{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/1393 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1901<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 19/07/2024<br>NUMARASI\t\t: 2024/442 Esas <br>DAVANIN KONUSU\t: İhtiyati Tedbir <br>KARAR TARİHİ \t: 06/11/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ \t: 06/11/2024<br>                     <br>İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 19/07/2024 tarih 2024/442 Esas sayılı kararın Dairemizce incelenmesi  ihtiyati tedbir isteyen davacılar vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TALEP : İhtiyati haciz isteyen vekili, üye dahi olmayan kişilerin bu davanın açılmasının akabinde alelacele yangından mal kaçırırcasına kooperatifin arsası üzerinde tasarruf eylemlerine girişmesinin söz konusu olduğunu, tasarruflarını ve paylarını  üçüncü kişiye devretmeleri halinde kooperatifteki usulsüzlükler yumağının daha da karmaşık hale geleceğini, ihtiyati tedbir isteyen davacıların bilhassa davacı ...'nun ciddi hak kayıplarının olacağını, kooperatifte yapılmakta olan işlemlerin ve halihazırda üyeliklerin devredilmeye devam edilmesinin hukuken engellenmesinin, kritik öneme haiz olduğunu, dava neticesinde  ihtiyati tedbir isteyen davacıların  haklı olduğunu karara bağlansa dahi belki de artık çok geç olacağını, dava bitiminde kooperatif nezdinde birçok usulsüz tasarruf ve hak iddia eden kişilerle karşılaşılacağını, aradan geçen zaman diliminde ihtiyati tedbir isteyen davacıların kooperatif üzerindeki hak ve menfaatlerinin zarar göreceğini, dava sırasında üyeliklerin devrinin hak kaybına sebebiyet vereceğinden, kooperatifin pay defterine kayıt yapılmasının durdurulmasına ilişkin tedbir ile kooperatif arsasında herhangi bir işlem yapılmamasına, herhangi bir tasarruf işlemi yapılmamasına dair tedbir kararı verilmesini pay defterine yapılan kayıtların durdurulmasını, kooperatif pay defterine yeni kayıt yapılmamasını, kooperatife ait taşınmazın üzerinde herhangi bir işlem tesis edilmemesi ve herhangi bir tasarrufta bulunulmaması konularında ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, yapılan inceleme neticesinde, davaya konu 25/10/1996 ve 10/04/2023 tarihli yönetim kurulu kararlarının butlanla batıl olduğunun tespiti istemine ilişki olduğu, Kooperatifler Kanunu'nda yönetim kurulu kararlarının iptali ile iptali konusunda bir düzenlemeye yer verilmediğini, 98. maddesinde kanunda aksine açıklama olmıyan hususlarda TTK'nundaki anonim şirketlere ait hükümlerin uygulanacağı, TTK'nun 391. maddesinde ise gösterilen ve benzeri hallerde yönetim kurulu kararlarının batıl olduğunun mahkemeden tespitinin talep edilebileceği düzenlendiğini, bu nitelikte bir davanın açılması halinde özel bir ihtiyati tedbir düzenlenmesine yer verilmediğini, yönetim kurulu kararlarının batıl olduğunun tespiti istemli davalarda HMK'nun 389 ve devamı maddeleri çerçevesinde ihtiyati tedbir talebinde bulunulmasının mümkün olduğunu, ilk derece mahkemesinin 28.05.2024 tarihli kararı ile HMK'nın 390 (3) hükmüne aykırı olarak ihtiyati tedbir türünün bildirilmemiş olması nedeniyle istemin reddine karar verildiğini, tahkikat aşamasına ilişkin önemli delillerden biri olan davalı kooperatife ait defter ve kayıtlar ile dosyada toplanan deliller üzerinde bilirkişi incelemesi henüz yapılmadığını, davacı tarafça, bu aşamaya kadar sunulan delil ve belge örneklerinin yaklaşık ispat kuralı çerçevesinde, davacıların talep ettiği nitelikte ihtiyati tedbir kararlarının verilmesi için yeterli olmadığı gibi davalı kooperatifin kuruluş amacı ile olağan faaliyetlerin dikkate alındığında, kooperatifi işlevsiz hale getirecek nitelikte ihtiyati tedbir kararları verilmesinin de mümkün bulunmadığı birlikte değerlendirilerek davacıların ihtiyati tedbir istemlerinin reddine karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı ihtiyati tedbir isteyen davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : İhtiyati tedbir isteyen davacılar vekili davalı kooperatifin 25.10.1996 tarihli yönetim kurulu kararı ile 2023/2 karar numaralı 10.04.2023 tarihli yönetim kurulu kararının geçersizliğinin, butlanının tespitinin talep edildiğini, davacıların dava neticelenene kadar davalı kooperatifin pay defterine yeni kayıtların durdurulması ve kooperatife ait taşınmaz üzerinde tasarrufta bulunulmasının, işlem tesis edilmesinin önlenmesine şeklinde ihtiyati tedbir kararı verilmesinin  talep edildiğini, sundukları bilimsel mütalaada kooperatifte usul ve yasaya aykırı bir şekilde pay devirleri yapıldığını, kooperatifin kuruluşundan bu yana pay devirleri esas alındığında hakim hissedar olduğunu iddia eden ...'nun yalnızca 8 adet payı olduğunun görüldüğünü, mahkemece delillerin değerlendirilmeksizin yaklaşık ispat koşulunun yerine getirilmediğine karar verildiğini, aile niteliğindeki kooperatifte, ailenin babası ...'nun zina eylemi neticesinde müvekkil ... tarafından açılan bir boşanma davası ve mal rejiminin tasfiyesi davası bulunduğunu, taraflar arasında bu davaların açılması neticesinde ..., müşterek çocuklar ... ve ...'na da karşı cephe alıp aynı zamanda aile şirketlerine de ortak olan çocuklarına karşı haksız politikalar güttüğünü,  akabinde şirketlerin feshine ilişkin davalar açıldığını, ...'nun zina iddiasına dayalı açtığı boşanma davasının kabul edilmesi akabinde sıra mal rejiminin tasfiyesi davasına geldiğini, ancak ..., davacının katkılarıyla evlilik birliğinde edinilen malvarlığını birer birer elden çıkarmaya başladığını, sonrasında kuruluşundan bu yana atıl olan davalı kooperatifte birden usul ve yasaya aykırı pay devirlerin yapılarak, kooperatifin üçüncü kişilerin hakimiyetine bırakıldığını,  bu gayrihukuki hamle ile ... ve onun kontrolündeki kişilerin kooperatiften çıkarken, davacıların kooperatifte azınlık hale geldiğini ve bir nevi kooperatifin üçüncü kişilere satıldığını, usul ve yasaya aykırı kaydedilen bu yeni üyelerin alelacele davalı kooperatifte tasarruf işlemlerinde bulunmaya başladıklarını, davalı kooperatifin üye sayısı ve mevcut üyeleri konusunda usulsüzlükler yaşandığının açık şekilde anlaşıldığını, bilirkişi incelemesinin sonuçlanmasını beklemenin yaklaşık ispat ile yetinmeyip esasen kesin ispat aramak olduğunu bu da ihtiyati tedbirin amacına aykırı olduğunu,  davalı kooperatifin işlevsiz hale gelmesine sebep olma ihtimalinin olduğunu, davalı kooperatifin, uzun yıllardır kurulduğunu ve çoğu dönemini aktif geçirmemiş bir kooperatif olduğunu, davanın sonuna kadar uygulanacak tedbirin de bu durumda bir değişiklik yaratmayacağını aksine davacıların mağdur olma ihtimalini azaltacağını, tedbir hakkında olumlu-olumsuz karar verirken her iki tarafın menfaat dengesini düşünmenin gerekli olduğunu, Kooperatifin üyelerinden ...'nun olmayan paylarını devrederek kooperatife çokça yeni kişiyi dahil ettiğini, hukuken geçerli olmayan pay kazanımlarına dayanarak, yine hukuken geçerli olmayacak işlemlerin yapıldığını, bu durumun engellenmeyerek davacıların telafisi mümkün olmayacak zararlarla baş başa bırakıldığını,  ihtiyati tedbir talebinin reddi kararının kaldırılarak davalı kooperatifin pay defterine yapılan kayıtların durdurulmasına, kooperatif pay defterine yeni kayıt yapılmamasına, kooperatife ait tek parça 100 dönüm gibi kıymetli araziye sahip taşınmazın üzerinde herhangi bir işlem tesis edilmemesine, herhangi bir tasarrufta bulunulmamasına karar verilmesini  istinaf nedenleri  olarak ileri sürmüştür.\t<br>\tGEREKÇE:  Talep,  davalı kooperatifin 25.10.1996 tarihli yönetim kurulu kararı ile 2023/2 karar numaralı 10.04.2023 tarihli yönetim kurulu kararının geçersizliğinin, butlanının tespitine kararı verilmesi istemiyle açılan davada ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.<br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\tHMK'nun 389/1. maddesi uyarınca mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. HMK'nın 390/3. maddesi uyarınca tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.<br>\t Somut olayda, davacılar vekili dava neticelenene kadar davalı kooperatifin pay defterine yeni kayıtların durdurulması ve kooperatife ait taşınmaz üzerinde tasarrufta bulunulmasının, işlem tesis edilmesinin önlenmesi yönünde tedbir talebinde bulunmuş olup, dosya ve mevcut delil durumu birlikte değerlendirildiğinde yasanın aradığı yaklaşık ispat şartlarının belli ölçüde oluşmadığı, yargılama aşamasındaki toplanan delil ve dosya kapsamına göre konunun tekrar değerlendirilebileceği kanaatine varılarak, bu aşamada ihtiyati tedbir isteminin reddine dair kararda usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir.<br> \tBu durumda istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların, açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-İhtiyati tedbir isteyen davacılar vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-İhtiyati tedbir isteyen davacılar yönünden istinaf karar harcı olan 704,50 TL'den peşin alınan 427,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 276,90 TL harcın ihtiyati tedbir isteyen davacılardan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>3-İstinaf başvurusu nedeniyle ihtiyati tedbir isteyen davacı tarafça yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 06/11/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"94b40107d9d69878","SID":"1f3a0eb19d9bb34d"}}