{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  35. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/746 - 2024/1328<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/746 <br>KARAR NO\t: 2024/1328<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 24/01/2023<br>NUMARASI\t\t: 2021/500 Esas - 2023/78 Karar<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t: <br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br><br>KARAR TARİHİ\t: 31/10/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 05/11/2024<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ile davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 30.10.2019 günü yayalara mahsus yolda yürümekte iken davalı sürücü ...’ın idaresindeki araçla müvekkiline çarparak yaralanmasına sebep olduğunu, kazanın oluşumunda müvekkilinin kusuru bulunmadığını, davalının kusuru ile kazanın meydana geldiğini, aracın davalı ... Sigorta Şirketine ZMMS ile sigortalı bulunduğunu, başvuruya rağmen sigorta şirketinin yasal süresi içerisinde başvuruya olumlu cevap vermediğini, arabuluculuk görüşmelerinin de olumsuz sonuçlandığını, kaza nedeniyle müvekkilinin tedavisinin halen devam ettiğini, davacının kendi bakım ve ihtiyacını gidermekten aciz olduğunu, yatalak hale geldiğini, gündelik yaşamını sürdürmesinde bakıcı yardımına muhtaç hale geldiğini, ağır ameliyatlar geçirdiğini, durumu sebebiyle büyük elem ve ızdıraplar çektiğini, kalıcı maluliyeti nedeni ile ruhsal çöküntü yaşadığını, ekonomik geleceğinin tehlikeye girdiğini belirterek, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla 100TL. tedavi giderinin, 1.000TL. işgücü kaybı nedeniyle maddi tazminatın, 1.000TL. ekonomik geleceğin sarsılması nedeniyle maddi tazminatın, 1.000TL. bakıcı gideri olmak üzere 3.100TL maddi tazminatın ve 250.000TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 30/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline (sigorta şirketi yönünden poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere) karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla toplam 112.518,69.TL maddi tazminatın, haksız fiil tarihi olan 30.10.2019’dan itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, açıklama ile dilekçesi ile de, tedavi giderleri (yol gideri) için 700,40 TL., iş gücü kaybı (geçici iş görememezlik) için 4.596,47 TL., ekonomik geleceğin sarsılması (sürekli iş görememezlik) nedeniyle 106.221,82 TL., bakıcı gideri için 1.000,00 TL'nin talep edildiğini belirtmiştir. <br>\tDavalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; söz konusu davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, dosyanın yetkili İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, davacının, başvuru şartını yerine getirmeksizin iş bu davayı ikame ettiğinden haksız davanın usulden reddi gerektiğini, eksik belge ile başvurulduğunu, davacı tarafa başvuru eksikliğini tamamlanması için 03.01.2019 tarihli müzekkere ile söz konusu eksikliğin tamamlanması talebinde bulunulmasına rağmen davacının söz konusu eksikliği tamamlamak yerine iş bu başvuruyu ikame ettiğini, sigortalı araç sürücüsünün bir kusuru bulunmadığından davanın reddi gerektiğini, geçici iş görmezlik tazminatı, geçici bakıcı ve tedavi giderinin trafik poliçesi teminatı dışında olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin manevi tazminata ilişkin bir sorumluluğu bulunmadığını, faiz taleplerinin yerinde olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDavalı ... vekili cevap dilekçesinde; kazanın meydana gelmesinde sürücü ...'un herhangi bir kusuru ve ihmali bulunmadığını, kaza günü de yanında küçük çocuğu olduğu halde aniden önüne çıkan davacıya çarpmamak için etkili fren tedbirine başvurmuş ise de kazayı önleyemediğini, herhangi bir delil olmadığından talep etmiş oldukları kalemlerin taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, davacının manevi tazminat miktarı fahiş olup karşı tarafta sebepsiz zenginleşmeye neden olacağını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece yapılan yargılama sonunda; davacının %75, davalı sürücünün %25 kusuru ile meydana gelen kaza sonucu, kaza tarihinde yürürlükte olan ve hükme esas alınan Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 17/02/2021 tarihli raporuna göre, davacının engellilik oranının %35 olduğu, 9 ay süre ile iş göremez kaldığı, 1 ay süre ile başkasının yardımına ihtiyaç duyduğu, alınan aktüer raporuna göre davacının sürekli işgöremezlik nedeni ile 106.221,82-TL, bakıcı gideri nedeniyle 639,60-TL maddi zararı olduğu, tedavi gideri kapsamında yol gideri olarak 1.700,4-TL zararının olduğu ancak davacının 700,40 TL talep ettiği, bu miktarlara davanın ıslah edildiği, davacının ev hanımı olup gelir getirici işte çalışmaması nedeniyle geçici işgöremezlik zararının ispatlanmadığı, davalı sigorta şirketinin manevi tazminattan sorumlu olmadığı, diğer davalı yönünden ise manevi tazminat talebine hak kazandığı, tarafların kusur oranları, dosya kapsamında yapılan ekonomik sosyal durum araştırmaları, paranın günümüz şartlarında alım gücü nazara alınarak manevi tazminat takdiri gerektiği gerekçesiyle; “1-Maddi tazminat talebi yönünden davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE, 106.221,82 TL sürekli iş göremezlik, 639,60 TL bakıcı gideri tazminatı, 700,40 TL tedavi gideri tazminat talebinin davalı sigorta şirketi yönünden, 29/06/2021 tarihinden itibaren davalı ... yönünden ise kaza tarihi olan 30/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine, 2-Manevi tazminat talebi yönünden davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE, Davalı sigorta şirketi yönünden manevi tazminat talebinin REDDİNE, Davalı ... yönünden 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 30/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,” karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ile davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde; hükmedilen manevi tazminatın az olduğunu, tam kabulü gerektiğini, dosyadaki raporlarla davacının %35 malul kaldığının sabit olduğunu, defalarca ameliyat geçirdiğini, buna rağmen sadece bir ay bakıcı ihtiyacı olduğunun ve 1.700,40 TL yol gideri zararı bulunduğunun kabulünün mümkün olmadığını, tüm giderlerin belgeye bağlanmasının beklenemeyeceğini, bu yöndeki rapora itirazlarının nazara alınmamasının doğru olmadığını, genel olarak maddi tazminatların az hesaplandığını belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; maluliyet raporuna yönelik  bağımsız sağlık kuruluşundan alınan raporla itiraz ettiklerini, itirazları değerlendirilmeden ve yüksek maluliyet oranına göre karar verilmesinin doğru olmadığını, geçici işgöremezlik, tedavi ve bakıcı giderinden sorumlu olmadıklarını, şirketin usulüne uygun temerrüde düşürülmediğini, faiz başlangıcının hatalı belirlendiğini belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\tİstinaf talebinde bulunan davacı vekili ile davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, kamu düzenine aykırılıklar resen gözetilerek, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; <br>\tDava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.<br>\tYerel Mahkeme tarafından davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davacı vekili ile davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>\tDavacının istinafı yönünden; <br>\tMahkemece hükme esas alınan Ankara ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen raporun kaza tutanağı ve ceza mahkemesinde alınan raporlara ve dosya kapsamı ile oluşa uygun olduğu anlaşılmıştır. <br>\tHükme esas alınan aktüer raporunun ve tedavi gideri hesap raporunun da yerleşik içtihatlara uygun olarak düzenlediği görülmüştür.<br>\tGeçici iş göremezlik zararının, kazanç getiren bir işte çalışması yahut çalışma imkânı bulunmakla beraber, yaralanması nedeniyle iyileşmesi süresi içerisinde çalışamaması nedeniyle uğranılan zararlara karşı talep edilebileceği Yargıtay içtihatlarında kabul edilmiştir. \tBu nedenle çalışma çağında olmayan kişilerin geçici iş göremezlik zararı oluşmayacağından, bu kapsamda tazminat talep edilemez.<br>\t6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nda geçici iş göremezlik zararı, zarar türleri arasında doğrudan sayılmamış ve tanımı da yapılmamıştır. Geçici iş göremezlik zararının tanımı konusunda öğretide görüş birliği yoktur. <br>\tGökhan Antalya’ya göre, bedensel zararın geçici ya da sürekli ayrımı zarar dönemi için anlam ifade eder. Geçici bedensel zararlar iyileşme anına kadar, sürekli bedensel zararlar ise ölüm tarihine kadar olan zarar dönemi için belirlenir. (Antalya, Gökhan, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, C.V/1,2, 2. Baskı, Seçkin Yayıncılık, Ankara 2019, s. 162.) <br>\tFikret EREN, geçici iş göremezlik zararını zarar gören kişinin iyileşene kadar çalışamamasından doğan kazanç kaybı olarak tanımlamaktadır. (Eren, Fikret, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 25. Bası, Yetkin Yayınları, Ankara 2020, s. 846, Eren, “Türk Borçlar Hukukunda Kişiye İlişkin Yeni Gelişmeler Işığında Bedensel Zararların Tazmini, Ankara 2016, s. 63.) Yazara göre, Türk Borçlar Kanunu’nun 54. maddesinin II. bendinde düzenlenen “kazanç kaybı” zarar türü ile kastedilen geçici iş göremezlik zararıdır. <br>\tOğuzman ÖZ’e göre geçici iş göremezlik zararı çalışma gücünün muhtemel kayıp süresine ilişkin kazanç kaybıdır. Yazarlar muhtemel kayıp süresini tazminat davasında hükmün verileceği tarihe kadar olan dönem olarak değerlendirmektedir. (Oğuzman, M. Kemal/Öz, M.Turgut, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, C. 2, 15. Bası, Vedat Kitapçılık, İstanbul 2020, s. 97.)<br>\tHaluk TANDOĞAN, zarar görenin hüküm anında iyileşmiş olması halinde zararın genel olarak zarar görenin çalışamadığı süre için mahrum kaldığı ücretten ibaret olduğunu belirtmektedir. Yazarın geçici iş göremezlik zararını zarar görenin iyileşme tarihine kadarki kazanç kaybı olarak nitelendirdiği anlaşılmaktadır. (Tandoğan, Haluk, Türk Mesuliyet Hukuku, Ajans-Türk Matbaası, Ankara 1961 s. 285.) <br>\tYargıtay’a göre, geçici iş göremezlik zararı, zarar görenin, haksız fiil sonucu bir süre tedavi görmesi, iyileşinceye kadar çalışamaması bu yüzden iş ve kazanç kaybına uğramasıdır. Yargıtay, geçici iş göremezlik döneminde kişinin %100 iş gücü kaybına uğradığının kabulü ile hesaplama yapılması gerektiğine hükmetmektedir. (Yargıtay 17. HD 2016/11332 E., 2019/4583 K., K.T. 11.04.2019 (www.yargitay.gov.tr, ET:20.01.2021) “Bu durumda, 18.11.2011 kaza tarihinden itibaren zarar gören üçüncü kişinin (1967 doğumlu...) isteyebileceği geçici iş göremezlik süresi (tedavi) içinde %100 malul kaldığı göz önüne alınarak hesaplama yapılması gerekmektedir.”, Yargıtay 17. HD 2016/17797 E., 2019/7350 K., K.T. 11.06.2019 (www.yargitay.gov.tr, ET:07.01.2021), Yargıtay 17. HD 2018/2456 E., 2019/12267 K., Keser, Yıldırım, Karayolları Trafik Kanunu Kapsamında Geçici İş Göremezlik Tazminatı, YÜHFD C. XVIII S.2 (2021). s. 1037-1055.)<br>\tDavacının ev hanımı olduğundan bahisle geçici iş göremezlik tazminatına hak kazanamayacağı kabul edilerek bu zarar kaleminin reddine karar verilmişse de, ev hanımının iş göremezlik tazminatı bir çalışmanın karşılığı değil aynı zamanda ekonomik bir değer taşıyan yaşamsal faaliyetlerin yerine getirilmesine (efor tazminatı) ilişkin olduğundan buna yönelik talebin de kabulü gerekirken reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, davacının buna yönelik istinafının kabulü gerekmiştir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2020/3869 Esas, 2021/1624 Karar sayılı ilamı). Ancak bu konuda alınan bilirkişi raporundaki hesaplama usulüne uygun olup karar vermeye yeterli olduğundan ve bu yönde ıslah dilekçesi de bulunduğundan bu kapsamda geçici işgöremezlik tazminatına da karar verilerek hükmün düzeltilmesi gerekmiştir.<br>\tHükmedilen manevi tazminat miktarına ilişkin olarak, manevi tazminatın miktarı bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmamalıdır. Manevi tazminatın miktarının belirlemesinde her olaya göre değişen özel hal ve şartlar gözetilmelidir. Hâkimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir etmesi gerektiği açıkça ortadadır (HGK 23/06/2004, 13/291-370). Zira TMK'nın 4.maddesindeki Kanunun hakime takdir yetkisi tanıdığı hallerde hakimin, hukuka ve hakkaniyete göre tazminata hükmetmesi gerektiğini öngörmektedir. <br>\tYukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında, davacı lehine takdir olunan manevi tazminatın hakkaniyete uygun olduğu anlaşılmıştır. <br>\tDavalı Sigorta Şirketinin istinafı yönünden;<br>\tDosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden, usulüne uygun, denetime elverişli ve kaza tutanağıyla uyumlu kusur raporuna göre davalı sigorta şirketine ZMMS ile sigortalı araç sürücüsünün %25 kusurlu olarak neden olduğu trafik kazası sonucunda, kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre davacının %35 malul kalacak, 9 ayda iyileşecek ve 1 ay bakıcı ihtiyacı olacak şekilde yaralandığı, hükme esas alınan aktüer raporunun yerleşik içtihatlara uygun olduğu, geçici iş görmezlik, SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri ve geçici bakıcı gideri zararının TBK'nın 54 ve KTK'nın 91. maddesine göre ZMMS kapsamında bulunması nedeniyle davalı ZMM sigortacısının sorumluluğunun bulunduğu anlaşıldığından davalının bu yönlere ilişkin istinaflarına itibar edilmemiştir.<br>\t26/04/2016 tarihinde 2918 sayılı Yasa'nın 99. maddesinde yapılan değişiklik ile getirilen \"Sigortacılar, hak sahibinin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar.\" düzenlemesi gereğince, sigortanın temerrüdü için Genel Şartlar'da belirtilen belgeler ile sigorta şirketine müracaat zorunludur. Davacının eksik evrak ile müracaat etmesi halinde davalının temerrüdü gerçekleşmeyeceğinden davacı ancak dava tarihinden itibaren temerrüt faizi talep edebilir.<br>\tAncak, eldeki dava zorunlu (dava şartı) arabuluculuk hükümleri çerçevesinde arabuluculuğa müracaat ile açılmış olup, davacı tarafın davaya konu edilen tazminatların ödenmesini sağlamak amacıyla, 19/04/2021 tarihinde arabuluculuk yoluna başvurduğu, arabulucunun 14.06.2021 tarihli son tutanağı ile tarafların anlaşamadığının ve arabuluculuk sürecinin sona erdiğinin kayıt altına alındığı görülmektedir. Alternatif başvuru yolu olan arabulucuya başvurulması ile davaya konu edilen tazminat talepleri bakımından, dava şartı arabuluculuğa başvuru tarihi itibariyle davalının temerrüde düştüğünün kabulü gerektiği (Yargıtay 4. H.D. 2021/18933 E- 2021/4438 K. \"Davacı tarafın davaya konu edilen bakıcı giderinin ödenmesini sağlamak amacıyla, 13.12.2019 tarihinde arabuluculuk yoluna başvurduğu, Bakırköy Arabuluculuk Bürosu'nun 23.12.2019 tarihli son tutanağı ile tarafların anlaşamadığının ve arabuluculuk sürecinin sona erdiğinin kayıt altına alındığı görülmektedir. Alternatif başvuru yolu olan arabulucuya başvurulması ile davalının davaya konu edilen bakıcı gideri zararı bakımından temerrüde düştüğünün kabulü gerektiğinden...\"), ancak mahkemece dava tarihi olan 29/06/2021 tarihinden itibaren faizin başlatılmasının davalının lehine olduğu, kusura yönelik istinafının da davacının istinafındaki açıklamalar kapsamında yerinde olmadığı anlaşıldığından davalının tüm istinaflarına itibar edilmemiştir.<br>\tAçıklanan nedenlerle; davalı sigorta vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, HMK'nın 353/1.b.2. maddesi gereğince yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına dair aşağıdaki karar verilmiştir. <br>\tHÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;\t<br>\tI-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\tII-Davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile; Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 24/01/2023 tarihli, 2021/500 Esas - 2023/78 Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA,<br>\tHMK'nın 353/1-b-2.maddesi uyarınca esas hakkında yeniden karar verilmesine, buna göre;<br>\t1-Maddi tazminat talebi yönünden davanın KISMEN KABULÜ İLE, <br>\t106.221,82 TL sürekli iş göremezlik, 4.596,47TL geçici işgöremezlik, 639,60 TL bakıcı gideri tazminatı, 700,40 TL tedavi gideri tazminat talebinin (toplam 112.158,29TL) davalı sigorta şirketi yönünden, 29/06/2021 tarihinden itibaren davalı ... yönünden ise kaza tarihi olan 30/10/2019 tarihinden itibaren, işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, <br>\t2-Manevi tazminat talebi yönünden davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE,<br>\tDavalı sigorta şirketi yönünden manevi tazminat talebinin REDDİNE, <br>\tDavalı ... yönünden 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 30/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, <br>\t3-Maddi tazminat davası yönünden;<br>\ta-Alınması gereken 7.661,53TL karar ve ilam harcından peşin alınan 2.956,12 TL harç ile 374,00 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 4.331,41 TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına, <br> \t Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 1.320 TL'nin kabul ve ret oranına göre 1.314,72TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına, kalan 5.38 TL'sinin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, <br>\tb-Davacı tarafından yatırılan 2.956,12 TL peşin harç, 59,30TL başvuru harcı, 8,50TL vekalet harcı, 374,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 3.397,92 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, <br>\tc-Davacı vekil ile temsil edildiğinden Dairemiz karar tarihindeki AAÜT gereğince hesap edilen 30.000TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, <br>\t4-Manevi tazminat davası yönünden;<br>\ta-Alınması gereken 1.366,20TL karar ve ilam harcının peşin olarak alındığı anlaşıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, <br>\tDavacı tarafından yatırılan 1.366,20 TL peşin harcın davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine,<br>\tb-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle, kabul edilen manevi tazminat talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT kabul oranına göre takdir ve hesap edilen 9.200,00TL vekalet ücretinin davalı ...'dan tahsili ile davacıya ödenmesine, <br>\tc-Reddedilen manevi tazminat talebi yönünden, davalı ...'ın kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 10/2 maddesi gereğince hesap edilen 9.200,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'a ödenmesine, <br>\td-Reddedilen manevi tazminat talebi yönünden; davalı ... Sigorta A.Ş.'nin kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle; karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap edilen 9.200,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Sigorta A.Ş.'ye ödenmesine, <br>\t5-Davacı tarafından sarf edilen 415,20 TL tebligat ve posta gideri ile 1.700,00 TL bilirkişi ücreti ve 730,30 TL ATK fatura gideri olmak üzere toplam 2.845,50 TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre hesap edilen 1.021,30 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, artan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,<br>\tİSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN<br>\tIII-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,<br>\tIV-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 60,00 TL tebligat gideri olmak üzere toplam 552,00 TL'nin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,<br>\tV-İstinaf talebi reddedilen davalı ... Sigorta A.Ş.'den alınması gerekli 7.347,55 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 1.836,89 TL'nin mahsubu ile 5.510,66 TL'nin bu davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,<br>\tVI-İstinaf talebi reddedilen davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,<br>\tVII-Kararın taraflara HMK'nın 359/4 maddesi gereğince usulüne uygun şekilde tebliğine,\t<br>\tDair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 HAFTA İÇERİSİNDE TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 31/10/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>Üye <br>Üye<br>Katip <br> <br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ed887f03c2c7a54c","SID":"7c79900434d2b9dd"}}