{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>37. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/2490 <br>KARAR NO: 2024/2758<br>KARAR TARİHİ: 11/11/2024<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 17/07/2024<br>NUMARASI: 2024/483 2024/549<br>DAVANIN KONUSU: Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması)<br>Taraflar arasındaki davada İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi  ile  İstanbul Anadolu 4. Sulh Hukuk  Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:<br>K A R A R Dava, Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması) talebine  ilişkindir. İstanbul Anadolu 4. Sulh Hukuk  Mahkemesince, \"...Çocuğun adına kayıtlı veya murisinden kendisine intikal edecek şirket hisselerinin devri işlemine yönelik temsil kayyımı atanmasına ilişkin talepte TMK'nın 427 maddesinde yer alan şartların bulunmadığı, davacının kayyım atanması istenen çocuğun ortağı olduğu şirket hissesi işlemleri için kayyım atanmasını talep ettiği ve bu talebi değerlendirme görevinin Asliye Ticaret Mahkemesine ait olduğu anlaşıldığından mahkememizin görevsizliğine...\" gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesince,\"...Davacının, kayyım atanmasını istediği kendi çocuğunun ortağı olduğu şirket hissesi işlemleri için kayyım atanmasını talep ettiği ve bu talebi değerlendirme görevinin  6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince  Sulh Hukuk Mahkemesine ait olduğu anlaşılmaktadır. Kaldı ki, dava konusu talepte davacının velayeti altında bulunan çocuğuyla arasında herhangi bir menfaat çatışması olmayıp, çocuğunun şirket ortaklığı ile ilgili velisi olan annesinin, velayet hükümleri çerçevesinde işlem yapmasına  hukuki bir engel olmadığından bu davada hukuki yarar şartı da olmadığı kanaatine varılmıştır. Ancak öncelikle dava şartları incelenmesi gerekmekte olup, görev hususu ilk önce değerlendirilmesi gereken dava şartı olduğundan ve mahkememiz bu talepte görevli olmadığından karşı görevsizlik kararı verilerek ...\" gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. Somut olayda, davacı eşinin vefatı nedeni ile murisin mal varlığı ve terekede bulunan şirketin  miras payı oranında kendilerine kaldığını,  velayeti altında bulunan küçük ile ortak oldukları ... Ltd. ŞTi. Bir kısım işlemlerin yapılması için küçüğe temsil amaçlı  kayyım tayini istendiği anlaşılmaktadır. Türk Medeni Kanununun 426/2. maddesine göre \"Bir işte yasal temsilcinin menfaati ile küçüğün veya kısıtlının menfaati çatışıyorsa\" kayyım tayini gerektiği açık kanun hükmü karşısında TMK'nın 2. kitabının üçüncü kısmında yer olan uyuşmazlığın çözümünde sulh hukuk mahkemesi görevlidir. (T.C. YARGITAY 20. Hukuk Dairesi ESAS NO: 2019/3109 -KARAR NO: 2019/4855; ESAS NO: 2016/14468 -KARAR NO : 2017/819; T.C.YARGITAY 17. Hukuk Dairesi ESAS NO: 2014/21964 -KARAR NO: 2014/19573)<br>SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince İstanbul Anadolu 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 11/11/2024 gününde oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f4251ce94c9cb1ce","SID":"c703d2f1fc0d4136"}}