{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO: 2024/1244 <br>KARAR NO: 2024/876<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2023/40 Esas, 2023/832 Karar<br>TARİHİ: 25/10/2023<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ : 23/10/2024 <br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı  istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava; eser sözleşmesinden kaynaklı itirazın iptali davasında mahkemece yetkisizlik kararı verildiği ve kararın davalı vekilince istinaf edilmiştir. Davacı vekili, müvekkili alacaklı şirket tarafından davalı borçlu aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından ilamsız icra takibi yapıldığını ve davalı borçlu tarafından takibe, borca, faize, tüm ferilerine ve icra müdürlüğünün yetkisine itiraz edilmesi üzerine icra müdürlüğü tarafından takibin durdurulduğunu, davalı borçlu borca itiraz dilekçesinde adreslerinin ekli vekaletnameden ve mersis kayıtlarından da anlaşılacağı üzere yetkili icra müdürlüğünün İstanbul Anadolu İcra Müdürlüğü yetki sınırları içinde olduğunu iddia ettiğini, ancak gerek icra dosyasında mevcut vekaletname incelendiğinde gerek davalı tarafın borca itiraz dilekçesi gerek vergi dairesi kayıtları ve gerekse de takip tarihi itibari ile davalı borçlu şirketin ticari sicil kayıtları incelendiğinde adresinin \"... Mah. ... Sk. No:.. İç Kapı No:... Beşiktaş/İstanbul\" adresi olduğunu, bu nedenle davalı borçlunun yetki itirazının yerinde olmadığını, icra takibi usule uygun olarak davalı borçlunun ikametgahının bulunduğu yer icra müdürlüğünde açıldığını, davalı borçlu tarafından müvekkili aleyhine İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2022/28 Esas sayılı dosyasından 13/01/2022 tarihinde menfi tespit davası açılmış olup davanın derdest olduğunu, iş bu davanın tarafları ve dava konusu alacak ile davalı borçlu tarafından açılan menfi tespit davasının tarafları ve konusu alacağın aynı olması nedeni ile ve bu davayı açmada müvekkilinin hukuki menfaatinin olması nedeni ile iki dosyanın bağlantılı olması ve usul ekonomisi açısından birleştirilmesi gerektiğini, müvekkili şirket ile davalı taraf arasında 20/03/2021 tarihinde Taşeron/Yüklenici Sözleşmesi imzalandığını, iş bu sözleşmenin konusu sözleşme kapsamında ve sözleşmenin ekinde yer alan iş takip formlarında detayları belirtilen inşaat işlerinin tamamlanarak davalı tarafa teslim ettiğini, davalı taraf, müvekkili tarafından eksiksiz olarak tamamlanarak kendisine teslim edilen 4 adet şube mağazasını kesin kabullerle teslim alıp dava tarihi itibarı ile işletmeye devam ettiğini, müvekkili alacaklı şirketin sözleşme gereği yapılıp davalı tarafa teslim edilen şube mağazalarının yapım işlerinden kaynaklanan işler nedeni ile davalı borçludan KDV dahil 838.227,40-TL alacağı bulunduğunu, söz konusu alacağın faturaları düzenlenerek davalı borçluya gönderildiğini, ancak davalı borçlu tarafından faturalara itiraz edilerek söz konusu alacak müvekkil şirkete ödemediğini, bunun üzerine müvekkili tarafından davalı borçlu aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasından ilamsız icra takibi başlatıldığını, söz konusu takibe davalı borçlu tarafından itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu, davalı borçlunun icra takibine yaptığı itiraz hukuki dayanaktan yoksun olduğu gibi kötü niyetle yapılmış ve haksız itiraz olduğunu, belirterek öncelikle huzurdaki davanın İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2022/28-Esas sayılı dosyasında birleştirilmesine karar verilmesini, akabinde davalı borçlunun İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasında icra takibine yönelik haksız ve kötüniyetli itirazlarının iptaline ve takibin devamına, davalı borçlu şirketin alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, huzurdaki davanın itirazın iptali davası olduğunu, taraflarınca açılan davanın ise, aynı konudaki alacağın mükerrer takip yapılarak kesinleştirilmesi sonucu oluşan hukuki duruma ilişkin açılmış olduğundan ispat yükü ve içeriklerinin farklı olduğunu, bu nedenle davaların birleştirmesine muvafakat etmediklerini, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında alacaklı görünen  davalı tarafça iki faturaya işletilen toplam 55.776,57 TL'nin faizi ile birlikte takibe konu edildiğini, aynı faturaların İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından müvekkiline gönderilen ödeme emri ile mezkur takibe konu edildiğini, ödeme emrinde fatura tarihleri, seri numaraları, tarafları ve bedellerin bire bir örtüştüğünü, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasından gönderilen 18.08.2021 tarihli ödeme emri müvekkiline 04.09.2021 tarihinde tebliğ olduğunu ve takibe 08.09.2021 tarihinde yapılan itirazı ile takibin durduğunu, iki takibinde konusunu teşkil eden faturalara müvekkili tarafından Kadıköy ... Noterliği'nin 05 Ağustos 2021 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile takiplerden önce TTK hükümleri doğrultusunda faturalar eklenerek  ihtarname ile itiraz edildiğini, icra takibi açısından derdestlik bir takip şartı olduğunu, ilk takipten feragat etmeksizin açılan ikinci takibin mükerrer nitelikte olduğunu ve ikinci takipte geçerli bir borçtan söz edilemeyeceğini, ilk yapılan takipte süresinde itiraz ile takibin durduğunu, sonrasında ki takipte usulsüz yapılan tebliğ sonrasında itiraz süresi kaçırıldığını ve takibin şeklen kesinleştiğini, şeklen kesinleşen dosyaya ilişkin 13.01.2022 tarihinde İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde  2022/28 Esas sayılı menfi tespit davası açılmak zorunda kalındığını ve bu dava ve takiplerde toplam 1.182.101,00 TL teminat yatırılmak zorunda kalındığını, müvekkili şirketin ... TC kimlik numaralı ... ve ... TC kimlik numaralı ... tarafından müştereken kullanılan çift imza ile temsil edilebildiğini, davacı tarafça sunulan sözleşmenin tek imzalı olduğunu ve imzanın müvekkili şirket yetkililerinden hiçbirine ait olmadığını, aynı sahte sözleşme huzurdaki itirazın iptali davası dosyasına davacı tarafça 29.03.2022 tarihli delil dilekçesi ekinde de sunulduğunu, davacının delili olan sözleşmenin sahteliğine ilişkin olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığında suç duyurusunda bulunulduğunu, davacının iş yaptığını iddia ettiği ... AVM, ... AVM, ... Mağazası ve İzmir-Karşıyaka ... AVM' de bulunan 4 adet işyeri müvekkili şirkete ait olmadığını, franchise işletmeleri olduğunu, davacı şirket tarafından müvekkil şirket aleyhine konu edilen faturaların içerik ve bedelleri aynen müvekkilin franchise firması olan ... vergi numaralı ... Anonim Şirketi'ne de ihdas edildiğini, davacının aynı bedelleri müvekkilin franchise firmasından da istemesinin müvekkilinin bu tarz bir sözleşmede taraf olamayacağının da kanıtı niteliğinde olduğunu, bu nedenlerle davacı tarafın hukuki ve pratik fayda içermeyen birleştirme talebinin mezkur davalarındaki talep ve konuların farklı olmaları nedeniyle reddine, dosyaya sunulan sahte sözleşmedeki müvekkili şirket yetkililerinin imzasının bulunmaması ve dolayısıyla iddia edilen yetki sözleşmesinin de geçersiz olması ve müvekkili şirket adresinin de İstanbul Anadolu Adliyesi yetki sınırlarında bulunduğunu belirterek, davanın öncelikle yetkisizlik nedeniyle reddine ve dosyanın yetkili İstanbul Anadolu Adliyesi Ticaret Mahkemelerine gönderilmesine, aksi kabul halinde davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkeme uyuşmazlığın, taraflar arasında akdedildiği iddia edilen 20/03/2021 tarihli \"Taşeron/Yüklenici Sözleşmesi\" kapsamında davacı tarafından üzerine düşen edinimlerin eksik olarak yerine getirilip getirilmediği, düzenlenen faturalar gereği alacağının olup olmadığı, başlatılan takibin haklı olup olmadığı ve taşeronluk sözleşmesinin 12. Maddesi gereği Bakırköy İcra Daireleri ve Mahkemelerinin yetkili kılınması nedeniyle mahkemenin yetkili olup olmadığı hususlarında olduğu, Dosyada ilk olarak açıldığı İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesince 06/10/2022 gün ve  2022/261 E. 2022/792 K. sayılı ilamıyla yetkisizlik kararı verildiği, dosyanın Mahkememize gönderildiği, HMK m. 17’nin ikinci cümlesine göre, “taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılacağının düzenlendiği, bu hükme göre, yetki sözleşmesi (veya yetki şartı) yapan taraflar, aksine bir düzenleme yapmamışlarsa, dava sadece yetki sözleşmesinde kararlaştırılmış olan mahkemede açılabileceği, aksi belirtilmediği sürece, HMK yetki sözleşmesinde gösterilen mahkemenin münhasır yetkili mahkeme olacağını kabul ettiği,  bu şekilde yapılmış olan, yetki sözleşmesinin münhasır yetkili olacağı madde gerekçesinde de açıkça belirtildiği, taraflar, salt bir münhasır yetki sözleşmesiyle, kanunun öngörmüş olduğu genel ve özel yetkili mahkemelerin yetkisini kaldırdığı, genel ve özel yetkili mahkemelerin yetkisinin devam etmesini istiyorlarsa yetki sözleşmesinde bunu ayrıca belirtmek zorunda olduğu, tarafların yetki sözleşmesi ile kararlaştırılan mahkemeden başka bir mahkemede dava açılamaması üzerinde anlaştıkları, Her ne kadar İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/10/2022 gün ve 2022/261 E. 2022/792 K. sayılı karar ilamı ile yetkisizlik kararı verilerek dosya  gönderilmiş ise de iki tarafın dahil olduğu sözleşme incelendiğinde bu sözleşmenin 12. maddesinde yetkili mahkemenin Bakırköy Mahkemeleri olduğu hüküm altına alınmış olduğu ve 6100 Sayılı HMK'nın 17/1. maddesine göre usulüne uygun yetki sözleşmesi düzenlenmesi durumunda davanın sadece sözleşmede öngörülen mahkemede açılabileceği hüküm altına alındığı gerekçesiyle davanın yetki yönünden reddine  karar vermiştir. Davalı vekili istinafında; faturalara itiraz ettiklerini, şüpheli şirket ile sözleşmesel bir ilişkilerinin olmadığını, müvekkili şirketin iki imzayla temsil edilebildiğini, davacı tarafça ihdas edildiğini düşündükleri tek imzalı ve imzanın müvekkil şirket yetkililerinden hiç birine ait olmadığı sözleşme huzurdaki itirazın iptali davasına sunulduğunu ,geçersiz sözleşmenin yetki şartının da geçersiz olacağını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Türk Borçlar Kanunun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Davacı vekili 4 adet mağaza ile ilgili yapılan sözleşmeden kaynaklı alacağını icra takibi yaptıklarını ve davalı borçlunun yapmış olduğu itirazının iptalini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi sözleşmedeki münhasır yetki düzenlemesi sebebiyle mahkemenin yetkisizliğine, Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olduğuna karar vermiştir. İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli kararı e-tebliğ yoluyla davalı vekiline 04.06.2024 tarihinde tebliğ olmuştur. İki haftalık istinaf süresi bittikten sonra, davalı vekili 20.06.2024 tarihinde istinaf talebinde bulunmuştur. HMK 346/1 maddesi hükmüne göre süresinden sonra yapılmış istinaf talebi söz konusudur. Davalı vekilinin istinaf talebinin istinaf süresinden sonra yapılmış olmasından mütevellit, davalı vekilinin istinaf talebinin reddi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davalı tarafın istinaf talebinin SÜRE YÖNÜNDEN REDDİNE,2 - Davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde kendisine İADESİNE,3 - Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4 - İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere üzere 23/10/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0af65b6cff1c27ca","SID":"b326ec701bfe2eb0"}}