 TL'ye, birleşen dava yönünden 40.000,00 TL'ye yükseltmiştir. Davalı ... A.Ş. vekili asıl davaya cevap dilekçesinde özetle; davacının 05/10/2017 tarihinde hasarlanan ... plakalı araçta oluşan hasarı kasko sigortasını  yapan şirket olarak müvekkilinden talep ettiğini, davacının müvekkili şirkete başvurusu üzerine ... nolu hasar dosyasının açıldığını, kazaya ilişkin düzenlenen araştırma raporu ve kaza tespit tutanağında yer alan ifadeler ışığında sigortalı araç sürücüsünün beyanı ile hasarın oluşu arasında çelişkiler bulunduğunu, hasarın beyan edildiği şekilde gerçekleşmediğinin ortada olduğunu, müvekkili şirketin aracı hasarlı hali ile alma talebinin olmadığını, sigorta genel şartlarına göre ödenecek zararın hasarın meydana geldiği tarihteki araç piyasa değerini aşamayacağını ve hasarlı araç bedelinin de tenzili gerekeceğini, bilirkişilerce gerçek zararın tespit edilmesi gerektiğini, gerçek zararın tespitinde  hasarlı aracın sigortalının elinde olduğunun değerlendirildiğini piyasa değerinden hasarlı araç değerinin düşülmesi, davanın ispatı halinde müvekkili şirketin ferilerden sorumlu tutulmaması, faizin en erken dava tarihinden başlatılması gerektiğini belirterek  davanın reddini talep etmiştir. Birleşen davada davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"İşbu davanın ve birleşen İstanbul Anadolu 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/577 Esas sayılı davasının kabulüne, asıl dava yönünden 46.536,00 TL'nin, birleşen dava için 40.000,00 TL'nin 03/01/2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte dosyanın davalılarından tahsili ile davacıya verilmesine \" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalılar vekilleri ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.Davalı ... A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının arabuluculuk dava şartını yerine getirmediğini, alacağın zamanaşımına uğradığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte kazaya ilişkin düzenlenen araştırma raporu ve kaza tespit tutanağında yer alan ifadeler ışığında sigortalı araç sürücüsünün beyanı ile hasarın oluşu arasında çelişki bulunduğunu, hasarın beyan edildiği şekilde gerçekleşmediğini, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, dava konusu hasarın kasko genel şartlarının A.5.6 maddesi uyarınca poliçe teminatı kapsamında olmadığını, davacının hırsızlık olayının vukuu bulduğunu ispatlayamadığını, sigorta mevzuatı ve yerleşik Yargıtay içtihatları çerçevesinde bir hasarın teminat harici kaldığını ispat külfetinin sigortacıya düştüğünü, davacının iddiasını ispatlayamadığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalı ... A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davacı tarafın  zamanaşımı süresi dolduktan 1 yıl 2 ay  sonra  15/01/2020 tarihinde dava değerini arttırdığını, artırılan 39.000,00 TL bakımından talebin zamanaşımına uğradığını, mahkemenin teminat kapsamında olmayan araç hasarından müvekkili şirketi sorumlu tuttuğunu, husumetin mesnedi ... nolu Kasko Sigorta poliçesinde aracın kullanım amacının ... olarak belirtilmediğini, ... hükmü gereğince kiralık araç olarak kullanılacağı beyan edilmeyen araçlarda sigortacının tazminat ödememe hakkı bulunduğunu, dava konusu aracın uzun süreli kiralandığı hususunun davalı şirkete bildirilmediğini, bu hususun poliçeye not edilmediği için dava konusu hasarın poliçe teminat kapsamında olmadığını, araştırma sonuçları, yazılı tanık beyanları ışığında aracın bizzat kiralayan ... tarafından çalınmış gibi gösterilerek ortadan kaldırıldığının tespit edildiğini, zararın Kasko Sigortası Genel Şartları'nın teminatı dışında kalan zararlar başlıklı A.5.6 bendi uyarınca teminat dışında kaldığını ve davanın reddi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığının incelenmesinde;Dava, davacı adına kayıtlı davalı sigorta şirketlerine genişletilmiş kasko sigorta poliçesi ile sigortalı aracın çalınması nedeniyle kasko poliçesi kapsamında araç bedelinin davalı sigorta şirketlerinden  tahsili istemine ilişkindir.18/12/2018 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan 7155 sayılı Kanun'un  20. maddesi ile  6102 sayılı TTK'na eklenen 5/A maddesi ile; \"(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.\" ve geçici 12. maddesi ile de \"(1) Bu Kanunun dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümleri, bu hükümlerin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla ilk derece mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri ile Yargıtayda görülmekte olan davalar hakkında uygulanmaz.\" düzenlemesi getirilmiştir. Bu yasal düzenleme gereğince 01/01/2019 tarihinden önce açılan davalarda arabuluculuk dava şartı  söz konusu olmadığından davalı ... A.Ş. vekilinin davacının arabuluculuk dava şartını yerine getirmediğine ilişkin istinaf talebi yerinde değildir.Mal sigortaları türünden olan kasko sigortası poliçesinin teminat kapsamını belirleyen A/1 maddesine göre gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında  araca ani  ve harici etkiler  neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, müsademesi, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile 3.kişilerin kötüniyet ve muziplikle yaptıkları hareketler, aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bütününün sigortanın teminat kapsamında olduğu anlaşılmaktadır. Diğer taraftan TTK.nun 1409/1 maddesi uyarınca sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı yasanın 1409/2 maddesi hükmüne göre kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5 maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir. İlkeler yukarıda anlatılan şekilde olmakla birlikte, sigortalı Kasko Poliçesi Genel Şartlarının 1.5. maddesi ve 6102 sayılı TTK'nın 1446. maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan rizikonun teminatı içinde imiş gibi ihbar ederse ispat külfeti yer değiştirip oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat yükü sigortalıya geçer. Sigortacı, rizikonun ihbar edilenden farklı şekilde oluştuğunu ve bu oluş şeklinin sigorta teminatı dışında kaldığını soyut iddialarla değil somut delillerle kanıtlamak zorundadır.Bu ilkeler doğrultusunda somut olayda uyuşmazlık, kasko sigortalı aracın ihbar edilen şekilde çalınıp çalınmadığı, hasarın teminat dışında kalıp kalmadığı noktasında toplanmaktadır. Dava konusu ... plakalı dorse ve dorsenin çekicisi ... plakalı 2008 model ...marka çekicinin kiracının kullanımı esnasında  04/11/2017 tarihinde park edilen yerde bulunamadığı iddiası ile Fatih Polis Merkez Amirliğine aracın çalındığından bahisle şikayetçi olunduğu, kolluk kuvvetlerince yapılan tahkikatta aracın bulunamadığı, Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 26/01/2018 tarihli kararı ile \"müşteki ...'ın müşteki ...'tan 5 seneliğine kiraladığı ... plakalı tırın çalınması olayı ile ilgili olarak yapılan araştırmaya rağmen olayın faili ya da faillerinin yakalanamadığı gibi kimliklerinin de tespit edilemediği anlaşılmakla, suçun fail ya da faillerinin zaman aşımı tarihine kadar sıkı bir şekilde sürekli aranmasına, fail ya da faillerin kimliklerinin tespit edildiğinde soruşturma numarası ilgi tutularak Cumhuriyet Başsavcılığına bildirilmesine\" karar verildiği görülmüştür.Araç maliki davacının davalı ... A.Ş.'ye başvuruda bulunarak tazminat talep ettiği, başvuru üzerine ... numaralı hasar dosyası açıldığı, sigorta şirketinin  araştırmacıları tarafından düzenlenen araştırma raporunda; \"...sigortalı aracın ve dorsenin çalınmasıyla ilgili Ankara ...'da yapılan araştırmada sürücünün beyanı dışında her hangi bir belgeye ulaşılamadığı, ... isimli şahsın, \" ... ve ... kardeşlerin çeşitli bankalara yüklü miktarda borçlu oldukları, haklarında haciz ve icra takipleri olduğu,  araç kendilerinde vekaleten olduğu için bu sebeple araca icra konulamadığı, bu aracı yok ederek sigortadan hasar bedeli almaya çalıştıklarını\" beyan ettiği, araştırma sürecinde çalıntı olarak bildirilen dorsenin çalınmadığı, dorsenin  ... ve kardeşi .... tarafından ...'ta bulunan ... isimli tır sürücüsüne satıldığı, bu şahsın  sahte şase etiketi bastırarak kendi adına .. plaka çıkartıp bu dorseyi kullandığı bilgisinin edinildiği, sürücü ... ile görüşülerek bu bilgi paylaşılıp, ...'nde olduğu tespit  edilen dorse görülerek fotoğrafları çekildiği, araç üzerinde oynama yapıldığı baskı şeklindeki şaseye kazınan numaranın muhtemelen zımpara taşı ile silindiği, perçinle tutturulan şase etiketinin  yeni olduğu ve bu etiketin yanında bulunan diğer etiketlerin de farklı bir üretici firmaya ait etiketler olduğunun anlaşıldığı, sürücü ...'ın sanayiye çağrılarak araç kendisine gösterildiğinde, aracın çalınan araca benzediğini ancak çalınan araç olmadığını ifade ettiği, araç sahibi ...'i tanımadığını beyan etmesi üzerine, ...'e ait... nolu telefonu sık sık arayıp görüştüğü tespit edildiğinden bu durum sorulduğunda, tesadüfen aramış olabileceğini ifade ettiği belirtilmiştir. Somut olayda, asıl ve birleşen davada dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre;  ... plakalı dorse ve dorsenin çekicisi olan ... plakalı çekicinin 04/11/2017 tarihinde aracı park edildiği yerden çalınması üzerine davacı ve kiracısı aynı gün Fatih Polis Merkezi Amirliğine giderek aracın çalındığından bahisle şikayetçi olmuş,  bilahare çekici ve dorsenin sigortacılarına araçların çalındığını bildirerek piyasa rayiç bedelinin ödenmesi için  başvuruda bulunmuştur. Davalıların olaydaki hasar ile olayın beyanı arasındaki uyumsuzluk nedeniyle davacıya tazminat ödemekten kaçınmışlardır. Hırsızlık olayını gören tanık bulunmamaktadır. Olay yerinde tespit edilen bir delil iz, emare vs. de bulunmamaktadır. Yine kamera kaydı da yoktur.Hırsızlık suçu için yapılan soruşturma dosyasında  aracın çalındığına dair müşteki beyanı dışında hiç bir delil bulunmadığından daima  kararı kararı verilmiştir. Bu durumda aktarılan mevcut delillere göre davacı doğru ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediğinden ispat külfetinin davacı sigortalıya geçtiği, ispat külfeti üzerine geçen  davacı tarafından bildirilen rizikonun gerçekleştiği, aracın çalındığı belirtilen yere park edildiği ve buradan çalındığının şüpheye yer vermeyecek şekilde somut delillerle kanıtlanamadığından ve davacı tarafın  sunduğu başka bir delil de bulunmadığından aracın ihbar edildiği şekilde çalınmadığı sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru olmamıştır.Kabule göre de; asıl ve birleşen davaya ilişkin diğer istinaf sebepleri inceleme konusu yapılmamıştır. Bu nedenle; davalı ... A.Ş. vekili ile davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında  yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:A-Davalı ... A.Ş. vekili ile davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, Buna göre:1-Dava ve birleşen davanın sübut bulmadığından  REDDİNE,2- Asıl davada alınması gereken 427,60 TL harcın  peşin alınan 35,90 TL ve ıslah harcı 1.445,00 TL  harç toplamı olan  1.480,90  TL harçtan  mahsubu ile bakiye ‬ 1.053,30 TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, 3- Birleşen  davada alınması gereken 427,60 TL harçtan  peşin alınan 35,90 TL harcın  mahsubu ile bakiye ‬ 391,70  TL harcın   davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,4-Asıl davada davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT  gereğince hesap ve takdir edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 5-Birleşen davada davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT  gereğince hesap ve takdir edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafından asıl ve birleşen davada yapılan yargılama giderlerinin  davacı üzerinde bırakılmasına,7-Kullanılmayan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,<br>B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN ;1-Davalı ... A.Ş. ile davalı ... A.Ş.  tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendilerine iadesine,2-İstinaf aşamasında davalı ... A.Ş. tarafından yapılan 54,00 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 162,10 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili ile davalı ... A.Ş.'ye verilmesine,3-İstinaf aşamasında davalı  davalı ... A.Ş. tarafından yapılan 72,60 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 162,10 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili ile  davalı ... A.Ş. 'ye verilmesine, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.14/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"904c6a9b2524d3ab","SID":"ca86da2cccd77902"}}