{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>57. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1510 <br>KARAR NO: 2024/1735<br>TÜRK  MİLLETİ  ADINA     <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 10/07/2024<br>NUMARASI: 2023/959 Esas, 2024/645 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 22/10/2024<br>KARAR Taraflar arasındaki davasında; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulduğundan, dosyanın tevdi edildiği Dairemiz Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra, yapılan müzakerede de ön inceleme ve usule ilişkin eksikliğin bulunmadığının anlaşılması üzerine, işin esasına geçilmek suretiyle dosya üzerinden heyetçe yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 07.01.2020 tarihli Hizmet Sözleşmesine binaen davalı Site Yönetimine güvenlik hizmeti sağladığını, site yönetimi tarafından ilgili sözleşmeyi 03.02.2023 tarihinde elektronik posta yoluyla 01.01.2021 tarihli Ek Protokol madde 2/a gerekçe gösterilerek haksız olarak feshedildiğini, davalının taraflar arasında mevcut sözleşme gereği süresinde usulüne uygun olarak fesih ihbarında bulunmadığını, sözleşmeyi fesih etmesi nedeni ile müvekkili şirket tarafından 3 aylık net hak ediş miktarı için 13/03/2023 tarih, ... numaralı,775.486,56-TL bedelli faturanın düzenlendiğini, davalının takip tarihine kadar faturaya  binaen ödeme yapılmadığından yukarıda belirtilen takip dosyasıyla ilamsız icra takibinin başlatıldığını, davalıya ödeme emri tebliğ edildiğini, Davalı, işbu takibe itiraz ederek takibin durmasına neden olduğunu, davalının icra dosyasına yapmış olduğu itirazın haksız ve mesnetsiz kötü niyetli olduğunu, iptalinin gerekmekte olduğunu, davalı tarafından gönderilen Üsküdar ... Noterliğinin 15.02.2023 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamede; Ek Protokol ileri sürülerek sözleşmenin yenilenmediği, Ocak ve Şubat 2023 aylarının zımni kabul içermediği, belirtilen aylara ilişkin faturaların tanzim ve tebliğine müteakip ödemelerin gerçekleşeceği bildirildiğini,  işbu hususların kabulünün mümkün olmayacağını, zira bahsi geçen ek sözleşme 01/01/2021-01/01/2022 tarihleri arasında geçerli olmak üzere tarafların karşılıklı rızaları ile düzenlendiğini, dolayısıyla 01/01/2022 itibariyle Ek Sözleşmenin geçerliliği son bulmuş 2022 Ocak ayından itibaren geçerli ve ayakta olan Esas Sözleşmeye bağlı kalınarak hizmete devam edildiğini, ancak gelinen noktada davalının haksız feshine haklı bir gerekçe göstermediğini, kötü niyetli olarak geçerliğini  yitirmiş bir protokolü ileri sürerek ödemeden kaçındığını, takip konusu alacağın likit olması ve davalının itirazı tamamen müvekkilinin alacağını sürüncemede bırakmaya yönelik olması nedeni ile kötüniyetli olduğunu, bu nedenle ayrıca %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, davalının hizmet sözleşmesine aykırı hareketinden kaynaklanan alacağın davalıdan tahsilini ve  İstanbul Anodulu ...İcra dairesinin ... Esas Sayılı dosyası ile  icra takibinin başlatıldığını, güncel ekonomik gelişmeler nedeniyle dava sonuçlanan kadar davalı borçlunun mal kaçırma ihtimallerinin söz konusu olabileceğini, zararlarının önlenmesi amacıyla davalının borca yeter miktarda menkul, gayrimenkulleri ile 3. Şahıslardaki hak ve alacakları üzerine teminatsız olarak ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini, Davalının haksız ve mesnetsiz itirazının iptalini,  takip tarihine kadar işleyen  faizle birlikte  takibin devamını, asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek devlet bankalarınca uygulanan en yüksek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı taraf ile yapılan protokolün m.2/a hükmü gereği \"11.01.2022-31.12.2022 trh.leri arası geçerli ve ana sözleşmeyi de tadil edici protokolde belirtildiği üzere süre sonunda kendiliğinden sona erdiğini ve diğer açıklamalar ile hizmet ilişkisinin devam 28.2.2023 itibariyle devam etmeyeceğini ve neticelerine dair Üsküdar .... Noterliği 20.02.2023 - ... yev no'lu ihtar ile de tekraren beyan edildiğini, davacı tarafından tanzim olunan ve haksız talepleri havi 3.03.2023 trh.... numaralı 775.486,56-TL.  bedelli ve 20.3.2023 'te e-mail adresine tebliğ edilen fatura da itirazen yine Üsküdar .... Noterliği 21.03.2023 trh. ... yev.no'lu ihtar ile iade edildiğini, davacı tarafın tacir olduğunu, TTK.m.5 gereği tarafların basiretli olmalarının esas olduğunu,  taraflar arasında 11.01.2022-31.12.2022 trh.leri arası geçerli ve ana sözleşmeyi de tadil edici protokol hükümlerini ve neticelerinin ön görmesi ve bu doğrultuda tedbir almasını ve yasal süreci takip etmesinin esas olduğunu, davacının 28.02.2023'e kadar hizmet vermiş olması sözleşmenin zımni kabulü sonucu doğurmayacağını, Kaldı ki keşide edilen ihtar gereği 28.02.2023 itibariyle tahsis alanların boşaltılmasını ve demirbaş devir teslim işlemlerine davacı taraf davet edilmiş olduğunu, belirtilen tarihte hazır bulunduğunu, davacı tarafa 28.02.2023 'e kadar olan aylık hizmet bedelleri de eksiksiz ödendiğini, davacının bu yazışma sürecine rağmen  İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü ... E. dosyası ile ilamsız takipte bulunduğunu, süresinde gerekçeli itiraz dilekçesi ile takibe ve ferilerine itiraz edildiğini,  Taraflar arasındaki sözleşme ve ek protokol m.2/a hükmü gereğince  haksız talepleri havi ve şartları oluşmayan davanın taleplerin reddini, Davacı tarafın şartları oluşmayan ihtiyati haciz taleplerinin reddini , Davacı tarafın basiretli tacir olarak hareket etmediğini ve suiniyetli oldugu sabit oldugundan kötüniyet tazminatı ödemesini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin de davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; \" 1-Davanın reddine,\" karar verilmiş olup, bu karara karşı davacı vekili süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemece taraflar arasında imzalanan 07.01.2020 tarihli sözleşmenin \"Sözleşmenin Süresi\" başlıklı 13.1 maddesi ile \"Sözleşmenin Feshi\" başlıklı 24.1 maddeleri alıntılandığını ve taraflarının iddiasının işbu maddeler uyarınca davalı tarafça usulüne uygun fesih ihbarı yapılmadığı bu nedenle 3 aylık net hakkediş bedeli olan cezai şartın davalıdan tahsili amacıyla icra takibine girişildiğinin belirtildiğini, devamında ise taraflar arasında akdedilen 01.01.2022 tarihli Ek Protokolün bulunduğu bu protokolün 2/a maddesinde 31.12.2022 tarihinde tarafların herhangi birisinin ayrıca bir ihtarname göndermesine gerek kalmaksızın sözleşmenin süre sonunda sona ereceğinin düzenlendiğini ve protokolde fesih öneline yer verilmediğinin belirtildiğini, söz konusu Sözleşme ve Ek Protokol bir arada değerlendirildiğinde; 01.01.2022 tarihli protokolde taraflar arasında daha önce akdedilen sözleşmenin aynı şartlarda protokolün imza tarihinden itibaren 1 yıl süre ile uzatıldığını, ancak sözleşmenin 01.01.2022 tarihinde başlayıp 31.12.2022 tarihinde tarafların ihtarname göndermesine gerek kalmaksızın sona ereceği, sözleşmenin tarafların karşılıklı rıza göstermesi halinde yenilenebileceği aksi halde yenilenmeyeceği hüküm altına alındığını, Protokolde geçen 01.01.2022-31.12.2022 tarih aralığında hizmet devam etmiştir. protokol ile belirtilen sürenin sonunda 31.12.2022 tarihinde ise yeni dönem için müvekkil şirket tarafından ücret teklifinin davalı tarafa iletildiğini, davalı tarafın ücret teklifini kabulü üzerine 01.01.2023 sonrası dönem için hizmete başlandığını, söz konusu  01.01.2023 sonrası hizmetin ve taraflarca kararlaştırılan ücretin dayanağı konusunda İlk Derece Mahkemesince hiçbir değerlendirme yapılmadığını, Oysa takdir edileceği üzere 01.01.2022-31.12.2022 hizmet dönemini kapsayan protokolün kendiliğinden sona erdiğini, 01.01.2023 sonrası verilen hizmetin ve  taraflarca kararlaştırılan ücretin yegane dayanağının 07.01.2020 tarihli sözleşme olduğunu, ek protokolde sözleşmenin sona ereceği belirtilen 31.12.2022 tarihinden sonra müvekkilin edimlerini yerine getirmesinin davalı tarafça hangi gerekçe ile kabul edildiğinin izaha muhtaç olduğunu, hizmete devam edilmesinin ve yeni dönem ücret teklifinin kabul edilmesinin tarafların karşılıklı rızasını ortaya koyup koymadığı hususunda mahkemece değerlendirme yapılmadığını, gerek doktrinde gerekse içtihatlarda karşılıklı rızanın taraf eylemleri ile anlamlandırıldığını,  işverenin işçinin işe devam etmesine sessiz kalmasının karşılıklı rıza ile sözleşmenin devamı anlamına geleceğini bu durumun emsal Yargıtay kararlarıyla da sabit olduğunu, taraflarca imzalanan ek protokolde dahi ana sözleşmenin ortadan kalkacağına dair bir düzenleme bulunmazken Mahkemece iki ayrı protokol düzenlenmesi halinde ilk protokolün ortadan kalkacağı yorumunun subjektif ve hatalı bir değerlendirme olduğunu, işbu haksız feshin tarafların rızası ile devam eden sözleşmenin yüklediği edimlerden kurtulmak amacına matuf olduğunun açık olduğunu, Mahkemece Ek Protokolün yürürlükte olduğu kabul edilmişken, ek protokoldeki karşılıklı rıza ile sözleşmenin yenileneceği düzenlemesinin yok sayılmasının taraflarınca anlaşılamadığını belirterek istinaf başvurularının kabulüyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulünü,  davalı tarafın İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...  E. sayılı dosyasına vaki itirazının iptalini, davalı aleyhine alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacının haksız istinaf başvurusunun esastan reddini, usule, yasaya ve hakkaniyete uygun olan Yerel Mahkeme kararının onanmasını talep etmiştir. <br>Değerlendirme: Dava, vekalet ücreti sözleşmesinden kaynaklı haksız azil iddiasına dayalı vekalet ücret alacağı istemine ilişkin başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır. İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Hukuk Muhakeme Kanununun  341. maddesi gereğince istinaf kanun yolu açık olan ve istinaf incelemesi açısından yasal şartları taşıdığı anlaşılan eldeki davada; Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınmalıdır ve görev hususunda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Somut uyuşmazlıkta öncelikle mahkemenin görevli olup olmadığı tespit edilmelidir. 28.11.2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un (TKHK) Amaç Başlıklı 1. maddesinde \"Bu Kanunun amacı kamu yararına uygun olarak tüketicinin sağlık ve güvenliği ile ekonomik çıkarlarını koruyucu, zararlarını tazmin edici, çevresel tehlikelerden korunmasını sağlayıcı, tüketiciyi aydınlatıcı ve bilinçlendirici önlemleri almak, tüketicilerin kendilerini koruyucu girişimlerini özendirmek ve bu konudaki politikaların oluşturulmasında gönüllü örgütlenmelerini teşvik etmeye ilişkin hususları düzenlemektir. Tanımlar başlıklı 3. maddesi (1) Sağlayıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye hizmet sunan ya da hizmet sunanın adına yada hesabına hareket eden gerçek ve tüzel kişiyi, (k) Tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi (1) Tüketici İşlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına yada hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzer sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi\" düzenlemeleri bulunmaktadır. 6502 sayılı TKHK’nın 73. maddesi uyarınca, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Dava konusu uyuşmazlık, davacı ... Tic.Ltd.Şti. İle davalı Şehrizar Konakları Site Yöneticiliği arasında 07.01.2020 tarihli hizmet sözleşmesine istinaden davalı site yönetimine güvenlik hizmeti sağlandığı ve sözleşmenin feshedilmesi nedeniyle hak ediş alacağına hak kazanıldığı iddiası nedeniyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır. Davalı iş bu uyuşmazlıkta sözleşme ve davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6502 Sayılı Kanunun 3/1-k.maddesi gereğince  ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden tüketici sıfatına haizdir. O halde uyuşmazlığın çözümünde genel mahkemeler değil tüketici mahkemeleri görevlidir. Bu nedenle davacının istinaflarının bu aşamada esastan incelenmeksizin usulen kabulü ile ;ilk derece mahkemesince işin esasına girilerek verilen kararın HMK m.353/1-a-3 uyarınca kaldırılarak, Dairemizce yeniden davanın görev dava şartı yokluğundan usulden reddine, mahkemenin görevsizliğine, dosyanın görevli ve yetkili İstanbul Anadolu Tüketici Mahkemesine gönderilmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine oybirliğiyle varılmakla aşağıdaki hüküm kurulmuştur.  <br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1.Davacının sair istinaf sebepleri incelenmeksizin, davacının istinaf başvurusunun usulen kabulüne, HMK m. 353/1-a-3 uyarınca İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 10/07/2024 tarih, 2023/959 Esas, 2024/645 Karar  sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2.İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin GÖREVSİZLİĞİNE, 3.Dairemiz kararının ilk derece mahkemesince taraflara usulüne uygun olarak tebliğinden itibaren, taraflarca 6100 s.HMK'nın 20.maddesine göre 2 haftalık kesin süre içinde ilk derece mahkemesine DOSYANIN GÖREVLİ MAHKEMEYE GÖNDERİLMESİ İÇİN müracaat edilmesi halinde, davanın esastan görülmesi için DOSYANIN görevli  İSTANBUL ANADOLU NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİ'ne gönderilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine İADESİNE, Dairemiz kararının ilk derece mahkemesince taraflara usulüne uygun olarak tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde taraflarca DOSYANIN GÖREVLİ MAHKEMEYE gönderilmesinin talep edilmemesi halinde, ilk derece mahkemesince dosya esasa kaydedilerek 6100 s.HMK'nın 20.maddesi gereğince işlem yapılmasına ve karar verilmesine, 4.İstinaf incelemesinin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle AAÜT 2/2 hükmü uyarınca davacı lehine ücreti vekalet taktirine yer olmadığına, 5.Davacı tarafından istinaf aşamasında yatırılan istinaf karar harcının kararın kesinleşmesini ve talep halinde davalıya iadesine, gereğinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, 6.İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin yerel mahkemece verilecek kararda değerlendirilmesine, 7. Bu aşamada davacı tarafından yatırılan teminatın iadesine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 22/10/2024  tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"66a9062b29efd8e1","SID":"8ae9952f438d3c59"}}