{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2021/1307 <br>KARAR NO:2024/1486<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:19/01/2021<br>NUMARASI:2018/1241 E. - 2021/78 K.<br>DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan)<br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacı temlik alan şirket vekili ile davalılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle;  Müvekkili bankanın .... Şubesi ile ... A.Ş. arasında Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi imzalandığını, söz konusu kredi sözleşmesini davalının, müteselsil kefil olarak imzaladığını, kredi borçlarının ödenmemesi üzerine borçlu ve kefillere ihtarname gönderilerek hesabın kat edildiğini ve tüm borçlular hakkında, .... Sayılı dosyasından ilamsız icra takibi başlatıldığını, başlatılan icra takibinde, davalı şirket tarafından İflas ertelemeye ilişkin ihtiyati tedbir kararı nedeniyle takibin durdurulması talep edildiğini, diğer davalılar tarafından da takip konusu borca, faize ve tüm fer'ilerine itiraz edildiğini ve mahsup definde bulunulduğunu, borçlular tarafından yapılan itiraz ve def'i haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davalı borçluların kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ettiğini, müvekkili banka kayıtları üzerinde, bankacılık işlemlerinden ve hukukundan anlayan bir bilirkişi veya bilirkişi heyetince yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile davanın haklılığının ortaya çıkacağını, iddia ederek, davalıların itiraz etmesi üzerine durdurulan takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına  karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; Öncelikle yetki itirazlarının olduğunu, yetkisizlik kararı verilerek dosyanın İstanbul Anadolu Adliyesi Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesini talep ettiklerini, davalıların 6098 sayılı TBK 583. md. aradığı şekle havi kefaletlerinin olmadığını, bu nedenle dayanak kefalet akitlerinin geçersiz olduğunu, davacı bankanın kredi faizlerini kartel uygulayarak belirlediğini, rekabet kurulu ve danıştay kararları ile sabit olduğunu, davacı banka tarafından lehine kefalet verildiği iddia edilen şirketin, takip dosyasına verdiği itiraz dilekçesinde, davacı bankanın kesinleşen rekabete aykırı uygulaması nedeniyle doğan zararına bağlı tazminat hakkını, TBK 139. md. göre mahsup olarak ileri sürdüğünü, davacı bankanın takip konusu alacağının kabul görecek kısmına karşılık, takip borçlusu şirketin bu başlık altındaki alacağını, TBK 139 mahsup edilmesi gerektiğini, mahsup sonrası davacı bankanın takip borçlusu şirketten başkaca bir alacağının kalmadığını, davacı bankanın, takip borçlusu dava dışı şirketten doğduğunu iddia ettiği alacağın neye dayandığını açıklamadığını, iddia edilen borcun, davacı bankanın Kadıköy .... Noterliği'nden keşide ettiği 23/12/2016 gün ... yevmiyeli ihtarında açıkladığı ana para, faiz, kur farkı, ..., ... ve diğer kalemler genel başlığı altındaki hangisi veya hangilerinden ve ne miktarda kaynaklandığının belli olmadığını, talep edilen yıllık %40 faiz oranının da yasaya aykırı olduğunu savunarak  davanın reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...Mahkememizce alınan bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, davalılar vekili rapordaki hesap kısmındaki görüşe katıldıklarını ancak taleplerine konu haksız dosya masraflarının hesaplanmaması sebebiyle rapora itiraz ettiklerini bildirmişlerdir. Mahkememizce alınan rapor davalıların hesap hususunda itiraz etmediği de göz önüne alınarak hüküm kurmaya ve denetime elverişli bulunmuş, davalıların takas talepleri konusunda hesaplama yapılmaksızın rapor doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. Zira davalı vekili genel ifadelerle dosya masraflarının ve haksız kartel uygulamaları sebebiyle oluşan zararın tahsilini talep etmiş ise de; .. bankası aleyhine verilen kartel uygulamasına ilişkin Ankara 2. İdare Mahkemesi'nin 30/01/2015 tarih ve E:2014/313, K:2015/128 sayılı ilamı Danıştay 13.  Dairesince bozulduğundan ortada henüz muaccel bir alacak olduğundan söz edilemez. Bunun yanında davalı taraf dosya masraflarının mahsubunu talep etmekte ancak somut hiçbir bilgi, beyanda bulunmamıştır. Davalı tarafın  fazla alındığını iddia ettiği dosya masrafları için mahkememizce  emsal araştırması yapılması gerekmekte, yine bu hususta dosya bilirkişiye tevdi edildiği takdirde bilirkişiden inceleme yapması gereken hususların açıkça tespiti ve ara karara yazılması gerekmektedir. Nitekim bu hususta Mahkememizin 12/03/2020 tarihli duruşmasında davalı vekiline takas talebinde bulunduğu dosya masraflarının bilirkişice inceleme yapılabilmesi amacıyla somutlaştırması ve hangi yıla ait hangi alacak kalemlerinin oluştuğu, fazla alındığı iddia edilen miktarları somutlaştırması için kesin süre verilmiş, aksi takdirde takas mahsup talebinden vazgeçmiş sayılacağı ve mevcut dosya kapsamına göre karar verileceği ihtar edilmiş, kesin süreye rağmen dosyaya buna ilişkin beyanda bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda davalı vekilinin ara karar gereği takas-mahsup talebinden vazgeçmiş sayılacağı açıktır.Hal böyle olunca mahsup talebi uygun bulunmamış, rapor doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir... \" gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalılardan ...'e yönelik açılan davanın icra takibinde ödeme emrinin tebliğ edilmediği, yine vekaletname sunulmadığından usulüne uygun itirazın da bulunmadığı anlaşılmakla dava şartı yokluğundan usulden reddine, .... sayılı icra takibine davalı ... ve ... tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 21.071,80-TL asıl alacak, 210,72-TL işlemiş temerrüt faizi, 28,38-TL kat sonrası ... olmak üzere toplam 21.310,90 TL üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren tahsil tarihine kadar işleyecek yıllık %40,00 oranında temerrüt faizi ve faizin gider vergisi yürütülmek suretiyle devamına, fazlaya ilişkin istemin redine,  karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davacı temlik alan şirket vekili ile davalılar vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı temlik alan vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemece davalı ... yönünden dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verildiğini, adı geçen davalı yönünden dava şartı yokluğu nedeniyle  usulden ret kararının hatalı olduğunu, icra takibine karşı davalı borçlu vekili tarafından itiraz edildiğini, vekaletnamenin sunulduğunu, mahkemeye yazılan cevabı yazıda şirketin vekaletnamesinin olduğunu, diğer kişilerin vekaleti olmadığından itiraz eden vekiline muhtıra tebliğ edildiğini, sonrasında avukatın vekaletnameyi ibraz ettiğini ve takibin durdurulmasına karar verildiğini ancak borçlulardan ... için tebligat yapılamadığı, vekalet sunulmadığı gerekçesiyle takibin devamına karar verildiğini, icra dairesinin tespitinin ve mahkemeye cevabın yanlış olduğunu, adı geçen borçluya ait tebligatın 17.05.2016 tarihli olduğunu, mahkeme tarafından icra dairesinin hatalı işlemi üzerine hatalı karar verildiğini, icra müdürlüğü tarafından dosyaya sunulan vekaletnameye rağmen ... yönünden icra takibinin durdurulmadığını ve takibin devamına karar verildiğini, adı geçen davalı yönünden usulden ret kararı verilmesinin hatalı olduğunu, ayrıca nispi vekalet ücreti verilmesi gerekir iken maktu vekalet ücretine hükmedilmesininde usul ve yasaya aykırı olduğunu iddia ederek, kararın kaldırılmasını ve istinaf sebepleri doğrultusunda kararı düzeltilmesini talep etmiştir. Davalılar vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkisizlik kararına istinaden vekalet ücretine hükmedilmediğini, AAÜT 7. maddesi gereğince vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini iddia ederek, hükmün bu yönden düzeltilerek müvekkili yararına yetkisizlik kararına istinaden vekalet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine karşı yapılan itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davacı ve davalılar vekili yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında, kredi sözleşmesinin varlığı, davalı gerçek kişilerin kredi sözleşmesinin müteselsil kefili oldukları konusunda herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Uyuşmazlık, davalılardan ...'e usulüne uygun şekilde ödeme emrinin tebliğ edilip edilmediği, adı geçen borçlunun takibe itiraz edip etmediği, icra müdürlüğünün onun yönünden takibin devamına dair kararı ile birlikte mahkemenin usulden ret kararının yerinde olup olmadığı ile adı geçen davalı yararına maktu vekalet ücretinin verilmiş olması ve ayrıca Kocaeli Ticaret Mahkemesinin vermiş olduğu yetkisizlik kararına istinaden mahkeme tarafından esas hakkında hükümle birlikte ayrıca vekalet ücreti verilmemiş olmasının usul ve yasaya uygun bulunup bulunmadığına ilişkindir. Dosya kapsamından, dava dışı  ... AŞ şirketi ile temlik veren ... Bankası ... şubesi arasında 170.000,00 TL bedelli 15.11.2013 tarihinde genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesinin imzalandığı, kredi sözleşmesinde davalı gerçek kişilerin kredi tutarının tamamı üzerinden müteselsil kefil oldukları, temlik veren ... Bankası ... Şubesi tarafından dava dışı şirket ve davalı kefillere 23.12.2016 tarihinde Kadıköy ... Noterliğinde düzenlenen ihtarnamenin düzenlendiği, ihtarnamede, borçlu cari hesap  kredilerine konu borcun 20.12.2016 tarihi itibariyle kat edilerek muaccel hale geldiğinin belirtilmek suretiyle 22.776,66 TL'nin ödenmesinin talep edildiği, ödemenin gerçekleştirmemiş olması üzerine temlik veren banka tarafından dava dışı şirket ve kefiller hakkında ... sayılı dosyasında 13.01.2017 tarihinde 23.529,52 TL asıl alacak ve ferileri olmak üzere toplam 24.125,41 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlattığı, borçluların icra takibine karşı itiraz ettikleri, itirazlarında borçlu şirket hakkında iflas erteleme kararına istinaden ihtiyati tedbir kararı ile birlikte takibin durdurulması gerektiğinin belirtildiği, Beyoğlu .... Noterliğinde düzenlenen alacak devir-temlik sözleşmesi ile takip konusu alacağın temlik alan şirkete devir edildiği, temlik alan vekili tarafından Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesine İİK 67. maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde itirazın iptali davasının açılmış olduğu, söz konusu mahkemenin 2017/588 Esas, 2017/511 Karar ve 13.12.2017 tarihli kararı ile; yetki itirazının kabulüne ve mahkemenin yetkisizliğine karar verildiği, söz konusu kararın istinaf edilmeksizin kesinleşmiş olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece, Kocaeli ... İcra Müdürlüğüne müzekkere yazılarak, borçlulara gönderilen ödeme emirlerinin ve sonuçlarının bildirilmesi talep edilmiştir. ... sayılı dosyasında 02.10.2019 tarihli cevabı yazı ile gönderilen ödeme emirlerine dair tebligatların  ..., ..., ..... AŞ tebliğlerinin bila iade döndüğü, ...'e yapılan 30.01.2017 tarihli tebliğ ile borçlulardan .., ..., ..., ... vekili tarafından itiraz edildiği, ...'in vekaletinin eklenmiş olduğu, diğer borçlular yönünden vekalet olmadığından alacaklı vekiline 13.04.2017 tarihli muhtıranın tebliğ edildiği, 21.04.2017 tarihinde tebellüğ edildiği görülerek ..., ... ve ... adına vekaletnameler eklenmek suretiyle dosyaya ibraz edildiği, muhtıra tebliğle birlikte suresi içerisinde eksiklik tamamlandığında ..., ..., ..., ...'in vekalet eklenmek suretiyle bu kişiler için süresi içinde yapılan itiraz nedeniyle İİK 66/1 hükmü gereğince takibin durdurulmasına, dosya borçlularından ... için tebligat yapılamadığı, vekalet sunulmadığının anlaşılması nedeniyle takibin devamına yönünde karar alındığı belirtilmiştir. İcra takip dosyasında, davalılardan ... yönünden takibin devamına dair 16.10.2019 tarihinde karar verilmiş  olduğu görülmüştür. İcra takip dosyasının incelenmesinde, temlik alan davacı vekilinin iddia ettiği şekilde Kadıköy... Noterliğine ait 17.05.2016 tarihli davalı ... tarafından verilmiş olan bir vekaletnamenin mevcut olmadığı, söz konusu vekaletnamenin davalılar vekili olarak yetkisizlik kararı öncesinde Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesine ibraz edilmiş olduğu tespit edilmiştir. Mahkemece, taraf delilleri dosyaya ibraz ve celp edildikten sonra bilirkişi incelemesi gerçekleştirilmiştir. 03.01.2020 tarihli bilirkişi raporunda; dava dışı asıl borçlu firma ... AŞ ile davacı banka arasında; 15.11.2013 tarihinde Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesi, (GNGNKS) imzalandığı; davalı ...'in 15.11.2013 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi'ni 170.000,00 TL limitli müteselsil kefil olarak, imzaladığı, 24.01.2014 tarihinde limitin 670.000 TL, 15.05.2014 kefalet tutarında artış ile 2.775.000,00 TL limitli, müteselsil kefil olarak, imzaladığı, davalı ...'in 15.11.2013 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi'ni 170.000,00 TL limitli, müteselsil kefil olarak, imzaladığı, 24.01.2014 tarihinde limitin 670.000 TL, 15.05.2014 tarihinde kefalet tutarında artış ile 2.775.000,00 TL limitli, müteselsil! kefil olarak, imzaladığı, davalı ...'in 15.11.2013 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi'ni 170.000,00 TL limitli, müteselsil kefil olarak, imzaladığı, 24.01.2014 tarihinde limitin 670.000 TL, 15.05.2014 tarihinde kefalet tutarında artış ile 2.775.000,00 TL limitli, müteselsil kefil olarak, imzaladığının  görüldüğü, dava dosyasına sunulan belgeler içerisinde yukarıda belirtilen sözleşmeler dışında taraflar arasında imzalanan sözleşme veya ürün talep formunun görülmediği, davacı bankanın 21.071,80 TL matrah üzerinden, takip tarihinden itibaren borç tamamen ödeninceye kadar takipte yıllık %  40,00 temerrüt faizi ve faizin gider vergisini talep edebileceği belirtilmiştir.Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Taraflar arasında, genel kredi sözleşmesinin varlığı ve genel kredi sözleşmesinde davalıların müştereken ve müteselsilen kefil olarak yer aldıkları konusunda uyuşmazlık mevcut değildir. Dava İİK 67.maddesinde düzenlenen itirazın iptali davasıdır. İtirazın iptali davasının görülebilmesi için borçlulara usulüne uygun ödeme emrinin tebliği  ile birlikte borçlunun ödeme emrine karşı yasanın belirlediği süre içerisinde usulüne uygun şekilde itiraz etmesi gerekmektedir. Somut davada, icra müdürlüğünün mahkemeye vermiş olduğu cevabı yazıdan da anlaşıldığı üzere, davalılardan ...'e ödeme emrinin tebliğ edilemediği, vekaletname sunulmadığı ve takibin devamına karar verilmiş olduğu anlaşılmaktadır. İtirazın iptali davası  İİK 67.maddesi gereğince icra takibine karşı itirazda bulunan borçlulara karşı açılır İİK 67/1 maddesinde, takip talebine itiraz edilen alacaklının bir sene içinde mahkemeye başvurarak genel hükümler dairesinde alacağın varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebileceği düzenlemesi mevcuttur. Yasal düzenleme kapsamında, ödeme emri henüz tebliğ edilemeyen ve  takip talebine karşı itiraz etmeyen borçlu hakkında itirazın iptali davasının şartları oluşmamıştır. Bu durumda adı geçen takip borçlusu   yönünden açılan  itirazın iptali davasının dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi gerekecektir. Bu nedenle,  mahkemece davalı ...'e yönelik bu yönde verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiştir. Diğer taraftan, aleyhine açılan  davanın usulden reddine dair hüküm tesis edilen davalı ... yararına hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 7/2 maddesi gereğince maktu vekalet ücretine hükmedilmiş olmasında bir isabetsizlikde mevcut değildir. Bu nedenlerle, davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.Davalılar vekili ise Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesince yetkisizlik kararı verilmiş olmasının göz önünde bulundurularak AAÜT'nin 7.maddesi gereğince vekalet ücretine karar verilmesi gerektiği istinaf sebebi olarak ileri sürülmüştür. HMK'nın 331/2 maddesinde, görevsizlik ve yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerine o mahkemenin hükmedeceği, görevsizlik veya yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkemenin dosya üzerinde bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkum edeceği belirtilmiştir. (Emsal YHGK 2017/3004 Esas, 2019/217 Karar ve 28.02.2019 tarihli  ilam) Somut olayda, yetkisizlik kararı sonrasında davaya yetkili mahkemede  devam edilerek karar verilmiş olduğundan ayrıca yetkisizlik kararı nedeni vekalet ücreti verilmesinden söz edilemeyecektir. Bu nedenle  davalılar vekilinin istinaf nedenleri de yerinde görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, her iki taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı vekilinin davalılar vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine, 2-Davacı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davalılar tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 363,80 TL istinaf harcının davalılardan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 4-Taraflarca yapılan kanun yolu giderlerinin kendilerinin  üzerinde bırakılmasına,5-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,6-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 24.10.2024 tarihinde oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ead4e24e7d631935","SID":"ef6aab3840c077d8"}}