{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  13. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2023/495 <br>KARAR NO\t\t: 2024/2213<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi<br>NUMARASI\t\t: 2021/1625 Esas-2022/858 Karar<br>DAVA TARİHİ\t\t: 15/12/2021<br>KARAR TARİHİ\t: 07/10/2022<br>DAVANIN KONUSU\t: Cezai Şartın İptali<br>DAİRE KARAR TARİHİ\t: 31/10/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 07/11/2024<br><br>Muğla Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/1625 Esas 2022/858 Karar sayılı dosyasından verilen 07/10/2022 tarihli kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.<br>İSTEM:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin ...'i işletmekte olduğunu, elektrik faturalarını düzenli bir şekilde ödediğini, ancak davalı şirketin elektrik dağıtımı konusunda tekel olduğu halde haksız ve hukuka aykırı olarak sözleşmelerine cezai şart koyduğunu, müvekkili şirketin otelde kullanmak için elektriği başka bir şirketten alma gibi bir durumunun söz konusu olamayacağını, tekel olan davalı şirketin haksız ve hukuka aykırı olarak cezai şart düzenlemesi ve fahiş miktarda bu şartı faturalandırıp müvekkilinden ödemesini ödemezse elektriği kullanıma kapatacağı tehditinde bulunmasının hukuka aykırı olduğunu, pandemiden dolayı düzenli şekilde çalışamayan otelin davalı şirket tarafından ödemesi talep edilen miktarı ödeyemeyeceğinin açık olduğunu, sözleşmede kararlaştırılan ceza tutarı borçlunun iktisaden sarsılmasına ve çöküntüye uğramasına mucip olacak ise indirim isteyebileceğinin uygulamada kabul edildiğini, müvekkili şirket fahiş miktardaki cezai şart faturasını ödeyecek durumda olmadığını, ancak ödemezse işletilen otelin elektriği kullanıma kapatılacağını, otelin elektriğinin kapatılması otelin tüm ticari faaliyetinin durmasına ve sonlanmasına neden olacağını, tekel olarak elektrik dağıtımını üstlenen davalı şirketin kullanıcılarını zor durumda bıraktığı ve söz konusu taşınmazın bulunduğu bölgede başkaca bir şirketin elektrik dağıtımı yapamadığını belirterek davalı şirket tarafından haksız olarak talep edilen cezai şart bedelinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, bir tekel durumu bulunmadığını, davacının serbest tüketici olduğunu, müvekkili şirket ile yaptığı şekilde ülke çapında faaliyet gösteren diğer tedarik şirketleri ile de ikili anlaşma yapabileceğini, bu bağlamda davacının basiretli tacir olarak imzalamış olduğu sözleşmeyi inkar etme imkanı olmadığını, dava dilekçesinden de görüldüğü üzere cezai şartın doğmadığına dair bir iddia bulunmadığını, buna karşılık tacir olan davacının akdetmiş olduğu sözleşmede yer alan cezai şartın fahiş olduğu iddiası da dinlenmeyeceğini, cezai şartın fahiş olmadığını, cezai şartın davacının tükettiği elektrik miktarına göre belirlendiğini, müvekkili şirket ile davacı arasında 17.03.2020 Tarihinde 1 yıl süreli olacak şekilde ... numaralı tesisat için ikili anlaşma (indirimli elektrik sözleşmesi) yapıldığını, sözleşme kapsamında tarafların yükümlülüklerinin açık olduğunu, tacir olan davacının kendisine tebliğ edilen faturaları ödeme yükümlülüğü bulunduğunu, davacının kendisine tebliğ edilen faturaları zamanında ödemeyerek sözleşme kapsamında yükümlülüğünü yerine getirmediğini, müvekkili şirketin sözleşmesinin 10.3 maddesinde hüküm altına alınan maddesi uyarınca 01.03.2021 tarihinde sözleşmeyi fesih ettiğini, fesih sonunda yine aynı sözleşmenin 10.10 maddesinde yer alan düzenlemeye istinaden davaya konu edilen üzere cezai şart faturası düzenlendiğini, cezai şartın amacı tarafların sözleşmeden doğan yükümlülüklerini ifa etmemelerinin önüne geçmek olduğunu, ortaya çıkacak riskleri en aza indirgemek ve ifa alacaklısının korunması olduğunu, davaya konu sözleşme EPDK tarafından belirlenen tarifelerin altında bir birim fiyat belirlenerek akdedilmiş bir sözleşme olduğunu, müvekkili şirketin piyasa fiyatının altında sözleşme yapması karşılığında bundan avantaj sağlayan karşı tarafında da yükümlülüklerini yerine getirmesinin beklendiğini, sözleşme dönüm içerisinde davacı tarafın en yüksek fatura tutarı 32.495,33 TL olduğu halde maddi hata nedeni ile bunun da altında 32.155,20 TL tutarında bir cezai şart faturası düzenlendiğini, dava konusu edilen fatura/cezai şartın sözleşmeye hak ve ve nesafete uygun olduğunu, davacı tarafın talebinin yasal dayanaktan yoksun ve kötü niyetli olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ:<br>Mahkemece, faturalar zamanında ödenmediğinden bahisle davalının davacı ile aralarındaki sözleşmeyi feshettiği, yine aynı sözleşmenin 10.10 maddesinde en yüksek tahakkuk eden fatura bedelinin cezai şart olarak kabul edildiği, en yüksek faturanın da 32.495,33 TL olduğu nazara alındığında davalı tarafça talep edilen cezai şart bedelinin sözleşmeye uygun olduğu, cezai şartın iptali talebinin yerinde görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN:<br>Davacı vekili istinaf talebinde bulunmuştur.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesini tekrar ederek;  davalı şirketin elektrik dağıtımı konusunda otelin bulunduğu bölgede tekel olduğu halde haksız ve hukuka aykırı olarak sözleşmelerine fahiş cezai şart koyduğunu, müvekkili şirketin otelde kullanmak için elektriği başka bir şirketten alma gibi bir durumunun söz konusu olamayacağını, tekel olan davalı şirketin haksız ve hukuka aykırı olarak cezai şart düzenlemesi ve fahiş miktarda bu şartı faturalandırıp müvekkilden ödemesini, ödemezse elektriği kullanıma kapatacağı tehditinde bulunmasının hukuka aykırı olduğunu, dava tarihinde pandemiden dolayı düzenli şekilde çalışamayan otelin davalı şirket tarafından ödemesi talep edilen miktarı ödeyemeyeceğinin açık olduğunu, sözleşmede kararlaştırılan ceza tutarı borçlunun iktisaden sarsılmasını, çöküntüye uğramasını mucip olacak ise indirim isteyebileceği uygulamada kabul edildiğini, müvekkili şirketin fahiş miktardaki cezai şart faturasını ödeyecek durumda olmadığını ancak ödemezse işletilen otelin elektriği kullanıma kapatılacağını, otelin elektriğinin kapatılması otelin tüm ticari faaliyetinin durmasına ve sonlanmasına neden olacağını, tekel olarak elektrik dağıtımını üstlenen davalı şirketin kullanıcılarını zor durumda bıraktığı ve sözkonusu taşınmazın bulunduğu bölgede başkaca bir şirketin elektrik dağıtımı yapamadığının göz ardı edilmemesi gerektiğini, Muğla Dalaman bölgesinde elektrik dağıtımını tekelinde tutan davalı şirketin bu kadar ağır cezai şartlar öne sürmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne dair karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: <br> İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen ilk derece mahkemesi kararı hakkında 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>Dava, taraflar arasında yapılan sözleşme gereğince davalı tarafından talep edilen cezai şartın iptali istemine  ilişkin olup, ilk derece mahkemesince davanın reddine  karar verilmiştir.<br>Mahkemece alınan 14/06/2022 tarihli bilirkişi raporunda; davalının davacıya elektrik enerjisi hizmeti sağladığı, davalının tahakkuk ettirdiği faturaların sözleşme ile belirlenen çerçevede Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) yönetmeliklerine uygun olduğu, davacının faturaları zamanında ödemediği, zamanında ödenmeyen faturalar nedeniyle davalı tarafından 01/03/2021 tarihinde sözleşmenin fesih edildiği, sözleşmenin feshinin ardından davalı tarafından davacıya 32.155,20 TL cezai şart faturası kesildiği, cezai şart faturasının sözleşmeye uygun olduğunun tespit edildiği belirtilmiştir.<br>Taraflar arasında düzenlenen abonelik sözleşmesinin\" Sözleşmenin Sona Ermesi\" başlıklı ''10.3 Müşterinin herhangi bir faturasını son ödeme tarihine kadar ödememesi halinde Tedarikçi sözleşmeyi Müşteri'ye herhangi bir bildirim yapmaksızın derhal fesheder ve portföy çıkışını gerçekleştirir.<br>10.10 Müşteri'nin Sözleşme'yi süresinden önce feshetmesi ve/veya feshine sebebiyet vermesi ve/veya Sözleşme'ye aykırı davranması ve/veya iş bu madde kapsamında belirtilen sebeplerle Sözleşme'nin feshedilmesi/feshedilmiş sayılması hallerinde Müşteri Sözleşme süresi boyunca tahakkuk etmiş en yüksek fatura bedelinin 1 (bir) katı tutarındaki bedeli cezai şart olarak ödeyeceğini kabul, beyan ve taahhüt eder. Müşterinin bu bent kapsamında cezai şarta esas olacak tüketim verisinin bulunmaması halinde Sözleşme'nin 8.1 Maddesi kapsamında hesaplanan ortalama faturası esas alınarak cezai bedel tespit edilir.'' şeklindedir.<br>Davalının tahakkuk ettirdiği faturaların sözleşme ile belirlenen çerçevede Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) yönetmeliklerine uygun olduğu, davacı şirket tarafından zamanında ödenmeyen faturaların bulunması nedeniyle davalı tarafından 01/03/2021 tarihinde sözleşmenin fesih edildiği, sözleşmenin feshinin ardından davalı tarafından davacıya 32.155,20 TL cezai şart faturası kesildiği, davacının sözleşmenin 10.10 maddesi ile sözleşme süresi boyunca tahakkuk etmiş en yüksek fatura bedelinin 1 (bir) katı tutarında bedeli cezai şart olarak ödeyeceğini kabul ve taahhüt ettiği, en yüksek faturanın da  32.495,33 TL olduğu nazara alındığında davalı tarafça düzenlenen cezai şart faturasının sözleşmeye uygun olduğu, TTK 22. maddesi gereğince tacir sıfatına haiz davacı şirketin TBK 182/3.maddesinde belirtilen aşırı cezai şart kararlaştırıldığı iddiasıyla cezai şartın indirilmesini isteyemeyeceği, sözleşme ile kararlaştırılan cezai şartın fahiş olmadığı, cezai şartın davacının tükettiği elektrik miktarına göre belirlenmesi nedeniyle sözleşmede kararlaştırılan cezai şartın oran ve tutarının davacı şirketin iktisaden sarsılmasına ve çöküntüye uğramasına neden olmayacağı, bu nedenlerle cezai şartın iptali talebinin yerinde olmadığı sonuç ve kanaatine varılmakla;  ilk derece mahkemesince davanın reddine  karar verilmesi  isabetlidir.<br>   Yukarıda açıklanan nedenlerle, dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerinde takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, kararın usul ve yasaya uygun olduğu, davacı vekilinin istinaf başvuru nedenlerinin yerinde olmadığı, kararda kamu düzenine aykırı bir yön de bulunmadığı anlaşılmakla, HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca davacı vekilinin istinaf başvurusunun  esastan reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/1625 Esas 2022/858 Karar sayılı dosyasında verilen 07/10/2022 tarihli kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, <br>2-İstinaf talebinde bulunan davacı taraftan alınması gereken 427,60 TL istinaf maktu karar harcından, davacı tarafından yatırılan 179,90 TL istinaf karar harcının mahsubu ile kalan bakiye 247,70 TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br>3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, <br> İlişkin, dosya üzerinde yapılan inceleme ve müzakere sonunda HMK 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 31/10/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f842be99dfb26704","SID":"dff9f57c5b8abf41"}}