{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>13. HUKUK DAİRESİ <br>DOSYA NO: 2022/939 Esas <br>KARAR NO: 2024/1655 Karar <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A <br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 22/03/2022<br>NUMARASI: 2021/87 Esas - 2022/275 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)<br>KARAR TARİHİ: 24/10/2024 <br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacı şirket ile davalı ... Sanayi ve Dış Ticaret Ltd. Şti arasında 13/09/2019 tarihinden beri taşıma ilişkisi mevcut olduğunu, müvekkilinin davalı şirket ile aralarındaki taşıma ilişkisinden doğan ve ifa etmiş olduğu taşıma, teslim etme borcu gereğince faturalar düzenleyip, davalıya göndermiş olduğunu, müvekkilinni taşıma borcu gereğince; ... fatura nolu ve 7.865.00 TL bedelli faturayı 29/11/2019 tarihinde düzenlemiş olduğunu, davalının faturaların tesliminden itibaren 8 gün içerisinde herhangi bir itirazı bulunmadığını, müvekkili tarafından ediminin ifa edilmiş olmasına rağmen, davalının fatura bedellerini bugüne değin e posta ve diğer iletişim araçları ile ihtar edilmiş olmasına rağmen, ödememesinden ötürü borçlu hakkında Küçükçekmece ... İcra Dairesinin .. E. sayılı takip dosyasıyla başlatmış oldukları icra takibine borçlu tarafından  itiraz edilerek takibin durdurulmuş olduğunu beyanla; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulüne, itirazın iptaline, tarafların aralarında taşıma nedeniyle düzenlenen faturadan doğan  10.214,13 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tahsiline ve takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, dava ve vekalet masraflarının karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının Küçükçekmece ...İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takibine konu faturalardan dolayı müvekkili davalı şirketin kendilerine borcu olduğu iddiasında olduğunu, ancak müvekkili şirketin davacıya böyle bir borcu bulunmadığını, müvekkilinin davacı firmayla arasında herhangi bir nakliye sözleşmesi mevcut olmadığını, icra takibine konu edilen fatura içeriğini de kabul etmediklerini, müvekkilinin davacı ile fatura içeriğinde gösterildiği şekilde bir ilişkisi olmadığını, müvekkili şirkete fatura tebliğ edilmiş de olmadığını, müvekkili şirket hakkında haksız yere faturaya dayalı icra takibi başlatılması üzerine icra takibine itiraz edilmiş olduğunu, müvekkili şirketin, Ankara ile ilgili tüm nakliye işlerini ... Ltd.Şti. isimli firmayla gerçekleştirmekte olduğunu, tüm işlemlerini bu firmayla yürütmekte olduğunu, bu nedenle de davacı firmadan takibe konu faturadaki hizmeti almasının mümkün olmadığını ve böyle bir hizmet de almadığını beyanla; davanın reddine davacı hakkında %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 22/03/2022  tarih ve 2021/87 Esas - 2022/275 Karar  sayılı kararında;  \"....Talimat Mahkemesinden davacının ticari defterlerinin incelenmesi için rapor alındıktan sonra Mahkememizin 21/12/2021 tarihli celsesinde davalı tarafın ticari defter ve belgelerinin incelenmesi için inceleme günü tayin edilerek ara karar oluşturulmuş ise de davacı tarafa yükletilen 800,00 TL bilirkişi ücretinin yatırılmaması sebebiyle davalıya ait ticari defter ve belgelerin incelemesinin yapılamadığı gibi davacı vekilinin bu hususa ilişkin yazılı veya sözlü bir beyanının da bulunmadığı anlaşılmakla buna göre Mahkememizin 21/12/2021 tarihli celse ara kararında davalının ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması yönünde ara karar oluşturulduğu ve bilirkişi için 800,00 TL ücret takdir edilerek bilirkişi ücretinin 2 haftalık kesin süre içerisinde davacı vekilince mahkememiz veznesine depo edilmesine karar verildiği, aksi takdirde 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nin 324. maddesi gereğince bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağı hususunun davacı vekiline aynı celsede ihtar edildiği, bilirkişi ücretinin 2 haftalık kesin süre içerisinde yatırılmadığı gibi karar tarihi itibariyle de yatırılmamış olduğu anlaşılmış olup yukarıda açıklanan kanuni hükümler de gözetildiğinde Mahkememiz tarafından tayin edilmiş olan kesin süre içerisinde yapılması gereken işlemi yapmayan davacı tarafın artık bu işlemi yerine getirmesine yasal olarak imkan bulunmadığı gibi belirtilen işlemi yapma hakkının da ortadan kalktığı, bu durumda davacı tarafın davalıya ait ticari defter ve belgeler yönünden bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağı sonucunun doğduğu Mahkememizce kabul edilmiş olup her ne kadar talimat yoluyla aldırılan bilirkişi raporunda davacının takibe konu ettiği faturaların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafından yapılan herhangi bir ödeme kaydının bulunmadığı, davacı şirketin ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davalı şirketten 9.280,70.-TL alacaklı göründüğü tespit edilmiş ise de ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği (HMK 222/3), bilirkişi ücretinin davacı tarafça verilen kesin süre içerisinde yatırılmaması ve davalıya ait ticari defter ve belgelerin incelenememesi sebebiyle HMK 222/3 maddesi uyarınca bir değerlendirme yapılmasının ve bu değerlendirmenin yapılamamış olması sebebiyle de sadece davacıya ait incelenen ticari defterlere göre karar verilmesinin mümkün olmadığı, bu kabulden hareketle mevcut delil durumu ve dosya kapsamı itibariyle davacının, davasını ispatlayamadığı, diğer taraftan davacı taraf dava dilekçesinde yemin deliline dayanmış ise de HMK hükümleri gereği hakimin yemin hatırlatma görevi bulunmadığından (Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2015/30674 Esas 2019/3408 Karar, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi 2019/1178 Esas 2021/114 Karar, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi 2019/1889 Esas 2019/1973 Karar, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi 2018/2495 Esas 2019/919 Karar, Ankara 6. Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi 2017/2915 Esas 2018/1885 Karar sayılı ilamları) davacı tarafa yemin deliline dayanıp dayanmayacağının hatırlatılmadığı, davacı tarafın da yemin deliline dayanacağı ve davalıya yemin teklif edeceği yönünde bir beyan ve talebinin bulunmadığı dikkate alındığında ispatlanamayan davanın reddine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\"gerekçesi ile, ''AÇILAN DAVANIN REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen kararda görüleceği üzere \"bilirkişi ücretinin 2 haftalık kesin süre içerisinde yatırılmadığını, karar tarihi itibariyle de yatırılmamış olduğu anlaşılmış olduğu\" göz önünde bulundurularak davanın reddine karar verildiğini, 19.10.2021 tarihli 2 numaralı celsede, \"Tarafların bilirkişi seçiminde anlaşamamaları nedeni ile re'sen SMMM bilirkişi ...'in seçilmesine, Bilirkişi için 800,00 TL ücret takdirine, bilirkişi ücretinin 2 haftalık kesin süre içerisinde davacı vekilince mahkeme veznesine depo edilmesine, aksi takdirde 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nun 324. maddesi gereğince bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağı hususunun davacı vekiline ihtarına (ihtar yapıldı)\" karar verildiğini, Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından belirlenen bilirkişi ücretinden sonra 26.10.2021 tarihinde 800,00 TL olan bilirkişi ücretinin taraflarınca yatırıldığını, Bilirkişi ücretinin yatırılmasından sonra bilirkişi tarafından da inceleme yapıldığını ve 08.12.2021 tarihinde rapor hazırlanıp taraflara tebliğ edildiğini, ancak yerel mahkeme tarafından yatırılan bilirkişi ücreti yatırılmadığı gibi 21.12.2021 tarihinde sehven bir daha bilirkişi ücreti yatırılması istenildiğini, bilirkişi ücretinin zaten taraflarınca 26.10.2021 tarihinde yatırıldığı için, yeniden bir ücret yatırılmadığını, ancak yerel mahkeme tarafından sanki taraflarınca bilirkişi ücreti hiç yatırılmamış gibi davanın reddine karar verildiğini, İşbu nedenle taraflarınca yatırılmış, ancak yerel mahkeme tarafından yatırılmamış olarak değerlendirilip reddedilen davaya ilişkin kararın bozulması gerektiğini, İleri sürerek; Yukarıda izah edilen sebeplerden ötürü fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla Tehir-i icra kararının verilmesine, haksız ve hukuksuz olarak verilen Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/87 Esas 2022/275 Karar sayılı kararın bozulmasına dava ve vekalet masraflarının karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, faturaya dayalı alacağın tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine İİK. 67 Madde uyarınca açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı vekili, ilk ara karar gereği ''26/10/2021 tarihinde 800,00TL bilirkişi ücretinin yatırıldığını, yerel mahkemenin bilirkişi ücreti yatırılmamış gibi 21/12/2021 tarihinde sehven bir daha bilirkişi ücreti yatırılmasına karar verdiğini, bilirkişi ücreti yatırılmasına rağmen bu ücret yatırılmamış gibi karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu'' gerekçeleriyle istinaf yoluna başvurmuştur. Mahkemece 19/10/2021 tarihli duruşmanın ara kararı ile, tarafların ticari defterlerinin incelenmesi için dosyanın mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmesine ve bilirkişi için 800,00TL ücret takdir edilmesine,bilirkişi ücretinin 2 haftalık kesin süre içerisinde davacı vekilince mahkeme veznesine depo edilmesine, aksi takdirde 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nun 324. maddesi gereğince bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağı hususunun davacı vekiline ihtarına karar verilmiş, H.M.K'nın 324. maddesinde düzenlenen ihtar davacı tarafa yapılmıştır. Davacı taraf, 26/10/2021 tarihinde 800,00 TL. Bilirkişi ücretini yatırmış ve davacı vekili 26/10/2021 tarihli dilekçe ile, müvekkilinin ticari defterlerinin bulunduğu Ankara ilinde yerinde inceleme talep etmiş ve mahkemece 01/11/2021 tarihli ara karar ile; Tarafların defter ve belgeleri üzerinde 08/11/2021 günü saat 15:00'da mahkeme duruşma salonunda yapılacak bilirkişi incelemesinin davacı şirketin defter ve kayıtlarının bulunduğu resmi muhasebecisi ...'a ait ... Mahallesi ... Caddesi No...- Gölbaşı/Ankara adresinde yapılmasına ilişkin Ankara Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılmasına, talimata bilirkişiye defter ve kayıtların bulunduğu adreste yerinde inceleme yapmak üzere HMK 218. maddesi gereğince yerinde inceleme yetkisi verildiği hususunun da yazılmasına, Bilirkişi için 800,00 TL ücret takdirine, bilirkişi ücreti ve talimat gidiş dönüş masrafı için 100,00 TL olmak üzere toplam 900,00 TL'nin davacı vekilince dosyaya yatırılan gider avansından karşılanmasına, karar verilmiş ve davacı tarafça 800,00 TL. Bilirkişi ücreti 26/10/21 tarihinde yatırıldığından, talimatın gidiş dönüş gideri için taktir edilen 100,00 TL. Ücretinde 01/11/2021 tarihinde yatırıldığı, talimat mahkemesince davacı tarafın ticari defter ve kayıtları inceletilmek suretiyle mali müşavir bilirkişiden rapor alındığı, davacı tarafça 19/10/2021 tarihli duruşmanın ara kararı uyarınca 26/10/2021 tarihinde yatırılan 800,00 TL. Bilirkişi ücretinin talimat bilirkişi ücreti olarak davacı gider avansından kullanıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece 21/12/2021 tarihli duruşmanın ara kararı uyarınca, davalı ticari defterlerleri de incelenmek suretiyle dosya kapsamına göre mali müşavir bilirkişiden rapor alınması için ara karar kurulmuş, bilirkişi için 800,00 TL ücret takdirine, bilirkişi ücretinin 2 haftalık kesin süre içerisinde davacı vekilince mahkeme veznesine depo edilmesine, aksi takdirde 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nun 324. maddesi gereğince bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağı hususunun davacı vekiline ihtarına karar verilmiş, H.M.K'nın 324. maddesinde düzenlenen ihtarat davacı tarafa yapılmıştır. Davacı tarafından bu celsede belirlenen delil avansı süresinde yatırılmamış, davalı ticari defterleri de bu sebeple incelenmemiştir. Mahkemece, dosyadaki mevcut delil durumuyla davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Her ne kadar davacı vekili istinaf dilekçesinde, bilirkişi ücreti yatırılmasına rağmen bu ücret yatırılmamış gibi karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüş ise de, yerel mahkemece iki farklı bilirkişi incelemesi için ayrı ayrı ara karar oluşturulmuştur. Davacı taraf ilk bilirkişi incelemesi için gerekli delil avansını yatırmasına ve bu avansın talimat bilirkişi ücreti olarak kullanıllmasına rağmen davalı ticari defterlerinin incelenmek suretiyle mali müşavir bilirkişiden rapor alınması için gereken 2.ci bilirkişi ücretini yatırmadığı anlaşılmıştır. HMK’nun 324. maddesinde; “Taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler. Taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer taraf bu avansı yatırabilir. Aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır. Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işler hakkındaki hükümler saklıdır,” hükmü düzenlenmiştir. Mahkemece davacının bilirkişi ücretini yatırmadığı gerekçesiyle davalı defter ve kayıtlarının incelenmesinden vazgeçilmiş ise de, HMK 324/2 m. uyarınca taraflardan birisi delil avansı yükümlülüğünü yerine getirmezse diğer taraf bu avansı yatırabileceğinden, davalı taraf da delil listesinde bilirkişi incelemesine delil olarak dayandığından mahkemece, HMK 222/1 ile 324 maddeleri gözetilerek davalı tarafa bu husus hatırlatılarak ve ücretin yatırılması halinde davalı defter ve kayıtlarının inceletilmek suretiyle bilirkişi raporu alınıp gerektiğinde taraflara yemin teklif etme hakkının da hatırlatılması suretiyle bir karar verilmesi gerekirken yukarıdaki gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.  HMK.nın (Değişik:22/07/2020-7251/35md.)353/1-a6 maddesinde; \"Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması.\" hali, kararın kaldırılarak, dosyanın mahkemesine iadesi sebepleri arasında gösterilmiştir.  Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine karar verilmesi gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 22/03/2022 tarih ve 2021/87 Esas - 2022/275 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,  2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,  3-Yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,  5-Artan gider avansı olması halinde avansı  yatıran tarafa iadesine, 6-Dairemizce verilen kararın mahiyeti gereği İİK'nın 36/5 maddesi uyarınca icranın geri bırakılması için yatırılan teminatın talep halinde teminatı yatıran ilgili tarafa iadesine, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 24/10/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"282e30dd5e424d4f","SID":"b0591a809d699702"}}