{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">           ESAS NO: 2024/1550   KARAR NO:2024/1457<br><br>\t     T.C.<br>\t      ANKARA<br>       BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>               13. HUKUK DAİRESİ  <br><br>ESAS NO\t: 2024/1550 <br>KARAR NO\t: 2024/1457<br><br>T Ü R K     M İ L L E T İ    A D I N A<br>BÖLGE  ADLİYE  MAHKEMESİ  KARARI<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 28/09/2022<br>NUMARASI\t\t: 2022/591 Esas  2022/550 Karar<br><br>DAVACI \t: <br>VEKİLİ\t<br>DAVALI \t:<br><br>TALEP\t: Yargı Yerinin Belirlenmesi <br>KARAR TARİHİ\t: 17/10/2024<br><br>Taraflar arasındaki davada Ankara 1. Asliye Hukuk ve Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya incelendi:<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir. <br>Ankara 1. Asliye Hukuk Mahkemesince; uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde bulunduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.<br>Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi ise; davalıların tacir olmadığı, uyuşmazlığın nispi ya da mutlak ticari dava niteliğinde bulunmadığı gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir.<br>TTK'nın 1472. maddesinde düzenlenen halefiyet, yasal, sınırlı ve cüz’î halefiyet niteliğindedir. Bu maddeden doğan halefiyet hakkına istinaden açılan veya açılacak olan dava, esas itibariyle sigortalının, kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin, ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücû davası, aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibariyle aynı zamanda şahsî nitelikte bir eda davasıdır. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için şahsî ve rücûu ödediği bedelle sınırlı olduğundan dolayı da cüz'î haleftir. Sigortacının, sigortalıya ödediği tazminat oranında sigortalının yerine geçeceği ve onun kanunî halefi olacağı, ilke olarak 31.03.1954 gün ve 1953/18 E. - 1954/11 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtilmiştir. 17.01.1972 tarihli ve 1970/2 E. - 1972/1 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da sigortacının, zarara sebebiyet veren aleyhinde açtığı rücû davasının, kanundan doğan halefiyete dayandığı ve halef olanın, halefiyet yolu ile nasıl bir hak iktisap etmiş ise o hakka sahip olacağı vurgulanmış; velhasıl sigorta ettirenin ne hakkı varsa bunların, şartları gerçekleşince sigortacıya geçeceği; sigortacının, sigorta ettirenin bütün def’ilerini üçüncü şahsa karşı ileri sürebileceği ve Borçlar Kanunu'nun 44. maddesine (TBK m. 52) de dayanabileceği; tabiatıyla sigorta ettirenin olayda dava hakkı yoksa, sigortacıya da bu yönde bir hakkın intikal etmeyeceği açıklanmıştır.<br>Diğer taraftan, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 22.03.1944 tarihli ve 37 E.- 9 K. Kararına göre de \"Sigortacının sigorta poliçesinden münbais olmayıp kanundan aldığı bir salâhiyete istinaden ve haksız fiil sebebiyle alacaklı yerine kaim olarak hareket ettiği dâvada hukuk mahkemesine başvurması gerekir.\" <br>Somut olayda; davacı vekili, 27.10.2016 tarihinde ... plakalı sigortalı araç sürücüsünün Atatürk Bulvarı üzerinde Kızılay istikametine seyir halindeyken Sıhhıye köprü altına giriş yaptığı esnada, kontrolsüz bir şekilde yola atlayan yaya ...'ye çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkili sigorta şirketinin TTK'nın m. 1481 hükmü uyarınca zarar gören sigortalının haklarına halef olduğunu, 16.12.2016 tarihinde ödenen 24.465 TL tutara ilişkin başlatılan Ankara 31. İcra Müdürlüğünün 2020/6576 Esas sayılı dosyasına davalı tarafça yapılan itirazın iptali ile 24.465 TL alacağın ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Dosya kapsamından, taraflar arasında sözleşme ilişkisinin bulunmadığı, uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklanması nedeniyle mutlak ticari dava olmadığı gibi davalının tacir olmaması nedeniyle nispi ticari dava niteliğinde bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu haliyle uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde çözüme kavuşması gerekmektedir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-6100 sayılı HMK'nın 21. ve 22.maddeleri gereğince Ankara 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, <br>2-Dosyanın merci tayini talebinde bulunan Mahkemesine iadesine, <br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362/1-c maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile 17/10/2024 tarihinde karar verildi. <br>Gerekçeli Kararın Yazıldığı Tarihi :  12/11/2024 \t<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br> ¸e-imzalıdır <br>...<br>Üye<br>...<br>¸e-imzalıdır  <br>...<br>Üye<br>...<br>¸e-imzalıdır  <br>...<br>Katip<br>...<br>¸e-imzalıdır  <br><br><br><br><br><br><br>    <br><br>  Bu döküman 5070 Sayılı Yasa Hükümleri gereğince elektronik olarak imzalanmıştır. <br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f2b93b48ddbfacd9","SID":"37f9c0bd0a95ea21"}}