{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   9. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2021/1881 - 2024/1772<br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  9. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2021/1881 <br>KARAR NO\t: 2024/1772<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t: <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 22/06/2021<br>NUMARASI\t: 2019/777 Esas 2021/567 Karar<br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t:   <br>DAVALILAR\t: <br>VEKİLİ\t\t: <br>DAVANIN KONUSU\t: <br>Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/06/2021 tarihli 2019/777 Esas ve 2021/567 Karar sayılı  kararı  aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t                                  :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkili bankanın .... arasında 13/05/2014 ve 18/08/2017 tarihli kredi sözleşmelerinin imzalandığını, diğer davalıların ise bu sözleşmeleri müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, borçluların ödeme güçlüğü içine düştüğünü, hesabın kat edilerek gönderilen ihtarnamenin sonuçsuz kalması üzerine ...İcra Müdürlüğü'nün 2019/13052 E sayılı doyasında genel haciz yolu ile ilamsız takip başlatıldığını, borçlular vekili tarafından icra takibine ve tüm fer'ilerine itiraz edildiğini, itiraz üzerine takibin durduğunu, arabuluculuğa yapılan başvuru sonucunda uzlaşmanın sağlanamadığını belirterek, davalıların ... İcra Müdürlüğü'nün 2019/13052 E sayılı dosyasına yaptıkları itirazın iptaline, takibin devamına, haksız, hukuki dayanaktan yoksun, kötü niyetli itiraz nedeniyle davalının icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ...'nin takip tarihi itibariyle talep edilen miktar kadar borcunun olmadığını, banka tarafından tahsil olunan ödemeler düşülmeksizin takip başlattığını, talep edilen faizin fahiş olduğunu, faiz üzerinden gider vergisinin istenemeyeceğini belirterek yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, kötü niyetli alacaklanın %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ                                              :<br>İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/06/2021 tarihli 2019/777 Esas ve 2021/567 karar sayılı  kararı ile, davacı banka ile davalı .... Arasında imzalanan genel kredi sözleşmelerine diğer davalıların müteselsil kefil olarak katıldıkları, kefaletlerinin TBK'nın 583 ve 584 maddelerine uygun olduğu, kendilerini bağladığı, sözleşmeler gereğince kullandırılan taksitli ticari kredilerinin ödemelerinin durdurulduğu, şirket lehine verilen teminat mektuplarının bir kısmının tazmin edildiği ve nakde dönüştüğü, bir kısmı yönünden halen tazmin edilme riskinin devam ettiği, hesabın kat edilerek gönderilen ihtarnamenin sonuçsuz kaldığı, tüm borçluların aynı gün temerrüte düştüğü, alacaklı bankanın başlattığı ilamsız icra takibine tüm davalıların itiraz ettiği ve haklarındaki takibin durduğu, taksitli ticari krediler yönünden de temerrüt tarihi itibariyle kapitalize işlemi yapılması gerektiği, hükme esas alınan ek rapora göre bu ihtimal üzerinden yapılan hesaplama sonucu takip tarihi itibariyle nakit krediler yönünden 118.016.713,36 TL asıl alacak, 396.339,45 TL işlemiş faiz, 19.816,98 TL BSMV olmak üzere toplam 118.432.869,79 TL borç bulunduğu anlaşıldığından nakit kredilere yönelik itirazın bu miktar üzerinden iptaline, takibin asıl borçlu için ipotek limiti olan 2.000.000,00 TL'nin üzerinde kalan kısım yönünden, kefiller için belirtilen miktarın tamamı için devamına, asıl alacaklara icra takibindeki taleple bağlı kalınarak takip tarihinden itibaren %20,15 oranında temerrüt faizi uygulanmasına, teminat mektuplarından dolayı halen 3.119.158,00 TL riskin devam ettiği, asıl borçludan bu miktarı depo etmesinin istenebileceği, ancak  kefiller yönünden sözleşmede gayri nakit alacaklar için açık bir düzenleme bulunmadığı anlaşıldığından asıl borçlu hakkındaki gayri nakit alacak talebinin kabulüne, kefiller hakkındaki gayri nakit alacak talebinin reddine, davanın kısmen kabulüne, davalıların ... Müdürlüğü'nün 2019/13052 E sayılı dosyasına yapmış oldukları itirazın; Nakit Alacaklar Yönünden; 118.016.713,36 TL asıl alacak, 396.339,45 TL işlemiş faiz, 19.816,98 TL BSMV olmak üzere 118.432.869,79 TL üzerinden iptali ile takibin asıl borçlu ..., ipotek limitini (2.000.000,00 TL) aşan kısmından, diğer borçlular ise borcun tamamından sorumlu olacak şekilde devamına, asıl alacaklara takip tarihinden itibaren %20,15 oranında temerrüt faizi uygulanmasına, hüküm altına alınan alacağının %20 si oranında olmak üzere 23.686.573,95 TL inkar tazminatının davalı asıl borçlu ... TL lik kısmından, diğer borçlular ise tamamından sorumlu olacak şekilde tüm davalılardan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, Gayrinakit Alacaklar Yönünden; ..., ... ve .... ile hakkındaki talebin reddine, ... hakkındaki talebin kabulüne, ..., ..., ..., ..., ... numaralı teminat mektuplarından dolayı toplam 3.119.158,00 TL nin davalı ... tahsil edilerek davacı bankada faiz getirmeyen bir hesapta depo edilmesine, teminat mektuplarının tazmin edilmesi halinde tazmin edilen tutarlara nakde dönüştüğü tarihten itibaren takip talebinde belirtilen şekilde temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, şeklinde  karar verildiği anlaşılmıştır.  <br>DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ                   :<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince kullandırılan krediye ilişkin tüm belgeler bilirkişiye sunulmasına rağmen bilirkişi tarafından hesaplama yapılmadığını, bilirkişi kurulundan rapor alınma talebinin dikkate alınmadığını, eksik ve yetersiz bilirkişi raporlarına göre hüküm kurulduğunu, kefiller hakkında gayri nakdi alacak talebinin reddine dair verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu iddia ederek verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>DELİLLER\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t :<br>Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı <br>HUKUKİ  NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE                                                                               :<br>Dava hukuki niteliği itibarıyla \"İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)\" talebine ilişkindir. <br>Davacı vekilinin dava dilekçesinde, müvekkili banka ile davalılardan .... arasında 13.05.2014 ve 18.08.2017 tarihli kredi sözleşmeleri imzalandığı ve diğer davalıların ise bu sözleşmeleri müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı belirtilerek davalıların ödenmeyen kredi alacağının tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazının iptaline karar verilmesi talep edilmiştir. Davalılar vekili tarafından davanın reddi savunulmuştur.<br>İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verildiği, işbu karara karşı  davacı banka vekilince istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır.<br>İstinaf incelemesi, HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf sebepleri ve kamu düzeniyle sınırlı olarak yapılmıştır.<br>Mahkemece, uyuşmazlığa konu nakdi ve gayrinakdi alacaklara ilişkin olarak bankacı bilirkişiden kök ve ek raporlar alındığı, bilirkişi raporunda davacı banka tarafından  keşide edilen hesap kat ihtarnamesinin davalılara tebliğ tarihi ve ihtarnamede davalılara ödeme için verilen süreye göre davalıların temerrüt tarihlerinin belirlendiği, kredi hesabının kat edilmesinden önce işlemiş faiz ve fer'ileri bakımından hesaplanıp ödeme planında görülen ödenmemiş borca ilave edilmek suretiyle hesap kat tarihi itibariyle asıl alacak tutarının belirlendiği, bu suretle belirlenen asıl alacağa hesap kat tarihinden temerrüt tarihine kadar akdi faiz ve temerrüt tarihinden takip tarihine kadar ise temerrüt faizi hesaplandığı, yapılan hesaplamada davacı tarafça sunulan belgeler ile davalı tarafın yapmış olduğu ödemeler ve bu konudaki taşınmaz devir protokolünün ve ayrıca dava dışı Kredi Garanti Fonu (KGF)'nin  yapmış olduğu ödemelerin dikkate alındığı, bu itibarla bankacı bilirkişi tarafından dosyadaki bilgi ve belgelere uygun ve dayanakları açıklanmak suretiyle düzenlenen 02.04.2021 tarihli ek raporun hükme esas alınmasında isabetsizlik görülmemiştir.<br>Dosya kapsamındaki  13.05.2014 ve 18.08.2017 tarihli Genel Kredi Sözleşmelerinin 9.maddesinin (a) bendinde \"Bu sözleşmede imzası bulunan kefil/kefiller, Bankaya, Müşterinin bu kredi sözleşmesinden dolayı gerek yalnız olarak, gerekse diğer kefillerle birlikte borçlandığı/borçlanacağı tutarları aşağıda imza bölümünde belirtilen miktara kadar müteselsil kefil olarak ödemeyi kabul ve taahhüt eder. Kefil/kefillerin sorumluluğu ana para ve süreye bağlı olmaksızın akdi faizler ile Türk Borçlar Kanunu'nun  kefilin sorumluluğuna ilişkin hükmünde yer alan hususlara ilaveten bu sözleşmede esasları belirtilen temerrüt ve gecikme faizi, komisyon, kur artışı, arbitraj masrafı, KKDF, BSMV gibi vergi, resim, harçlar ve diğer yasal yükümlülükler ile her türlü masraf ve yargılama giderleri ile ücretleri de kapsar\" hükmüne, aynı maddenin (i) maddesinde ise \"Kefil/kefiller, banka ile müşteri arasındaki genel kredi sözleşmesinin tamamının kendi hakkında da aynen uygulanmasını kabul ve taahhüt eder/ederler\" hükmüne yer verildiği anlaşılmaktadır.<br>Genel kredi sözleşmelerinin kefalete ilişkin sözügeçen hükümlerinde kefilin gayrinakdi kredilerin deposuna ilişkin sorumluluğuna yönelik açık bir hüküm bulunmadığından, davacı bankanın, takibe ve davaya konu gayrinakdi kredilere ilişkin olarak davalı kefiller yönünden depo talebinde bulunulamayacağı anlaşılmakla davacının davalı kefillere karşı açmış olduğu itirazın iptali davasının gayrinakit krediler yönünden reddine dair ilk derece mahkemesi kararı yerindedir.<br>Yukarıda belirtilen sebeplerle İlk Derece Mahkemesi'nce verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, davacı banka vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere                                      \t\t\t\t\t      :<br>1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun  ESASTAN REDDİNE,<br> 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60.TL maktu istinaf karar harcından peşin alınan 59,30,00.TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 368,30.TL maktu  istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,<br>3-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince istinaf eden davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA,<br>4-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>5-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,<br>6-HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemiz tarafından YAPILMASINA,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 361'inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 23/10/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br> \t\t<br><br>Başkan<br><br>Üye<br><br>Üye<br><br>Katip<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"480e29d3cc7e911a","SID":"d2189a788eb3fe0e"}}