{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO:2024/3147 <br>KARAR NO:2024/2992<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A   K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:30/01/204<br>NUMARASI:2023/803 E <br>BİRLEŞEN DAVA İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2023/855 ESAS<br>DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit / İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ:12/11/2024  <br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı ... Ltd.Şti vekili dava dilekçesinde; Müvekkili şirket  Kumburgaz da bulunan ...markalı otelin işletmecisi olup serbest tüketici olarak, ... nolu hizmet noktası ile ilgili ... hesap numaralı elektrik aboneliği yapıldığını,04.10.2023 tarihinde... yetkililerince ... Şirketi bünyesindeki ... Otel’e gelindiğini, elektrik sayaçlarının kontrol edildiğini, müteakiben usulsüz/kaçak kullanım iddiasıyla.../... numaralı mühürle sayaç mühürleme işlemi yapıldığını,21.10.2023 tarihinde... yetkililerince (4 personel ile) mezkûr adrese bir kez daha gelindiğini; müvekkil şirket yetkililerine bilgi/haber verilmeden ... nolu kaçak/usulsüz elektrik kullanım tespit tutanağı düzenlendiğini,Sonrasında  müvekkili adına ,02.11.2023 son ödeme tarihli 23.07.2023-21.10.2023 arası döneme ait 1.824.050,88 TL ve 02.11.2023 son ödeme tarihli 21.10.2022- 23.07.2023 arası döneme ait 3.514.531,22 TL'lik toplam 5.338.582,10 'lik 2 fatura tahakkuk edildiğini,...yetkililerinin faturayı cebri ile tahsil edebilmek için 25.10.2023 günü elek- triği kestiklerini, yaptıkları başvuru üzerine İstanbul 3.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/389 d. iş ve 27.10.2023 tarihli kararı ile bu faturalardan dolayı müvekkilin \"elektriğin kesilmemesi\" yönünde ihtiyati tedbir kararı verildiğini, bu tedbir kararının 28.10.2023 tarihinde .... ile  sayılı dosyası ile uygulandığını,aynı gün yani 28.10.2023 tarihinde arabuluculuğa başvurulduğunu, bilahare  arabuluculukta davalıyla anlaşılamadığından son tutanak imzalandığını,  HMK 393 uyarınca ihtiyati tedbirin süresinde uygulandığını ve  HMK 397 uyarınca bu davanın süre- sinde açıldığını,Dava konusu mahal otel olduğundan: güç tespitinde... personellerince listeye yazılan odalardaki cihazların, odalardaki giriş kartı takılı olmayınca çalışmadığını, müşteri odaya girip kartı taktığında cihazlara elektrik gittiğini, müşteri odadan çıkarken kartı alınca odanın elektriğinin kesildiğini, ayrıca yaz ayları haricindeki aylarda hava soğuk olduğu için buzdolaplarının kapatıldığını, klimaların ise sadece yazın müşteri yoğun olduğunda açıldığını, otelin yabancı tur firmaları ile çalış- tığını, tur güzergâhı üzerinde gecelik konaklama yapıldığını, tur olduğu günler biraz yoğun, diğer günler ise otelde 3-5 odanın dolu olduğunu, otel için 21 saat çalışma saatinin kabul edilmesinin huku- ka aykırı olduğunu, kurulu güç tespit tutanağında müvekkili şirket yetkililerinin imzasının bulun- madığını,  kurulu güç için tutanakta geçen cihazlar ve güçlerin gerçeği yansıtmadığını, ...'ın hesap yaparken günlük çalışma süresini 21 saat, kullanılan elektrik gücünü de 3 zamanlı toplam 132 amper aldığını,  çalışılan saat dilimi 14 saate indirildiğinde faturaların ortalama 1/3 oranında azala- cağını, gerçek değer tespit edildiğinde günlük tüketimin 132 kw olmadığının ve faturalandırmanın gerçeği yansıtmadığının görüleceğini,...  23.07.2023-21.10b2023 arası döneme ait 1.824.050,88 TL kaçak elektrik fatu- rası tahakkuk etmiş ise de; Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği 45 c) maddesinde : \"42 nci maddenin birinci fıkrasının (c) bendi çerçevesindeki tespitlerde; son endeks okuma ile tutanak düzenlenmiş olması kaydıyla kontrol, mühürleme, kesme-bağlama, sayaç değiştirme işlemleri gibi, sayaç mahallinde dağıtım şirketince gerçekleştirilmiş olan en son işlem tarihi ile kaçak tespitinin yapıldığı tarihe kadar olan süredir ve bu süre 90 günü geçemez.\" denildiğini,... yetkililerinin 4 Ekim 2023 günü sayaç değişimi yaptığını,  vekaletname ibrazı ile bu belgeleri istediklerini ancak  ... tarafından  06.11.2023 tarih ve 88259 sayılı yazı ile  bu belgelerin kendilerine  verilmeyeceğinin beyan edildiğini, bu durumun dahi kötü niyet göstergesi olduğunu, Bu kapsamda kaçak elektrik kullanım var ise Yönetmelik 45 c uyarınca   23.07.2023- 21.10.2023 arası 90 güne değil; 04.10.2023-21.10.2023 arası 17 güne fatura çıkarılmasının gerektiğini, 1.824.050,88 TL / 90 gün: 20.267,23 TL gün edeceğini, bunun da 17 gün ile çarpılması sonucu 17 x 20.267,23: 344.542,91 TL ettiğini, sadece buradan 1.479.507,97 TL fazla fatura çıkarıldığını,Ayrıca Yönetmeliğin 45/1- ç) maddesinde: \"Birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerinde belirtilen sürenin dışında, tüketicinin kaçak elektrik enerjisi kullanım başlangıç tarihinin doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmesi halinde, kaçak tüketime ek olarak birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerinde belirlenen başlangıç tarihin- den itibaren, doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmiş kaçak elektrik enerjisi kullanımı başlangıç tarihine kadar geriye dönük normal tüketim hesabı yapılır. 1) Kaçak tüketimi ile kaçağa ilişkin normal tüketim hesabında esas alınacak sürelerin toplamı 12 ayı geçemez.\" dediğini, ...'ın 21.10.2022- 23.07.2023 arası 275 gün için 3.514.531,22 TL fatura tahakkuk ettirdiğini, yönetmeliğin verdiği 12 aylık en fazla süreyi kullan- dığını,Müvekkilinin otelinde bulunan elektrikli cihazlar ve güçleri  belli olup bu elektrikli cihazların hangi odalarda ne zaman kullanıldığının müşteri listeleri ile ispatlanabildiğini, ayrıca gün- lük kullanımı doğru tespit için pandemi öncesi 1 yıllık sürede günlük tüketiminde belli olduğunu, pandemi döneminde müşteri sayısı en aza indiğinden pandemi öncesinin otel için en doğru zaman olduğunu, pandemi öncesi dönem günlük tüketimi dikkate alındığında kaç kullanıldığı iddia olunan ve öncesi dönem ile yaklaşık değerlerde olduğunun görüleceğini,  21.10.2022- 23.07.2023 arası 275 gün için ödenen faturalar da dikkate alındığında bu faturanın gerçeği yansıtmadığını; günlük tüketimin doğru tespiti için ihtilafsız dönem olarak pandemi öncesi dönemin alınması ve ödenen faturaların normal tüketim kabul edilen faturalardan düşülmesinin gerektiğini,Faturalara amme alacağı faizi uygulanmasının da hukuka aykırı olup  yönetmelikle faiz türünün belirlenemeyeceğini beyanla; fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydıyla :-İstanbul 3 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/389 D.İş sayılı dosyası  ile verilen ihtiyati tedbirin HMK 397 gereği hüküm kesinleşinceye kadar devamına hükmedilmesine,-Müvekkilinin...hizmet noktası, ... hesap numarası ile  02.11. 2023 son ödeme tarihli 23.07.2023-21/10/2023 arası döneme ait 1.824.050,88 TL  ve. 02.11.2023 son ödeme tarihli 21.10.2022- 23.07.2023 arası döneme ait 3.514.531,22 TL'lik faturalardan toplam 5.338.582,10 'lik borçlu olmadığının tespitine; -Davalının dava değerinin yüzde 20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemesine,-HMK 329 uyarınca davalının 5.000,00  TL disiplin para cezası ile cezalandırılmasına ve  müvekkilinin kendilerine  ödeyeceği vekalet ücretinin davalıdan tahsiline, -Yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini  talep ve dava etmiştir.Davalı... vekili cevap dilekçesinde;Davaya konu adreste kurulu bulunan...hizmet numaralı tüketim noktasına ait tesisat mahallinde müvekkil şirket ekipleri tarafından 21.10.2023 tarihinde yapılan kontrollerde Perakende Satış Sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken akım trafosuna şönt marifetiyle kaçak yaparak enerji kullanımında bulunulduğunun tespit edildiğini, bu tespitin video görüntüsü olarak da kayıt altına alındığını,Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin tespit edilen durumu açıklayan Kaçak elektrik enerjisi tüketim halleri başlıklı 42. Maddesinde, gerçek veya tüzel kişinin kullanım yerine ilişkin olarak; \"c) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken sayaçlara veya ölçü sistemine müdahale ederek, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle, eksik veya hatalı ölçüm yapılması veya hiç ölçülmeden veya yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan geçirilerek, mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketmesi,\"nin kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edildiğini, anılan hüküm doğrultusunda, söz konusu tüketim noktasında nitelikli olarak kaçak enerji kullanımında bulunulduğu tespiti ile müvekkil şirket yetkililerince 21.10.2023 tarihli ... seri numaralı kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı tanzim edildiğini,Söz konusu tutanağa istinaden Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin ilgili maddeleri doğrultusunda, 02.11.2023 son ödeme tarihli, 302392 kWh karşılığı 1.824.050,88 TL tutarında kaçak elektrik kullanım faturası ve 02.11.2023 son ödeme tarihli, 827373 kWh karşılığı 3.514.431,22 TL tutarında kaçak ek tüketim faturası düzenlendiğini,- Davacı vekili tarafından ısrarlı bir şekilde kurulu güç için tutanakta geçen cihazların ve güçlerin gerçeği yansıtmadığını iddia etmiş ise de,söz konusu kaçak tutanağının ekinde yer alan kurulu güç tespitinde yazılı olan tüm cihazların davacının mukim adresinde yer alan ve otel vasfı taşıyan işletmenin içerisinde yer alan cihazlar olduğunu,  otelde bulunmayan hiçbir cihazın söz konusu tutanağa yazılmadığını, bununla birlikte kurulu güç için tutulan tutanak ekinde yer alan cihazlar ile davanın fiili haciz esnasında sunmuş olduğu kira sözleşmesinde yazılı olan demirbaşların da uyuştuğunu,  Yönetmeliğin 26/3-a Maddesinde \"Kurulu güç, bir kullanım yerinin elektrik projesinde belirtilen toplam güçtür. Özel transformatörlü tüketicilerde transformatörlerin toplam gücüdür.\" denildiğini, görüldüğü üzere kurulu gücün mevcut mahaldeki tüm cihazların toplamını ifade ettiğini, müvekkili şirket yetkililerince de cihazların tek tek tespit ediliğini ve toplam  gücün hesaplandığını, otelin 80 odalı olduğu dikkate alındığında müvekkil şirket yetkilileri tarafından yapılan güç tespiti hesabında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını,- EPDK yönetmeliğinin ortalama günlük çalışma süresinin hesaplanmasında esas alınan süreler ilişkin 3. fıkrasının c bendinde \"(3) Kaçak elektrik enerjisi tüketim miktarının hesaplanmasında ortalama günlük çalışma saatleri;c) Sanayi tüketici grubundan enerji alanlar ile turistik tesisler, akaryakıt istasyonları, hastaneler, alışveriş merkezleri gibi vardiyalı hizmet veren tüketicilerden, tek vardiyalı çalışanlar için 7 saat, iki vardiya çalışanlar için 14 saat, üç vardiya çalışanlar için 21 saat,\" hükmüne yer verildiğini, işbu yönetmelik maddesinde açık ve net bir şekilde turistik faaliyet gösteren tesislerde üç vardiya ile çalışılması halinde 21 saat ortalama günlük çalışma süresinin esas alınacağının belirtildiğini, Dava konusu mahallin bir otel ve  turistik tesis olduğu, otellerin 7 gün 24 saat çalıştığı, belli saatlerde kapatılmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde müvekkili şirket tarafından günlük ortalama çalışma süresinin 21 saat olarak esas alınmasında herhangi bir hata bulunmadığını,- EPDK yönetmeliğinin 45. Maddesinin ilgili fıkrasının ilgili bentlerinde;\"c) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (c) bendi çerçevesindeki tespitlerde; son endeks okuma ile tutanak düzenlenmiş olması kaydıyla kontrol, mühürleme, kesme-bağlama, sayaç değiştirme işlemleri gibi, sayaç mahallinde dağıtım şirketince gerçekleştirilmiş olan en son işlem tarihi ile kaçak tespitinin yapıldığı tarihe kadar olan süredir ve bu süre 90 günü geçemez.ç) Birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerinde belirtilen sürenin dışında, tüketicinin kaçak elektrik enerjisi kullanım başlangıç tarihinin doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmesi halinde, kaçak tüketime ek olarak birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerinde belirlenen başlangıç tarihinden itibaren, doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmiş kaçak elektrik enerjisi kullanımı başlangıç tarihine kadar geriye dönük normal tüketim hesabı yapılır.1) Kaçak tüketimi ile kaçağa ilişkin normal tüketim hesabında esas alınacak sürelerin toplamı 12 ayı geçemez. Yapılacak hesaplamada tüketimin yapıldığı kabul edilen dönemlerdeki birim fiyatlar dikkate alınır ve gecikme zammı alınmaz.\"Müvekkili şirket yetkilileri tarafından öncelikle c bendi uyarınca 90 günü geçmemek üzere 90 günlük kaçak kullanım faturası tahakkuk edildiğini, devamında 1. fıkra uyarınca da hem kaçak tahakkuku hem de ek tahakkukun toplamı 12 ayı geçmemek üzere 275 gün üzerinden kaçak ek tahakkukuna ilişkin fatura düzenlendiğini, 21.10.2023 - 23.07.2023 Tarihleri arasına ilişkin kaçak elektrik tahakkuku faturası için  90 GÜN X 266,66 KW X 0,6 X 21H = 302392 KWH üzerinden toplamda 1.824.050,88 TL bedelli fatura 23.07.2023 - 21.10.2022 tarihleri arasına ilişkin kaçak elektrik ek tahakkuk faturası için 275 GÜN X 266,66 KW X 0,6 X 21H = 923976 KWH 923976 - 96603 = 827373 KWH üzerinden toplamda 3.514.531,22 TL bedelli faturanın tahakkuk edildiğini,Müvekkili şirket tarafından gerçekleştirilen kaçak tespit, tahakkuk ve faturalama işle- minin mevzuata uygun olduğunu, her hangi bir hata bulunmadığını , ilgili tespit,tahakkuk ve fatura- lama işlemlerinin dosyaya sunulduğunu, davanın esası yönünden davacının haksızlığının tam olarak ispat edildiğini, tedbir kararının da  haksız olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.<br>BİRLEŞEN DAVADA;Davacı... vekili dava dilekçesinde ;Davaya konu adreste kurulu bulunan...hizmet numaralı tüketim noktasına ait tesisat mahallinde müvekkili şirket ekipleri tarafından 21.10.2023 tarihinde yapılan kontrollerde Perakende Satış Sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken akım trafosuna şönt marifetiyle nitelikli kaçak yaparak enerji kullanımında bulunulduğu tespit edilmekle  davalı adına 21.10.2023 tarihli ... seri numaralı kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı tanzim edildiğini, iş bu tutanak gereğince davalı adına tahakkuk olunan  02.11.2023 son ödeme tarihli, 302392 kWh karşılığı 1.824.050,88 TL tutarında kaçak elektrik kullanım faturası ve 02.11.2023 son ödeme tarihli, 827373 kWh karşılığı 3.514.431,22 TL tutarında kaçak ek tüketim faturası son ödeme tarihinde ödenmediğinden ,davalı borçlu aleyhine İstanbul .... İcra Dairesi'nin ... sayılı takip dosyası üzerinden icra takibi yapıldığını, davalının itirazı nedeniyle takibin durduğunu beyanla ;-Davalının söz konusu takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve yersiz itirazının iptali ile takibin devamına,-Davalı/borçlunun hükmolunacak meblağın % 20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine,-Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı  ... Ltd.Şti vekili cevap dilekçesinde; asıl dava dilek- çesindeki iddia ve beyanlarını aynen tekrarlamış, ilaveten  davacının kötü niyetli  olarak ihtiyati haciz kararı aldığını,bu kararı  İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... esas ile sayılı dosyası üzerinden takibe koyarak  haciz müzekkereleri  ve ihbarnameleri görderdiğini, müvekkilinin maddi ve manevi zararına sebebiyet verdiğini beyanla ; davanın reddini , davalının % 20 oranından az olmamak üzere  tazminat ile mahkumiyetini talep etmiştir.... vekili  İstanbul 15. Asliye Ticaret mahkemesi'ni ibraz ettiği 2023/416 D. İş sayılı 13.11.2023 tarihli  talep dilekçesinde;Yargıtay kararları ile de kabul edildiği üzere, kamu hizmeti yürüten müvekkili şirketçe tutulan kaçak elektrik tespit tutanaklarının, aksi ispat edilinceye kadar geçerli belgelerden olduğunu,  buna ilişkin video kayıtlarının da bulunduğunu,  kaçak elektrik kullanımının ispatlandığını,yaklaşık ispatın sağlandığını, alacak muaccel olup rehin ile temin edil- mediğini,  alacaklarının miktarı da göz önüne alındığında davalı tarafın borçtan kurtulma maksadıyla mal kaçırma, adres değiştirme ve kaçma ihtimalinin olduğunu beyanla ihtiyati haciz kararı verilmesini  ve ihtiyati haciz kararının infazı için İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyasına müzekkere yazılmasını  istemiştir. İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce  bu talep ile ilgili olarak 14.11.2023 tarihinde; 1-İhtiyati haciz talebinin 5.359.936,42 TL bedel üzerinden % 20 (1.071.987,28 TL) oranındaki teminatla KABULÜ ile borçluların taşınır ve taşınmaz malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarından borcu karşılayacak miktarı üzerine ihtiyati haciz konulmasına, 2-Takdir olunun orandaki teminat nakdi ya da banka teminat mektubu-ile karşılandığında/ yatırıldığında, Karar suretinin infazı için İstanbul .... İcra Dairesi'nin 2023/39787 Esas sayılı dosyasına tevdine, 3-İİK.md.261/1 uyarınca kararın 10 gün içinde infaz edilmemesi durumunda, ihtiyati haciz kararının kalkmış sayılmasına, 4-Yürürlükte bulunan A.A.Ü.Tarifesi uyarınca 4.700,00 TL ücreti vekaletin borçludan tahsili ile alacaklıya verilmesine, \" oy çokluğu ile karar verilmiştir.Borçlu şirket vekili İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne ibraz ettiği dilekçe- sinde; HMK 10 ve 16. Maddeleri gereğince uyuşmazlığın çözümünde Bakırköy Mahkemeleri'nin görevli olduğunu, ihtiyati haciz kararı veren İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yetkisiz olduğunu, ayrıca müvekkilinin elektrik aboneliğine ilişkin sözleşmesinun bulunduğunu,kaçak elektrik tüketimin tespiti halinde kaçak tüketimden kaynaklanan borcun tespitinin bilirkişi incelemesi ve yargılama gerektirdiğini beyanla ihtiyati haciz kararının tüm sonuçları ile ortadan kaldırılmasını istemiştir.İş bu ihtiyati haciz kararından sonra, ...tarafından itirazın iptali davası açılmış olmakla ,itiraz esasa bakan mahkemece değerlendirilmiş neticede 30.01.2024 tarihli ara karar ile; \" Somut olay İstanbul BAM 3. Hukuk Dairesi'nin kararları  (uzman mütalaası da sunulan 2023/ 2980 E, 2023/2921 K, 11.10.2023 tarihli kararı) ışığında değerlendirildiğinde; ihtiyati hacze konu alacağın  tek taraflı düzenlenen tutanağa dayalı olması sebebiyle, davalının bu tutanağın aksini  ispat imkanı olup, kaçak elektrik kullanımının tesbitinin haksız fiil olması sebebiyle de yargılama gerektirdiği, mahkememiz dosyasının eki mahiyetindeki İstanbul 15 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2032/416-416 d.iş sayılı 14.11.2023 tarihli ihtiyati hacze itirazın; İstanbul 45. İcra Hukuk Mahkemesinin 2023/675 E - 2024/1 K sayılı kararı ile İİK 264/2 sayılı maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararın hükümsüz kaldığının tespiti ile İstanbul ... İcra Müdürlüğünün 2023/39787 E sayılı takip dosyası ile konulan hacizlerin fekkine yönelik verilen ancak henüz kesinleşmeyen kararı, ihtiyati haciz isteminin her aşamada talep edilebilecek ve yeniden değerlendirilebilecektir\" denilerek  ihtiyati haciz kararına karşı itirazın kabulüne ve 14.11.20243 tarihli ihtiyati haciz kararının kaldırıl- masına karar verilmiştir.Ara karar taraflarca istinaf edilmiştir;... vekili istinaf dilekçesinde: borçlu şirketin dava konusu mahalde kaçak elektrik kullandığı hususunun müvekkili şirket  çalışanlarında düzenlenen tutanak, video kaydı ve tüm dosya kapsamı sabit olduğunu, müvekkili şirketin tespit, tahakkuk ve faturalama işlemlerinde hukuka aykırılık bulunmadığını, somut olay bazında ihtiyati haciz yönünden yaklaşık ispatın sağlandığını, alacağın muaccel olduğunu, rehin ile temin edilmediğini, her ne kadar İstanbul 45. İcra Hukuk Mahke- mesi'nin \"ihtiyati hacizlerin hükümsüzlüğü\"ne dair karara atıf yapılarak ihtiyati haciz kararı kaldırılmış ise, bu kararın hukuka aykırı olduğunuDilekçelerinde tarih sırası ile verilen olayda taraflarınca gerçekleştirilen iş ve işlemlerde herhangi bir hukuka ve kanuna aykırılık bulunmadığını, davacı vekili tarafından dava dilekçesinde bahsi geçen kanun maddeleri kırpılmak ve eksik yazılmak suretiyle kendi yararına olacak şekilde belirtilmeye çalışıldığını, HMK'nun  \"İhtiyati Haczi Tamamlıyan Merasim\" başlıklı 264. maddesinde; \"Dava açılmadan veya icra takibine başlanmadan evvel ihtiyati haciz yaptırmış olan alacaklı; haczin tatbikinden, haciz gıyabında yapılmışsa haciz tutanağının kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde ya takip talebinde (Haciz veya iflas) bulunmaya veya dava açmaya mecburdur.İcra takibinde, borçlu ödeme emrine itiraz ederse bu itiraz hemen alacaklıya tebliğ olunur. Alacaklı, tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını istemeye veya mahkemede dava açmaya mecburdur. İcra mahkemesi, itirazın kaldırılması talebini reddederse alacaklının kararın tefhim veya tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dava açması lazımdır.Alacaklı bu müddetleri geçirir veya davasından yahut takip talebinden vazgeçerse veya takip talebi kanuni müddetlerin geçmesiyle düşerse veya dava dosyası muameleden kaldırılıp da bir ay içinde dava yenilenmezse veya davasında haksız çıkarsa ihtiyati haciz hükümsüz kalır ve alakadarlar isterse lazım gelenlere bildirilir.\" şeklinde düzenleme yapıldığını,İşbu kanun maddeleri sıralı bir şekilde okunduğunda birbirleri ile bağlantılı olduğunun görüleceğini, birinci fıkrada dava açılmadan veya icra takibi başlatılmadan önce ibaresi yer aldığını ve kendilerince ihtiyati haciz kararı alınmadan önce 06.11.2023 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı dikkate alındığında ilgili hükmün dava konusu olayda uygulanmasnın mümkün olmadığını, İkinci fıkraya bakıldığında ise icra takibine borçlu tarafından itiraz edilmesi halinde itirazın tebliği tarihinden itibaren belirtilen sürelerde kaldırma davası veya genel dava açılması gerektiğinin belirtildiğini, ancak işbu ikinci fıkranın birinci fıkra ile bağlantılı olarak düşünülmesinin gerektiğini, zira ikinci fıkrada bahsedilen borçlunun ödeme emrine itirazını içeren icra takibi; birinci fıkrada bahsedildiği şekilde ihtiyati haciz kararından sonra yapılan icra takibi olduğunu,  yani ikinci fıkra ancak ve ancak öncelikle ihtiyati haciz kararı alınması, devamında ihtiyati haciz kararının icrası için açılan icra takibinde yedi gün içerisinde birinci fıkrada belirtilen takip talebinde bulunulması ve borçlu tarafından işbu takip talebine ve ödeme emrine itiraz edilmesi halinde uygulanabileceğini,dava konusu olayda ise yukarıda da sıralı şekilde yazıldığı üzere öncelikle icra takibi yapılmış sonrasında ihtiyati haciz kararı alındığını  ,bu nedenle işbu fıkranın dava konusu olayda uygulanmasının mümkün olmadığını beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce   2023/ 416 D. İş Numaralı dosyası ile ihtiyati haciz kararı verildiğini ve bu karara itiraz edildiğini, bu karara itiraz edildiği tarihte esas davanın açılmadığını,  İstanbul 15 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  duruşma gününü hemen vermesi halinde  İstanbul 6 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin itirazı esas dosya üzerinden değerlendirmek zorunda kalmayacağını, bu sebeplerle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca değişik iş dosyası üzerinden verilen ihtiyati hacize itirazın incelemesi yapıldığından müvekkil lehine ihtiyati haciz vekalet ücretine hükmedilmesinin gerektiğini beyanla kararın kaldırılmasını istemiştir.İstinaf sebepleri ve 6100 sayılı HMK'nun 355 md. ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;Dava, asıl davada menfi tespit, birleşen davada  itirazın iptali talebine ilişkindir. İstinafa getirilen karar ihtiyati haciz kararına itiraz ile ilgili olup bu aşamada uyuş- mazlık, ihtiyati haciz yönünden verilen ara kararın yerinde olup olmadığı hususunda toplanmaktadır. 2004 sayılı Kanun’un “İhtiyati Haciz Şartları” kenar başlıklı 257.maddesi şöyledir: Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:1.Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2.Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya ken- disi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa;Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.”,Aynı Kanun’un “İhtiyati Haciz Kararı” kenar başlıklı 258. maddesi;“İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur.Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. İhtiyati haciz talebinin reddi kararı gerekçeli olarak verilir ve bu karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Yüzüne karşı aleyhinde ihtiyati haciz kararı verilen taraf da istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruları öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir.” hükmünü içermektedir.6100 sayılı Kanun’un “İhtiyati Tedbir Talebi” kenar başlıklı 390. maddesinin (3) numaralı fıkrası; “Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.” hükmünü içer- mektedir. Anılan maddenin gerekçesinin yaklaşık ispata ilişkin bölümü ise şöyledir; “...Geçici hukukî koruma yargılamasını, asıl hukukî korumadan ayıran diğer bir özellik ispat ölçüsü bakımın- dadır. Kanunda açıkça öngörülmemişse ya da işin niteliği gerekli kılmıyorsa, bir davada (normal  bir yargılamada) yaklaşık ispat değil, tam ispat aranır. Çünkü, hâkim, mevcut ispat ve delil kuralları çer- çevesinde, tarafların iddia ettiği bir vakıa konusunda tam bir kanaate varmadan o vakıayı doğru kabul edemez. Örneğin, bir alacak davasında taraflardan biri bir sözleşmenin varlığına dayanıyorsa, hâkim bu sözleşmenin varlığı konusunda (mevcut ispat yükü ve delil kuralları çerçevesinde) tam bir kanaate sahip olmalıdır. Yani, zayıf veya kuvvetli bir ihtimal, karar vermek için yeterli değildir. Söz- leşmenin varlığı konusunda tam kanaat uyanmazsa, o zaman, ispat yükü kendine düşen tarafın aleyhine bir karar verilmesi gerekir. Ancak, kanun koyucu, bazen ya doğrudan kendisi düzenleme yaparak ya da işin niteliği ve olayın özelliği gereği hâkime, bu durumu belirterek, ispat ölçüsünü düşürme imkânı ver- miştir. Bu düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Doktrinde bu yön, karar verilmesi için tam ispat ölçüsü yerine yaklaşık ispat ölçüsü olarak ifade edilmektedir. Ancak, yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez.Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir.Tam ispatın arandığı durumlarda, bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır.Yaklaşık ispat durumunda ise hâkim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin müm- kün olduğu ihtimalini göz ardı etmez. Bu sebepledir ki, genelde geçici hukukî korumalara özelde ihtiyatî tedbire ve ihtiyatî hacze karar verilirken, haksız olma ihtimali de dikkate alınarak talepte bulu- nandan teminat alınması öngörülmüştür. Geçici hukukî korumalarda, bazen karşı tarafın dinlen- memesi, tüm delillerin ayrıntılı bir biçimde incelenmesine yeterli zamanın olmaması gibi sebeplerle, yaklaşık ispat yeterli görülmüştür. Bu çerçevede, aslında ispat ölçüsü bakımından bir yenilik getiril- memekle birlikte, “yaklaşık ispat” kavramı kullanılarak, doktrinde kabul gören ifade tasarıya alınmış, ayrıca burada hem tam ispatın aranmadığı belirtilmiş hem de basit bir iddianın yeterli olmadığı vurgulanmak istenmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; \"İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar.\"Özel hukuk tüzel kişisi olan talep eden şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tara- fından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir (Y.3.HD 2021/4894 E., 2021/10580 K.; 2022/8164 E- 2023/954 sayılı ilamları  da aynı yöndedir.).Davacı dava dilekçesinde atıf yaptığı Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 25.03.2024 tarih ve 2024/83 Esas, 2024/1218 Karar sayılı ilamında gerekçeleri belirtilmek suretiyle kaçak elek- trik tutanaklarının aksi sabit oluncaya dek geçerli belgelerden olmadığı, kaçak elektrik enerjisi tüketi- minin tespit edilmesinde, ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesinin esas olduğu, ispat yükünün  kaçak elektrik kullandığı yönündeki tespite dayanarak davaya konu bedeli talep eden şirkete ait olduğu, kaçak elektrik kullanımının çeşitli yön- temlerle yapılabilmesi nedeniyle tespit işlemleri için farklı usuller ve buna bağlı olarak yapılacak çeşitli işlemler öngörüldüğünden her uyuşmazlıkta somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği, kaçak elektrik kullandığı tespiti üzerine ilgili mevzuat uyarınca tahak- kuk ettirilen faturalar nedeniyle yapılan ihtiyati haciz başvurularında;somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerden, alacağın ve 2004 sayılı Kanun’un 257 ve devamı maddelerinde öngörülen ihtiyati haciz koşullarının varlığı kanaatine varan mahkemenin, ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verebileceğini belirtmiştir.Sonuçta; her talebin somut olayın özelliği, ibraz olunan deliller ve tüm dosya kapsa- mına göre değerlendirileceği gerçeği, mahkeme ve hakim önüne getirilen tüm uyuşmazlıklar için geçerlidir.<br>Yukarıda belirtilmiş olduğu üzere, haksız fiile dayalı davalarda alacağın haksız fiil tari- hinde muaccel olacağından, koşulların bulunması halinde \"ölçülülük ilkesi\" de nazara alınarak talep edilen alacağın tamamı üzerine olmasa da, bir miktar alacak için ihtiyati haciz kararı verilebileceği tartışmasızdır.Somut uyuşmazlıkta; kaçak kullanım türü ve yerinin niteliği, süresi, hesaplamada esas alınacak diğer unsurlar yönünden  ispat yükünün davacı üzerinde olduğu noktasında duraksama yoktur.İhtiyati haciz talep eden elektrik dağıtım şirketi olan... alacağını yaklaşık ispat noktasında; kaçak tespit tutanaklarına, bu tutanağa  dayanarak yaptığı tahakkuk ve faturalara, kaçak kullanımını gösterir video kayıtlarına  dayanmaktadır.İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahke- menin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterli olduğu hususu yukarıda açıklanmıştır.-Davaya konu adreste kurulu bulunan...hizmet numaralı tüketim noktasına ait tesisat mahallinde... ekipleri tarafından 21.10.2023 tarihinde yapılan kontrollerde Perakende Satış Sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken akım trafosuna şönt marifetiyle kaçak yaparak enerji kullanımında bulunulduğunun tespit edilmekle borçlu şirket hakkında 21.10.2023 tarihli ... seri numaralı kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı tanzim edildiği,-Söz konusu tutanağa istinaden  borçlu hakkında 02.11.2023 son ödeme tarihli, 302392 kWh karşılığı 1.824.050,88 TL tutarında kaçak elektrik kullanım faturası ve 02.11.2023 son ödeme tarihli, 827373 kWh karşılığı 3.514.431,22 TL tutarında kaçak ek tüketim faturası düzenlendiği,- İş bu faturaların ödenmemesi nedeniyle... tarafından  06.10.2023 tarihinde borçlu şirket aleyhine  .... Sayılı dosyası üzerinden ilamsız takibe  icra takibine girişildiği, 12.11.2023 tarihinde ödeme emrinin  borçluya tebliğ edildiği, 10.11.2023 tarihinde borçlunun  icra takibine itirazlarını sunduğu, 14.11.2023 tarihinde İstanbul 15. ATM'nin 2023/416 D. İş sayılı dosyası üzerinden ihtiyati haciz kararı verildiği,21.11.2023 tarihinde (süresi içinde) alacaklı tarafından teminat mektubu sunulduğu ve  ihtiyati haciz kararının uygulanması için 15. ATM tarafından icra dairesine yazı yazıldığı,28.11.2023 tarihinde borçlu tarafından icra dairesine ibraz olunan itiraz dilekçesinin takip alacaklısına tebliğ edildiği,11.12.2023 tarihinde itirazın iptali davasının dava şartı olarak arabuluculuk başvurusu yapıldığı, 18.12.2023 tarihinde anlaşmazlığa dair son tutanağın imzalandığı, 06.12.2023 tarihinde borçlunun ihtiyati haczin kaldırılması talebiyle dava açtığı anlaşılmaktadır.Dosya kapsamına göre; ...'ın devam etmekte olan takip sırasında ihtiyati haciz talebinde bulunduğu, 15 ATM tarafından verilen ihtiyati haciz kararının da daha önce başlatılan takip dosyası üzerinden işleme konulduğu, borçlunun itirazının tebliğinden itibaren yasal 1 yıllık süre içinde itirazın iptali yönünden arabuluculuk başvurusunun yapıldığı ve davanın açıldığı anlaşılmaktadır.İcra Hukuk  Mahkemesi'nce \"...davalı alacaklı tarafından davacı borçlu aleyhine 06.11.2023 tarihinde... Sayılı takip dosyası ile alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, borçlu tarafından 10.11.2023 tarihinde takibe itiraz edildiği, 14.11.2023 tarihinde İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/416 D. İş sayılı dosyası üzerinden ihtiyati haciz kararı verildiği, 28.11.2023 tarihinde Borçlu tarafından sunulan borca itiraz dilekçesinin alacaklıya tebliğ edildiği, 11.12.2023 tarihinde alacaklı tarafından itirazın iptali davası öncesi arabuluculuk başvurusu yapıldığı, dosyadaki delillerden ve davalı vekilinin beyanlarından alacaklı tarafından itirazın kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde ya icra mahkemesinden itirazın kaldırılması veya genel mahkemede itirazın iptali davası açılmadığı anlaşılmış olmakla stanbul 15 Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/416 D.iş  sayılı kararı ile verilen ihtiyati haciz kararının İİK.'nun 264/2-son cümlesi gereğince hükümsüz kaldığı\"  gerekçesi ile \" ŞİKAYETİN KABULÜNE,  İstanbul 15 Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/416 D.İş sayılı ihtiyati haciz kararının İİK. 264/2-son cümle gereğince hükümsüz kaldığının tespitine,  ...sayılı takip dosyasında şikayetçi borçlunun taşınır, taşınmaz malları ile 3.kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyaten konulan HACİZLERİN FEKKİNE,\" şeklindeki karar verildiği anlaşılmaktadır.İİK'nun 265. Maddesinde \" Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı \" itiraz edebilir şeklinde düzenleme yapılmış ve itiraz sebepleri mahkemenin yetkili , teminat ve ihtiyati haczin dayandığı sebepler ile sınırlandırılmıştır.Eldeki dosyada davalı borçlunun kaçak elektrik kullanımı... tarafından ibraz olunan tutanak ve ekli belgeler ile yaklaşık olarak ispatlanmıştır. İhtiyati hacze konu alacak muaccel olup rehin ile temin edilmemiştir. İhtiyati haciz koşulları mevcuttur. Teminat yönünden bir itiraz ileri sürülmemiş, itiraz nedeni olan mahkemenin yetkisi yönünden de bir karar verilmemiştir.Diğer yandan yukarıda izah edildiği üzere, hali hazırda esasa ilişkin bir  takip mevcut iken ihtiyati haciz kararı alınıp süresi içinde, aynı takip dosyası üzerinden uygulandığı, yine alacaklı... tarafından yasal 1 yıllık süre içinde  eldeki itirazın iptali  davasının açıldığı ,davadan önce arabuluculuk sürecinin işletildiği anlaşılmaktadır.Hal böyle iken ;  İlk Derece Mahkemesince İcra Hukuk Mahkemesi'nce verilen karara atıf yapılmak ve hatalı değerlendirme yapmak suretiyle  yazılı şekilde karar tesisi usul ve yasaya aykırı olmuştur.Yukarıda yapılan açıklamalara göre borçlunun vekalet ücretine ilişkin  istinaf nedenleri ise yerinde görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle   asıl davada davacı, birleşen davada davalıların istinaf talebinin HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine ,  asıl davada davalı, birleşen davada davacı...'ın istinaf talebinin kabulüyle HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince karar kaldırılarak yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.<br>K A R A R:Yukarıda açıklanan nedenlerle; Asıl davada davacı, birleşen davada davalının istinaf talebinin HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine,  Asıl davada davalı, birleşen davada davacı...'ın istinaf talebinin kabulüyle HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince karar kaldırılarak yeniden esas hakkında; -Dava konusu 02.11.2023 son ödeme tarihli 1.842.050,88 TL bedelli kaçak elektrik kullanım faturası ile sınırlı olmak kaydıyla ,  borçlunun  1.842.050,88 TL alacağı karşılayacak miktar- daki  taşınır ve taşınmaz malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına,-Takdir olunan  %15 oranında (276.307.63 TL) teminatın ilk derece mahkemesince tahsiline,-Peşin alınan istinaf karar harcının, istinaf edene isteği halinde ilk derece mahkeme- since iadesine,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar  kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK  362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 12.11.2024 </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"35624605bf3217a0","SID":"ae569acc4eca40dc"}}