{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2021/1264 <br>KARAR NO:2024/1477<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:24/02/2021<br>NUMARASI:2019/255 E. - 2021/183 K.<br>DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Genel kredi sözleşmesinden kaynaklı)<br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabul- kısmen reddine dair verilen karara karşı, davacı ve davalılar ... ve ...  vekilleri  tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle;  Davalı - borçluların müvekkili banka ile imzalamış olduğu Genel Kredi Sözleşmesi (GKS) gereği, borçlular lehine açılan ve kullandırılan kredi hesaplarından kaynaklanan borcun ödenmemesi nedeniyle 30.07.2018 tarihi itibariyle hesaplarının kapatıldığını, hesabın kat edilmesiyle birlikle davalı- borçluya müvekkili banka tarafından borçlunun bankalarına bildirdiği adrese iadeli taahhütlü olarak Gebze ....Noterliği'nin 31.08.2018 tarih ve... nolu ihtarnamenin keşide edilerek tebliğ edildiğini, ihtarda öngörülen süreler içinde borcun ödenmemesi üzerine bu kez ... sayılı takip dosyası açıldığını, ödeme emrini tebellüğ eden borçlu yasal süresi içinde borca ve ferilerine itiraz ettiğini ve böylelikle takip durduğunu,  borçluların itirazlarının yasal dayanaktan yoksun olduğunu, akdi faiz ve temerrüt faizi oranının yasal olduğunu, talep edilen alacak miktarının banka defter ve kayıtlarının incelenmesi ile sabit hale geleceğini iddia ederek, itirazların iptali ile takibin devamına, itiraza konu edilen alacağın %20'dan az olmamak üzere icra - inkâr tazminatına  karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılara yapılan usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap verilmemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...davacı banka ile davalı ....Şti. arasında arasında 22.03.2017 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, davalı borçlular  .... Şti., ... ve ...'ın 300.000 TL kefalet limiti ile müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmede yer aldığı, vadesinde kredi borcunun ödememesi üzerine kredi hesaplarının kat edildiği, borcun ödenmemesi üzerine davalılar hakkında ... sayılı dosyasında icra takibi yapıldığı, icra takibine davalıların itirazı üzerine icra takibinin durduğu, Genel Kredi Sözleşmesi, davacı banka kayıtları, bilirkişi raporu ve ek raporu ile tüm dosya kapsamına göre, davalıların Genel Kredi sözleşmesi kapsamında  kullanılan kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle, ....Şti. asıl borçlu, diğer davalıların ise müteselsil kefil olarak icra takip tarihi itibariyle davacı bankaya ....Şti. ile ... ve ...’ın 227.529,90TL asıl alacak, 10.125,84TL temerrüt faizi, 506,29TL ... ve 710,47TL masraf olmak üzere toplam 238.162,03TL borçlu bulunduğu, borç tamamen ödeninceye kadar 227.529,90TL asıl alacağa %20.28 oranında temerrüt faizi ve faizin %5’i oranında ...’sinin uygulanması gerektiği,  davalılardan ....Şti.’nin ise takip tarihi itibariyle 227.529,90TL asıl alacak, 710,47TL masraf olmak üzere toplam 228.240,37TL borçlu bulunduğu, borç tamamen ödeninceye kadar 227.509,90TL asıl alacağa %20,28 oranında temerrüt faizi ve faizin %5’i oranında ...’sinin uygulanması gerektiği,  davalı şirket hakkındaki gayri nakdi alacağı yönelik talebin kabulü ile, 4.800 TL'nin davacı bankada açılacak faiz getirmeyen hesaba depo edilmesi gerektiği, çek yaprakları garanti bedellerinin kefil tarafından depo edilmesinin istenebileceği konusunda genel kredi sözleşmesinde açık hüküm bulunduğundan davalıların tümü hakkındaki gayrinakdi alacağa ilişkin depo talebinin kabulü ile 15 adet çek yaprağı ile ilgili olarak; 24.000TL garanti tutarının davacı bankanın faiz getirmeyen bir hesapta davalılar tarafından depo edilmesine, bu husustaki davalıların itirazlarının iptaline, alacak likit olduğu için yukarıda belirtilen alacak miktarları üzerinden %20 icra inkar tazminatına karar vermek gerekmiş... \" gerekçesiyle davanın kısmen kabul- kısmen reddi ile; ... sayılı icra takibinde davalılardan ....Şti. İle ... ve ...’ın yaptıkları itirazın; 227.529,90TL Asıl alacak, 10.125,84TL temerrüt faizi, 506,29TL ... ve 710,47TL masraf olmak üzere toplam 238.162,03TL yönünden İptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, borç tamamen ödeninceye kadar 227.529,90TL asıl alacağa %20.28 oranında temerrüt faizi ve faizin %5’i oranında ...’sinin uygulanmasına, hükmedilen alacağın %20’si olan 47.632,40TL icra inkar tazminatının davalılar ....Şti., ... ve ...’dan alınarak davacıya verilmesine, .. sayılı icra takibinde davalılardan ...Şti.’nin yaptığı itirazın; 227.529,90TL asıl alacak, 710,47TL masraf olmak üzere toplam 228.240,37TL yönünden iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, borç tamamen ödeninceye kadar 227.509,90TL asıl alacağa %20,28 oranında temerrüt faizi ve faizin %5’i oranında ...’sinin uygulanmasına, hükmedilen alacağın %20’si olan 45.648,07TL icra inkar tazminatının davalı ....Şti.’den alınarak davacıya verilmesine, 15 adet çek yaprağı ile ilgili olarak; 24.000TL garanti tutarının davacı bankanın faiz getirmeyen bir hesapta davalılar tarafından depo edilmesine, bu husustaki davalıların itirazlarının iptaline,  karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekili ile bir kısım davalılar vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Davalıların genel kredi sözleşmesi kapsamında kullanılan kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle,  ... Ltd Şirketi asıl borçlu ve  diğer davalıların ise müteselsil kefil olarak takip tarihi itibariyle alacaktan dolayı takibe geçildiğini, itiraz üzerine itirazın iptali davasının kısmen red edildiğini, kısmen red kararının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporunun hatalı ve hukuki dayanaktan yoksun, yanlış hesaplamaya dayalı olarak hazırlandığını, bilirkişi tarafından faizin takip tarihi itibariyle başlatılacağı beyan edilmiş ise de bilirkişilerin bu beyanlarına katılmalarının mümkün olmadığını, müvekkili banka tarafından hesabın kat edilerek davalıya ihtarname ile süre verildiğini, bankanın verilen sürenin geçmesini beklemek ile yükümlü olduğunu, sözleşmeye göre kredinin kat edilmesi halinde temerrüte düşülmüş olacağını ve bankanın kanuni takibe geçmeye yetkili olduğunun davalı tarafça kabul edildiğini, bilirkişi tarafından hazırlanan raporda temerrüt faizi ve akdi faiz hesaplamasında hataya düşülerek yanlış hesaplama yapıldığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının hukuka ve kanuna aykırı olduğunu belirterek, kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ... ve ... vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Kefalet sözleşmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, söz konusu kefalet ilişkisinde müvekkilinin eşinin rızasının alındığına dair kayıt olmadığı ve  kefaletin şeklini düzenleyen TBK'nın ilgili maddelerinde belirtilen şartlara uygun olarak düzenlenmediğinin anlaşıldığını, müvekkilleri yönünden tüm taleplerinin dayanağı olan kefalet sözleşmesinin geçerli olmadığını, ayrıca icra  takibinin açılmasına sebebiyet veren ihtarnameninde geçerli bir ihtarname olmadığını, ödeme emrindeki faiz başlangıç tarihine ve faize itirazlarının değerlendirilmediğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının hukuka ve kanuna aykırı olduğunu iddia ederek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine karşı yapılan itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine  ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabul- kısmen reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekili ile bir kısım davalılar vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında, davacı banka ile davalı şirketin bankanın ... Şubesi ile genel kredi ve teminat sözleşmesine istinaden kredi sözleşmelerinin düzenlenmiş olduğu, 22.03.2017 tarihli sözleşmede müşterisinin  ... Ltd. Şirketi olduğu, diğer davalıların sözleşmede kefil olarak yer aldıkları hususlarında herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Uyuşmazlık, mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olup olmadığına ilişkindir.Dosya kapsamından, davalı şirketlerden ... Şirketinin tasfiye kararı aldığı, münferiden tasfiye memurunun ... olduğu, davalı ... Şirketininde tasfiye kararı aldığı ve  tasfiye memurunun ... olduğu, şirketin tasfiyesine 12.12.2017 tarihinde karar verilmiş olduğu anlaşılmıştır. Davalı şirketlere gönderilen tebligat her iki şirketinde adresinde tanınmadığı veya adresten ayrıldığı gerekçesiyle bila iade edilmiştir. Mahkeme tarafından dosya içerisine davalı şirketlere ait sicil kayıtlarının ibraz edilmiş olmasına rağmen yargılama aşamasında davalı şirketlere yapılan tebligatların tamamının Tebligat Kanunu 35.maddesine göre yapıldığı, Tasfiye Memuruna herhangi bir tebligat yapılmaksızın, ayrıca karar başlığında davalı şirketlerin  tasfiye halinde olduğu belirtilmeksizin ve tasfiye memuru adına karar ve istinaf dilekçesi tebliğ edilmeden dosyanın istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmiş olduğu tespit edilmiştir. Her iki davalı şirket limited şirkettir. Dava tarihinde yürürlükte bulunan TTK'nın 643 maddesinde, tasfiye usulü ile tasfiyede şirket organlarının yetkileri hakkında anonim şirketlere ilişkin hükümlerin uygulanacağı belirtilmiştir. TTK'nın 536. maddesi ise anonim şirketlerde tasfiye üst başlığı altında, tasfiye memurlarına ilişkindir. TTK'nın 539/3 maddesinde tasfiye memurları birden fazla ise aksi genel kurul kararında veya esas sözleşmede öngörülmemişse şirketin bağlanabilmesi için imzaya yetkili iki tasfiye memurunun şirket unvanı altında imza atması gerektiği, tasfiye hâlindeki şirketi tasfiye ile ilgili konularda mahkemelerde ve dış ilişkide tasfiye memurlarının temsil edeceği düzenlenmiştir. Yasanın emredici düzenlemesi gereğince, dava dilekçesinin tebliğ tarihi itibariyle tasfiye hâlinde olduğu anlaşılan davalı şirketlere ait sicil kayıtlarının dosyaya celbi neticesinde, tasfiye memur veya memurlarının tespiti ile dava dilekçesinin tasfiye memuruna tebliğ edilerek  yargılama yapılıp bir karar verilmesi gerekir iken usulüne uygun taraf teşkili gerçekleştirilmeden yapılan yargılama ve sonucuna göre verilen karar isabetli görülmemiştir. HMK'nın 27. maddesinde, hukuki dinlenilme hakkı başlığı ile 2. fıkrasında, bu hakkın yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirilmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içereceği belirtilmiştir (Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2005/4857 Esas, 2005/4893 Karar, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2016/35741 Esas, 2016/22231 Karar, Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2017/438 Esas, 2019/1483 Karar sayılı emsal ilamları). Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nı n353/1.a.6 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, işin esası incelenmeksizin, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve yukarıdaki açıklamalar ışığında taraf teşkili sağlanarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair  aşağıdaki karar verilmiştir.<br>KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, 2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında taraf teşkili yapılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın, kararı  veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Taraflarca yatırılan istinaf peşin karar harçlarının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince yatıran taraflara iadesine, 4-Taraflarca İİK'nın 36. maddesi uyarınca yatırılan teminatların, yatıran taraflara iadesine,5-Taraflarca yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair;HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonunda, oy birliğiyle ve  kesin olarak karar verildi.24.10.2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"855596d3bdc757b9","SID":"dc8a9f9960b560eb"}}