{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/360 <br>KARAR NO: 2024/1291<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 06/12/2021<br>NUMARASI: 2020/575 Esas - 2021/928 Karar<br>DAVA: Alacak (Tellallık Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili, gayrımenkul sahibi  ile aralarında  26.12.2018 tarihli  gayrimenkul aracılık sözleşmesi yapılıp  davalı ile de aralarında   13.01.2019  tarihli aylık kirası   35.000-TL + KDV  olan  \" Gayrımenkul Görme ve Hizmet Bedeli Sözleşmesi\"  düzenlendiğini, davalının sonrasında mal sahibi ile görüşmeye geçerek 26.12.2019 tarihinde taşınmazı kiraladığını öğrendiklerini, taşınmazın 13.1.2019 tarihinde gösterilmiş olması nedeniyle 1 yıllık sürenin dolmadığını, davacının sözleşme gereği yıllık kira bedelinin %12+KDV ödeme yükümlülüğü olduğunu ileri sürerek 13.1.2019 tarihli sözleşme kapsamında hizmet bedeli alacağının şimdilik  1.000- TL nin belirsiz alacak davası kapsamında  dava tarihinden itibaren ticari faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.<br>ISLAH: Davacı 26/11/2021 tarihli talep arttırım dilekçesiyle   talebi 37.382,40 -TL olduğunu ,alacağa dava tarihinden itibaren temerrüt faizi işletilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili, yetkili mahkemenin Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, şirket yetkilileri  tarafından davacı ile yapılan sözleşme olmadığını, şirketin bu konuda yetkilendirdiği kimse bulunmadığını,  sözleşmelerdeki   imzaların şirketle ilgisi olmadığını, şirket yetkililerinin sözleşmeden haberleri bulunmadığını bildirerek  davanın reddini talep etmiştir. \t<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davalı şirket çalışanı ve ... Market Bölge Müdürü unvanlı ... ile davacı arasında  13/01/2019 tarihinde gayrimenkul görme ve hizmet bedeli sözleşmesi imzalandığını ve davalı şirketin taşınmazı 26. 12.2019 tarihinde sözleşmede belirlenen 1 yıllık sürede  kiraladığı, ... 'in bu tarih itibari ile de  davalı şirket çalışanı olduğunun SGK kayıtları ile sabit olduğu, TBK nın 38. maddesine göre, Bölge Müdürü olduğu bildirilen adı geçenin  iktisadi işletmeyi temsil yetkisi olmadığı kabul edilse dahi davalının, yetkisiz temsilcinin imzaladığı sözleşmeyi benimsediği ve taşınmazı kiraladığı sabit olduğundan TBK nın 520. Maddesi uyarınca kira sözleşmesindeki aylık 22.000- TL üzerinden hesaplanan yıllık kira bedelinin %12+KDV si toplamı  37.382,40-TL olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile  37.382,40-TL'nin dava tarihinden  itibaren avans faizi işletilerek davalıdan tahsiline  karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili; ...'in şirketi  temsil ve imza yetkisi olmadığını, sözleşme için  yetki ve  talimat verilmediğini ,davacı ile yapılan  sözleşmeye onay verilmediğini, TBK nın 46/2 maddesi uyarınca şirketten sözleşmeyi onayıp onamadığının bildirmesinin istenmediğini, husumetin ...'e yöneltilmesi gerektiğini, davacının 26.12.2018 tarihli sözleşmeyi  ... ile imzaladığı ve onun yetkilisi olduğunu, ... ile imzaladığı sözleşmenin,  ...'ndan aldığı yetki çerçevesinde imzalanmasına rağmen  mecuru kendilerinin  ...'ndan kiraladıklarını, davacının yetkilisi olduğu kişi ile davalının kira sözleşmesi imzaladığı kişilerin farklı olması nedeniyle talepte bulunamayacağını, yetki veren temel sözleşmenin 65 günlük olduğunu, kira sözleşmesinin başlangıç tarihi 15.2.2020 olup 13.1.2019  tarihli sözleşmeye göre 1 yıllık sürenin de dolduğunu, ...'in  kira sözleşmesi imzalanmadan önce 30.07.2019 da işten ayrıldığını, sözleşmede belirlenen ücretin fahiş olup TBK  nın 525 maddesi çerçevesinde indirim yapılması gerektiğini, ayrıca  vekalet ücretinin KDV li bedel üzerinden belirlenmesinin doğru olmadığını, henüz fatura dahi kesilmediğini, davacının talebi belirlenebilir nitelikte olması nedeniyle  ıslaha tabi  olduğundan ıslah tarihinden (talep arttırım tarihinden) itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini savunarak kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>GEREKÇE: Dava,tellallık ücret alacağının tahsili talebine ilişkindir.. Davacı ile dava dışı ... (...'na vekaleten) arasında taşınmazın kiraya verilmesi için 26.12.2018 tarihli 65 gün süreli Gayrımenkul Aracılık sözleşmesi düzenlenmiştir.Davacı ile... Market Bölge Müdürü adı altında ... arasında 13.1.2019 tarihli  aylık 35.000- TL kira bedeli üzerinden taşınmazın kiralanması amacıyla yer gösterme sözleşmesi imzalandığı, sözleşmede  görülen  taşınmazın  bir yıl içinde kendisi , eşi, ortağı veya çalışanı bulunduğu şirket, şirket ortakları, şirketin ortak olduğu kuruluşlar ya da kan ve sıhri hısımları tarafından kiralandığı  taktirde yıllık kira bedelinin %12 + KDVyi  ödemeyi kabul ve taahhüt ettiği, ...'in 08/10/2018 tarihinde davalı şirkette  işe girdiği , 30/07/2019 tarihinde ayrıldığı, davalı ile mal sahibi arasında  26/12/2019 tarihinde 10 yıl süreli 15/02/2020 başlangıç tarihli aylık 22.000-TL bedelli   kira sözleşmesinin düzenlen diği anlaşılmaktadır. TBK'nın 520. maddesi uyarınca; simsarlık sözleşmesi, simsarın taraflar arasında bir sözleşme kurulması imkânı hazırlanmasını veya kurulmasına aracılık etmeyi üstlendiği ve bu sözleşmenin kurulması hâlinde ücrete hak kazandığı bir sözleşmedir. Simsarlık sözleşmesine kural olarak vekalete ilişkin hükümler uygulanır. Taşınmazlar konusundaki simsarlık sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça geçerli olmaz. Simsarlık sözleşmesi simsar ile sözleşme yapan arasında kurulur. Simsarlık ücretini talep hakkı, hemen simsarlık sözleşmesinin kurulmasıyla doğmaz. TBK.'nın 521. maddesi gereğince simsar ancak yaptığı faaliyet sonucunda sözleşme kurulursa ücrete hak kazanır. Somut olayda 13.1.2019 tarihli  simsarlık sözleşmesi, dava dışı ... tarafından imzalanmış ise de;  sözleşmenin ...  Market için yapıldığı ve ... Market Müdürü olarak ... Marketler grubuna uygun boş dükkan olarak  kiralanmak amacı ile görüldüğü  sözleşme içeriğinde yazılıdır.Sözleşmelerin nispiliği ilkesi uyarınca, sözleşmeler hüküm ve sonuçlarını tarafları üzerinde doğurur. Sözleşme tarihinde  ...'in davalı şirketi temsil yetkisi mevcut değil ise de; şirket çalışanı olduğu, sözleşmeyi Bölge Müdürü olarak imzaladığı, dava konusu  dükkanı .. market adına gördüğü ve sonuç olarak  dava konusu yerin ( ... Market olarak ) davalı şirket tarafından kiralandığı, sabit olduğundan sözleşmenin ticari vekil sıfatı ile davalı şirket adına yapıldığının kabulü gerekir. Simsarlık sözleşmesi yapılabilmesi için  malikin rıza ve simsara yetki vermesine gerek olmadığından  davalının iş sahibi ile yapılan sözleşmeye itirazları değerlendirilmemiştir. Dayanak 13.1.2019 tarihli simsarlık sözleşmesinden sonra kira sözleşmesinin 26.12.2019 tarihinde imzalandığı, herne kadar kiranın başlangıç olarak 15.2.2020 tarihi kararlaştırılmış ise de; kira ilişkisinin kurulduğu tarih sözleşme tarihi olduğu,1 yıllık sözleşme süresinin  dolmadığı anlaşıldığından mahkemenin bu yöndeki kabulünde isabetsizlik bulunmamaktadır. ... 'in Kira sözleşmesinin düzenlendiği tarihte davalı işyerinden ayrılmış olmasının da sözleşmeye etkisi yoktur. Davacı tarafça dayanılan 13.1.2019 tarihli sözleşme içeriğinden talep edilecek alacak miktarı belli olduğundan dava belirsiz alacak davasının koşullarını taşımamaktadır.Ancak , belirsiz alacak davası koşullarını taşımayan davanın kısmi dava olarak kabulüne,talep artırım dilekçesinin ıslah dilekçesi olarak kabulüne bir engel bulunmamaktadır.Islah dilekçesinde dava tarihinden itibaren faiz talep edilmesi nedeniyle  dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesinde yasaya aykırılık bulunmamaktadır.Dayanak sözleşmede aylık kira bedeli olarak 35.000-TL olmasına rağmen;  bilirkişi tarafından kira sözleşmesindeki  aylık 22.000- TL üzerinden hesaplama yapıldığı, davacı tarafça bu hesaplamaya itibar edilerek talep artırım dilekçesi verildiği görüldüğünden TBK nın 525 madde koşulları oluşmadığından  davalının ücretin fahiş hesaplandığına yönelik itirazı  yerinde değildir.Sözleşmede,yıllık kira bedelinin %12+ KDV si kadar simsarlık ücreti ödeneceği kararlaştırıldığından hesaplanan hizmet bedeline kdv ilave edilerek  kdv dahil bedel üzerinden vekalet ücreti hesaplanarak takdir edilmesinde isabetsizlik bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle ;karara yönelik istinaf nedenleri yerinde olmayan davalı vekilinin  istinaf  başvurusunun  esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 2.553,59-TL istinaf karar harcından yatırılan 638,40-TL peşin harcın mahsubu ile kalan 1.915,19‬-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan 52,50-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 19/09/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"35733dc8561216a2","SID":"ad383b8cfca34d03"}}