{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1092 <br>KARAR NO: 2024/1217<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARETMAHKEMESİ<br>ARA KARAR TARİHİ: 14/08/2024<br>NUMARASI: 2024/272 Esas<br>DAVA: Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 24/10/2024<br>6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Konkordato talep eden borçlu ... San. Tic. AŞ, ... Tic. ve San. AŞ ve ... Tic. ve San. AŞ vekili talep dilekçesinde, müvekkili şirketler yönünden konkordatonun tasdikine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemenin 17/04/2024 tarihli ara kararı ile, 17/04/2024 tarihinden başlamak üzere 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verildiği, 17/07/2024 tarihli celse ara kararı ile, geçici mühletin 2 ay süre ile uzatıldığı, 17/09/2024 tarihli celse ara kararı ile ise, kesin mühlet taleplerinin kabulü ile İİK'nun 289/3 maddesi uyarınca 3 şirket yönünden de 1 yıl süre ile kesin mühlet verildiği anlaşılmıştır. Müdahil... bankası AŞ vekili 30/07/2024 tarihli talep dilekçesinde; müvekkili banka tarafından çeşitli tarihlerde konkordato talep eden borçlu şirketler lehine düzenlenen teminat mektuplarının muhataplarına verilmek üzere borçlu şirketlere teslim edildiğini, teminat mektuplarının tazmini halinde borçlu şirketlerin durumunun daha da ağırlaşarak konkordato projesinin başarıya ulaşma ihtimalinin de düşeceğini, konkordato talebi üzerine Mahkemelerce konulan tedbirlere rağmen bankalarca ilk yazılı talepte muhatabın beyanı yeterli görülerek ödeme yapılmakta olup bu durumun bazı hallerde teminat mektuplarının haksız olarak tazminine yol açtığını, bankanın teminat mektubu bedelini muhataba ödemesini durduracak tek hukuki imkanın ise Mahkeme kararıyla tesis edilecek ihtiyati tedbir olduğunu, zira bu karar ile, teminat mektubunun tazmini talebinin reddedilebileceğini belirterek konkordatonu başarıya ulaşması adına İİK'nun 287 ve 297/2 yollaması ile banka teminat mektuplarının ödenmesinin ihtiyati tedbir yolu ile durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Müdahil banka vekilinin talebi Mahkemenin 14/08/2024 tarihli ara kararı ile değerlendirilmiştir. İlk derece Mahkemesi 14/08/2024 tarihli ara kararı ile, konkordato tedbirlerinin amacının konkordato teklif eden borçlunun malvarlığının korunması yanında, alacaklıların da hak ve menfaatlerinin gözetilmesi ve korunması olduğu, konkordato talep eden borçlu şirketler lehine düzenlediği teminat mektuplarının ödenmesinin durdurulması yönündeki müdahil ... Bankasının talebinin konkordatonun amacına aykırı düştüğü, zira bankanın, teminat mektuplarına güvenerek borçlu ile sözleşme yapan ve ticari ilişkiye giren alacaklıların, borçlu ile olan süreçte bu teminat mektuplarına dayanarak bankaya başvurmalarında herhangi bir hukuki engelin bulunmadığı, banka teminat mektuplarını ödemek durumunda kaldığında müdahil bankanın bu teminat mektuplarından ödediği tutar üzerinden konkordato talep eden borçluların alacaklısı konumuna geçeceğinden talebini borçlulara yöneltebileceği ve şartları varsa konkordato projesine dahil olabileceği gerekçelerine istinaden tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. İşbu ara karar müdahil ... Bankası vekili tarafından yasal süresinde istinaf edilmiştir. Müdahil ... Bankası vekili istinaf dilekçesinde; Mahkemece talebin reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, zira konkordato talep eden borçlu şirketler lehine düzenlenen teminat mektuplarının tazmin edilmesi halinde konkordato projesinin başarıya ulaşma ihtimalinin düşeceğini, uygulamada bankaların, muhatabın ilk yazılı talebi üzerine lehtarın riskin doğmadığı veya gerçekleşme imkanı bulunmadığı itirazlarını dikkate almaksızın ödemede bulunduğunu, teminat mektubu bedelinin muhataba ödenmesinin ancak Mahkemece tesis edilecek ihtiyati tedbir kararı ile durdurulabileceğini belirterek ilk derece mahkemesinin tedbirin reddine ilişkin 14/08/2024 tarihli ara kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Talep konkordatonun tasdiki istemine ilişkindir. İstinaf başvurusuna konu uyuşmazlık, banka teminat mektuplarının ödenmesinin ihtiyati tedbir yolu ile durdurulmasına yönelik talebin reddine ilişkin Mahkemenin 14/08/2024 tarihli ara kararının yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Bankalarca, muhataba hitaben düzenlenen teminat mektupları, herhangi bir mahkeme kararına veya borçlunun rızasına bağlı olmaksızın borçlunun, alacaklıya karşı üstlendiği edimi yerine getirmemesi halinde, belirli bir miktar paranın alacaklının talebi üzerine derhal ve gecikmeksizin ödeme taahhüdünü içeren bankalarca düzenlenen  belgedir. Banka tarafından kendisine garanti verilen kişiye muhatap, lehine teminat mektubu verilen müşteriye ise lehtar denilmektedir. Doktrinde teminat mektuplarının hukuki niteliği tartışılmış, garanti sözleşmesi olduğu konusu ağırlık kazanmıştır. Teminat mektubu, lehtarın talebi üzerine, garanti veren banka  tarafından düzenlenmekte ve muhataba karşı garanti vereni  tek taraflı borç altına sokmaktadır. Garanti veren banka, teminat mektubu karşılığında, bankacılık işlemi sebebi ile komisyon adı altında bir para talep etmekte ancak bunu lehine teminat mektubu vermeyi üstlendiği kişiden almaktadır. Garanti verenin, garanti alana karşı sorumluluğu bağımsız olup asıl sözleşmenin varlığına ve geçerliliğine veya dava konusu olup olmadığına bağlı değildir. Diğer bir ifade ile, garanti veren, asıl borç ilişkisinden bağımsız şekilde yükümlülük altına girmektedir. Garanti sözleşmesi tek taraflı borç yükleyen bir sözleşmedir.  Banka teminat mektubu, banka tarafından üçüncü kişi konumunda olan lehtarın edimini ifa etmemesi veya teminat mektubunda belirtilen risklerin ortaya çıkması halinde, teminat mektubunda belirtilen zararları karşılamayı muhataba taahhüt etmektedir. Bu genel açıklamalardan sonra, konkordato talep eden borçlu, borcunu ödeyememe riskine karşı alacaklısına, alacağını teminatlandırmak veya alacağına daha kolay kavuşmasını sağlamak amacıyla alacaklıya teminat mektubu vermiştir. Teminat mektubu ile konkordato talep edenin alacaklısı, diğer alacaklılara nazaran üstün tutulmuş ve alacağı garanti altına alınmıştır. Yani alacağını kolayca tahsil etme imkanı sağlanmıştır. Alacaklı, teminat mektubunun nakde çevrilmesi için garanti veren bankaya müracaat ettiğinde, garanti veren banka, teminat mektubu bedelini herhangi bir şart ileri sürmeksizin talep çerçevesinde nakde çevirmek zorundadır. Bu şekilde garanti veren banka ile muhatap arasında sözleşme ilişkisi kurulmuştur. Lehtarın konkordato talep etmesi sonucu, garanti veren banka ile muhatap arasında kurulan bu sözleşme ilişkisine ihtiyati tedbir yolu ile müdahale edilmesi düşünülemez. Bu durum sözleşme özgürlüğü ilkesine ve mülkiyet hakkına aykırılık teşkil eder. Tedbir kararı, garanti ilişkisine müdahale anlamı taşır ve muhatabın bankaya karşı alacak hakkını ileri sürmesi ve bankanında borcunu ifa edemez hale gelmesi sonucunu doğurur. Bu sebeple, konkordato talep eden borçluya göre üçüncü kişi konumunda olan alacaklı (muhtap) ile garantör banka arasında oluşan sözleşemeye tedbir yolu ile müdahale edilmesi hukuka uygun değildir. Teminat mektuplarının nakde çevrilmesinin tedbiren engellenmemesi sonucu, borçlunun mal varlığında azalma meydana gelip gelmeyeceği veya alacaklılar arasında eşitliğin bozulup bozulmayacağı noktasında ise, alacaklı (muhatap), teminat mektubunu nakdi krediye dönüştürdükten sonra, garanti veren banka, konkordato talep eden müşterisinden, alacaklıya ödediği meblağın kendisine ödenmesini talep edebilecektir. Teminat mektubu nakde çevrildiği için konkordato talep eden borçlunun mal varlığında azalma  olacağı düşünülse de, teminat mektubu bedeli ödendiği için konkordato talep eden borçlunun aslında borcu ödenmiş olacaktır. Garanti veren banka, teminat mektubu bedelini ödedikten sonra ödediği miktar kadar konkordato talep edenden alacaklı konuma geçeceği için  konkordato talep edenin alacak ve borç miktarında bir değişiklik olmaz. Sadece alacaklı sıfatı değişir. Bu kapsamda, teminat mektubunun nakde çevrilmesinin tedbiren durdurulmasına yönelik talep  borçlunun mal varlığının muhafazası kapsamında değerlendirilemez. Teminat mektubunun nakde çevrilmesinin tedbiren durdurulmasına yönelik karar, maddi hukuk alanında sonuçlar doğuran ve borçlu konkordato talep eden şirkete nazaran üçüncü kişi konumunda olanların maddi hukuktan doğan talep ve def-i haklarını etkileyen tedbirler olarak değerlendirilebilir. Konkordato talebinde, gerek geçici mühlet ve gerekse kesin mühlet süresi içerisinde,  üçüncü kişilerin sahip oldukları hakları ve yüklendiği borçları etkileyeceğinden bu konuda tedbir kararı verilemez.Bunun dışında, muhatabın edimini yerine getirip getirmediği, teminat mektubunun nakde çevrilmesinin şartlarının oluşup oluşmadığı, teminat mektubunda belirtilen miktarın, garantör banka tarafından ödenip ödenmeyeceğine ilişkin ihtilaflar ile muhatap tarafından, teminat mektubunun haksız ve hukuka aykırı veya lehtar ile muhatap arasında ki  sözleşmeye aykırı bir şekilde nakde çevrildiği veya çevrileceği iddiası ayrı bir davanın konusunu oluşturmaktadır. Bu şekilde açılacak bir davada, teminat mektubunun nakde çevrilmesinin engellenmesine yönelik HMK'nun 389. ve devamı maddeleri gereği tedbir kararı verilmesi her zaman talep edilebilir.  Sonuç olarak, hukuki niteliği itibariyle konkordato talep eden borçlular tarafından verilen teminat mektubunun, konkordato davasında İİK'nun 287 ve devamı maddeleri gereğince nakde çevrilmesinin engellenmesine yönelik tedbir kararı verilemeyeceğinden ilk derece mahkemesince tedbir talebinin reddine dair verilen 14/08/2024 tarihli ara karar hukuka uygun olduğu anlaşılmakla müdahil banka vekilinin istinaf başvurunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere, 1-İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/272 Esas ve 14/08/2024 tarihli ara kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince müdahil banka vekilinin istinaf başvurusunun esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harç peşin olarak yatırıldığından yeniden  harç  alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-Müdahil banka vekili tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi ile aynı Kanunun 362/1-f maddeleri gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 24/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3a2ad8990de83a41","SID":"4e94775bc71db438"}}