{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2021/1288 <br>KARAR NO:2024/1478<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:06/01/2021<br>NUMARASI:2019/519 E. - 2021/13 K.<br>DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Sigorta sözleşme ilişkisinden kaynaklı)<br>Taraflar arasındaki menfi tespit davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili  tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle;  müvekkili şirketin %80'i dava dışı ... A.Ş. ve %20'lik  kısmı ise davalı şirketçe karşılanmak üzere, dava dışı... A.Ş. lehine düzenlenen 22/08/2017-22/08/2018 vadeli Ticari Klasik Yangın ve Yangına Bağlı Kar Kaybı Müşterek Sigorta Poliçesine, davalı şirket panelinde kapalı koasürör kolarak %15 teminat verdiğini, 18/12/2017 tarihinde sigortalı şirkete ait '...' model makinede makine kırılması meydana geldiğini, buna dair yapılan ekspertiz raporunda 124.533,76 USD makine kırılması hasarı ve 185.629,30 USD makine kırılması kar kaybı hasarı tespitinde bulunulduğunu, davalı şirketin bu hasardan müvekkili şirketin payına düştüğünü iddia ettiği, makine kırılmasından kaynaklı 18.680,06 USD ve makine kırılması kar kaybı hasarından kaynaklı 27.844,40 USD için müvekkili şirkete müracaat ettiğini, müvekkilinin bu zararın makine kırılmasından kaynaklı kısmını kabul ederek gerekli ödemeyi yaptığını, makine kırılması kar kaybı hasarının ise poliçe kapsamında olmadığından müvekkilince kabul edilmediğini, davalının bunun üzerine müvekkili şirketin hasar payı olduğunu iddia ettiği 'makine kırılması kar kaybı hasarı' bedeli olan 5.568,87 USD'nin tahsili için müvekkili şirket aleyhine ... sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, icra takibine süresinde itiraz edemediklerineden işbu davayı açtıklarını ; öncelikle İİK 72/3 uyarınca icra dosyasına yatırılan paranın alacaklıya ödenmesinin durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, yargılama neticesinde davanın kabulü ile ... sayılı icra takip dosyası ve dayanağı sigorta policesi ve hasar bedeli nedeniyle müvekkilinin davalıya herhangi bir borcu olmadığının tespitine, icra takibinin iptaline  karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle;  poliçenin davacının iddia ettiği gibi Makine Kırılması Poliçesi değil, Yangın ve Kâr Kaybı Sigorta Poliçesi olduğunu, kâr kaybı için poliçenin 7. Sayfasında özel bir kloz belirlendiğini, kar kaybının alt teminat değil, aksine ana teminat olduğunu beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...Somut olayda dava dışı... A.Ş otelinde bulunan trijenarasoyon santralinin arızalandığı,dava dışı ... A.Ş. otelinin  Ticari Klasik Yangın ve Yangına Bağlı Kar Kaybı Müşterek Sigorta Poliçesi ile dava dışı ... A.Ş. Tarafından %80 ve davalı ... A.Ş. Tarafından %20 oranlarında teminat verilerek sigorta teminatı altına alındığı davalı .. A.Ş.’nin %20 oranındaki risk payına davacı ...A.Ş.’nin %15 oranında ortak olduğu, dava konusu olayın makine kırılması sigortası genel şartlarına tabi olacağı, davalı tarafından kar kaybına ilişkin taleplerin poliçe kapsamında yerinde olmadığı, davacının kar kaybı ödemesinin teminat dışı olduğu iddiasının yerinde olduğu bilirkişi raporuyla da sabit olmakla; hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulü ile davacının ... sayılı takip dosyasından ötürü davalıya borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline, davalının kötü niyetle icra takibine giriştiği ispatlanamamakla aleyhine istenen tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiş ...\" gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının ... sayılı takip dosyasından ötürü davalıya borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline, davalının kötü niyetle icra takibine giriştiği ispatlanamamakla aleyhine istenen tazminat talebinin reddine  karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Kararın hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirket nezdinde Makine Kırılması Sigorta Poliçesiyle %20 oranında teminat altına alınmış olan  ... AŞ'nin Antalya tesisinde kurulu makinenin kırılması sonucu müvekkili şirket tarafından sigortalıya makine hasarı ve kar kaybı zararına ilişkin ödeme yapıldığını, davacı şirketin poliçeye kapalı koasürör olarak %15 oranında teminat verdiğini, hasar nedeniyle sigortalının 185.629,00 USD kar kaybına uğradığını, müvekkilinin %20 sorumluluğu çerçevesinde sigortalıya 37.125,80 USD ödeme yaptığını, davacı ile müvekkili arasında düzenlenen poliçe kapsamında davacının kapalı kaosürör olarak kar kaybına ilişkin  ödenen %15 denk gelen 5.568,87 USD'si ile sorunlu olduğunu, öncelikle davacı şirkete başvurulduğunu ancak olumlu cevap alınamayınca icra takibi başlatıldığını, davacının menfi tespit davasını açtığını, mahkeme tarafından gerekli inceleme ve araştırma yapılmaksızın davanın kabulüne karar verildiğini, kar kaybı zararının poliçe ile teminat altına alındığını, kar kaybının bir alt teminat olmayıp aksine poliçenin başlığındaki Business interuption ifadesinde görüleceği üzere ana teminat olduğunu, poliçeye ismini verenin söz konusu ifade ile bir işletmede meydana gelen fiziksel hasar dolayısıyla oluşan gelir kaybını ifade ettiğini, özel şartlarında kar kaybının teminat dahilinde kaldığının açıkça düzenlendiğini, bilirkişilerden tespiti istenen konunun bilirkişilerin uzmanlık alanı dışında olduğunu, mahkeme  tarafından alınan raporun hüküm kurmaya yeterli olmadığını, her iki bilirkişinin sigorta konusunda uzmanlığının bulunmadığını, itirazlarına rağmen hiçbir değerlendirme yapılmaksızın rapor esas alınarak kabul kararı verildiğini, makine mühendisi bilirkişinin ödenen tazminat miktarının doğru olduğunu zaten bildirdiğini buna bir itirazlarının olmadığını belirterek, üniversitelerin bankacılık ve sigortacılık bölümlerinden profosör veya doçent unvanlı bir bilirkişiye gönderilerek teknik konuda rapor alınması gerektiğini, kesinleşmiş tazminat miktarı yönünden yeniden bilirkişi raporu alınmasının eksik inceleme olduğunu, kabulünün mümkün olmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, İİK'nın 72. maddesi gereğince icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekili yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında, sigorta poliçesinin varlığı, davacı şirket tarafından dava dışı sigortalıya yapılan ödeme konusunda herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Uyuşmazlık, davacı sigorta şirketinin takibe konu edilen  kâr kaybı zararından poliçe kapsamında  sorumlu olup olmadığı, kararın usul ve yasaya uygun bulunup bulunmadığına ilişkindir. Dosya kapsamından, dava dışı sigortalı  ... AŞ şirketi lehine %80 dava dışı ...AŞ, %20'si davalı sigorta şirketi tarafından karşılanmak üzere Ticari Klasik Yangın ve Yangına Bağlı Kar Kaybı Müşterek Sigorta Poliçesine davacının kapalı koasürör olarak %15 teminat vermiş olduğu, 18.12.2017 tarihinde sigortalı şirkete ait makinede makine kırılmasının meydana geldiği, ekspertiz raporu neticesinde 124.533,76 USD makine kırılması hasarı ve 185.629,30 USD makine kırılması kar kaybı hasarının tespit edildiği, davalı tarafça makine kırılmasından kaynaklı 18.680,06 USD ve makine kırılması kar kaybı hasarından kaynaklı 27.844,40 USD için davacı şirkete başvurduğu, davacı şirket tarafından zararın makine kırılmasından kaynaklı kısmının kabul edilerek ödemenin gerçekleştirildiği, makine kırılması kar kaybı hasarının ise poliçe kapsamında olmadığı gerekçesiyle 20.05.2019 tarihli cevabı yazı ile; riasürans sözleşmesi kapsamında paylarına düşen 18.680,06 USD'nin 17.04.2019 tarihinde hesaba transfer edildiği aynı hasar için makine kırılmasına bağlı kar kaybı tazminat talebinin 10.04.2019 tarihinde iletilen poliçe teminatları kapsamında değerlendirilmediğinin şirkete iletildiği, söz konusu ödemenin Ex-gratia olarak yapılması ile ilgili talebin görüşüldüğü ve değerlendirilmediğinin belirtildiği, davalı şirket tarafından davacı şirket hakkında 5.568,87 USD tutarında otelde meydana gelen makine kırılmasına hasarına bağlı kar kaybı ile 81,17 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 5.650,04 TL alacağın tahsili amacıyla İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığı, davacı şirketin icra takibine karşı iş bu menfi tespit davasını açmış olduğu anlaşılmıştır.Mahkemece tarafların delillerini ibraz ve celbi sonrasında dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. 26.10.2020 tarihli bilirkişi heyet raporunda; dava dışı ... A.Ş.  Antalya otelinde bulunan ... marka tipi trijenerasyon santralın 17.12.2017 tarihinde arızalandığı, ... santralında doğalgaz yakılarak elektrik, sıcak su, buhar ve soğuk su üretildiği, Trijenerasyon santralı ile otelin kısmen / tamamen elektrik, ısıtma, buhar ve soğutma ihtiyacının  karşılandığı,  dava dışı ... A.Ş.  Antalya oteli, Ticari Klasik Yangın ve Yangına Bağlı Kar Kaybı Müşterek Sigorta Poliçesi ile dava dışı ... A.Ş. tarafından %80 ve davalı ... tarafından %20 oranlarında teminat verilerek sigorta teminatı altına alındığı, hasarın meydana gelir gelmesi ile yetkili Borusan servisine ve sigorta şirketlerine haber verildiği, hasarın normal süresinde onarıldığı, herhangi bir gecikme söz konusu olmadığı, santral onarım süresince 161 gün çalışmadığı, davalı ile davacı arasında akdedilen poliçenin bir müşterek poliçe olduğunun dosya kapsamından anlaşıldığı, TTK 1466 maddede; \"...(1) Bir menfaat birden çok sigortacı tarafından aynı zamanda, aynı süreler için ve aynı rizikolara karşı sigorta edilmişse, yapılan birden çok sigorta sözleşmesinin hepsi, ancak sigorta olunan menfaatin değerine kadar geçerli sayılır. Bu takdirde sigortacılardan her biri, sigorta bedellerinin toplamına göre, sigorta ettiği bedel oranında sorumlu olur. (2) Sözleşmelere göre sigortacılar müteselsilen sorumlu oldukları takdirde, sigortalı, uğradığı zarardan fazla bir para isteyemeyeceği gibi, sigortacılardan her biri yalnız kendi sözleşmesine göre ödemekle yükümlü olduğu bedele kadar sorumlu olur. Bu hâlde ödemede bulunan sigortacının diğer sigortacılara karşı haiz olduğu rücu hakkı, sigortacıların sigortalıya sözleşme hükümlerine göre ödemek zorunda oldukları bedeller oranındadır.\"   şeklinde düzenlendiği, düzenlenen müşterek sigortanın kapalı koasürans niteliğinde düzenlendiğinin görüldüğü, kapalı koasüransta sigorta ettirenin karşısında onunla sözleşme yapan sigortacının söz konusu olacağı, sözleşme yapan sigortacı ile de rizikonun paylaşılması için başka sigortacıların işbirliğinin söz konusu olacağı,  olayda sigorta ettiren davalı ... Sigorta ile dava dışı ... Sigorta ile sigorta sözleşmesi imzalamış olduğu, sigortacılar ile de davacının koasür ilişkisinin olduğunun görüldüğü, burada sigorta ettirene davalı ile dava dışı ... Sigortanın sorumluluğunun söz konusu olduğu, davacının doğrudan sigorta ettirene değil davalı ile dava dışı ... Sigortaya karşı sorumluluğunun söz konusu olacağı,  akdedilen poliçe incelendiğinde; meydana gelen olayın makine kırılması sigortası genel şartlarına tabi olduğunun anlaşıldığı, bu hususun ayrıca davalı tarafından davacı sigorta şirketine gönderilen 10.04.2019 tarihli yazı ile; (Wordingin 7'nci sayfasında ise kar kaybı özel şartları düzenlendiği, bu maddede yer alan özel  şartların ilkinde “ poliçe teminatına dahil risklerden herhangi birinin gerçekleşmesi halinde”... ve “.. poliçe teminatına dahil edilecek risklerden birinin gerçekleşmesi sebebiyle...” hükümleri yazılmak suretiyle kar kaybı teminatı kapsamında poliçeye dahil edilen özel genişletmelerin, poliçe teminatına dahil edilen herhangi bir riskin gerçekleşmesi sonucu çalışacağının kayıt edildiği, bundan hareketle, poliçe teminatına dahil edilmiş olan makine kırılması teminatına bağlı riskin gerçekleşmesi sonucu özel genişletmeler ile birlikte kar kaybı teminatının çalışacağı gayet açıktır) denilmekle kar kaybı teminatının makine kırılması  ile birlikte makine kırılması sigortasına ilişkin genel şartlardan farklı olarak geçerli olacağının belirtildiği, kar kaybı talebinin yerinde olduğu kanaatini ortaya koyduğu, kar kaybına ilişkin özel şartlar incelendiğinde; dava konusu olayda açıkça hasara ilişkin bir teminata yer verilmediği, meydana gelen olayda oluşan hasarın makine kırılması sigortası kapsamında değerlendirilmesi gereken bir hasar olduğu anlaşılmakla makine kırılması sigortası genel şartları dikkate alınarak bir değerlendirme yapılması gerektiği, yine poliçenin 9.sayfasında “Makine Kırılması Türk Genel Şartları Geçerlidir” klozu ile oluşan ihtilaflarda genel şartlara bakılması taraflarca hüküm altına alındığı, makine Kırılması Sigortası Genel Şartlarının Teminat Dışı Kalan Haller Başlıklı 3.maddesi incelendiğinde teminat dışı kalan hususların tahdidi olarak sayıldığı, buna göre; dava dışı ... A.Ş. Antalya otelinin, Ticari Klasik Yangın ve Yangına Bağlı Kar Kaybı Müşterek Sigorta Poliçesi ile dava dışı ... A.Ş. tarafından %80 ve davalı ... Sigorta tarafından %20 oranlarında teminat verildiği; davalı ... A.Ş.'nin %20 oranındaki risk payına davacı ... A.Ş.'nin %15 oranında ortak olduğu; ancak davacı ... A.Ş. tarafından kazanç kaybının sigorta teminatı altında olmadığının iddia edildiği; uyuşmazlığın davacı ... A.Ş.'nin %15 oranında katıldığı Ticari Klasik Yangın ve Yangına Bağlı Kar Kaybı Müşterek Sigorta Poliçesinin kazanç kaybını kapsayıp kapsamadığı konusunda olduğu; dava dışı .... A.Ş.  Antalya otelinde arızalanan trijenerasyon santralının 161 gün süren onarımı nedeniyle, muafiyet sonrası kazanç kaybının 185.629,30 USD olduğu; davalı ... A.Ş.'nin  %20 oranında payına düşen kazanç kaybının 37.125,86 USD olduğu ve 08.05.2019 tarihinde ödendiği; davacı... A.Ş.'nin 9615 payına düşen kazanç kaybının 5.568,87 USD olduğu ancak davacı ... A.Ş. tarafından kazanç kaybının sigorta teminatı içinde olmadığının beyan edilerek ödenmediği, dava konusu olayın makine kırılması sigortası genel şartlarına tabi olacağı, davalı tarafından kar kaybına ilişkin taleplerin poliçe kapsamında yerinde olmadığı kanaatine ulaşıldığı, mahkemece farklı yöndeki kanaati ile davacının sorumlu olacağı değerlendirildiği takdirde; davalı ... A.Ş. tarafından ... sayılı dosyası ile 5.568,87 USD kazanç kaybının 22.05.2019 tarihi itibariyle devlet bankaları tarafından 1 yıl vadeli USD hesabına ödenen değişen oranlarda en yüksek faizi ile tahsili için 21.10.2019 tarihinde davacı ... A.Ş. aleyhine icra takibi yapıldığı; davacı ... A.Ş.'nin %15 payına düşen 5.568,87 USD kazanç kaybı ile 81,17 USD işlenmiş faizin toplamının 5.650,04 USD olduğunun değerlendirildiği  belirtilmiştir. Davacı vekili bilirkişi raporuna karşı beyan  dilekçesinde; raporda meydana gelen hasarın makine kırılması sigortası kapsamında değerlendirileceği, poliçede makine kırılması Türk Genel Şartlarının geçerli olduğu, klozu ile oluşan ihtilaflarda genel şartlara bakılmasının hüküm altına alındığı, dolayısıyla makine kırılması sigortası genel şartları dikkate alınarak değerlendirme yapılması gerektiği, makine kırılması genel şartlarının 3.maddesi gereğince dava konusu kar kaybı taleplerinin açıkça teminat dışında olduğunu, poliçede aksini ortaya koyan bir hükmün almadığının belirtildiğini, poliçeyle kar kaybı ödemesinin teminat altına alınmadığını belirterek, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesinde; tespit istenen konunun bilirkişilerin uzmanlık alanında olmadığını, yeni bir bilirkişiden rapor alınması gerektiğini, poliçenin yangın ve kar kaybı sigorta poliçesi olduğunu, kar kaybının ana teminat olarak verildiğini, yangına bağlı kar kaybı sigortası genel şartlarında düzenlemenin mevcut olduğunu, davanın konusunun makine kırılması poliçesi olmayıp yangın ve kar kaybı poliçesi olduğunu, bilirkişiler tarafından yapılan tespitin hatalı olduğunu belirterek, yeniden rapor alınmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, yukarıda yer verilen gerekçelere istinaden bilirkişi raporu gereğince davanın kabulüne karar verilmiştir. Poliçenin, TTK'nın 1466. maddesinde düzenlenen müşterek sigorta poliçesi olduğu anlaşılmaktadır. Davacı sigorta şirketi poliçede davalı şirket yanında kapalı koasürör olarak %15 teminat vermiştir. Davacı tarafça makine kırılması hasar bedeli ödenmiştir. Kâr kaybı zararının teminat dışı olduğu gerekçesi ile ödenmemiştir. Dava konusu poliçe \"Ticari Klasik Yangın ve Yangına Bağlı Kâr Kaybı Müşterek Sigorta Poliçesi\" dir. Sigortalı dava dışı .... AŞ'dir. Sigortacılar, ... AŞ %80 ve  davalı .... AŞ'  %20'dir. Kâr kaybı özel şartları poliçenin 7. sayfasında düzenlenmiştir. Poliçenin 9. sayfasında ise alt limitlere ait klozlar makine kırılması kırılması başlığı altında, \"Makine Kırılması Türk Genel Şartları Geçerlidir\" düzenlemesine yer verilmiştir. Makine kırılması sigortası genel şartlarının teminat dışı kalan haller başlıklı 3. maddesinde, teminat dışı kalan hususların tahdidi olarak sayılmış olup  (e) bendinde, hangi sebepten meydana gelirse gelsin her türlü kâr kaybının ve mali mesuliyetlerin teminat dışı kaldığı düzenlenmiştir. Poliçe kapsamında olmayan bir riskten, davalı şirket panelinde kapalı koasürer olarak teminat veren davacı şirketin sorumluluğundan söz edilemeyecektir. Diğer taraftan, davalı vekili tarafından bilirkişi raporu düzenleyen bilirkişilerin konusunda uzman olmadığı belirtilmiş ise de bilirkişilerden ...'nın sigorta uzmanı olduğu anlaşılmaktadır. HMK'nın 266 vd. maddeleri gereğince sigorta uzmanının da yer aldığı bilirkişi heyetinden alınan raporda yetersizlik görülmemiştir. Kaldı ki sigorta poliçe hükümlerinin değerlendirilmesi hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olan konulardandır. Rapor bu anlamda yeterlidir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 1.674,71 TL istinaf nispi karar harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı  tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi  üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 24.10.2024 tarihinde oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1e5ee74d510f6496","SID":"5eab6b28d32d8682"}}