{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ERZURUM<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: 2022/1599 <br>KARAR NO\t: 2024/1634<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 13/06/2022 (Karar)<br>NUMARASI\t: 2021/391 Esas,  2022/375 Karar<br>DAVA\t: Kooperatif Üyeliğinden İhraç Kararının İptali<br>Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne dair verilen karara karşı yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:  <br>DAVA; <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Konut Yapı Kooperatifi Yönetim Kurulunun 03.08.2021 gün ve 15 sayılı kararıyla müvekkilinin aidat borcunu ödemediği gerekçesiyle kooperatif üyeliğinden ihracına karar verdiğini,  ödenmeyen aidat borcu ile ilgili olarak müvekkiline Erzurum....Noterliğinin 01.06.2021 tarih ve ... yevmiye numarası ile ihtarname tebliğ edildiğini ve bu ihtarnamede müvekkilinin ana sözleşme uyarınca parasal yükümlülüklerini yerine getirmediğinden bahisle yönetim kurulu kararında belirtilen borcun ferileriyle ile birlikte 10 gün içinde ödenmesi, ödenmediği takdirde üyelikten çıkarma işlemlerinin yerine getirileceğinin ihtar edildiğini, bu ihtarnamenin müvekkiline tebliğ edilmesinden sonra bu kez yine Erzurum....Noterliğinin 23 06.2021 tarih ve ... yevmiye numarası ile ihtarname tebliğ edildiğini ve bu ihtarnamede de “İlk ihtarnamenin gönderilmesine rağmen herhangi bir ödemem alınmamasından dolayı ekte sunulan karara dayanılarak kooperatife olan borcun tüm fer'ileriyle birlikte 30 gün içinde ödenmesi, aksi durumda üyelikten çıkarma işlemlerinin yerine getirileceğinin ihtar edildiğini, borç miktarının 63.528,50 TL olduğunun belirtildiğini, fer'ilerin hangi kalemlerden oluştuğu ve ne miktar olduğu konusunda bir açıklama yapılmadığını, 1163 sayılı Kooperatifler Kanumu'nun 27. maddesinde parasal yükümlülüklerini yerine getirmeyen kooperatif üyelerinin ihracı prosedürünün düzenlendiğini, aidat borcunun ödenmesi için üyeye iki ihtarın gönderilmesi, bu ihtarların usulüne uygun olarak tebliğ edilmesinin gerektiğini, davalı kooperatif başkanlığınca müvekkilimize gönderilen ihtarname içerikleri incelendiğinde bu ihtamame içeriklerinin 1163 Sayılı Kooperatifler Kanununun 27.Maddesinde belirtilen şekilde düzenlenmediği, tüm bu nedenlerle öncelikle kooperatifler kanunu'nun 27.maddesi uyarınca ihraca dayanak ihtarnamelerin şekil bakımdan geçersiz olması göz önünde bulundurularak müvekkilinin kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptalinin gerektiğini, müvekkilinin davalı kooperatife herhangi bir aidat borcunun bulunmadığını, müvekkilinin davalı kooperatife aidat borcunun bulunmadığının gerek defter kayıtları gerekse kooperatife ait tüm genel kurul tutanakları ile sabit olduğunu, müvekkilinin  ...'yi vekil ettiğini ve kooperatif genel kuruluna katılıp, müvekkilini hem genel kurulda temsil etmek hem de ilgili kararlar için oy kullanmak üzere yetki verildiğini, ancak davalı kooperatif yetkililerince vekil ...'nin kooperatif genel kuruluna katılımının engellendiğini ve bir anlamda müvekkilinin savunma hakkının kısıtlandığını, tüm bu açıklanan nedenler göz önünde bulundurularak ... Konut Yapı Kooperatifi Yönetim Kurulunun 03.08.2021 gün ve ... sayılı kararıyla müvekkilinin ortaklıktan ihracına ilişkin kararının iptaline karar verilmesini  yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kooperatifler kanunundan doğan uyuşmazlıkların mutlak ticari dava sayılacağını, davacı tarafın ticari davalarda bulunan dava şartı zorunlu arabuluculuk hususunu sağlamadan huzurdaki davayı açtığını, konut yapı kooperatifi ana sözleşmesinin 14/2 maddesinde \" Parasal yükümlülüklerini 30 gün geciktirmeleri üzerine, yönetim kurulunca noter aracılığı ile yapılacak ihtarı takip eden 10 gün içinde bu yükümlülüklerini yerine getirmeyenlere yine aynı kurulca ikinci ihtar yapılır. İkinci ihtarı takip eden 1 ay içerisinde de yükümlülüklerini yerine getirmeyenler yönetim kurulu kararı ile ortaklıktan çıkarılır. \" hükmünün bulunduğunu, yönetim kurulunun ana sözleşme ile kendisine verilen yetki çerçevesinde davacıyı ortaklıktan çıkardığını, davacının kendi adına kooperatifte 2 daire üzerinden üyeliğinin bulunduğunu, ancak bugüne kadar ne üyelikten doğan borçlarını ne de kooperatifin giderlerini hiçbir surette ödemediğini, kooperatife olan borcunun bilirkişilerce de tespit edildiğini, tüm bu açıklanan nedenler göz önünde bulundurularak davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini savunmuştur. <br>YEREL MAHKEME KARARI; <br>Mahkemece, \"... Somut olayda davacının davalı kooperatifin üyesi iken; parasal yükümlülüklerini yerine getirmediğini, borcun 10 gün içinde ödenmesi için Erzurum.... Noterliğinin 01/06/2021 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamenin keşide edildiği, davacının ihtarname içeriğine Erzurum ... Noterliğinin 14/06/2021 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile itiraz ettiği, daha sonra davalı kooperatifin parasal yükümlülüklerin 30 gün içinde yerine getirilmesi için Erzurum.... Noterliğinin 23/06/2021 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesini keşide ettiği,  keşide edilen ihtarnameye rağmen parasal yükümlülüklerin yerine getirilmediği, ödemediği gerekçesi ile  tasfiye heyeti üyeleri tarafından alınan 03/08/2021 tarihli karar ile kooperatif ortaklığından çıkarılmasına karar verildiği, kararın Erzurum.... Noterliğinin 03/08/2021 tarihli ... Yevmiye Numaralı ihtarnamesi ile davacı tarafa bildirildiği, ihtarnamenin davacıya 01/07/2021 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.<br>Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından mahkememize gönderilen kayıtlara göre davalı kooperatifin 15/01/2006 tarihi itibariyle tasfiye haline girdiği ve tasfiye heyeti üyelerinin belirlendiği anlaşılmaktadır. Dava konusu edilen davacının ortaklıktan çıkarılmaya ilişkin kararın, 03/08/2021 tarihinde tasfiye heyeti üyeleri olan ... ve ... tarafından alındığı, bu kişilerin 16/01/2011 tarihinden itibaren davalı kooperatifte tasfiye heyeti memurları olarak görev yaptıkları anlaşılmaktadır. Tasfiye heyeti memurları kooperatifin tasfiyesini sağlanmasına yönelik işlemleri yapmak ile yetkilidirler. Yukarıda da açıklandığı üzere tasfiye haline giren kooperatifin organlarının görev ve yetkileri tasfiye memurları tarafından yapılamayacak işlemler için devam edecektir. Bu durumda ortağın kooperatifinden ihracına karar verilebilmesi genel kurula ve esas sözleşmede düzenlenmiş olması halinde yönetim kuruluna ait olacağından, ortağın kooperatiften ihracına genel kurul veya esas sözleşmede belirtilmiş olması halinde yönetim kurul tarafından karar verilmesi gerekmektedir. Tasfiye heyeti memurlarının ortağı kooperatiften ihraç etmeye yönelik karar alabilme yetkileri bulunmamaktadır. Bu şekilde ortağın tasfiye heyeti memurları tarafından kooperatiften ihracına karar verilmesi yetki aşımı niteliğindedir. <br>Somut olayda; ihraç kararını alan tasfiye heyeti üyelerinin aynı zamanda yönetim kurulu üyesi olmadıkları, ticaret sicil müdürlüğü tarafından gönderilen belgelerden anlaşılmaktadır. Tasfiye heyeti memurlarının aynı zamanda yönetim kurulu üyesi olmamaları nedeniyle yönetim kurulu tarafından alınması gerekli kararları almaya yetkili olmadıkları sonucuna varılmaktadır. Tasfiye heyeti memurlarının yetki aşımı yaparak davacının kooperatif ortaklığından ihracına karar vermesi işlemi mutlak butlanla malul olduğu sonucunu doğurmaktadır. Dava konusu kararın mutlak butlanla (yoklukla) batıl olması nedeniyle, her ne kadar davacı kooperatiften ihracına yönelik alınan kararın iptaline karar verilmesini talep etmiş ise de; dava konusu kararın mutlak butlanla malul olduğu, hukuken geçerli bir genel kurul veya yönetim kurulu kararı bulunmadığı, mutlak butlanla geçersiz olan kararın esas itibariyle yok hükmünde olduğu, bu haliyle davacının davalı kooperatiften ihracına yönelik hukuk  dünyasında  doğmuş ve geçerli bir kararın bulunmadığı, davacının halen davalı kooperatife üyeliğinin devam ettiği anlaşıldığından, dava konusu kararın mutlak butlan ile batıl olduğunun ve davacının kooperatife üye olduğunun tespitine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\"  gerekçesiyle \"Davanın KABULÜ ile, davacının .... Konut Yapı Kooperatifinden ihracına yönelik tasfiye heyeti tarafından alınan 03/08/2021 tarihli kararın mutlak butlan ile batıl olduğunun ve davacının kooperatife üye olduğunun TESPİTİNE,\" şeklinde  karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İSTİNAF İTİRAZLARI: <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Kooperatifler Kanunundan doğan uyuşmazlıkların mutlak ticari dava sayıldığını, davacı tarafın ticari davalarda bulunan dava şartı zorunlu arabuluculuk şartını sağlamadan işbu davayı açtığını, davanın usulden reddi gerekirken, mutlak butlan sebebi ile davanın mahkemece kabul edildiğini, verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, Konut Yapı Kooperatifi Ana Sözleşmesinin 14/2. maddesi uyarınca yönetim kurulunun ana sözleşme ile kendisine verilen yetki çerçevesinde davacıyı ortaklıktan çıkardığını,  davacının ... ve ... ismiyle kendi adına kooperatifte 2 daire üzerinden üyeliği olduğunu,  ancak bugüne kadar ne üyelikten doğan borçlarını ne de kooperatifin giderlerini hiçbir surette ödemediğini, kooperatife olan borcunun bilirkişilerce de tespit edildiğini, Erzurum ... Asliye Hukuk Mahkemesi 2009/.... Esas ve Erzurum .... Asliye Hukuk Mahkemesi 2017/.... Esas sayılı dosyalarında bulunan raporların iş bu dava dosyasına eklenmesini talep ettiklerini, bu raporlarda davacının borçlarının kalem kalem hesaplandığını, bu hesap raporuna göre hareket ettiklerini,  davacının zamanaşımı itirazlarının yersiz olduğunu, anılan dava dosyalarının açılması ile zaman aşımının kesildiğini, tasfiye heyeti olarak görev yapan tasfiye memurlarının aynı zamanda yönetim kurulu üyesi olduklarını, mahkemece yapılan bu yanlış hukuki değerlendirme neticesinde kurulan hükmün derhal kaldırılması gerektiğini, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. <br>UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;<br>Dava, Dava kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali istemine ilişkindir.<br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır.<br>Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde, davacı vekilinin dava dilekçesinde  ... Konut Yapı Kooperatifi Yönetim Kurulunun 03.08.2021 gün ve .... sayılı kararıyla müvekkilinin aidat borcunu ödemediği gerekçesiyle kooperatif üyeliğinden ihracına karar verdiğini, davalı kooperatif başkanlığınca davacıya gönderilen ihtarname içeriklerinin 1163 Sayılı Kooperatifler Kanununun 27.Maddesinde belirtilen şekilde düzenlenmediğini müvekkilinin  ...'yi vekil ettiğini ve kooperatif genel kuruluna katılıp, müvekkilini hem genel kurulda temsil etmek hem de ilgili kararlar için oy kullanmak üzere yetki verildiğini, ancak davalı kooperatif yetkililerince vekili ...'nin kooperatif genel kuruluna katılımının engellendiğini iddia ederek müvekkilinin ortaklıktan ihracına ilişkin kararın iptalini talep ettiği, davalı vekili cevap dilekçesinde yönetim kurulunun ana sözleşme ile kendisine verilen yetki çerçevesinde davacıyı ortaklıktan çıkardığını, davacının kendi adına kooperatifte 2 daire üzerinden üyeliğinin bulunduğunu, ancak bugüne kadar ne üyelikten doğan borçlarını ne de kooperatifin giderlerini hiçbir surette ödemediğini, ileri sürerek davanın reddini talep ettiği, mahkemece, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.<br>İstinaf talebinde bulunan davalı vekilinin ileri sürdüğü sebepler kapsamında yapılan inceleme sonucunda,  mahkemece, yargılamanın HMK’da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olduğu, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmadığı, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, somut olayda zorunlu arabulucuk dava şartı olmadığı, ana sözleşmenin 14. Maddesine göre ortaklıktan çıkarma yetkisinin yönetim kurulunda olduğu, 92. Madde gereği de yönetim kurulu üyeleri arasında tasfiye memurunun olmadığı, tasfiye memure ...'un 2004'te yönetim kuruluna seçildiği, 2005 tarihinde ise yönetim kurulunda olmadığı, ihraç kararını alan tasfiye heyeti üyelerinin aynı zamanda yönetim kurulu üyesi olmadıkları, bu sebeple aynı zamanda yönetim kurulu üyesi olmamaları nedeniyle yönetim kurulu tarafından alınması gerekli kararları almaya yetkili olmadıkları, tasfiye heyeti memurlarının yetki aşımı yaparak davacının kooperatif ortaklığından ihracına karar vermesi işlemi mutlak butlanla malul olduğu, hukuken geçerli bir genel kurul veya yönetim kurulu kararı bulunmadığı, mutlak butlanla geçersiz olan kararın esas itibariyle yok hükmünde olduğu, bu haliyle davacının davalı kooperatiften ihracına yönelik hukuk  dünyasında  doğmuş ve geçerli bir kararın bulunmadığı, davacının halen davalı kooperatife üyeliğinin devam ettiği  anlaşıldığından, davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf aşamasında alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından başlangıçta alınan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 346,9‬0-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,<br>4-İstinaf başvurusu sırasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>6-Kararın kesinleştirme ve gider avansı  ikmali/iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,<br>7-Gerekçeli kararın tebliği ve harç ikmali/iadesi işlemlerinin Dairemizce yerine getirilmesine, <br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 361. ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere ....tarihinde oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"963060fbee81a0d1","SID":"76ca5d0561f76e4f"}}