{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2024/1206 Esas <br>KARAR NO:2024/1659 Karar <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A <br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I  <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:20/05/2024<br>NUMARASI:2022/1052 Esas - 2024/537 Karar<br>DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:24/10/2024 <br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkilinin ticari ilişkisinden kaynaklı mal ve hizmet karşılığı düzenlenen; 04.08.2021 tarih, ... sayı ve 616.01 TL tutarlı; 17.11.2021 tarih, ... sayı ve 3.283,20 USDolar tutarlı; 23.11.2021 tarih, ... sayı ve  (409 USDolar kısmi ödeme yapılmış) 2.035,80 USDolar tutarlı faturaların ödenmemesine istinaden müvekkili lehine takip başlattığını, başlatılan takibe yapılan haksiz itiraz neticesinde takibin durdurulduğunu, arabuluculuk müessesesine başvurmalarına rağmen uzlaşma sağlanamadığını, tüm bu sebeplerden iş bu itirazın iptali davasını açmak zorunda kaldıklarını; fatura bedellerinin peşin ödemeli olduğunun faturada belirtilmesine ve itiraz edilmemesine rağmen sadece 17/11/2021 tarihli faturaya istinaden kısmi ödemede bulunulduğunu, satışa karşılık herhangi bir teminat alınmadığını, bu sebepten davalı adına kayıtlı menkul, gayrimenkul mallar ve üçüncü kişiler üzerindeki hak ve alacaklarına ihtiyaten haciz tedbiri verilmesini, sayılan sebeplerden itirazın iptalini, takibin devamını, karşı yanın %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  müvekkili aleyhine açılan iş bu davanın öncelikle dayanak belgelerin ödeme emri zarfı içinde bulunmaması nedeniyle (her ne kadar Yargıtay içtihatlarında şerh düşülmeyen dayanak belgeler kabul edilsede icra dosyasına sunulan belgeler içersinde de taranarak ibraz edilmediği görüldüğünden) kendilerine tebliğ edilmemesinden geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmadığından davanın reddini, ÇÜNKÜ itirazın iptali davalarında alacaklının takipte dayanmadığı (17.11.2021 tarih, ... sayı; 23.11.2021 tarih, ... sayılı)  belgeler dışında başka belgelere dayanamayacağını, YİNE alacaklının davacı ile hukuki ilişkisini yani borcun varlığını kanıtlaması gerektiğini, AYRICA davacı tarafından dayanak gösterilen faturaların usul ve yasalara uygun olmadığını, belirterek davanın reddini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 20/05/2024  tarih ve 2022/1052 Esas - 2024/537 Karar sayılı kararında;\"....Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; alınan bilirkişi raporu ile de  alacak ispatlanmıştır. Toplam alacağın 616,01 TL olduğu,  gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödenmediği anlaşılmakla davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kabulü ile likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. Bu talep yönünden  işlemiş faiz alacağının usulüne uygun bir ihtarname ile davalı tarafı temerrüde düşürmediği anlaşılmakla fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir. Ayrıca somut olayda, takip talebi ve ödeme emrinde, yabancı para alacağının hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve TL karşılığı gösterilmediği gibi yabancı para alacağının harca esas Türk Lirası karşılığı da yazılmamıştır. Anılan yasa hükümlerinin emredici nitelikte olduğu, takip talebinde emredici yasa hükümlerine  uyulmadığı,  bu itibarla  takibin usulüne uygun olmadığı  bu durumun davanın her aşamasında resen gözetilebileceğinden davanın fazlaya dair talep yönünden dava şartı yokluğu nedeniyle reddine dair karar verilmiştir...\"gerekçesi ile,''  1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; a- ... sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen İPTALİ ile takibin 616,01 TL asıl alacak üzerinden takip talebindeki diğer koşullar ile devamına, bu asıl alacak için talep edilen işlemiş faiz alacağı yönünden fazlaya ilişkin talebin reddine, b- Fazlaya dair istem bakımından usulüne uygun takip yapılmadığından dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine, 2-Hükmedilen alacağın %20'si üzerinden hesaplanan 123,20-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafca başlatılan icra takibinde, Müvekkilinin alacaklı olduğu meblağı Amerikan Doları olarak talep ettiğini, ülkemizde meydana gelen aşırı kur dalgalanmaları neticesinde Müvekkilinin zararının oluşmaması için işbu meblağın fiili ödeme günündeki TL karşılığının hesaplanarak tahsil edilmesi talep ettiğini, Nitekim TBK md. 99/3 uyarınca, ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlendiğini ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden TL karşılığının tahsili talep edilebileceğini, her ne kadar İİK md. 58/ II, bend 3'te alacağın Türk Parası ile takip talebinde belirtilmesi gerektiği hüküm altına alınmış ise de,  döviz kurunda meydana gelen olağanüstü artışlar nedeniyle yabancı para alacaklarının Türk Lirasına çevrilmek suretiyle icra takibine konu edilmesi alacaklılar yönünden büyük bir zarara neden olduğunu, nitekim somut olayda faturanın kesildiği tarih ile fiili ödeme günü arasında döviz kurunda Müvekkili açısından kabul edilemeyecek bir artışın meydana geldiğini ve bu meblağ farkına alacaklının katlanmaya mecbur edilemeyeceğini, nitekim takip taleplerinde, fiili ödeme günündeki TL karşılığının açık ve net bir biçimde yazılmış olduğunu, yukarıdaki madde hükmüne aykırılık teşkil etmediğini, yalnızca TL karşılığının ne olduğunun tahsil tarihinde belirleneceğini, İİK md. 58/ II, bend 3, TBK md. 99/3 uygulamasının hukuka aykırı biçimde sınırladığını, sonraki kanun önceki kanun prensibi esas alınarak incelendiği takdirde TBK md. 99/3 hükmünün İİK md. 58/II hükmünü geçersiz kılacağını ve yasa koyucunun da iradesinin bu yönde olduğunu, ek olarak ilk derece mahkemesinin gerekçeli kararında atıfta bulunulmuş olduğunu, Yargıtay Kararları'nın tamamının 2021 tarihi öncesine ait olduğunu ve döviz kurunun görece sabit olduğu ve bu denli değişim arz etmediği bir sürece ilişkin olduğunu, yargı organlarının somut olayların somut tahlillerini gerçekleştirerek, devletin uygulamakta olduğu ekonomi politikalarının sorumluluğunu üstlenerek dinamik, döviz kuru krizinin yaratmış olduğu  cevap üretecek mahiyette kararlar ortaya koyması gerekliliğinin açık olduğunu,İleri sürülerek, yukarıda arz ve izah olunan ve istinaf dilekçesi ile belirttikleri gerekçelerle, yerel mahkemenin 2024/537  Sayılı kısmen kabul ve kısmen ret kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın kabulüne, yargılama giderleriyle avukatlık ücretinin Davalı taraf üzerine bırakılmasına, karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, faturadan kaynaklı alacağın tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine İİK. 67. Madde uyarınca açılan itirazın iptali davasıdır.Mahkemece, davanın kısmen kabulüne,  karar verilmiş ve verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davaya konu ... sayılı icra dosyası incelendiğinde; Davacı alacaklı tarafından davalı hakkında TL. faturadan kaynaklı  616,01 TL. Asıl alacak, 58,63 TL. işlemiş faiz olmak üzere toplam: 674,64 TL. Alacak ile iki adet USD faturadan kaynaklı toplam:  2. 444, 80 USD. alacağın tahsili talebiyle ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip talebi ve ödeme emrinde  2. 444, 80 USD. alacağın TL karşılığının ve takip tarihindeki kurun gösterilmemiş olduğu, davalı borçlu tarafından takibe itiraz edilmesi üzerine istinafa konu işbu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece, tarafların ticari defterleri inceletilmek suretiyle mali müşavir bilirkişiden rapor alınıp istinafa konu karar verilmiştir.Davacı vekilinin ret edilen USD alacağına yönelik istinaf sebepleri incelendiğinde; Mahkemece verilen hüküm gerekçesinde; Takip talebi ve ödeme emrinde, yabancı para alacağının hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve TL karşılığı gösterilmediği gibi yabancı para alacağının harca esas Türk Lirası karşılığının da yazılmadığını, anılan yasa hükümlerinin emredici nitelikte olduğu, takip talebinde emredici yasa hükümlerine  uyulmadığı,  bu itibarla  takibin usulüne uygun olmadığı,  bu durumun davanın her aşamasında resen gözetilebileceği gerekçesiyle davacının USD alacak talebinin dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verildiği belirtilmiştir.Somut uyuşmazlıkta birinci sorun, mahkemenin davaya dayanak olan icra takibinin geçerli olup olmadığını denetleme yetkisi ve görevi olup olmadığı noktasındadır.İtirazın iptali davaları icra takibine sıkı sıkıya bağlı olmakla birlikte genel hükümlere göre görülüp karara bağlanır. İtirazın iptali davasının görülebilmesi için yetkili icra müdürlüğünde başlatılıp süresi içerisinde itiraz ile durmuş bir icra takibinin bulunması zorunludur. İcra takibine karşı yetki itirazında bulunulduğu takdirde itirazın iptali davasına bakan mahkeme kendi görev yetkisinden önce icra takibine yönelik yetki itirazını hadise şeklinde inceleyerek karara bağlayacaktır.Genel hükümlere göre yargılama yapan mahkemenin, davaya dayanak icra takibine ilişkin olarak HMK 114. maddesinde sayılan dava ve takip genel dava şartları dışında, icra mahkemesi yerine geçerek İİK 58/3 maddesi gibi İİK' da düzenlenen ve icra takip hukukundan kaynaklanan hususlarda resen denetim yaparak icra takibinin usule uygun olmadığına karar verebilmesinin yasal dayanağı yoktur. Zira her icra takibi, icra ve iflas kanunu' nda sayılan nedenlerle borçlu tarafından icra mahkemesinde, gerek şikayet gerekse dava yolu ile ileri sürülüp iptal edilmediği sürece geçerli olmaya devam edecektir. Somut olayda borçlu tarafından, İİK' nın 16 ve 58/3 madde hükümleri uyarınca icra mahkemesinde şikayet yolu ile  icra takibi iptal ettirilmediğinden dava tarihi itibariyle  halen geçerli bir icra takibi bulunmaktadır. Açıklanan nedenlerle, borçlu tarafından ileri sürülmeyen icra takip hukukuna ilişkin bir nedenle mahkemenin resen takibin hükümsüzlüğüne hükmetmiş olması usul ve yasaya aykırıdır.Uyuşmalıkta ikinci sorun, UYAP sistemi tarafından bizzat oluşturulan icra takip talebindeki İİK 58/3 maddesindeki eksiklikten dolayı talepte bulunanı kendisinden kaynaklanmayan bir nedenle  sorumlu tutmanın mümkün olup olmadığı noktasındadır.İİK' nın 8/a maddesinde ( Ek -02/07/2012 T. 6352/3. madde) icra ve iflas müdürlüklerinde her türlü işlemlerde UYAP sisteminin kullanılacağı, elektronik işlemlerin UYAP sistemi vasıtası ile yapılmasına dair usul ve esasların Adalet bakanlığı tarafından çıkartılan yönetmelikle düzenleneceği, İİK Yönetmeliği' nin 16 vd maddelerinde; elektronik işlemler ve UYAP sisteminin kullanımına ilişkin detaylı düzenlemelere yer verilerek taraf ve vekilleri ile diğer ilgililerin geçerli elektronik imza ile imzalamak sureti ile UYAP vasıtası ile mahkemeler ile icra ve iflas dairelerine elektronik ortamda bilgi ve belge gönderebilecekleri gibi, icra takibi de açabilecekleri, yine aynı yönetmeliğin 20 ve 21. Maddelerinde ise icra takip talebinin nasıl doldurulacağı ve takip talebine belge eklenmesine ilişkin hususlar düzenlenmiştir.UYAP sistemi tarafından oluşturulan takip talebinin içeriği itibariyle İİK 58 ve yönetmeliğin 20 - 21. maddelerindeki düzenlemelere uygun olmalıdır. Olması gereken ve beklenen budur.Takip talebinin UYAP sistemi üzerinden yapılmasına ilişkin UYAP Avukat Portal'ı Kulanım Kılavuzu incelendiğinde; talepte bulunan taraftan birinci aşamada takibe dair genel bilgilerin doldurulması, ikinci aşamada takibin taraflarının bilgilerinin doldurulması, üçüncü aşamada ilamsız takip bilgilerinin ( alacağın para birimi, döviz ise hangi tarihteki kur üzerinden TL olarak hesaplanacağı ve takibe esas TL tutarı vs ) doldurulması, dördüncü aşamada ise takibe esas TL üzerinden sistem tarafından resen harç miktarının hesaplanması, beşinci aşamada tevzi nosu alma, altıncı aşamada ise sistem tarafından düzenlenen ve tevzi nosu alınan takip talebi indirilerek elektronik imza ile imzalanması ve takip talebi ekine vekaletname ile diğer takip evraklarının eklenerek sisteme yeniden yükleme işleminin yapıldığı, bu aşamada indirilen ve sistem tarafından oluşturulan takip talebindeki herhangi bir değişiklik yapılması halinde ilgili evrakların sisteme katılmasına izin verilmeyeceğine dair uyarıya yer verildiği, yedinci aşamada sistem tarafından hesaplanan harcın ödemesi yapılıp tevzi yapılan icra dosyasından icra dosya nosu alınarak, icra dosyasına dair bilgi ekranı açılarak işlemin elektronik ortamda tamamlandığı anlaşılmıştır. Yukarıda belirtilen işlem silsilesine göre UYAP sisteminin; takip talebi doldurulurken  gerekli tüm bilgileri adım adım istediği, bu doğrultuda talepte bulunanı yönlendirdiği, eksik bilgi ile takip talebi düzenlenmesine izin verilmediği gibi talepte bulunan başvurucuya, düzenlenen belgede herhangi bir değişiklik yapma hakkı ve yetkisi vermediği açıkça görülmüştür. Uyap Sisteminin hazırladığı takip talebinin dosyasına aktarılıp, takip talebine göre ödeme emri düzenleyerek tebliğ edilmesi işleminin ise UYAP üzerinden icra müdürlüğü tarafından yapıldığı tespit edilmiştir.Kullanım Kılavuzunda yer alan bilgilere göre döviz üzerinden UYAP sistemi kullanılarak yapılacak icra takip taleplerinde, alacaklıdan dövizin harca esas TL tutarı sorularak resen harç hesaplanıp tahsili sağlanmakta, ancak sistem tarafından düzenlenen takip talebi formunda dövizin takip tarihindeki TL karşılığı takip talebine yazılmamakta ve talepte bulunana da takip talebinde herhangi bir değişiklik yaptırmamaktadır. Bu durumda Ulusal Yargı Ağı'nı kullanarak hak arayan kişiye kendinden kaynaklanmayan, sistemsel bir eksiklik sebebi ile sorumluluk yüklemek mümkün olmamalıdır. Aksi düşünce usul ekonomisine aykırılık ve adil yargılanma hakkının ihlali sonucunu doğuracaktır. Ayrıca Ulusal Yargı Ağı' nın kullanılarak hak aranması açıkça devletin hükümranlık hakkının tanınması anlamına geleceğinden, sistemin oluşturduğu belgedeki İİK 58/3 maddesindeki eksikliği devletin hükümranlık hakkına aykırı olarak yorumlamak basit mantık kuralları ile bağdaşmayacaktır.Somut olayda davacı, UYAP sisteminin yönlendirmesi ile takip talebi doldurarak davaya konu icra takibini başlattığı görüldüğünden ve bu işlemi yaparken kendisine atfedilecek herhangi bir usul hatası tespit edilemediğinden, mahkemenin icra takibinin usulsüz olduğuna dair tespiti yerinde görülmemiştir.Uyuşmazlıkta üçüncü sorun; İİK'nın 58/3 maddesinin yorumuna ilişkin 1999 tarihli Hukuk Genel Kurul Kararı ile aynı mahiyetteki Yargıtay 11, 12 ve kapatılan 19. Hukuk Daireleri'nin eski tarihli içtihatlarının İİK' ya 2012 tarihinde eklenen 8/a maddesi, bu paralelde düzenlenen İİK yönetmelik hükümleri ve 2012 yılında yürürlüğe giren 6098 Sayılı TBK' nın 99. maddesinde yapılan değişikliklerle uyumlu olup olmadığı noktasındadır.İİK 8/a maddesi ve yönetmelik hükümlerine göre UYAP sisteminin işleyişi yukarıdaki açıklamalarda analiz edilmiştir. 6098 Sayılı TBK'nın 99. maddesinin İİK 58/3 maddesi ile birlikte uygulanmasına ilişkin olarak İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi tarafından benzer mahiyette bir karar verilmiştir.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi' nin benzer mahiyetteki uyuşmazlıkta verdiği 15/12/2022 tarihli ve 2022/2179-1707 E.ve K. sayılı kararın da özetle; \" İlk derece mahkemesince takibin İİK'nın 58. maddesine aykırı yapıldığı belirlenerek, davanın, dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir. İİK'nın 58/3.maddesinde, \"Alacağın veya istenen teminatın Türk Parasıyla tutarı ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlenmeye başladığı gün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve faizi;\"  takip talebinde gösterilmelidir. TBK'nın 99. maddesinde \"Konusu para olan borç Ülke parasıyla ödenir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parasıyla da ödenebilir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parası ile ödenmesini isteyebilir.\" Düzenlemesi bulunmaktadır. Maddenin son fıkrasında Ülke parası dışında, başka bir para birimiyle belirlenmiş para alacaklarının aynen ödenmesine imkan tanınmıştır. Bu yönüyle anılan madde , 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 83. maddesinden farklı bir düzenleme içermektedir. Gerçekten de 818 sayılı BK'nın 83. maddesinin son fıkrasında, \"Yabancı para borcunun vadesinin ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcu vade veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk Parası ile ödenmesini isteyebilir. \" düzenlemesi bulunmaktaydı. İlk derece mahkemesince gerekçeli kararda belirtilen Hukuk Genel Kurulu kararı 818. sayılı BK'nın yürürlükte bulunduğu dönemde verilmiştir.Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 20.06.2013 tarih ve 2013/7875 - 11547 E- K sayılı kararı da benzer niteliktedir. Bu kararlardan sonra TBK'nın 99. maddesi ile getirilen düzenleme dikkate alındığında, döviz alacağının aynen ödenmesinin talep edilebileceği anlaşılmaktadır. Bu durumda davacı, fatura ve sözleşmedeki kayıt nedeniyle aynen ödeme talep edebilir. İİK'nın 58. maddesindeki düzenleme, icra takip harcın belirlenmesine ilişkin olup UYAP ortamında başlatılan takiplerde harcın sistem tarafından otomatik olarak hesaplanıp tahsil edildiği anlaşılmaktadır. Takip bu nedenle geçerli olduğundan, Mahkemece işin esası incelenerek bir karar verilmesi gerekir. İlk derece mahkemesince dava şartı yanlış değerlendirilerek karar verildiğinden, istinafa konu kararın HMK'nın 353/1.a.4 maddesi uyarınca kaldırılmasına dair aşağıdaki karar verilmiştir.\" şeklindedir .İstanbul BAM 14. Hukuk Dairesi'nin gerekçesinde de belirttiği üzere, Mahkeme kararında yer verilen Hukuk Genel Kurul Kararı ve sonrasında bu doğrultuda verilen Yargıtay Daire kararlarından sonra TBK'nın 99. maddesi ile getirilen düzenleme dikkate alındığında, döviz alacağının aynen ödenmesinin talep edilebileceği anlaşılmaktadır. Bu durumda davacı, fatura ve sözleşmedeki kayıt nedeniyle aynen ödeme talep edebilir. İİK'nın 58. maddesindeki düzenleme, icra takip harcın belirlenmesine ilişkin olup UYAP ortamında başlatılan takiplerde harcın sistem tarafından otomatik olarak hesaplanıp tahsil edildiği anlaşılmaktadır. Takip bu nedenle geçerli olduğundan, Mahkemece, davacının USD alacak talebi yönünden de işin esası incelenerek bir karar verilmesi gerekirken dava şartı yanlış değerlendirilerek yukarıdaki şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiştir.Yukarıda izah edilen gerekçelerle;  davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda ilk derece mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-a4 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine iadesine, karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/05/2024 tarih ve  2022/1052 Esas - 2024/537 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a4 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,3-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 4-Artan gider avansı olması halinde  yatıran tarafa iadesine, 5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 24/10/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddeleri gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a862c226901a7b20","SID":"674d64d120e78975"}}