{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>53.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO: 2024/1212 <br>KARAR NO: 2024/1131<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 08/07/2024<br>NUMARASI: 2023/634 Esas (Derdest) <br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ : 22/10/2024<br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: İhtiyati haciz talep eden davacı ...San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili dilekçesinde özetle;  müvekkili ile davalı arasında ticari ilişki kapsamında mal alım satımı gerçekleştiğini, bu kapsamda davalı tarafa ürün teslimi yapılmasına rağmen ürünlerin bedelinin tam olarak ödenmediğini, icra takibinin başlatıldığını, dosyada alınan bilirkişi raporunda müvekkilinin 393.590,51 TL alacaklı olduğunun sabit olduğunu, esasa, usule ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak şartı ile müvekkilinin alacağının akim kalmaması ve teminata bağlanmamış olması sebebi ile borçlunun menkul ve gayrimenkul malları ile 3. Şahıslardaki hak ve alacaklarının 393.590,51 TL tutarında teminatsız olarak ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, 23/05/2024  tarihli ara kararı ile ihtiyati haciz talebinin %20 teminat karşılığında kabulüne karar verilmiş karara karşı, karşı taraf vekili itiraz etmiştir.İhtiyati hacze itiraz eden ... vekili itiraz dilekçesi ile, davacı tarafından dosyaya fatura ve içeriğini onaylamadıkları bir cari hesap ekstresi dışında başkaca delil ibraz edilmediğini, davacının davayı yaklaşık olarak ispat edemediğini, müvekkil aleyhine verilmiş olan ihtiyati haciz karının itirazları doğrultusunda kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece müraafalı yapılan inceleme sonucunda, davacı tarafından kumaş apreleme hizmeti bedelinin talep edildiği, tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu alınan bilirkişi raporunda taraf kayıtlarının birbirini teyit ettiği ve davacının alacağını yaklaşık olarak ispat ettiği gerekçesi ile, ihtiyati hacze itirazların reddine, karar verilmiş, karara karşı ihtiyati hacze itiraz eden davalı vekili istinafa başvurmuştur. İhtiyati hacze itiraz eden davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, her ne kadar dosyaya bilirkişi raporu sunulmuş ise de, bilirkişi raporundan görüleceği üzere henüz süresi dolmadığından yevmiye defterine bir kayıt işlenmediğini ve müvekkili tarafından süresi içerisinde bu kayıtların tamamlanacağını, henüz yevmiye defteri bulunmaksızın verilmiş olan bilirkişi mütalaasının da eksik olacağı gözetildiğinde yerel mahkemece verilmiş olan ihyitati haciz kararının bu açıdan hatalı olduğunu, huzurdaki davanın tarafları arasında görülmekte olan bir başka dava daha bulunduğunu, her iki davanın birbiriyle mündemiç olduğunu, nitekim, İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/69 Esas sayılı dosyasında müvekkilinin, huzurdaki davanın davacısından tarafına ait kumaşları iade etmemiş olması sebebiyle davacı olup huzurdaki davanın konusunun ise bu kumaşlara ilişkin işleme hizmeti bedeline ilişkin olduğunu, dolayısıyla her iki davanın birbirinden ayrı değerlendirilemeyeceğini, ihtiyati haciz kararı verilmesinin akabinde de İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/69 Esas sayılı dosyasında birleştirme kararı verildiğini ve huzurdaki dava ile birleştiğini, huzurdaki davada, davacının, müvekkiline ait ürünlerin müvekkiline teslim edildiğine ilişkin hiçbir irsaliye sunamadığını, kendi iddialarının da davacı tarafından hiçbir zaman müvekkiline ait olan bu ürünlerin teslim edilmediği yönünde olduğunu, hal böyleyken davacının iddiasını yaklaşık olarak ispat ettiğinin de söylenemeyeceğini, birleşen davadaki taleplerinin, huzurdaki davanın konusunu oluşturan apreleme hizmeti verildiği iddia olunan müvekkiline ait kumaşların iade edilmediği olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. Talep, eser sözleşmesi kapsamında faturaya dayalı iş bedeli alacağının tahsili için yapılan takibe itirazın iptali davasında verilen ihtiyati haciz kararına itiraza ilişkindir. İİK'nın 257/1. maddesinde \"Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.\" hükmü, İİK'nın 258/1. maddesinde ise; \"Alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur.\" hükmü yer almaktadır. İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararı ile, borçlunun mallarına geçici olarak el konulmasıdır. Yukarıda açıklanan madde hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacaklının, alacağın varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır. Somut olayda ihtiyati haciz talebi faturaya dayalı olup, taraf ticari defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda alınan bilirkişi raporunda taraf ticari defterlerinin birbirini teyit ettiği ve taraf ticari defterlerinde davacının davalıdan ihtiyati haciz kararında belirtilen kadar alacaklı olduğunun kayıtlı olduğu belirtildiğinden anılan ticari defter kayıtları ile alacağın varlığı ve muacceliyeti konusunda yaklaşık ispata yeterli delil sunulduğu anlaşılmakla mahkemece ihtiyati hacze itirazın reddine karar verilmesi yerinde olmuştur.  Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, ihtiyati hacze itiraz eden davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 08/07/2024 tarih ve 2023/634 Esas sayılı ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, ihtiyati hacze itiraz eden davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince REDDİNE, 2-İstinaf harçları peşin alındığından ayrıca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-f bendi gereğince  KESİN olmak üzere 22/10/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f175aecf75e2f23e","SID":"1e8f68efe25a0e04"}}