{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2024/1193 Esas<br>KARAR NO:2024/1720 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI:2024/203 Esas- 2024/423 Karar<br>TARİH:03/06/2024<br>DAVA:ZAYİ BELGESİ VERİLMESİ<br>KARAR TARİHİ:31/10/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile eski mali müşaviri olan ... arasında akdedilmiş olan 01.01.2021 tarihli ve ... No.lu mali müşavirlik hizmet sözleşmesinin 30.09.2023 tarihi itibarıyla haklı sebeple karşılıklı olarak anlaşarak feshedildiğini, mali müşavir ...'in uhdesinde bulunan ve müvekkili şirkete teslim edilmesi gereken defter ve belgelerin teslim edilmediğini, kendisine Beyoğlu .... Noterliğinin ... Yevmiye no'lu, 02.11.2023 tarihli ihtarnamesi keşide edilerek; uhdesinde bulunan 2021, 2022 ve 2023 yıllarına dair şirkete ait tüm kanuni defterler, belgeler ve bilgilerin 7 gün içinde teslim etmesinin ihtar edildiğini, mali müşavirin Kadıköy .... Noterliğinin ... yevmiye no'lu, 13.11.2023 tarihli ihtarnamesi ile cevap vererek defter ve belgeleri teslim ettiğini beyan ettiğini, ancak beyanların asılsız olduğunu, teslim etmesi gereken defter ve belgeleri teslim etmekten imtina ettiğini, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2024/25668 soruşturma sayılı dosyası ile suç duyurusunda bulunulduğunu, mali müşavir ...'ın savcılık dosyasına sunduğu 13.10.2023 teslim tutanağında, kanuni defter ve belgeleri teslim alan sıfatıyla ... imzasının göründüğünü ancak bu tutanakta ne şirkete ait kaşe ne de şirket imza yetkililerince atılmış bir imza bulunduğunu, teslim tarihinde şirketin müdürü ve yetkilisinin ... olduğunu, imzaya yetkili olmayan, şirkette şoför konumunda çalışan kişinin 2023 yılına ait kanuni defter ve belgeleri teslim almasının usule ve hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, defterlerin şirket imza yetkililerine teslim edilmediğini, ...'ün defterlerin tam ve eksiksiz olduğunu denetlemeye ve defterleri teslim almaya yetkili kişi olmadığını, durumun  ... tarafından da bilindiğini, zira belgelerin teslimi hususunda 13.10.2023 günü şirketin eski sekreteri olan ..., şoför ... ve müvekkili şirketin muhasebe işlerini verdiği ... firmasında çalışan bir muhasebecinin birlikte  ...'ın ofisine gittiğini ancak  ...'in ticari defterleri ... firmasına teslim etmeyi reddettiğini ve teslimi eksik ve usulsüz olarak ... adına yaptığını beyanla müvekkili şirkete ait 2023 yılı ticari defterlerinin zayi olduğunun tespitine karar verilmesini ve bu hususta zayi belgesinin verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 29.04.2024 tarihli beyan dilekçesinde dava konusu kaybolan defterlerin 2023 yılına ait ...,...ve .... olduğunu beyan etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi'nin 03/06/2024 tarih 2024/203 Esas- 2024/423 Karar sayılı kararında;\"Dava; yasal defterlerin (Genel Kurul Toplantı ve Müzakere defteri ile Ortaklar Pay defterini) kaybedilmesi nedeniyle zayi belgesi verilmesi isteminden ibarettir.Zayi belgesi verilmesi TTK.nun 82/7.maddesinde düzenlenmiş olup, anılan maddede ...Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren onbeş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir....\" hükmü bulunmaktadır.Yasa metninden de anlaşılacağı üzere dava  zıyaın öğrenildiği tarihten itibaren 15 gün içinde açılmalıdır. Bu süre hak düşürücü hak düşürücü süre olup re'sen dikkate alınması gerekir. Somut olayda davacının defterlerin zayi olduğunu dava dilekçesinde ismi geçen şirket çalışanı ...'e teslim tutanağının düzenlendiği 13.10.2023 tarihinde öğrendiğinin kabulü gerekir. Bir an için bu tarihin kabulü şüpheli bulunsa dahi dava dışı  ...'ın davacı şirketin ihtarnamesine cevaben gönderdiği Kadıköy .. Noterliğinin ... yevmiye no'lu, 13.11.2023 tarihli ihtarnamesi davacı şirkete 13.11.2023 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davacı taraf en azından bu tarihte defterlerin kaybolduğunu öğrenmiş durumdadır.Görüldüğü gibi davacı taraf defterlerin kaybolduğunu hangi tarihte öğrendiğini savunursa savunsun 15 günlük hak düşürücü süre geçtikten sonda dava 26.03.2024 açılmıştır. Bu nedenle davanın hak düşürücü süre yönünden usulden reddine karar vermek gerekmekte olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur...\"gerekçesi ile '' Davanın hak düşürücü süre yönünden USULDEN REDDİNE'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkeme kararında; \"...davanın hak düşürücü süre yönünden usulden reddine karar vermek gerekmekte olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur\" denilerek davanın reddine karar verildiğini, kararın gerekçelerinin ise isabetsiz olduğunu, Yerel mahkeme her ne kadar ...'e imzalatılan tutanak tarihi olan 13.10.2023 tarihinde defterlerin zayi olduğunun öğrenildiğinin kabul edilmesi gerektiğini belirtmişse de; bu tarihte defterlerin ... uhdesinde bulunduğunun zannedildiğini, defterlerin zayi olduğuna dair bir bilgi mevcut olmadığını;Yine Yerel mahkemece; ... tarafından keşide edilen Kadıköy ... Noterliğinin ... yevmiye no'lu, 13.11.2023 tarihli cevabi ihtarnamenin davacı şirkete 13.11.2023 tarihinde tebliğ edildiğinden bahisle en azından bu tarihte defterlerin kaybolduğundan haberdar olunduğu belirtildiğini, fakat aynı şekilde bu husus da defterlerin zayi olduğu anlamına gelmediğini, zira taraflar arasındaki defter teslimine dair anlaşmazlığın devam etttiğini, dolayısıyla Yerel mahkemenin gerekçelerinin isabetli olmadığını; Yerel mahkemece yapılan değerlendirmelerin eksik ve hatalı olduğunu, üzere süreler değerlendirilirken ticari defterlerin esasen başlangıçta \"kayıp\" olarak değerlendirilmediğini, zira bu defterlerin ... uhdesinde bulunduğu ve defaatle iadesinin talep edildiğinin göz ardı edildiğini, dava açılana kadar geçen süreçte defter ve belgelerin kendileri tarafından yapılan suç duyurusu kapsamında mali müşavir ... tarafından müvekkiline iadesi umudunun mevcut olduğunu; Müvekkili şirketin eski mali müşaviri olan ... ile mali müşavirlik hizmet sözleşmesinin müvekkili şirket tarafından yapılan değerlendirme sonucunda sürdürülemez hale gelmiş olduğu kanaati ile 30.09.2023 tarihi itibarıyla haklı sebeple karşılıklı olarak anlaşarak feshedilmesi üzerinde mali müşavirin kendisinde bulunan ticari defterleri müvekkili şirkete teslimden kaçındığını, bu sebeple kendisine Beyoğlu ..... Noterliğinin ... Yevmiye no'lu, 02.11.2023 tarihli ihtarnamesi ile defterlerin iadesi hususunun ihtar edildiğini, bu ihtarnameye cevaben ise her ne kadar defter ve belgeleri teslim ettiğini beyan etse de bu beyanlarının asılsız olduğunu, defterleri teslim alma yetkisi olmayan ...'e imzalatılmış belge ile defterlerin usulüne uygun şekilde teslim edilmediğinin de ispatlı olduğunu;Bunun üzerine kendileri tarafından mali müşavir ... hakkında kendileri tarafından İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2024/25668 soruşturma sayılı dosyası ile suç duyurusunda bulunulduğunu, bu doğrultuda yürütülen soruşturma kapsamında savcılık makamınca takipsizlik kararı verilmiş olup karara karşı kendileri tarafından yapılan itiraz üzerine 03.04.2024 tarihli karar ile itirazlarının reddedildiğini, müvekkili şirket nezdinde defterlerin zayi olduğu kanaati oluştuğu anda huzurdaki davanın ikame edildiğini; Müvekkili şirketin, 2023 yılına ait kanuni defter ve belgelerin kendisine teslim edilmemesinden bahisle beyanname veremediğini, şirketten vergi kayıtlarının istendiğini, bu durumun maddi zararlar doğuracağını, zira 2023 yılının defterinin olmaması, 2023 yılı için yapılan tüm muhasebe kayıtlarını geçersiz kılacak olup Maliye Bakanlığı tarafından resen tarhiyat yapılacağını, bu nedenle ilgili defter ve belgeler eski mali müşavirden teslim alınamadığı için ve ibraz edilmesi gerektiği için defter ve belgelerin ziyaa uğradığının kabulü ile son çare olarak Mahkemeye başvurulduğunu, Yerel mahkemece 15 günlük sürenin dar şekilde yorumlanması aşırı şekilcilik niteliğinde olup müvekkilinin hak kaybına ve geri dönülemez zararlara uğramasına sebebiyet verdiğini, bu nedenle eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile verilmiş olan Yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini beyanla İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/203 E. 2024/423 K. sayılı ve 03.06.2024 tarihli kararının yapılacak istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, Türk Ticaret Kanunu'nun 82/7. maddesi gereğince açılmış zayi belgesi verilmesi talebine ilişkindir. Davacı taraf, sözleşmesi feshedilen mali müşavir tarafından 2023 yılına ait ticari defterlerinin geri verilmediğini, 13/10/2023 tarihinde çalışanlarının defterleri teslim almak üzere dava dışı mali müşavirin ofisine gittiklerini, defterlerin yeni mali müşavir yerine şoföre teslim edildiğini, bu şekilde ticari defterlerin zayi olduğunu iddia ederek zayi belgesi verilmesini talep etmiş, Mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığından bahisle reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. TTK'nın 82/7. maddesinde; \"Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren otuz gün (01/07/2022 Tarihli 7417 sayılı Kanun ile değişik) içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir.\" hükmü düzenlenmiştir. Somut olayda; davacı taraf ticari defterlerinin dava dışı mali müşavir tarafından teslim edilmemesi nedeniyle zayi olduğunu iddia etmiş olup bu konuda savcılığa suç duyurusunda bulunmuş ve savcılık tarafından 19/02/2024 tarihinde, dava dışı mali müşavir tarafından ticari defterlerin dava dışı ...'e teslim edildiği ve üzerine atılı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediğine dair somut delil bulunmadığından bahisle kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilmiştir. Davacı ...'a karşı 07/03/2024 tarihli dilekçe ile itiraz etmiş olduğundan, ticari defterlerin ... adına teslim edildiğine dair tutanaktan ve iddiasına göre defterlerin zayi olduğundan en geç bu tarih itibariyle haberdar olmuş ve dava 26/03/2024 tarihinde otuz günlük hak düşürücü süre geçmeden açılmış olduğundan Mahkemece, işin esasına girilmek suretiyle davada re'sen araştırma ilkesinin geçerli olduğu da gözetilerek, ticari defterlerin teslimine dair adı geçen tarafından imzalanmış bir tutanak olup olmadığının araştırılması, bu hususta gerekli olması halinde üçüncü kişilerin beyanlarına başvurulması ve neticeten yukarıda yer verilen yasal düzenleme gereği ticari defterlerin zayi olduklarının kabul edilip edilemeyeceğinin tespiti ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken davanın hak düşürücü sürede açılmadığı gerekçesi ile reddine karar verilmesi isabetsiz olmuştur. Sonuç olarak davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-4 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/06/2024 tarih ve 2024/203 Esas- 2024/423 Karar  sayılı kararının HMK'nın 353/1-a4 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 3-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 4-Artan gider avansı olması halinde  yatıran tarafa iadesine, 5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 31/10/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-ç maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5087b9e870a85d93","SID":"b70c39eebe3a741e"}}