{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. KONYA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: ...<br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: ...<br>KARAR NO\t: ...<br>KARAR TARİHİ\t: 01/11/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>KATİP\t\t: ...<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ\t: 15/11/2023<br>NUMARASI\t: ......  Esas ...... Karar <br><br>DAVACI \t:......  <br>VEKİLİ\t\t: Av. ...<br>MÜFLİS\t:(İFLAS NEDENİYLE) TASFİYE HALİNDE ......... KÖMÜR İŞLETMESİ LİMİTED ŞİRKETİ  <br>MEMURLARI \t:1-Av....<br>\t\t 2-Av. ...<br>\t\t 3-Av. ...<br>VEKİLİ\t\t: Av. ...<br>DAVA\t: Genel Kurul Kararının İptali <br>İSTİNAF KARAR TARİHİ\t: 01/11/2024<br>İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 01/11/2024<br><br>Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :<br>Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu 14/03/2022 tarihli dava dilekçesinde özetle; Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...... esas, ...... karar sayılı ilamı ile verilen karar gereğince müflis şirketin 13/11/2021 tarihinde yapılan genel kurulunda kanunun emredici ve açık hükümlerine aykırı olarak yapılan seçim ve sair usulsüzlükler olduğunu ve yapılan genel kurul ve müdür seçiminin tescil edilmediğini, mahkeme kararı gereği yapıldığı ileri sürülen 13/12/2021 tarihli genel kurulda yeni müdür seçimi ve müdürün süresinin belirlenmesine ilişkin karar alındığını, mahkemeden izin alınmadan 13/12/2021 tarihli müdür seçimi yapılan genel kurulun usulsüz olduğunu, toplantı gündeminin yasal olarak oluşturulmadığını, müvekkil ......'in de aralarında bulunduğu ...... mirasçıları yönünden mirasen pay geçişlerinin tescil edilmediğini, buna ilişkin noter ihtarı yapıldığını ancak bu hususun gündeme alınmadığını, müvekkili ile birlikte yasal mirasçılarının oy hakları ve azınlık haklarının yasaya aykırı olarak ortadan kaldırıldığını, yapılan genel kurul toplantısına ilişkin yapılması gereken ilanların da yapılmadığını, müvekkilinin sahibi olduğu şirketler tarafından davalı şirketin bazı hisselerinin satın alındığını beyanla 13/12/2021 tarihinde yapılan genel kurulun iptaline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>İflas idare memuru ...... mahkememize vermiş olduğu 26/04/2022 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesinin genel kurul toplantısı yapma yetkisi verilmesi sonucu şirketin hissedarlarından olan ...... Madencilik şirketi tarafından toplantı gündemi ve davetinin Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlanarak süresinde genel kurulun yapıldığını, yapılan genel kurulun usul ve esaslara uygun olarak yapıldığını, davacı tarafın yapılan devirlerin tescili talebinin yapılan bu genel kurulda karara bağlanamayacağını, genel kurulu toplayan ...... şirketinin bu talebi gündem maddesi olarak değerlendirmeye yetkisinin olmadığını, bu talebin muhatabının şirket müdürü olduğunu, ayrıca hisse devrine ilişkin yapıldığı iddia edilen 24/05/2016 tarihli toplantı tutanağında sahtecilik olduğunu, bu toplantı tutanağına ilişkin alınan uzman görüş raporunda da sahtecilik durumunun ortaya konulduğunu, bu toplantıda imzası bulunan yetkili kişilerce de böyle bir toplantı olmadığı ve böyle bir karar alınmadığının ifade edildiğini, davacı tarafın bu toplantı tutanağını dayanak göstererek bu devirle ilgili mahkeme kararı ile yapılan genel kurulda karar aldırmaya çalışmasının iyi niyetli bir yaklaşım olarak kabul edilemeyeceğini, mahkeme kararı ile yapılan ve iptali istenilen genel kurulda ...... mirasçılarının da toplantıya katılarak oylarını kullandıklarını beyanla açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :<br>Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi ...... Esas ...... Karar sayılı gerekçeli kararında özetle, \"Dosya kapsamına uygun olup, gerekçeli ve denetlenebilir olduğundan hükme esas alınan 02/04/2023 tarihli kök rapor ve 12/09/2023 havale tarihli ek rapor içeriği, dava taraflarının iddia ve savunmaları ile dosyaya celp edilen tüm deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; <br>Dava konusu genel kurulun, Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 20/09/2021 tarih ve ...... esas, ...... karar sayılı çağrı izni kararı uyarınca ilk toplantının 12/11/2021 tarihinde yapılmasından sonra söz konusu genel kurulda alınan kararların tescil başvurusunun Konya Ticaret Sicil Müdürlüğünün 19/11/2021 tarih ve ...... sayılı kararı ile reddine karar verilmesi üzerine 13/12/2021 tarihinde yapıldığı, her ne kadar yeniden çağrı izni alınmaksızın dava konusu genel kurul toplantısı yapılmış ise de, az önce belirtilen mahkeme kararı ile verilen çağrı izni kararının ikinci toplantı için de geçerli kabul edilmesinin gerektiği, zira, TTK'nun 410/2. maddesi uyarınca getirilen düzenlemenin, ticari hayatına devam eden şirketlerin uzun süre genel kurul toplantısı yapılmayarak işlevsiz ve organsız kalmasını önlemek amacına özgü  olduğu, dava konusu genel kurul kararının ise, tam da bu manada organsız kalan ve görev süreleri sona eren şirket yetkilileri yerine yeni şirket yetkililerinin seçilmesine dair olarak alındığı, buradan hareketle çağrı usulsüzlüğünden söz edilemeyeceği, öte yandan bir takım şirket hisselerinin veraseten intikalinin yapılmaması, bir takım şirket hisselerinin ise devre rağmen şirket tarafından pay defterlerine tescil edilmemesi sebebiyle toplantı nisabının bozulduğu ve bu sebeple eksik nisapla alınan kararların geçersiz olduğu ileri sürülmüş ise de; yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, şirket paylarındaki bu türden eksiklik ve yolsuz tescillerin genel kurul kararlarının iptali sonucunu doğurabilmesi için, hesaba katılmayan şirket payları dikkate alındığında nisabın tersine bozulmasının gerektiği, somut olayda ise, bilirkişi raporunda detaylarına yer verildiği üzere, davacının ileri sürdüğü bir takım intikal ve devirlerden bazılarının şirkete süresinde bildirilmemesi sebebiyle şirket ve dolayısıyla genel kurul için sonuca etkili olmadığı, bir takım devirlerin ise TTK'nun 596/4. maddesinde düzenlenen üç aylık bekleme süresi sebebiyle askıda bulunduğu, askı süresi sona erip, gerçekten de tescili gerektiği halde pay defterlerine tescil edilmeyen bir takım hisselerin ise genel kuruldaki karar nisabı dikkate alındığında rakamsal olarak sonuca etkili olmadığı, hal böyle olmakla davacının tüm iddiaları nazarında genel kurul kararının iptalini gerektirir bir hal olmadığı, resen gözetilmesi gereken yokluk yaptırımına maruz tutulabilecek bir hata ve noksanlığın da bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılarak ; <br>DAVANIN REDDİNE\" şeklinde hüküm kurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>Davacı vekili sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; Dosya kapsamında müvekkilin, murisinin vefatıyla beraber şirket hisselerinin yasal olarak müvekkile  ve diğer mirasçılara geçtiği \"......’in ölümü nedeniyle, TTK m. 596 hükmü çerçevesinde, payların ...... ve diğer mirasçılara (......, ......) geçtiği,\" açıklamasıyla teyit edildiğini, müvekkile murisinden intikal eden 864 payın genel kurulda müdürlük seçimine ilişkin alınan kararda etkili olmadığı değerlendirmesine katılmalarının mümkün olmadığını, dosyada alınan ek bilirkişi raporuyla da tespit olunduğu üzere pay devirlerinin usulüne uygun olarak yapıldığını ve usulüne uygun olarak şirketten tescilinin istendiğini, tüm bu nedenler ve daha önceki beyanlarının da dikkate alınarak Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından ...... Esas ...... Karar sayılı dosyasından verilen hükmün istinaf incelemesi suretiyle bozulmasına, mahkemesine iadesine veya tekrar incelenmesi ve kaldırılmasına, istinaf gerekçelerine veya resen tespit olunacak nedenlere uygun yeni bir hüküm kurulmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca  ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. <br>Dava konusu uyuşmazlık 13/12/2021 tarihli Müflis şirket için yapılan genel kurulu kararının kanuna uygun olup olmadığına ilişkindir. Müflis şirket aleyhine 14/07/2021 tarihinde iflas kararı verilmiştir.<br>Anonim Şirket Genel kurul kararlarının iptali Ticaret kanunundaki düzenlemeler aşağıda gibidir.<br>I - İptal sebepleri<br>MADDE 445- (1) 446 ncı maddede belirtilen kişiler, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlükkuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdekiasliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabilirler.<br>II - İptal davası açabilecek kişiler<br>MADDE 446- (1) a) Toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten,<br>b) Toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göreyapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinintoplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini veyukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri,<br>c) Yönetim kurulu,<br>d) Kararların yerine getirilmesi, kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa yönetim kurulu üyelerinden her biri iptal davası açabilir.<br>Somut dosyada, Dava konusu genel kurulun, Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 20/09/2021 tarih ve ...... esas, ...... karar sayılı çağrı izni kararı uyarınca ilk toplantının 12/11/2021 tarihinde yapılmasından sonra söz konusu genel kurulda alınan kararların tescil başvurusunun Konya Ticaret Sicil Müdürlüğünün 19/11/2021 tarih ve ...... sayılı kararı ile reddine karar verilmesi üzerine 13/12/2021 tarihinde yapıldığı, her ne kadar yeniden çağrı izni alınmaksızın dava konusu genel kurul toplantısı yapılmış ise de, az önce belirtilen mahkeme kararı ile verilen çağrı izni kararının ikinci toplantı için de geçerli kabul edilmesinin gerektiği, zira, TTK'nun 410/2. maddesi uyarınca getirilen düzenlemenin, ticari hayatına devam eden şirketlerin uzun süre genel kurul toplantısı yapılmayarak işlevsiz ve organsız kalmasını önlemek amacına özgü  olduğu, dava konusu genel kurul kararının ise, tam da bu manada organsız kalan ve görev süreleri sona eren şirket yetkilileri yerine yeni şirket yetkililerinin seçilmesine dair olarak alındığı, buradan hareketle çağrı usulsüzlüğünden söz edilemeyeceği, davacının iddia ettiği  hisselerin ise genel kuruldaki karar nisabı dikkate alındığında rakamsal olarak sonuca etkili olmadığı, hal böyle olmakla davacının tüm iddiaları nazarında genel kurul kararının iptalini gerektirir bir hal olmadığına yönelik ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi kurulu raporu ve ek raporunun yerinde olduğu,bunu hükmüne dayanak yapan ilk derece kararının yerinde olduğu anlaşılarak davacının istinafının reddi gerekeceği anlaşılmıştır.<br>Bu halde, kamu düzeni ve istinaf sebepleri çerçevesinde; dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön ile kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına; dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br><br>H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği  ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davacı tarafından yatırılan harç yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına, <br>3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan masrafların davacı üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nun 361 maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren İKİ HAFTA içinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere OYBİRLİĞİ ile karar verildi.01/11/2024<br><br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br>e-imzalı <br>...<br>Üye<br>...<br>e-imzalı<br>...<br>Üye<br>...<br> e-imzalı<br>...<br>Katip<br>...<br>e-imzalı <br> <br><br>                     Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br><br><br> <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2f50b1cd86414fdb","SID":"f24d3e691db4088c"}}