{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  13. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2024/1369 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1986<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ \t: AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t  <br>ESAS NO \t\t:  2023/862<br>KARAR NO\t\t:  2024/244<br>KARAR TARİHİ\t: 26/04/2024<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAİRE KARAR TARİHİ\t: 03/10/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 04/10/2024<br><br>Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/04/2024 Tarih ve 2023/862 Esas 2024/244 Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davacı vekili  tarafından istinaf edilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü. <br>İSTEM:<br>Davacı avukatı tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; İdare yetkililerince 06.09.2019 tarihinde yerinde yapılan kontrollerde, ... Mah. ... - ... parselde bulunan ...ne ait site içerisinde mevcut ve kayıtlı 3 adet su aboneliği haricinde, iki adet ana hatta düz boru yöntemi ile sayaçtan önce hat çekilerek bağlantı kurulduğu ve böylelikle 252 tane konutun bulunduğu site içerisinde bahçe sulamasında sayaçsız ve kaçak bir şekilde abonelik tesis edilmeksizin su tüketildiği tespit edildiğini, tespit edilen kaçak su tüketimi 06.09.2019 tarihli, 13028 sıra nolu tutanak ile kayıt altına alındığı, işbu davada bahçe sulamasında kullanılan suyun sayaçtan geçirilmeksizin tüketildiği tespit edilmiş olup, şebeke suyundan kaçak olarak faydalanıldığı sabit olduğu, şebeke suyunu düz boru yöntemi kullanarak bahçe sulamasında kaçak olarak tüketen davalı kooperatif hakkında; Kaçak ve Atık Su Tutanakları Değerlendirme Komisyonu tarafından 06.09.2019 tarihli, 13028 sıra nolu tutanak değerlendirilerek, davalının bulunduğu ilçeye ilişkin Gelir Ücret Tarifesinin “bahçe sulama suyu” tarife tipine ait birim fiyat olan 6,42.TL baz alınarak bulunan bedelin 2019 Yılı Ücret Tarifesinin ve Tarifeler Yönetmeliğinin ilgili hükmü gereğince 2 katı arttırılması suretiyle 75.056,22. TL kaçak su kullanım ücreti tahakkuk ettirilmiş ve tebliğ edildiği, yukarıda izah edilen tespit üzerine tahakkuk eden kaçak su kullanım ücreti ve işlemiş faiz kalemi olmak üzere toplam 79.476,24. TL tutarındaki kullanım bedelinin tahsili amacıyla müvekkili idarece, borçlu hakkında Aydın İcra Müdürlüğü'nün 2020/7409 esas sayılı dosyası üzerinden yasal takip başlatıldığı, davalı borçlu tarafından 09.11.2021 tarihli dilekçe ile yetkiye ve borca itirazda bulunulduğu, borçlunun itirazı üzerine dosyanın yetkili icra dairesi Kuşadası İcra Müdürlüğüne gönderilmesi talep edilmiş ve 01.12.2021 tarihli Aydın İcra Dairesinin kararı ile talep kabul edilerek dosya Kuşadası İcra Dairesine gönderilmiş ve 2021/11432 esas sayısını alındığı, Kuşadası İcra Dairesi tarafından kendisine tebliğ edilen 2021/11432 Esas Sayılı ödeme emrine borçlu tarafından 19.09.2022 tarihinde itirazda bulunulmuş ve icra dairesinin 19.09.2022 tarihli kararıyla takibin durdurulmasına karar verildiği, borçlu tarafından yapılan itiraz haksız ve mesnetsiz olduğundan iptali ve takibin devamına karar verilmesi talep ve dava etmiştir.<br>YANIT :<br>Davalı avukatı tarafından verilen yanıt dilekçesinde özetle; Kuşadası 3.Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davanın görevsizlik kararının kesinleştiği tarih ve devamında görevsizlik kararı üzerine dosyanın Asliye Ticaret Mahkemesinde yeni esas almadan önce davacı tarafça arabuluculuk sürecinin tamamlanarak arabuluculuk tutanağının dosyaya sunulmadığı dosya kapsamı ile sabit olduğundan bahisle davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir,<br>  İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesi 26/04/2024 Tarih ve 2023/862 Esas,  2024/244 Karar sayılı kararında özetle; \"...davacının arabulucuya başvurmadan eldeki davayı açtığı, 6325 sayılı yasanın 18/A-2. bendi uyarınca arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddileceğinin öngörüldüğü gözetildiğinde bu eksikliğin sonradan giderilmesinin mümkün olmadığı, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin 2021/70 Esas 2021/99 Karar sayılı dosyasında da bu hususun hüküm altına alındığı, dosyanın incelenmesinde 27/12/2023 tarihli tensip tutanağının hazırlandığı tarihte arabuluculuk son tutanağının dosyaya sunulmadığı, davacı vekili tarafından 25/03/2024 tarihinde arabuluculuk bürosuna başvuru yapıldığı anlaşıldığından davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine...\" dair karar verilmiştir.<br>İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN:<br>Davacı vekili istinaf talebinde bulunmuştur.<br>İSTİNAF NEDENLERİ:<br>Davacı avukatı tarafından verilen 22/05/2024 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde özetle;<br>-tarafların söz konusu alacak sebebiyle arabuluculuk sürecine gittiği ve bu sürecine gittiği ve bu sürecin uzlaşamama ile sonuçlandığının ortada olduğunu,<br>-alacak bakımından yargılamaya devam edilmesi ve davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE<br>Dava, su bedelinin tahsili amacıyla başlatılan takibe itirazın iptali davasıdır.<br>Kuşadası 3. Asliye Hukuk Mahkemesine 2023/35 Esas sayılı dosya üzerinden açılan davada mahkemece 25.10.2023 tarihinde Aydın Asliye Ticaret mahkemelerinin görevli olduğundan davanın usulden reddine karar verilmiş, bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmaması  üzerine   karar 05.12.2023 tarihinde kesinleşmiş, 26.12.2023 tarihinde ise dosya görevli ve yetkili ticaret mahkemesine tevzi olunmuş, bu kez ticaret mahkemesince arabuluculuğa başvurulmadığından Aydın Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/130 Esas- 2023/862 Esas-2024/244 Karar sayılı 26.04.2024 tarihli kararla davanın usulden reddine karar verilmiştir.<br>Kararak karşı  davacı taraf istinaf kanun yoluna başvurmuştur.<br>Davacı vekili istinaf dilekçesiyle; Dava şartı olan arabuluculuk şartının eksiksiz şekilde yerine getirildiği beyanla  arabuluculuk dava şartı son tutanağının  bir suretini  ekleyerek kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>6502 sayılı Kanunun \"Dava şartı olarak arabuluculuk\" başlıklı 73/A maddesinin birinci fıkrasında; \"Tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Şu kadar ki, aşağıda belirtilen hususlarda dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz:<br>a) Tüketici hakem heyetinin görevi kapsamında olan uyuşmazlıklar<br>b) Tüketici hakem heyeti kararlarına yapılan itirazlar<br>c) 73 üncü maddenin altıncı fıkrasında belirtilen davalar<br>ç) 74 üncü maddede belirtilen davalar<br>d) Tüketici işlemi mahiyetinde olan ve taşınmazın aynından doğan uyuşmazlıklar\" düzenlemesi bulunmaktadır.<br> 6325 Sayılı HUAK'na \"Dava Şartı Olarak Arabuluculuk\" başlığı ile 18/A maddesi eklenmiş olup, 6325 sayılı HUAK'nun 18/A maddesinin 2. fıkrasında ise; \"Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.\" düzenlemesi yer almaktadır.<br>Yine, 6325 sayılı HUAK'na \"Dava Şartı Olarak Arabuluculuk\" başlığı ile  18/A maddesi eklenmiş olup,  6325 sayılı HUAK'nın 18/A maddesinin 2. fıkrasında; \"Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.\" düzenlemesi bulunmaktadır.<br>7251 sayılı yasa ile 28.07.2020 Temmuzda yürürlüğe giren yasa ile tüketici uyuyşmazlıkları arabuluculuğa tabi. Yani AHM'ye dava açıldığında tüketiciler için arabuluculuk dava ön şartı olarak kabul edilmiştir.<br>Somut olayda; Dava 27.01.2023 tarihinde görevsiz Asliye Hukuk Mahkemesine açılmıştır. Asliye Hukuk Mahkemesince 25.10.2023 tarihinde Aydın Asliye Ticaret mahkemelerinin görevli olduğundan davanın usulden reddine  hükmolunmuş, 26.12.2023 tarihinde ise dosya görevli ve yetkili Ticaret Mahkemesine tevzi edilmiştir. Davacı  25.03.2024 tarihinde arabuluculuğa başvurarak arabuluculuk son tutanağını ibraz etmiştir. Bu kez Ticaret Mahkemesince  dava tarihinden sonra arabuluculuğa başvurulması nedeniyle 26.04.2024 tarihinde davanın usulden reddine karar verilmiştir. Bu haliyle, davanın görevli Ticaret Mahkemesine tevzii tarihi olan 25.10.2023 tarihinden önce arabuluculuğa başvurulması gerektiğinden ibraz edilen arabuluculuk başvuru tarihi 25.03.2024 olup Ticaret Mahkemesine tevzi tarihinden sonra olmakla karar usul ve yasaya uygun olmakla davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddi gerekmiş ve dairemizce aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (Ankara BAM 4. H.D.'nin 04/04/2022 tarih 2022/710 E., 2022/796 K. Sayılı ilamı ,benzer nitelikte Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 04/02/2021 tarih 2020/3187 E., 2021/762 K. sayılı ilamı; dairemizin 23/06/2022 tarih 2022/1330 E., 2022/853 K. Sayılı ilamı) <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:<br> Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/04/2024 Tarih ve 2023/862 Esas 2024/244 Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun olmakla davacı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK 353/(1)-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>İstinaf talebinde bulunan davacı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcı yeterli olduğundan yeniden harç tahsiline yer olmadığına,<br>İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br> İlişkin, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 03/10/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.\t<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0f12b06038d64d6a","SID":"89d8f8f21826992b"}}