{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2024/1387 Esas<br>KARAR NO: 2024/1619 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUKMAHKEMESİ<br>TARİHİ: 18/03/2021<br>NUMARASI: 2018/410 E. -  2021/57 K.<br>DAVANIN KONUSU: Markaya Tecavüzün Tespiti,Meni, Refi, Tazminat İstemli<br>KARAR TARİHİ: 23/10/2024<br>Dairemizin 06/04/2023 tarih ve 2021/1153 Esas 2023/644 sayılı kararı, Yargıtay 11.HD'nin 02/07/2024 tarih ve 2023/3429 Esas - 2024/5427 Karar sayılı ilamıyla bozulmuş olmakla, duruşmalı yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının dünyaca ünlü \"...\", \"... ŞEKİL\" ve \"ŞEKİL\" markalarının sahibi olduğunu, davacının hak sahibi olduğu \"...\" ve \"ŞEKİL\" markalarının ..., ... ve ... tescil numaraları ile davacı adına kayıtlı olduğunu, bunun yanı sıra söz konusu karakterin bir çok farklı ülkede eser olarak da tescilli olduğunu, ayrıca TÜRKPATENT tarafından \"...ŞEKİL\" ibareli 87186 numaralı markanın tanınmış marka olduğuna karar verdiğini, davacının tescil koruması altında olan haklarının davalı tarafından kuyumculuk eşyaları üzerinde kullanılmak suretiyle ihlal edildiğini, bu durumun İstanbul Anadolu FSHHM'nin 2018/252 D. İş. sayılı dosyasında yapılan tespit neticesinde düzenlenmiş olan Bilirkişi Raporu ile de sabit olduğunu, davalı tarafın davacı şirkete ait olan ibareyi \"kolye ucu, küpe ve yüzüklerde\" izinsiz olarak kullandığını, sattığını veya satışını teklif ettiğini, bunun SMK'yi ihlal niteliğinde olduğunu, SMK. uyarınca marka hakkına tecavüzü oluşturan işareti taşıyan ürünlerin ticarette kullanılmasının marka hakkına tecavüz sayılan hallerden olduğunu, davacıya ait markaların hem WIPO, hem de TÜRKPATENT'in tanınmış marka kriterlerini taşıdığını, dolayısıyla davacı şirketin davalının haksız fiili dolayısıyla zarara uğradığının açık olduğunu, ayrıca tanınmış bir marka ihtiva eden ürünlerin müşteriler tarafından talep edilebilirliğinin daha yüksek olduğunu, bu noktada davacı lehine maddi tazminata hükmedilmesi durumunda SMK md. 151/4 uyarınca makul bir payın talep edilen miktara eklenilmesini talep ettiklerini, öte yandan bilindiği üzere marka hakkının ihlali durumlarında tecavüzün boyutunun kusur ve zararın belirlenmesinin güç olduğunun, bu hususların ancak mahkemece yapılacak olan inceleme neticesinde netleşeceğini, somut olayda da davacının bu haksız fiiller neticesinde uğramış olduğu zararın yapılacak tahkikat neticesinde kesinleşeceğini, bu sebeple talep miktarını daha sonra arttırmak üzere davayı HMK. Madde 107 gereğince belirsiz alacak davası olarak açarak; davalının eylemlerinin davacı şirketin marka haklarına tecavüz ettiğinin tespitine, men'ine ve sona erdirilmesine, davanın niteliği itibari ile belirsiz alacak davası olması sebebi ile dosyanın durumuna göre arttırılmak üzere davacı lehine 100,00 TL maddi tazminata, markanın tanınmış marka olması ve satışlara etkisi de göz önüne alınarak davacı lehine 4.000,00 TL manevi tazminata, davacıya ait markanın kötü ve uygun olmayan şekilde kullanılması sebebiyle 4.000,00 TL itibar tazminatına, İstanbul Anadolu FSHHM'nin 2018/252 D. İş sayılı dosyasında yapılan masraflar ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.<br>TALEP ARTIRIM: Davacı vekili 17/11/2020 tarihli bedel artırım dilekçesi ile 5.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte, 4.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve 4.000,00 TL itibar tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; işbu tazminat davasının kötü niyetle haksız şekilde açıldığını, bu sebeplerle açılmış olan davaya itiraz ettiklerini, davacı tarafın firmasının kendilerine ait olan \"...\" ve \"ŞEKİL\" markalı olan ürünlerin davalı müvekkili tarafından izinsiz olarak kullanıldığı, sattığı veya satışını teklif edildiğine yönelik iddiaların gerçeği yansıtmadığını, davalı tarafın dava dilekçesinde sattığını ileri sürdüğü ürünleri ... firmasından satın aldığını, davaya cevap dilekçesinin ekinde sunulmuş olan lisans belgesinde de iş bu ürünün lisanslı orijinal ürün olduğu ve ... tarafından lisanslı bir şekilde kullanıldığının beyan edildiğini, davalı firmanın Bilirkişi Raporu ile lisanssız satın aldığı ileri sürülen ürünlerin tamamının ... firmasından satın alındığını, bu sebeple davacı tarafın açmış olduğu işbu davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: İstanbul Anadolu 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin  18/03/2021 tarihli 2018/410 E. - 2021/57 K. sayılı kararıyla;  \"Davanın KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, Davalının davacı adına tescilli ..., ..., ..., ... ve ...tescil numaralı markaları ile iltibas yaratacak derecede benzer ürünlerin satışını yapmak suretiyle davacının marka haklarına tecavüz ettiğinin tespitine, Davalının marka haklarına tecavüzünün men'ine ve sona erdirilmesine, 5.000,00 TL maddi ve 4.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacının 4.000,00 TL'lik itibar tazminatı talebinin reddine, Davacının faiz talebi ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına\" karar verilmiştir.<br>DAİREMİZ KARARI: Dairemizin  06/04/2023 tarih ve 2021/1153 Esas 2023/644 sayılı kararı  ile; \"...Davacı vekilinin 4.000 TL itibar tazminatı talebinin reddine ilişkin hüküm yönünden istinaf başvurusunda bulunduğu anlaşılmıştır. 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/2 maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 6763 Sayılı Kanun'un 41. Maddesiyle HMK'ya eklenen Ek-Madde 1'de öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında 2021 yılı için 5.880,00 TL olduğundan, itibar tazminatına yönelik dava değerinin kesinlik sınırının altında kaldığı anlaşılmıştır. İstinafa konu edilen miktarın 4.000,00 TL olması nedeniyle 18/03/2021 tarihli mahkeme kararı kesin niteliktedir. Kesin olan kararların istinaf istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi HMK'nun 352.maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi tarafından da istinaf isteminin reddine karar verilebileceğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı vekilinin faiz talebine yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde; dava dilekçesinde faiz talebinin bulunmadığı, davacı vekilinin maddi tazminat talebini belirsiz alacak davası olarak açtığı, mahkemenin HMK 107/2 maddesi uyarınca dava değerini tam ve kesin olarak bildirmesi için süre verildiği, davacı vekilinin 17/11/2020 tarihli bedel artırım dilekçesi ile maddi tazminat talebini artırdığı ve tüm tazminat talepleri yönünden faiz talebinde bulunduğu anlaşılmıştır. Belirsiz alacak davası HMK 107. Madde de düzenlenmiş olup, ıslah başvurusundan farklı hükümlere tabidir. Davanın ıslahı ise HMK 176. Madde vd. maddelerde düzenlenmiştir. Davacı vekili başlangıçta talep etmediği faizi ancak ıslah hükümlerine göre ibraz edeceği beyan veya karşı tarafın açık muvaffakatı ile ileri sürebilecektir. İbraz edilen dilekçede faiz talebi yönünden davalarını ıslah ettiklerini beyan etmediği gibi karşı tarafın açık muvaffakatının da bulunmadığı anlaşıldığından, davacı vekilinin faiz talebine yönelik istinaf sebebinin de yerinde olmadığı kanaatiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Davalı vekilinin istinaf sebeplerinin incelenmesinde; TPMK'dan celp edilen tescil kayıtlarından, markaların davacı adına tescilli olduğu, markaların devir ve lisans sözleşmesine rastlanmadığı ve davacı tarafın dava takip yetkisi ve davacı sıfatının bulunduğu anlaşılmıştır. Davalı vekili tarafından, dava dilekçesinde dayanılmayan marka tescil kayıtlarına dayanıldığı ileri sürülmüşse de, dava dilekçesi deliller kısmında dayanılan marka tescil kayıtlarının getirtilerek incelendiği, ve bilirkişi kök/ek raporlarında da bu markalar üzerinde inceleme yapıldığı anlaşılmakla, ileri sürülen sebep yerinde görülmemiştir. Davalının işyerinde davadan önce delil tespiti işlemi yaptırılarak, ürünlerin marka vekili tarafından incelendiği, davalı işyerinde davacının Hello Kitty sözcük ve şekil markasını taşıyan ürün standı ile şekil markasının kullanıldığı küpe, bileklik ve yüzük ürünlerinin tespit edildiği, tespit raporu, kök ve ek raporlarında kullanımın davacı markaları ile iltibas teşkil ettiği ve markaya tecavüz edildiğinin tespit edildiği, davalı vekilinin davacı markaları ile benzer olmadığı, ürünler arasında fiyat farkı bulunmasının da benzerlik bulunmadığını desteklediğine yönelik itirazının yerinde olmadığı, davalının kuyumculuk faaliyeti yürüten tüzel kişi tacir olduğu, davacının tanınmış markasını bilmesi gerektiği, ürünlerin lisanslı olup olmadığını araştırması gerektiği, kusurunun bulunmadığına yönelik itirazının da yerinde olmadığı kanaatiyle davalı vekilinin de istinaf başvurusunun esastan reddine; 1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekili ile davalı vekilinin yerinde  görülmeyen istinaf istemlerinin ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,\" şeklinde karar vermiştir. Dairemiz kararı,  davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.<br>YARGITAY BOZMA KARARI: Yargıtay 11.HD'nin 02/07/2024 tarih ve 2023/3429 Esas - 2024/5427 Karar sayılı ilamıyla; \"...Uyuşmazlık,  markaya tecavüzün tespiti, önlenmesi, sonuçlarının ortadan kaldırılması ve maddi, manevi ve itibar tazminatının davalıdan tahsili  istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemesi kararının, \"gerekçe\" başlığını taşıyan kısmında, davacı vekilinin itibar tazminatına ilişkin istinaf isteminin miktar itibarıyla usulden reddedildiği belirtilmesine karşın, \"hüküm\" başlığını taşıyan kısmında gerekçe ve hüküm arasında çelişki oluşturacak şekilde davacı vekilinin istinaf isteminin itibar tazminatı da dahil olmak üzere esastan reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararının re'sen bozulması gerekmiştir.\"Şeklindeki gerekçe ile kararın bozulmasına karar vermiştir.<br>GEREKÇE: Dava, markaya tecavüzün tespiti, önlenmesi, sonuçlarının ortadan kaldırılması ve maddi, manevi ve itibar tazminatının davalıdan tahsili  istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı taraf vekillerinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.  Dairemiz kararı temyiz incelemesinde bozulmakla duruşmalı yapılan incelemede; davacı vekili ve davalı vekili Yargıtay bozma ilamına uyulmasını talep etmiş, Dairemizce usul ve yasaya uygun olan bozma kararına uyulmasına karar verilmiştir. Davalı vekilinin istinaf sebeplerinin incelenmesinde; TPMK'dan celp edilen tescil kayıtlarından, markaların davacı adına tescilli olduğu, markaların devir ve lisans sözleşmesine rastlanmadığı ve davacı tarafın dava takip yetkisi ve davacı sıfatının bulunduğu anlaşılmıştır. Davalı vekili tarafından, dava dilekçesinde dayanılmayan marka tescil kayıtlarına dayanıldığı ileri sürülmüşse de, dava dilekçesi deliller kısmında dayanılan marka tescil kayıtlarının getirtilerek incelendiği ve bilirkişi kök/ek raporlarında da bu markalar üzerinde inceleme yapıldığı anlaşılmakla, ileri sürülen sebep yerinde görülmemiştir. Davalının işyerinde davadan önce delil tespiti işlemi yaptırılarak, ürünlerin marka vekili tarafından incelendiği, davalı işyerinde davacının Hello Kitty sözcük ve şekil markasını taşıyan ürün standı ile şekil markasının kullanıldığı küpe, bileklik ve yüzük ürünlerinin tespit edildiği, tespit raporu, kök ve ek raporlarında kullanımın davacı markaları ile iltibas teşkil ettiği ve markaya tecavüz edildiğinin tespit edildiği, davalı vekilinin davacı markaları ile benzer olmadığı, ürünler arasında fiyat farkı bulunmasının da benzerlik bulunmadığını desteklediğine yönelik itirazının yerinde olmadığı, davalının kuyumculuk faaliyeti yürüten tüzel kişi tacir olduğu, davacının tanınmış markasını bilmesi gerektiği, ürünlerin lisanslı olup olmadığını araştırması gerektiği, kusurunun bulunmadığına yönelik itirazının da yerinde olmadığı kanaatiyle davalı vekilinin de istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Davacı vekilinin istinaf istemi; kararda 4.000 TL itibar tazminatı talebinin reddedilmesi ve faiz yönünden karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesinin hatalı olduğuna ilişkindir. HMK'nun 341/2 maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 2021 yılı için 5.880,00TL'dir. Davacının, dava dilekçesinde faiz talebinde bulunmadığı, bu hususta usulüne uygun ıslah dilekçesi sunulmadığından bu yönde karar verilmemesinin yerinde olduğu, reddedilen tazminat miktarı yönünden kararın kesin nitelikte olduğu dikkate alındığında davacı vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile: 1-6100 sayılı HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 341.maddesi gereğince USULDEN REDDİNE,3-Davacıdan alınması gereken 427,60 TL harçtan, peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL eksik harcın  davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,  4-Davalı yandan alınması gereken 614,79 TL nispi harçtan, peşin alınan 95,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 519,79 TL eksik harcın  davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 5-Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapıldığından ve bir duruşma icra edildiğinden davacı yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 16.000TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-İstinaf incelemesi duruşmalı yapıldığından ve bir duruşma icra edildiğinden davalı yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 16.000TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde  ilk derece mahkemesince ilgilisine iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, davacı yönünden kesin, davalı yönünden gerekçeli kararın tebliğinden, itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde Temyiz Yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 23/10/2024 </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9c7291788ccd8576","SID":"2ad714be09bbe915"}}