{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1063 <br>KARAR NO: 2024/1215<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 17/07/2024<br>NUMARASI: 2024/44 Esas, 2024/546 Karar<br>DAVA: İflas (Doğrudan Alacaklı Tarafından Talep Edilen İflas)<br>KARAR TARİHİ: 24/10/2024<br>6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili banka tarafından kredi kullandırılan davalı şirket ve müteselsil kefiller aleyhine borcun ödenmemesi sebebiyle İzmir ... İcra Müdürlüğünün .. Esas sayılı dosyasında başlatılan ilamsız icra takibinin itiraz üzerine durduğunu, itirazın iptali için açılan davada İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/219 Esas 2022/938 Karar sayılı ilamı ile davanın kısmen kabulü ile itirazın iptaline karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, müvekkili lehine hükmedilen icra inkar tazminatı, vekalet ücreti ve yargılama giderinin tahsili amacıyla ilamın icra dosyasına sunularak davalı şirkete icra emri gönderildiğini, ancak ilama konu alacağın ödenmediğini, davalı şirketin bu eyleminin İİK'nun 177/4 maddesi uyarınca doğrudan doğruya iflas nedeni olduğunu belirterek davalının iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin adresi itibariyle Denizli Mahkemelerinin yetkili olduğunu, dayanak ilamın itirazın iptali davasına ait olduğunu, takibin ise ilamsız takip olduğunu, aynı icra dosyasından icra emri gönderilerek iflas talep edilmesinin yerinde olmadığını, icra emrinin müvekkili şirkete usulüne uygun tebliğ edilmediğini, davacı şirketin alacağının ipotek ile teminat altına alındığını ve İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibin devam ettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: İlk derece mahkemesince; davalının muamele merkezi itibariyle davanın yetkili yerde açıldığı, dayanılan icra emri tebliğ edilmesine rağmen ödeme yapılmadığı, tehiri icra kararının bulunmadığı, doğrudan doğruya iflas davası için alacağın kesinleşmesine gerek bulunmadığı, münferit temsilciye usulüne uygun ihtaratlı tebligat gönderildiği, iflas kararı verilmesine engel bir halin dahi ileri sürülmediği, bu nedenlerle İİK'nun 177/4 maddesi gereği iflas kararı verilmesine ilişkin yasal şartların oluştuğu gerekçelerine istinaden davalı şirketin iflasına karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ: Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davanın yasal süresinde açılmadığını, ilamlı takipte haciz yapılması için vekile tebliğ yapılması zorunlu ise de iflas talebinde bulunmak için icra emrinin borçlunun bizzat kendisine tebliğ edilmesi gerektiğini, ancak müvekkili şirket yetkilisine icra emrinin tebliğ edilmediğini, icra emrinde alacaklının doğrudan iflas talebinde bulunabileceğine ilişkin bir ihtarın bulunmadığını, usulüne uygun tebligat yapılmayan müvekkili şirket yetkilileri dinlenmeden karar verildiğini, söz konusu icra emrinin hem ilama hem de yasaya uygun olmadığını, icra emri ile icra inkar tazminatı, vekalet ücreti ve yargılama gideri talep edilmiş ise de, bu konuda daha evvel bozma ilamı öncesinde de ilk icra emrinin düzenlendiğini, dava konusu ikinci icra emrinde sadece farklar için icra emri düzenlenmesi gerekirken ilamın tümü için icra emri düzenlenmesinin yerinde olmadığını, bu kısımlar iptale tabi olup talep dayanağı icra emrinin usulüne uygun olup olmadığının incelenmediğini, icra emrinin iptali için açılan İzmir 3. İcra Hukuk Mahkemesinin 2024/479 Esas sayılı dosyasının celbedilmediğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. <br>Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde, istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, İİK'nun 177/1-4 maddesi uyarınca açılan doğrudan iflas istemine ilişkindir. İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacının, kredi alacağına dayalı borçlu davalı şirket ile birlikte müteselsil kefiller ... San. AŞ, ... San. ve Tic. AŞ, ... San. ve Tic. AŞ, .., ..., ... ve ...'ye karşı nakdi, gayrinakdi ve işlemiş faiz olmak üzere toplam 12.727.067,07 TL'nin tahsili için ilamsız icra takibi başlattığı, itirazın iptali amacıyla açılan davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın Yargıtay ilgili Dairesince bozulması üzerine İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/219 Esas 2022/938 Karar sayılı kararı ile, davanın kısmen kabulüne yönelik verilen kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2023/6888 Esas 2024/4229 Karar sayılı ilamı ile onandığı, Mahkemece hükmedilen vekalet ücreti, yargılama gideri, vekalet ücretinin faizi ile birlikte ödenmesi amacıyla aynı takip dosyası üzerinden 15/09/2023 tarihinde düzenlenen icra emrinin davalı borçlu şirket vekiline e-tebliğ yoluyla tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Uyuşmazlık, İİK'nun 177/1-4 maddesi kapsamında iflas şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 2004 sayılı İİK'nun 177. maddesinde, \"Doğrudan Doğruya İflas Halleri\" üst başlığı altında, \"Evvelce takibe hacet kalmaksızın İflas, Alacaklının talebi\" düzenlenmiştir. 177/1. fıkrada, aşağıdaki hallerde alacaklının evvelce takibe hacet kalmaksızın iflasa tabi borçlunun iflasını isteyebileceği ifade edilmiştir. Yasada belirtilen 4 bent ise sırasıyla \"1-Borçlunun malum yerleşim yeri olmaz, taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla kaçar, alacaklıların haklarını ihlal eden hileli muamelelerde bulunur veya bunlara teşebbüs eder yahut haciz yoluyla  yapılan takip sırasında mallarını saklarsa, 2-Borçlu ödemelerini tatil eylemiş bulunursa, 3-308 inci maddede ki hal varsa, 4-İlama müstenit alacak icra emriyle istenildiği halde ödenmemişse,..\" şeklinde sayılmıştır. Bu maddedeki ilam kavramından her türlü ilamı değil, para ve teminat alacaklarına ilişkin ilamları anlamak gerekir. İİK'nun 177/4 maddesi gereğince doğrudan doğruya iflas davası açmak için kural olarak ilamın kesinleşmesine gerek yoktur. Ancak, takibin dayanağı ilam için istinaf mahkemesinden ya da Yargıtay'dan \"icranın geri bırakılması\" kararı alınması halinde ticaret mahkemesi, ilamın kesinleşmesini \"bekletici mesele\" yapmalıdır. Somut olayda, İİK'nun 177/1-4 maddesi gereğince doğrudan doğruya iflas davası açmak için kural olarak kararın kesinleşmiş olmasına gerek olmadığı, icranın geri bırakılması yönünde bir kararın bulunmadığı, davalının da aksini iddia etmediği, ilama dayalı vekalet ücreti, yargılama gideri, vekalet ücreti ve faizinden oluşan alacağın tahsili amacıyla düzenlenen icra emrinin davalı vekiline tebliğ edilmesine rağmen borcun ödenmediği, davacının iflas avansını yatırdığı, ilanların yapıldığı, davalı şirketi münferiden temsile yetkili ...'ye İİK'nun 177. maddesi kapsamında beyanlarının alınması amacıyla tebligat çıkarıldığı ancak adı duruşmada geçenin hazır olmadığı, usulüne uygun düzenlenmediğinden bahisle icra emrinin iptali için açıldığı belirtilen İzmir 3. İcra Hukuk Mahkemesinin 2024/479 Esas sayılı sırasında kayıtlı davanın işbu eldeki davaya konu karar tarihinden sonra 29/07/2024 tarihinde açıldığı anlaşılmakla Mahkemece davalının İİK'nun 177/4 maddesi gereği iflasına karar verilmesi isabetli olup davalı vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir. Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere, 1-İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/44 Esas 2024/546 Karar sayılı ve 17/07/2024 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harç davalı tarafından peşin olarak  yatırıldığından yeniden harç  alınmasına  YER OLMADIĞINA, 3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 164/2 fıkrası gereğince kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 24/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8f64c3cebb68767d","SID":"25dd35cbdb167801"}}