{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/1402 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1912<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 25.07.2024<br>NUMARASI\t\t: 2024/1006 D.iş E. - 2024/1006 D.iş K.<br>TALEBİN KONUSU\t: İhtiyati Haciz <br>KARAR TARİHİ\t: 07.11.2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 07.11.2024<br><br>\tİzmir 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 25.07.2024 tarih 2024/1006 D.iş E. - 2024/1006 D.iş K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi karşı ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip, dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tTALEP : İhtiyati haciz isteyen banka vekili, müvekkili banka ile asıl borçlu dava dışı .... Şti. arasında 18.10.2016 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, aleyhine ihtiyati haciz talep edilenlerin müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmede yer aldığını, imzalanan sözleşme ile şirkete Euro cinsinden 13 adet ödeme planlı spot krediler tesis edilip kullandırıldığını, kredi borçlusuna kullandırılan kredilerin geri ödenmemesi üzerine dava dışı asıl borçlu ve müteselsil kefillere 25.09.2018 tarihli kat ihtarnamesi gönderildiğini ve 25.09.2018 tarihi itibariyle nakdi kredilerden kaynaklanan toplam  398.093,01 Euro alacağın ödenmesinin ihtar olunduğunu, ancak borcun ödenmediğini, asıl borçlu şirketin 20.09.2018 tarihinde İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/263 Esas sayılı dosyasında konkordato talebinde bulunduğunu, 03.09.2020 tarihinde konkordato başvurusunun tasdikine karar verildiğini, müvekkili bankanın alacağı yabancı para olduğundan, konkordato dosyasındaki geçici mühlet tarihindeki kur üzerinden Türk Lirasına çevrildiğinde konkordato yargılamasında ancak 2.326.382,42 TL üzerinden nisaba dahil olabildiğini, Mahkemenin 03.09.2020 tarihli kararı ile kredi borçlusunun konkordatoya tabi borçlarının faizsiz olarak 31/03/2022, 31/03/2023, 31/03/2024, 31/03/2025 ve 31/03/2026 tarihlerinde 5 eşit taksitte ödenmesine karar verildiğini, kredi borçlusu şirket tarafından, tasdik edilen konkordato projesi doğrultusunda 31/03/2022 tarihinde 465.276,48 TL; 31/03/2023 tarihinde 465.276,48 TL ve 31/03/2024 tarihinde 465.276,48 TL  tutarlarındaki ilk üç taksitin müvekkili bankaya ödendiğini, bu ödemelerin ödeme tarihlerindeki TCMB efektif satış kuru üzerinden Euro cinsine çevrilmek suretiyle toplam banka alacağından düşülmüş olmasına rağmen, müvekkili bankanın 1.027.832,98 Euro civarında alacağının kaldığını iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 25.09.2018 tarihli ihtarnameye konu 1.000.000,00 Euro banka alacağının tahsilini teminen borçlulara ait menkul ve gayrimenkul mallar ile 3. şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.  <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, ihtiyati haciz talep eden ... Bankası A.Ş. ile dava dışı borçlu ... Şti. arasında 18.10.2016 tarihinde genel kredi sözleşmesi imzalandığı, sözleşmeden kaynaklanan borcun ödenmemesi üzerine 25.09.2018 tarihli 398.093,01 Euro miktarlı borca ilişkin kat ihtarnamesi çıkarıldığı, bunun üzerine İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/263 Esas sayılı dosyasında 03.09.2020 tarihinde konkordato talebinin tasdiklendiği, bununla birlikte talepte sunulan bankanın ödenmeyen borçların güncel temini için talepte bulunulduğu ancak bu aşamada 2018 tarihli kat ihtarnamesinde 398.093,01 Euro borcun bir kısmının ödenip ödenmediğinin ve ödenmeyen güncel borcun ne olduğunun anlaşılmadığı, bu hususun yargılama konusu yapılması gerektiği gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : İhtiyati haciz talep eden vekili, talep dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek, asıl borçlu şirketin müşterek ve müteselsil kefili ...'ın kefaletlerin alındığı sırada aynı zamanda kredi borçlusu şirketin temsile yetkili tek kişisi ve tek ortağı olduğunu, diğer kefiller ... ve ...'ın kefaletine istinaden alınan eş muvafakatlerinin alındığını, müvekkili banka alacağının kredi borçlusu yönünden rehin ya da ipotek gibi herhangi bir teminat ile temin edilmiş olmadığını, borçlunun malvarlıklarını 3. şahıslara devir ve temlik çabası içinde olduğunu, dava ile alacağın sürüncemede bırakılmaması ve alacağın semeresiz kalmaması adına ihtiyati haciz konulması gerektiğini, ihtiyati haczin uyuşmazlık öncesinde veya uyuşmazlık süresince talep sahibinin talep ettiği hakkını ileride açacağı veya devam eden bir davanın sonunda elde etmesinin sağlanması amacıyla para alacaklarına ilişkin getirilmiş olan bir tür hukuki güvence sistemi olduğunu, ancak mahkemece alacağın yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle ihtiyati haciz isteminin reddine karar verildiğini, dava dilekçesinde ve davaya konu takipte kredilerin muacceliyetini gösteren ihtarnamenin, kredi dayanağı imzalanan genel kredi sözleşmelerinin mübrez olduğunu, müvekkili banka kayıtları ile de sabit olduğunu, ihtiyati tedbire ve ihtiyati hacze karar verilirken yaklaşık ispatın yeterli olduğunu, mahkemece \"borcun bir kısmının ödenip ödenmediği, ödenmeyen güncel borcun ne olduğu anlaşılmadığı\" gerekçesiyle talebin reddedildiğini, ancak taraflarına süre verilerek anlaşılamayan hususların açıklanmasının istenmesi gerektiğini, ya da dosyanın güncel borcunun tespiti konusunda bankacı bilirkişiye tevdiine karar verilmesi gerektiğini istinaf sebepleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>\tGEREKÇE\t:  Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağa dayalı olarak müteselsil kefiller aleyhine ihtiyati haciz istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle talebin reddine kabulüne karar verilmiştir. <br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\tİhtiyati haciz, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 257 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş para borcu alacaklarıyla muayyen ikametgahı bulunmayan, mal kaçıran yada kaçan, hileye başvuran borçluların vadesi gelmemiş para borcundan doğan alacakları temin bakımından alacaklıya talep hakkı tanıyan ve şartların varlığı halinde borçlunun yedinde ya da üçüncü kişide bulunan malları ve hakları üzerine ihtiyati hacize karar verilebilir.<br>\tİhtiyati haciz ve ihtiyati tedbir mahiyetindeki geçici ödeme talebi esasen geçici bir hukuki koruma olup, geçici hukuki koruma yargılamasını asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsüdür. Geçiçi hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmemektedir.<br>\tSomut uyuşmazlıkta, davacı banka ile dava dışı asıl borçlu ... Şti. arasında 18.10.2016 tarihinde imzalanan genel kredi sözleşmesi uyarınca Euro cinsinden kullandırılan kredilerin geri ödenmemesi üzerine asıl borçlu ve müteselsil kefillere kat ihtarnamesi gönderildiği, asıl borçlu şirketin İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/263 Esas sayılı dosyasında konkordato başvurusunun tasdikine karar verildiği, davacı bankanın yabancı para alacağının konkordato dosyasındaki geçici mühlet tarihindeki kur üzerinden Türk Lirasına çevrildiğinde, konkordato projesi doğrultusunda yapılan ödemelerin, ödeme tarihlerindeki TCMB efektif satış kuru üzerinden Euro cinsine çevrilmek suretiyle toplam banka alacağından düşülmesi sonucunda davacı bankanın 1.027.832,98 Euro civarında alacağının kaldığı iddia edilerek borçlulara ait menkul ve gayrimenkul mallar ile 3. şahıslardaki hak ve alacaklar üzerine ihtiyati haciz konulması talep edilmiştir. İddia edilen alacağın varlığının yargılamayı gerektirmesi nedeniyle, henüz yaklaşık ispat koşullarının oluşmadığının anlaşılmasına göre ilk derece mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik bulunmamakla, ihtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf itirazları yerinde değildir.<br>\tBu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına ve İİK'nın 257. maddesindeki şartların somut olayda bulunmamasına göre, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerektiği görüşündeyim.<br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-İhtiyati haciz talep eden alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-İhtiyati haciz talep eden alacaklı yönünden istinaf karar harcı olan 704,50 TL'den peşin alınan 427,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 276,90 TL harcın ihtiyati haciz talep eden alacaklıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle ihtiyati haciz talep eden alacaklı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-f maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere  07.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c03d17158c962000","SID":"704c154e272cc677"}}