{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>ESAS NO: 2022/1071 Esas<br>KARAR NO: 2024/839<br>DAVA: Kooperatif Üyeliğinden İhraç Kararının İptali<br>DAVA TARİHİ: 29/12/2022<br>KARAR TARİHİ: 24/10/2024<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Kooperatif Üyeliğinden İhraç Kararının İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br><br>Yukarıda adı ve adresi yazılı davacı tarafından açılan hukuk davasının 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9. Maddesi gereğince Türk Milleti adına yargılama yapmaya görevli ve yetkili ----------- Asliye Ticaret Mahkemesince  yapılan yargılaması sonucunda aşağıda gerekçesi yazılı hükme ulaşılmıştır. <br><br>DAVA\t:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili Davacı, davalı kooperatifin üyesi olup, Davalı taraf ----------- Noterliğinden keşide ettiği 04.10.2022T. ---------- YN.’ lu, ---------- Noterliği 13.05.2022 T. ----------- YN.’ lu ve ------------ Noterliği 20.06.2022 T. ---------- YN.’ lu ihtarnameler ile bu ihtarnamelerde belirtilen parasal yükümlülüklerin yerine getirilmediğinden bahisle davacı ... hakkında Koop. Üyeliğinden ihraç kararı aldığını bildirmiş olup, Bu ihraç kararının hukuka aykırı olduğundan iptalinin gerektiğini, Müvekkiline gönderilen ihtarnameler usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğinden ihtarnamelerden müvekkilinin haberi olmamış olup, Tebligatlar usulsüz olduğundan ihraç kararının öncelikle bu nedenle iptalinin gerektiğini, İhraç kararı geldikten sonra bahsi geçen ihtarnamelerin içeriğine ulaşılmış ve müvekkilinden istenen paraların yasal dayanaktan yoksun olduğu görülmüş olup, müvekkilinden istenen ödemelerin afaki olduğunu,  Nitekim müvekkilinin önceden alınan genel kurul kararı ile üyeliğinin devre mülk şekline çevrildiği daha sonrada ----------- Noterliğinden yapılan kura  çekimi ile taşınmazının  belirlendiğinin görülmüş olduğunu, Davalı kooperatif önce yapı kooperatifi olarak kurulmuş, daha sonra üyeliklerin bir kısmı devre mülke dönüşmüş olup, Müvekkilinin devre mülk üyesi olduğunu, Kooperatif 50 yıl önce kurulmuş 16.12.2005 tarihinde de ana sözleşme değişmiş, Müvekkili 50 yıllık üye olmasına rağmen hala konut kendisine teslim edilmemiş ve hiçbir üye halen tesisten hiçbir surette yararlanmamakta ve Evler üyelerine halen teslim edilmemiş olduğunu, Davalının gönderdiği ikinci ihtarnamede müvekkilinden %18 hesabı ile faiz istenmiş, Daha önceden bu yönde genel kurul kararı olduğundan bahsedilmiş ise de ana sözleşme değişikliğinden  sonra faizin %18 olacağına ilişkin karar bulunmadığını, İhtarnamede talep edilen faiz yasaya aykırı olduğundan içerik olarak ta ihtarnameler yok hükmünde olduğunu, Diğer taraftan 13.01.2022 T.  GK. kararında devre mülk üyelerine ödenmesi gerek 2.950.-TL ne ödenmiş ne de üyenin borcundan mahsup edilmiş olup, Bu nedenle de ihtarnamelerin içerik itibari ile hukuka aykırı olduğunu ve Müvekkilinin davalıya borcu bulunmadığını, Faiz talebi ve İhtarnameler hukuka aykırı olduğundan ihraç kararının iptali talebinin hasıl olmuş olduğunu, Dava şartı arabuluculuk gereği taraflarından gerekli müracaatlar yapılmış ancak 23.12.2022 tarihli  anlaşamama  tutanağı tanzim edilerek görüşmelerin sonlandırılmış olduğunu belirterek, Davalı kooperatif yönetim kurulunun müvekkilinin kooperatif üyeliğinden ihracına ilişkin aldığı kararın iptalini, mahkeme masraf ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesi talep ve dava olunmuştur. <br><br>CEVAP\t:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili kooperatifin 1976 yılında eski  ---------- öncülüğünde, ------------ Bürokrat ve Mensuplarının kurmuş olduğu bir yapı kooperatifi olup, bu kooperatife ait taşınmazlar 1976 sonrası  yıllarda edinilmiş, ----------- İli ------------ İlçesi ------------- Mahallesinde olup, vasıfları gereği Zeytinli Tarla olan ve Doğal Sit Vasfında olan taşınmazlara 2009 yılına kadar inşaat yapma izni olmadığı için bir proje geliştirme imkanı olmamış, Yani 1976 yılından imar izni alınana kadar bu taşınmazlarda tabiri caizse çivi çakma imkanı bulunmamakta olduğunu, Taşınmazların kayıtları ile sabit olduğu üzere 2009 yılı öncesinde alınabilen mevzi imar planı ile dört parsel arsa vasfına dönüştürülerek bu parsellerde de konut yapma yasal olarak mümkün olmadığı için sadece turizm tesisi yapılabileceğinden kooperatifin türü Yapı Kooperatifinden Turizm Geliştirme Kooperatifine dönüştürülerek bu taşınmazların iki parselinde dört yıldız standardında tatil köyü projesi geliştirilmiş, bu şekilde sağlanan imkanlar kapsamında 2009 yılında gerek ----------Kurullarından alınan izinler ve ----------- Belediyesinden alınan inşaat ruhsatları ile tatil köyü inşaatına yüklenici bir inşaat şirketi ile Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmeleri imzalanarak başlanmış olduğunu, Müvekkili kooperatifin 1976 yılından bu yana tüm genel kurul kararları ortada olup, üyelerinin gerek katılarak bilgi sahibi olduğu gerekse genel kurul sonrası katılsın katılmasın tüm üyelere tebligat yasalarına uygun olarak gönderilen genel kurul sonuç bildirimleri ile sabit olduğu üzere, davacı tarafın bu ihraç kararına karşı bu kararlara bir itirazı ve yasal anlamda açtığı bir davası bulunmamakta olup, kooperatifin yapı kooperatifinden turizm geliştirme kooperatifine dönüşmek zorunda kaldığını, kooperatifin taşınmazlarının turizm bölgesinde kalıp doğal sit vasfında olduğunu, bu taşınmazlar üzerine bireysel mülkiyete konu yapılaşma olmayacağından, hukuken ve fiilen bu kapsamda projeler yapılamayacağından, sadece turizm tesisi yapılabileceğinden bu yasal zaruret nedeniyle tatil köyü projesi yapmak için 2009 öncesinden mevzi imar planı alınabildiği malumları olup, süreçlerin tamamı genel kurulların verdiği izinlerle yürütülmüş ve genel kurul kararların aykırı hiçbir işlem yapılmamış  olduğunu, davacı tarafın kooperatifin başlangıcından bugüne kadar yaptığı cari ödemeler ve genel kurul kararları ile belirlenen kooperatifin ana hedefi ve projesi olan ortaklarına teslim etmeyi taahhüt ettiği tatil köyü inşaatının tamamlanması için ödenmesi gereken ancak ödenmeyen tutarlarda açıkça belli olup, davacı taraf kendisi ile aynı statüde olan devre mülk üyeleri tarafından genel kurul kararları ile ödenmesi gereken cari ödemeleri yaptıkları halde  ısrarla yapmadığı ve ortaklık edimlerini yerine getirmediği halde ödeme yapmadan hak sahibi olacağını iddia etmekte olduğunu,  Müvekkili kooperatif, 1976 yılından bu yana kesintisiz ayakta olan ve tüm iş ve işlemlerini düzgün tutan, ön muhasebesi iki personeli ile kooperatif merkezinde tutulan ayrıca dışarıdan sözleşmeli mali müşaviri ve hukuk müşaviri olan bir tüzel kişilik ve Üyelerinin büyük çoğunluğu kamudan özellikle ------------ dan emekli bürokratlar olup, iş ve işlemlerin düzenli olarak takip edilmekte olduklarını, Kooperatifin mülkiyetindeki ------------- İlçesi ------------- Mahallesindeki dört adet parselde yapılan mevzi imar planları onanmasından sonra hazırlanan dört yıldızlı tatil köyü projesi için inşaat ruhsatları 2009 yılında onanmış ve arsa payı karşılığı ve nakit ödemelerle anlaşma yapılan yüklenici şirketle inşaatlar başlamış, İlk yüklenici şirket inşaatı %38 oranındayken natamam bırakıp devam etmediğinden ve yan parselde kendisine genel kurul kararı ile inşaatı tamamlaması koşulu ile devri yapılan parselde kendi inşaatına başlayıp uyuşmazlık çıkardığından 2013 yılında imzalanan sözleşmeler haklı nedenlerle sözleşmelerden dönülerek fesih edilmek zorunda kalınmış olduğunu, Bu fesih süreci yargı kararı ile kesinleşmeden şantiye sahası teslim alınamadığı için, feshin kesinleşmesi ve müdahalenin meni için açılan davaların kesinleşme süreci 2019 yılında sonuçlanmış ve şantiyeler teslim alındıktan sonra kalan işlerle ilgili kooperatifin ortaklıkların tamamına  kendi sahibi olduğu şirketi adına inşaat ruhsatları çıkarılıp  ikinci alt yüklenici ile anlaşma imzalanmış  olduğunu, bu şirketin de %12 civarında imalat yaptıktan sonra konkordato ilan etmiş, sahayı terk etmiş ve kalan işlerle ilgili olarak bir iş ortaklığı ile anlaşılmış olup, bu iş ortaklığı da kalan işlerle ilgili olarak 2021 yılı Nisan ayına kadar faaliyette bulunmuş ve ekonomik gücünün olmadığını, pandemi ve inşaat maliyetlerini vb. mazeretlerle şantiye sahasını terk etmiş, bundan sonra ise kalan işler kooperatifin ruhsat sahibi kendi şirketi tarafından emanet usulü ile tamamlanmaya çalışılmış olduğunu, bu süreçte ülkemizde ve dünyada yaşanan ekonomik süreçler, pandeminin yaşattığı kısıtlamalar, devamındaki devalüasyon ve döviz kurlarındaki aşırı artış ve son enflasyon sorunları nedeniyle inşaat maliyetleri sürekli fahiş arttığından bu süreçte tamamen ----------- üzerinden diğer taşınmaz parselleri değerlendirilemediğinden ve satışları yapılamadığından ve değerleri projenin tamamlanmasına yetmediğinden taşınmaz yapımına dair inşaat bütçeleri oluşturularak ve ortakların genel kurullardaki kabulleri kapsamında ödemeler tahsil edilerek inşaatın son aşamaya getirilmiş olduğunu, bu süreçte ödemelerini genel kurul kararlarından sonra adreslerine gerekli bilgilendirme yapılarak genel kurul kararlarındaki ödeme ve diğer kararlarda iadeli taahhütlü olarak bildirilmesine, kooperatifin web sitesinde yayınlanmasına, kooperatifin ortaklarla iletişim kurmak için oluşturulan ----------- iletişim mecrasında yayınlanmasına rağmen yapmayan tüm üyeler, öncelikle kooperatif görevlileri tarafından aranarak uyarılmış, kendilerinin mail ve cep telefonlarına ödeme uyarıları gönderilmiş, ortakların kişisel ------------ iletişim kanalları ile uyarılmış, ayrıca kooperatifin üyelerinin olduğu ------------ iletişim kanallarından uyarılar yapılmasına rağmen ödemelerini yapmaları için resmi ihraç işlemleri öncesinde hukuk müşavirliği tarafından ödemeye davet yazıları da gönderilmiş olduğunu, bu uyarı yazılarından da netice alınamayınca ısrar eden üyeler hakkında yönetim kurulunca genel kurulun verdiği yetkiler kapsamında tüzük hükümlerini uygulamak için işlemlere başlanılmış  olduğunu, davacı Vekili gönderilen tebligatların usul ve yasaya aykırı yapılmış olduğunu iddia etse de bunlar tamamen hukuki dayanaktan yoksun olup, ------------ Noterliği ------------ yevmiye numaralı 13.05.2022 tarihli ihtarnamesinin muhataba ulaşmasında herhangi  bir usulsüzlüğün söz konusu olmadığını, Nitekim bu ihtarname muhatabın kendisine teslim edilmiş olup davacının ihtarnamelerden haberdar olmadığı iddialarının lafı güzaftan ibaret olduğunu, ------------- Noterliği ------------- yevmiye numaralı 20.06.2022 tarihli  ihtarnamesi de usulüne uygun olarak Tebligat Kanunu 21/2. Maddesine göre  yapılmış, ------------ Noterliği ------------ yevmiye numaralı 04.10.2022 tarihli ihraç ihtarnamesi de yine usulüne uygun olarak aynı konutta davacının yakınına tebliğ edilmiş olduğunu, tebligatların yapılmasında veya bunların muhatap tarafından öğrenilmesinde davacı tarafın iddialarının aksine yasaya veya usule aykırı bir durum bulunmamakta, davacı taraf eğer bunların usule aykırı olarak yapıldığını iddia ediyorsa iddialarını ispatla mükellef olup, sadece tebligatların usulsüz ve yasaya aykırı olduğunu belirterek herhangi bir gerekçe göstermemesinin taraflarınca kabul edilemez olduğunu, davacıya gönderilen ihtarnamelerde, aylık %1,5  yıllık %18 gecikme faizi işletildiği ortaya konulmuş, Kooperatifin 28.04.2019 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısında ödenmeyen ana para borçları için aylık %1,5  yıllık %18 olacak şekilde gecikme faizi kabul edilmiş olduğunu, Kooperatif ortağının kooperatife olan parasal yükümlülüklerini zamanında yerine getirmemesi veya getirememesi durumunda, kooperatifin bunları isteyebilecekleri tarihten itibaren faiz talep etme hakkı doğmakta olup, davacı taraf  borçlarını ödememekte ısrar etmiş olmasına rağmen bir de haksız olarak faiz oranına itiraz etmiş olduğunu, ancak kanunun emredici hükümleri ile Yargıtay kararları dikkate alındığında kooperatif tarafından usule aykırı olarak alınmış bir faiz oranı yoktur. Kooperatif tarafından davacıya tebliği edilen ihtarnamelerde talep edilen faiz oranı  geçerliliğini sürdürdüğü için ihtarnamelerin geçersizliğinden bahsedilmesinin mümkün olmadığını, Yargıtay kararlarında halen % 9 olarak uygulanmakta olan yasal faiz oranı dikkate alındığında, genel kurulca belirlenen gecikme faiz oranı yıllık % 18’i, aylık % 1,5’u aşmaması gerektiği belirtilmekte olduğunu, 1163 sayılı Kooperatifler Yasası'nın 27. maddesi hükmü gereğince mali yükümlülüklerini yerine getirmeyen ortakların, yapılan ihtarlara rağmen borcunu yerine getirmediği takdirde üyelikten çıkarılacağı öngörülmüş olup, davacı tarafa usulüne uygun olarak ----------- Noterliğinin------------ yevmine numaralı  1. ihtarnamesi ile hangi yıla ait ödenmesi gerekli olan aidat ve inşaat bedelinin ödenmesi gerektiği, ödenmediği takdirde KK 27. Maddesi ile Kooperatifin ana sözleşmesinin 14. Maddesi uyarınca  ortaklıktan çıkarılacağı ihtar edilmiş, Davacı tarafından, süre dolmasına rağmen kooperatife herhangi bir şekilde ödeme yapılmamış olduğunu, Bunun üzerine davacı yana ----------- Noterliğinin ------------ yevmiye numaralı 2. ihtarnamesi ile borcun  ödenmesi, ödenmediği takdirde ortaklıktan çıkarılacağı ihtar edilmiş, Davacıya verilen bu sürenin de dolmasına rağmen yine herhangi bir ödeme yapılmamış olup, Bunun üzerine yönetim kurulunun 16/09/2022 tarihli ----------sayılı kararıyla davacının ortaklıktan ihraç edilmesine dair karar alınmış olduğunu, ---------- Noterliğinin ----------- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile de davacı tarafın ortaklıktan çıkarıldığı bildirilmiş, görüldüğü üzere davacının ortaklıktan çıkarılmasını gerektiren yasal prosedür usulüne uygun olarak gerçekleşmiş olduğunu, davacı tarafın dava dilekçesine esas beyanlarının, davacının ihracının iptaline dair bir somut haklı neden ortaya koyamamış olması, borçlarını ödememesi, iddialarını kendi beyanları ile çürütmüş olması hasebiyle hukuken geçerliliği olmadığından, soyut iddialara dayalı ve kendi sundukları yazılı belgelerdeki içeriği ve maddi gerçekleri yok sayıp inkar ederek mahkemeyi hataya sürüklemeye çalışan bu davadaki taleplerin reddine karar verilmesini ettiklerini belirterek, davacı hakkında, müvekkili ve yöneticileri hakkındaki  mesnetsiz  iddialarına karşı yasal hakları saklı kalmak kaydı ile; davacı tarafın hukuksal dayanaktan yoksun ve sunduğu belgelerdeki yazılı  maddi gerçekleri yok sayarak tamamen haksız ve kötü niyetle açmış olduğu iptal  davasının, yapılan ortaklıktan çıkarma ihraç işlemi tamamen yasaya ve usule uygun olduğundan açılan iptal davasın reddine, Tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yüklenmesine karar verilmesini talep etmişlerdir. <br><br>İNCELEME VE GEREKÇE\t:Dava hukuki niteliği itibari ile koopetarif üyeliğinden ihraç kararının iptaline ilişkindir. Mahkememizce; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek; taraf  vekillerinin  vermiş olduğu dilekçeler,  ibraz ettikleri  tüm deliller, bilirkişi raporu , tüm kayıt ve belgeler tek tek incelenmiştir.Deliller toplandıktan sonra dosya, bir Ticaret Hukuku öğretim görevlisi ile bir mali müşavirden oluşan bilirkişi heyetine verilerek rapor alınmıştır. 04/07/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacının davaya konu ettiği aidat ve ilave inşaat maliyetleri ile ilgili genel kurullarda kararların alınmış olduğu ve yine davalı kooperatifin ödenmeyen ana para Borçlarına uyguladığı faiz oranlarının da genel kurullarda kabul edilen oranlarda olduğu,  1163 sayılı Kooperatifler Kanunu 23. Madde \"Ortaklar bu kanunun kabul ettiği esaslar dahilinde hak ve vecibelerde eşittirler.\" şeklinde düzenlenmiştir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 23. maddesi hükmü uyarınca, ortaklar hak ve yükümlülüklerde eşit konumda olduklarından, bu ilkenin dışına çıkılmak istendiği taktirde, bu hususun genel kurul gündemine alınarak, genel kurulun tartışmasına açıkça sunulması veya genel kurulun yapılan uygulamayı benimsemiş olması gerekmektedir. Yapılan incelemede  genel kurulda eşitlik ilkesini bertaraf edecek dava dosyasında bir uygulamaya rastlanmamış olup davacının da bu ilke gereği kooperatif aidatlarını ödemek zorunda olduğu, 1163 sayılı Kooperatifler Yasası'nın 27. maddesi hükmü gereğince mali yükümlülüklerini yerine getirmeyen ortakların, yapılan ihtarlara rağmen 10 günlük ve 1 aylık sürelerde borcunu yerine getirmediği takdirde üyelikten çıkarılacağının öngörülmüş olduğu, Anasözleşme’ nin, Yönetim Kurulu Kararı ile Ortaklıktan çıkarılmayı düzenleyen 14 Md.’ sinin 2 Bendinde; ”Parasal Yükümlülüklerinin Otuz Gün geciktirmeleri üzerine Yönetim Kurulunca Noter aracılığıyla yapılacak ihtarı takip eden 30 gün içinde yükümlülüklerini yerine getirmeyenler” in Sözleşmede belirlenen ortaklık şartlarını kaybedeceğinin hüküm altına alınmış olduğu, sonuç olarak; Davacı Kooperatif Üyesinin, Davalı Kooperatife Genel Kurul Kararları uyarınca adına tahakkuk etmiş Aidat ve İlave İnşaat İşlerinden kaynaklanan Ana Para Borcu ile bu borca istinaden Genel Kurul Kararları çerçevesinde Aylık %1,5 Yıllık %18 Oranı üzerinden tahakkuk etmiş Faiz Borçlusu durumunda olduğu, Mali Yükümlüklerini yerine getirmediği tespit olunan Davacı Kooperatif Ortağına, Davalı Kooperatifçe, 1163 S. Kooperatifler Kanunu’ nun 27.Md. Hükmü gereğince 10 günlük ve 1(Bir) Aylık Sürelerde Borcunu yerine getirmediği takdirde Üyelikten çıkarılacağının İhtar edilerek Üyelikten Çıkarmaya yönelik gerekli Yasal Merasimlerin yerine getirilmiş olduğu görülmekle, Davacı Kooperatif Ortağının, Kooperatif Ortaklığından İhraç Kararının İptaline yönelik isteminin mahkemenin takdirinde olacağı kanaati bildirilmiştir.  Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; açılan davanın kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali istemli olduğu, 04/07/2024 tarihli bilirkişi heyet raporunun gerekçeli, bilimsel ve denetime uygun olmakla mahkememizce de hükme esas alındığı, dosya incelendiğinde davaya konu aidat bedelleri ve ilave inşaat maliyetleri ile  alakalı davalı kooperatifin yetkili olan kurullarında ilgili kararların alınmış olduğu ve yine davalı kooperatifin ödenmeyen ana para borçlarına ilişkin uyguladığı faiz oranlarının da genel kurullarda kabul edilen oranlarda olduğu, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu 23. maddesinde \"Ortaklar bu kanunun kabul ettiği esaslar dahilinde hak ve vecibelerde eşittirler.\" şeklinde düzenlenme bulunduğu, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 23. maddesi hükmü uyarınca, ortakların hepsinin hak ve yükümlülüklerde eşit konumda oldukları, davalı kooperatifin ilgili kurullarında alınan mezkur kararların eşitlik ilkesini bertaraf edecek herhangi bir nitelik barındırmadığı, bu doğrultuda davacının da bu ilke gereği kooperatif aidatlarını ödemek zorunda olduğu, 1163 sayılı Kooperatifler Yasası'nın 27. maddesi hükmü gereğince mali yükümlülüklerini yerine getirmeyen ortakların, yapılan ihtarlara rağmen 10 günlük ve 1 aylık sürelerde borcunu yerine getirmediği takdirde üyelikten çıkarılacağının öngörülmüş olduğu, ana sözleşme’nin, yönetim kurulu kararı ile ortaklıktan çıkarılmayı düzenleyen 14 Md. sinin 2 Bendinde; ”Parasal Yükümlülüklerinin 30 gün geciktirmeleri üzerine Yönetim Kurulunca Noter aracılığıyla yapılacak ihtarı takip eden 30 gün içinde yükümlülüklerini yerine getirmeyenler” in sözleşmede belirlenen ortaklık şartlarını kaybedeceğinin hüküm altına alınmış olduğu, nihayet ; davacı olan kooperatif üyesinin, davalı kooperatife genel kurul kararları uyarınca adına tahakkuk etmiş aidat ve ilave inşaat işlerinden kaynaklanan ana para borcu ile bu borca istinaden usulüne uygun alınan genel kurul kararları çerçevesinde aylık %1,5 yıllık ise %18 oranı üzerinden tahakkuk etmiş faiz borçlusu konumunda olacağı, akçeli yükümlüklerini yerine getirmediği dosya kapsamında tespit olunan davacının,  davalı kooperatifçe, 1163 S. Kooperatifler Kanunu’ nun 27.md. hükmü gereğince 10 günlük ve 1(Bir) Aylık sürelerde borcunu yerine getirmediği takdirde üyelikten çıkarılacağının ihtar edilerek üyelikten çıkarmaya yönelik gerekli yasal prosedürün eksiksiz uygulandığı, davalının tesis etmiş olduğu iş ve işlemlerin kanuna , ve kooperatif esas sözleşmesine uygun olduğu mahkememizce anlaşılmış ve açılan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak grekmiştir.<br><br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: <br>1-Açılan davanın REDDİNE,<br>2-Alınması gerekli  427,60 -TL karar ve ilam harcından, dava açılışı esnasında peşin alınan 80,70-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 346,9‬0 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,<br>3-Arabuluculuk sürecinde düzenlenmiş sarf kararında yer alan 1.320,00-TL'nin 6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesi uyarınca, davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesine,<br>4-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davalı vekili için takdir olunan 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin  davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>5-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>6-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, <br>7-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, <br> Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ------------ BAM nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 24/10/2024 </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c64a151251439e06","SID":"8ff2964a2444224a"}}