{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/377 <br>KARAR NO: 2024/1784<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 06/10/2021<br>NUMARASI: 2016/709 E. - 2021/671 K.<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari Satıma Konu Malın İadesi)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 31/10/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ile davalı şirket arasında iki adet iş makinasının kiralanmasını konu edinen bir finansal kiralama sözleşmesi yapıldığını, yapılan bu sözleşmeye göre sözleşme sonunda sözleşmeye konu makinaların mülkiyetinin kiracıya geçeceği kararlaştırıldığını, bu şekilde yapılan sözleşme uyarınca davacı sözleşmeye konu edimlerinin bir kısmını anlaşmaya uygun bir şekilde sözleşme kurulduğu sırada ifa ettiğini, kalan edimini de taksitler halinde yerine getirmeyi taahhüt ettiğini, taahhüt ettiği taksitlerin bir kısmını taksit planına uygun bir şekilde yerine getiren davacı içine girdiği bir kısım mali zorluklar nedeniyle bazı taksitlerini vadesinde ifa edemediğini durum bu olunca davalı şirket davacıya ihtarname göndererek kalan taksitlerin ifasını talep ettiğini, ancak kendisine gönderilen ihtarnameye rağmen taksitlerini ödeyemeyen davacıya karşı bu sefer davalı şirket hem sözleşmeye konu malın iadesini hem de kalan taksitlerin ifası amacıyla icra takibi yoluna başvurduğunu, başlatılan icra takibi nedeniyle davacıya yöntemine uygun ödeme emri tebliğ ettiğini ve diğer taraftan makinaların iadesi için İstanbul 14. Asliye Ticaret  mahkemesinde tedbir kararı alan davalı şirket, aldığı bu kararın gereğini yerine getirmek amacıyla, daha açık bir anlatımla sözleşmeye konu makinaları davacıdan geri almak amacıyla yasal girişimlerde bulunduğu sırada davacı kendileriyle anlaşma yoluna gittiğini ve davalı şirkete kalan bakiye borcunun tamamını ödemeyi teklif ettiğini, davacının bu teklifini kabul eden davalı şirket tarafından hesaplanan bakiye borcun tamamı davacı tarafından ödenmiş olmasına rağmen davalı şirket bu ödemeden sonra da bakiye alacağının kaldığını iddia ederek davacıya karşı başlattığı icra takiplerine devam ettiğini, ayrıca sözleşmeye konu makinaların iadesini de talep eden davalı şirketin şu halde, davacıya karşı başlattığı takip ve diğer talepleri hukuka aykırı olup davacının mağduriyetine yol açtığından davacının davalı şirketle imzalamış olduğu finansal kiralama sözleşmesinden dolayı borçlu bulunmadığının tespiti amacıyla makamınız nezdinde iş bu davayı açma ihtiyacı duymuş bulunduğunu, Davacı müvekkilin, davalı şirketle yapmış olduğu 08.02.2013 tarih ve ... no.lu Finansal Kiralama sözleşmesinden dolayı davalı tarafa borçlu bulunmadığının tespitine, talep edilen bakiye alacağın 2820'sinden aşağı olmamak üzere davacı yararına İİK. M. 72/5 uyarınca tazminata hükmedilmesine yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. Davalı vekili cevap dilekçesine özetle; Davalı ile davacı arasında 6361 sayılı Finansal Kiralama Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu çerçevesinde Ankara .... Noterliği nde ... yevmiye numaralı, 08.02.2013 tarihli ... sözleşme numaralı Finansal Kiralama Sözleşmesi akdedildiğini, ilgili sözleşmeden uyarınca mülkiyeti davalıya ait 2 adet iş makinası davalıya teslim edildiğini, Finansal Kiralama Sözleşmesinden doğan kira borçlarını vadesinde ödemediğinden davacıya Beşiktaş ... Noterliği'nden 28.07.2015 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname keşide edilerek ihtarnamenin tebliğinden 60 gün içerisinde ihtarnamede belirtilen kira borçlarını ödemesi gerektiği aksi halde ilgili sözleşmenin feshedileceği ihtar edildiğini, davacı ihtarnamede belirtilen edimlerini süresi içerisinde yerine getirmediğinden finansal kiralama sözleşmesi fesh olunduğunu, sözleşmenin feshi üzerine İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/1026 E. Sayılı dosyası ile finansal kiralama sözleşmesine konu malların davalıya aynen iadesi davası ikame edilmiş olup mahkemece yürütülen yargılama sonucunda finansal kiralama sözleşmesine konu malların tarafınca aynen iadesine karar verildiğini, İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/1026 E. Sayılı dosyasından malların tarafınca teslimi yönünde verilen ihtiyati tedbir kararının infazı için davalının adresine gidildiğinde sözleşmeye konu 2 adet makinası mahalde tespit edildiğini, tarafınca teslim alınabilecek durumda olan değerleri yaklaşık 200.000 - 350.000 TL arasında değişen makinalar davalıya iyi niyet gösterilerek ve davacının ödeme sözüne itibar edilerek tarafınca teslim alınmadığını ve davacıya yediemin olarak bırakıldığını, davacı kısmi ödeme yapmış ancak tüm borcunu kapatmadığını ekipmanların teslim alınıp satılması sonucu davalının sözleşmeden doğan tüm borçları kapatılabilecek durumdayken malları davacının kullanımına bırakan davalı davacıyı nasıl mağdur. ettiği tarafınca anlaşılamadığını, davacının iddialarının aksine iyi niyet gösterilerek ve davacının ödeme sözüne itibar edilerek davalının kullanımına bırakılan iş makinalarına rağmen sözleşmeden doğan borçlarını davalıya ödemeyen davalıyı mağdur ettiğini, taraflar arasında akdedilen Finansal Kiralama Sözleşmesi'nin feshi ile birlikte davalının sözleşmeden doğan tüm borçları muaccel hale geldiğini, davacının Finansal Kiralama Sözleşmesi'nden doğan borçları yalnızca kira bedellerine dayanmadığını kira bedellerinin vadesinde ödenmemesi sebebi ile işleyen temerrüt faizleri, gecikmiş masraf, sigorta masrafları vs kalemleri de kapsadığını, davalıya ticari defterlerinde yapılacak inceleme ile davalının davacıya borcunun olduğunu ve borç miktarı ortaya çıkacağını, davalı şirketin ticari defter kayıtları üzerinde yapılacak inceleme sonucunda bu husus açıkça ortaya çıkacağını ekte sunulan cari işlemler bakiye raporu'nda bu durum açıkça görüldüğünü, davacı taraftan alacağını tahsil edemeyen davalının alacağını tahsil etmek amacı ile icra takibi vs her türlü hukuki yola başvurma hakkı bulunduğunu, davacının iddialarının aksine davacıya sözleşmeden doğan toplam borç miktarı bildirilmesine rağmen bir kısım ödeme yaparak kalan miktarları ödeme sözü vermesine rağmen tüm çabaları ve görüşmelerine rağmen ödeme alınamadığını, hal böyle iken alacağını tahsil edemeyen davalının icra takiplerine devam etmesinde herhangi bir sakınca bulunmadığını kaldı ki Finansal Kiralama Sözleşmesi'ne konu mülkiyeti davalıya ait makinaların sözleşmenin feshi ile birlikte iadesinin istenmesi davalının mülkiyet hakkının en mutlak sonuçlarından olduğunu, Davacının haksız davasının reddine, davacının haksız davası sebebi ile uğradığı zararın %20 sinden az olmamak üzere davalı lehine tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \"...Davacı taraf, eldeki davada finansal kiralama sözleşmesi kapsamında davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiş ve dava değerini 30.000,00-TL olarak göstermiş, harcını da bu tutar üzerinden yatırmış olup, taraflar arasında akdedilen Finansal Kiralama sözleşmesi ve sunulan cari hesap kayıtları kapsamında yapılan inceleme ile davalının keşide ettiği Beşiktaş ...Noterliğinin 28/07/2015 tarih ve .. yevmiye numaralı ihtarname ile sözleşmenin feshedildiği, bilirkişi kök raporunda, incelenen cari hesap ekstrelerine göre 14/07/2016 tarihi itibariyle davacının davalıya 8.495,48-Euro, 80,98-TL borçlu olduğunun tespit edildiği, alınan ek raporlarda ise davalı kayıtlarında yapılan incelemede son işlem tarihi olan 05/11/2019 tarihi itibariyle davacının davalıya 11.109,69-Euro borçlu olduğunun tespit edildiği anlaşılmakla, Davanın REDDİNE\" karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Yerel mahkeme tarafından hükme esas alınan bilirkişi raporunun hukuka aykırı olup hüküm kurmaya elverişli olmadığını, dosyada mevcut birden fazla rapor olup birbiriyle çelişen bu raporlar arasında ki çelişki giderilmeden yazılı şekilde karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu,  teknik bir hesaplama yapılmadığını yalnızca davalı şirketin ibraz ettiği belgelerin ve özellikle uyuşmazlık konusu olan cari işlemler bakiye raporu ve  davalı şirket tarafından noter marifetiyle  gönderilen ihtarnameye  göre değerlendirme yapıldığını, dosyada mevcut ödeme belgelerine bakıldığında davacı yanın raporda belirtilen miktarda bir borcunun bulunmadığını, davalı şirketin dava konusu makinaları iade etmeyen davacıya karşı Sarıkamış Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde suç duyurusunda bulunduğunu ve anılan savcılık tarafından yapılan soruşturma sonucu Davacı hakkında Sarıkamış Asliye Ceza Mahkemesi nezdinde güveni kötüye kullanma suçundan kamu davası açıldığını, Sarıkamış Asliye Ceza Mahkemesi'ne davalı şirket tarafından söz konusu ceza dosyasına gönderilen yazılı beyanda davacının kendilerine dava tarihi itibariyle 8.159,05 EURO borçlu olduğu beyan edildiğini, ceza mahkemesi gelen bu belgeler üzerine davacının  yaptığı ödemeleri gözeterek hakkında beraat kararı verildiğini, davalı şirket tarafından bakiye borcun miktarına ilişkin gönderilen ve  yazılı ikrar mahiyetinde olan belge de belirtilen borç miktarıyla bilirkişi tarafından hazırlanan raporda hesaplanan bakiye borç miktarının birbiriyle çeliştiğini,  bilirkişi tarafından hesaplamada nazara alınmadığını ve eksik inceleme ve araştırmayla rapor düzenlendiğini, -Rapor tanzimi için  görevlendirilen mali müşavir konunun uzmanı olmadığı için finansal kiralama sözleşmelerinde rapor hazırlama konusunda uzman bir hesap bilirkişisine dosyanın tevdi edilmesi gerektiğini, -Dosyada ki belgelere bakıldığında sözleşmenin feshinden sonra davacı tarafından ödeme yapıldığı ve bu ödemelerin davalı şirket tarafından kabul edildiğini, sözleşme her ne kadar feshedilmiş gibi görünse de fesihten sonra yapılan ödemelere bakıldığında sözleşmenin taraflar arasında  örtülü olarak yenilendiği ve tarafların edimlerini karşılıklı olarak ifa etmeye devam ettiğinin görüldüğünü, bilirkişinin rapor hazırlarken bu hususu nazara almalı ve sözleşme feshedilmemiş gibi  tarafların alacak ve borçlarını  hesaplanmalıyken  temerrüt niteliğinde olmayan   fesih tarihinin bazı alacaklar için hesaplanan gecikme faizi için başlangıç tarihi olarak nazara almış olmasının  usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu sözleşmede,  borcun ifası için  yabancı para birimi ile yapılması hususunda anlaştıkları ancak, davacı yanın bir kısım ödemelerini Türk Lirası olarak yaptığını, Türk Lirası olarak yapılan ödemelerin daha sonra davalı şirket tarafından ödeme tarihinde ki döviz kuruna çevrilerek borçtan mahsup edildiğini, bu işlemlerin davalı şirket tarafından tek taraflı yapıldığını, bilirkişinin davalı şirketin tek taraflı yaptığı bu hesaplamaya bağlı kalmadan  Türk Lirası olarak yapılan tüm ödemeleri ödeme tarihindeki merkez bankası döviz  kurunu gözeterek anlaşma konusu yabancı para birimine (EURO) çevirmesi ve daha sonra  borçtan mahsup ederek nihai alacak ve borç miktarını hesaplaması gerekirken, bilirkişinin teknik bir inceleme ve hesaplama yapmadan davalı şirkette ait uyuşmazlık konusu olan bir kısım belgelere bağlı kalarak  ne şekilde hesaplandığı hesaplanmada hangi verilerin esas alındığı ve hesaplama şeklinin yöntemine uygun sözleşmede kararlaştırılan koşullarla uyumlu olup olmadığını denetleme  imkan vermeyecek şekilde eksik ve hatalı rapor hazırladığını kararın bu nedenlerle kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/1026 E. Sayılı dosyasından malların taraflarına teslimi yönünde verilen ihtiyati tedbir kararının infazı için davalının adresine gidildiğinde, sözleşmeye konu 2 adet iş makinası mahalde tespit edildiğini, teslim alınabilecek durumda olan ve o sırada değerleri yaklaşık 200.000 - 350.000 TL arasında değişen makinaların davalıya iyiniyet gösterilerek ve davacının ödeme sözüne itibar edilerek teslim alınmayıp davacıya yediemin olarak bırakıldığını, Davacının kısmi ödeme yaptığını ancak tüm borcunu kapatmadığını,  feshi ile birlikte davacının  sözleşmeden doğan tüm borçları muaccel hale geldiğini,  Davacının Finansal Kiralama Sözleşmesi'nden doğan borçlarının yalnızca kira bedellerine dayanmadığını, kira bedellerinin vadesinde ödenmemesi sebebi ile işleyen temerrüt faizleri, gecikmiş masraf, sigorta masrafları vs. kalemleri de kapsadığını, ceza dosyasından verilen kararın gerekçesi; \"sanığın suç işleme kastı ile hareket ettiğine dair mahkememizde şüphe oluştuğu, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin Yargıtay'ın yerleşmiş kararında da kabul edildiği, sanık ve katılan arasındaki sözleşmeden doğan hukuki ihtilafın güveni kötüye kullanma suçu kastın varlığına doğrudan karine teşkil etmeyeceği anlaşılmakla sanığın CMK'nın 223/2-a-e maddesi gereğince beraatine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\" şeklinde olup, ceza mahkemesinin taraflar arasında hukuki ihtilaf olduğunu ve bu hususun hukuk mahkemelerinde çözümlenmesi gerektiğini gerekçe göstererek beraat kararı verdiğini, ceza davasına bildirilen borç miktarının hukuk davasına bildirilen borç miktarından farklı olmadığını, ceza davasına bildirilen ödeme tutarlarının hali hazırda cari hesap raporundan tespit edilerek bildirildiğini, aralarında herhangi bir farklılık olmadığını, Mahkemece alınan ilk raporda 14.07.2016 tarihi itibari ile borç tutarı tespit edildiğini, son raporda ise 05.11.2019 tarihi itibari ile borç tespiti yapıldığını, ikinci raporda ise bilirkişinin sehven gecikmiş sigorta ücretini borç tutarına eklememesi, devir bedelini sigorta borcunun temerrüt faizi gibi yazmış olması üzerine rapora itiraz edildiğini ve hazırlanan yeni raporda bu eksiklikler giderildiğini, çelişki bulunmadığını, Finansal kiralama sözleşmesinin örtülü olarak yenilenmesi iddiasının kanuna ve hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi tarafından hazırlanan raporlar (2. Rapor hariç) taraflar arasındaki sözleşmeye ve kanuna uygun olduğunu, istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, taraflar arasında akdedilen 08/02/2013 tarihli ... nolu Finansal Kiralama sözleşmesi nedeniyle davacının davalıya borcunun bulunmadığını tespitine ilişkin menfi tespit davasıdır. Davalı  ile davacı arasında 2 adet iş makinasına ilişkin, 6361 sayılı Finansal Kiralama Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu çerçevesinde Ankara .... Noterliği'nde ... yevmiye numaralı, 08.02.2013 tarihli ... sözleşme numaralı Finansal Kiralama Sözleşmesi akdedildiği, davacı tarafça Beşiktaş ... Noterliği'nden 28.07.2015 tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarname keşide edilerek ihtarnamenin tebliğinden 60 gün içerisinde ihtarnamede belirtilen kira borçlarını ödemesi gerektiği aksi halde ilgili sözleşmenin feshedileceğinin ihtar edildiği,Davacının ihtarnamede belirtilen edimlerini süresi içerisinde yerine getirmediğinden finansal kiralama sözleşmesinin fesholunduğu anlaşılmıştır. ...'nin imzalamış olduğu 21/05/2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davalı ile davacı arasında 6361 sayılı Finansal Kiralama Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu çerçevesinde Ankara ... Noterliği'nde ... yevmiye numaralı, 08.02.2013 tarihli ... sözleşme numaralı Finansal Kiralama Sözleşmesi akdedildiğini, ilgili sözleşmeden uyarınca mülkiyeti davalıya 2 adet İş makinası davalıya teslim edildiğini, davalı şirket tarafından davacıya Beşiktaş ... Noterliği'nden 28.07.2015 tarih ve ... yevmiye noldu ihtarname keşide edilerek  ihtarnamenin tebliğinden 60 gün içerisinde ihtarnamede belirtilen 15.273,50 Euro finansal kira borçları ve 27.07.2015 tarihi itibariyle 4.654,63 Euro, 1.985,49 TL temerrüt faiz borçlarını ödemesi gerektiği aksi halde ilgili sözleşmenin feshedileceği ihtar edildiğini, Finansal Kiralama Sözleşmesi'nin feshi ile birlikte davalının sözleşmeden doğan tüm borçları muaccel hale geldiğini, davalı şirketin davacı yandan Ankara ... Noterliği'nde ... yevmiye numaralı, 08.02.2013 tarihli ... sözleşme numaralı Finansal Kiralama Sözleşmesinden kaynaklı alacağının 14.07.2016 tarihi itibariyle 8.495,48 Euro, 80,98 TL olduğu tespit ve rapor edilmiştir. ...'nin imzalamış olduğu 17/02/2020 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle: davalı ile davacı arasında 6361 sayılı Finansal Kiralama Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu çerçevesinde Ankara ... Noterliği'nde ... yevmiye numaralı, 08.02.2013 tarihli ... sözleşme numaralı Finansal Kiralama Sözleşmesi akdedildiğini, ilgili sözleşmeden uyarınca mülkiyeti davalıya 2 adet iş makinası davalıya teslim edildiğini, davalı şirket tarafından davacıya Beşiktaş ... Noterliği'nden 28.07.2015 tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarname keşide edildiğini, ihtarnamenin tebliğinden 60 gün içerisinde ihtarnamede belirtilen “...15.273,50 Euro finansal kira borçları ve 27.07.2015 tarihi itibariyle 4.654,63 Euro, 1.985,49 TL temerrüt faiz...\" borçlarını ödemesi gerektiğini, aksi halde ilgili sözleşmenin feshedileceği ihtar edildiğini, Finansal Kiralama Sözleşmesi'nin feshi ile birlikte davalının sözleşmeden doğan tüm borçları muaccel hale gelmiş olduğunu, davalı şirketin davacı yandan Ankara ... Noterliği'nde ... yevmiye numaralı, 08.02.2013 tarihli ... sözleşme numaralı Finansal Kiralama Sözleşmesinden kaynaklı alacağının 05.11.2019 tarihi itibariyle 8.402,83 Euro, 61,98 TL olduğunu tespit ve rapor etmiştir. ...'nin imzalamış olduğu 15/09/2020 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle: Davalı ile davacı arasında 6361 sayılı Finansal Kiralama Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu çerçevesinde Ankara ... Noterliği'nde ... yevmiye numaralı, 08.02.2013 tarihli ... sözleşme numaralı Finansal Kiralama Sözleşmesi akdedildiğini, ilgili sözleşmeden uyarınca mülkiyeti davalıya  2 adet iş makinası davalıya teslim edildiğini, davalı şirket tarafından davacıya Beşiktaş ... Noterliği'nden 28.07.2015 tarih ve ...yevmiye no.lu ihtarname keşide edildiğini, ihtarnamenin tebliğinden 60 gün içerisinde ihtarnamede belirtilen “...15.273,50 Euro finansal kira borçları ve 27.07.2015 tarihi itibariyle 4.654,63 Euro, 1.985,49 TL temerrüt faiz...” borçlarını ödemesi gerektiğini aksi halde ilgili sözleşmenin feshedileceği ihtar edildiğini, Finansal Kiralama Sözleşmesi'nin feshi ile birlikte davalının sözleşmeden doğan tüm borçları muaccel hale geldiğini, davalı şirketin davacı yandan Ankara ... Noterliği'nde ... yevmiye numaralı, 08.02.2013 tarihli ... sözleşme numaralı Finansal Kiralama Sözleşmesinden kaynaklı alacağının 05.11.2019 tarihi itibariyle 11.109,69 Euro olduğunu tespit ve rapor etmiştir. ...'nin imzalamış olduğu 07/09/2021 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle: Davalı ile davacı arasında 6361 sayılı Finansal Kiralama Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu çerçevesinde Ankara ... Noterliği'nde ... yevmiye numaralı, 08.02.2013 tarihli 84432 sözleşme numaralı Finansal Kiralama Sözleşmesi akdedildiğini, ilgili sözleşmeden uyarınca mülkiyeti davalıya ait 2 adet iş makinası davalıya teslim edildiğini, davalı şirket tarafından davacıya Beşiktaş ... Noterliği'nden 28.07.2015 tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarname keşide edildiğini, ihtarnamenin tebliğinden 60 gün içerisinde ihtarnamede belirtilen “...15.273,50 Euro finansal kira borçları ve 27.07.2015 tarihi itibariyle 4.654,63 Euro, 1.985,49 TL temerrüt faiz...\" borçlarını ödemesi gerektiği aksi halde ilgili sözleşmenin feshedileceğinin ihtar edildiğini, Finansal Kiralama Sözleşmesi'nin feshi ile birlikte davalının sözleşmeden doğan tüm borçları muaccel hale geldiğini, davalı şirketin davacı yandan Ankara ... Noterliği'nde ... yevmiye numaralı, 08.02.2013 tarihli 84432 sözleşme numaralı Finansal Kiralama Sözleşmesinden kaynaklı alacağının 05.11.2019 tarihi itibariyle 11.109,69 Euro olduğunu tespit ve rapor etmiştir. Taraflar arasındaki sözleşmenin 12 ve 13. Maddesinde sözleşmenin feshinin düzenlendiği,  47. Maddesinde ise, Kiralayan ile Kiracı ve Kefiller, Sözleşme'den doğan her türlü uyuşmazlıklarda, icra, iflas ve yargı yollarında Kiralayan'ın belge ve yazılı veya sesli kayıtlarının, mikrofilm, mikro fiş, bilgisayar ve elektronik ortam haberleşme kayıtlarının teyit edilmiş olsun olmasın, geçerli delil teşkil edeceğini, bunların hukuk veya ceza davalarında Kiracı veya Kefiller aleyhine delil olarak kullanılabileceğini, H.M.K'nın 193. Maddesi hükmü uyarınca  kabul ettiklerinden, davacının davalının cari hesap  ve diğer delil kayıtlarının esas alınamayacağına ilişkin istinaf isteminin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki özel şartlara ilişkin sözleşmenin 12. Maddesinde, Kiracı, satıcıya yapılacak mal bedeli ödemesi döviz cinsi ile işbu sözleşme ekindeki ödeme planı döviz cinsinin farklı olması durumunda; (satıcı ödemesi yapılmamış olması kaydıyla) paritenin sabitlenmesi talebinde bulunduğu takdirde, işbu maddenin a, b ve c hükümlerinin uygulanmamasını ve Kiralayanla arasında mutabık kalınan (parite taahhütnamesinde yazılı) paritenin baz alınmasını kabul ve taahhüt etmiştir. Kira ödeme döviz cinsi Türk Parası ise; ekipman mal bedeli transferi döviz tevdiat hesabından yapılmış ise, mal bedeli transfer tarihindeki ödemenin yapıldığı döviz cinsi için geçerli “Saat 11:00 itibarı le TLFX Döviz Satış Ortalaması” ile çarpılarak karşılığı Türk Parası hesaplanır, Kira ödeme döviz cinsi Yabancı Para ise; ekipman mal bedeli transferi TL karşılığı döviz satın alınarak gerçekleştirildiğinde, ilgili transfer tutarı transfer tarihindeki  bölünerek , veya transfer döviz tevdiat hesabından yapılmış ise mal bedeli transfer tarihindeki ödemenin yapıldığı döviz cinsi için saat 11:00 itibarı ile TLFX Döviz Satış Ortalaması” ile çarpılarak bulunan TL karşılığı tutar \"Saat 11:00 İtibarı le TLFX Döviz Alış Ortalaması\"na bölünerek hesaplanır. Mal bedelinin JPY olduğu durumlarda kira ödeme planının TL belirlenmesi halinde mal bedelinin ödendiği günkü ... JPY satış kuru baz alınarak hesaplanır. Buna göre davacı taraf, davacı yanın bir kısım ödemelerini Türk Lirası olarak yaptığı, Türk Lirası olarak yapılan ödemelerin daha sonra davalı şirket tarafından ödeme tarihinde ki döviz kuruna çevrilerek borçtan mahsup edildiği, bu işlemlerin davalı şirket tarafından tek taraflı yapıldığı, bilirkişinin davalı şirketin tek taraflı yaptığı bu hesaplamaya bağlı kalmadan  Türk Lirası olarak yapılan tüm ödemeleri ödeme tarihindeki merkez bankası döviz  kurunu gözeterek anlaşma konusu yabancı para birimine (EURO) çevirmesi ve daha sonra  borçtan mahsup ederek nihai alacak ve borç miktarını hesaplaması gerektiğini ileri sürmüş olup, mahsup işleminin davalı tarafça yapılmış olması ve davalı tarafından sunulan belgelere göre bilirkişi raporunda hesap yapılması nedeniyle,  bilirkişi raporunun hesaplanmasında da aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır. Mahkemece en son alınan bilirkişi raporunda, tespit edilen son ödeme tarihi itibariyle borç miktarı yönünden hesaplama yapılarak karar verildiği,  menfi tespit davasında dava tarihi olan 15/06/2016 tarihi itibariyle hesaplama yapılması gerekir iken, son ödeme tarihi 05/11/2019 tarihi itibariyle hesaplama yapıldığı, ancak son ödeme halinde de davacının borçlu bulunduğu bu nedenle sonuca etkisi bulunmadığı, ceza davasına bildirilen ödeme tutarlarının da cari hesap raporundan tespit edilerek bildirildiği, gecikmiş sigorta ücreti nedeniyle farklılık bulunduğu itiraz üzerine yeniden alınan raporda da son işlem tarihi olan 05/11/2019 tarihi itibariyle davacının davalıya 11.109,69-Euro borçlu olduğunun tespit edildiği anlaşılmakla davanın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır. Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun  İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/10/2021 tarih ve 2016/709 E., 2021/671 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,9‬0 TL harcın  davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,  6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 31/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ec28c860a361bded","SID":"80334cb975268bc3"}}