{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  25. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br> 25. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/1488 Esas<br>KARAR NO\t: 2024/2399<br>KARAR TARİHİ\t: 06/11/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 01/02/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/217 Esas,  2023/52 Karar<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t<br>DAVALILAR\t<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br> <br>Davacı vekili tarafından, davalılar  aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda, davanın reddine  dair hükme karşı, süresi içinde  taraf vekilleri  tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü:    <br>İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Haber Ajansına ait internet sitesinde 18/12/2021 tarihinde yer alan ; ... yerleşke görseli önünde ... ile ... tokalaşırken çekilmiş bir fotoğrafı montajlanarak  \"...\" ve \"resmen ilan edildi: ...\" başlığının atıldığını, davalı tarafın bahsedilen görselide kullanarak ...'ın Katara  satıldığı algısını kasıtlı olarak yaratmaya amaçladığını ve bu amaçla kamu oyunu yanıltıcı, spekülatif bir haber yaptığını, davalının resmi web sitesi ile twitter hesabında yayınladığı bu haberin hızla yayıldığını ve ...'ın satıldığı yönünde oluşan algının ülke gündemine bir anda girdiğini ve en çok tıklanan haberlerden olduğunu, yapılan haberin stratejik önem taşıyan ...'ın ticari itibarını zedelediğini, kullanılan görsel ile iki ülkenin en üst düzeyindeki yöneticilerinin bu satış konusunda anlaştıkları intibanın yaratıldığını, asılsız habere dayalı oluşan zararın tespitinde , ...'ın ülke içindeki konumunun dikkate alınması gerektiğini, ...'ın iştiraki olduğu Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfının mütevelli heyetinin Cumhurbaşkanı dahil yüksek kamu görevlilerinden oluştuğunu, stratejik önem taşıdığını, yaklaşık 10.000 kişinin görev yaptığı bir tüzel kişilik olduğunu, sermayesinin %25,80'lik kısmının borsada işlem gördüğünü, yapılan asılsız haberin ...'ın Türkiye'deki savunma sanayi faaliyetlerinin sona erdiği, tasfiye edildiği ve bunun da Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı rızası ile yapıldığı şeklinde algı yarattığı, halkı kin ve nefrete de sürükleyecek şekilde sadece ...'ı değil Türk Milleti ve Türkiye Cumhuriyeti Devletine de büyük oranda zarar verdiğini, davalının tecrübesi gözetildiğinde  kasten hareket ettiğinin açık olduğunu, bu nedenle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde ayrıca suç duyurusunda bulunulduğunu, yapılan kasti haber nedeni ile ...'a karşı duyulan güven ve itibarın sarsılmasının amaçlandığını, haberin gerçek olmadığının kamu oyuna duyurulması amacıyla  Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığınca ve  ... yönetim kurulu başkanı tarafından ayrı ayrı açıklamalar yapıldığını , haberin bir anda büyük bir kitleye yayılması ve birden fazla mecrada yayınlanması nedeniyle açıklamaların da birden fazla mecraya ulaştığını , yine ... tarafından SPK'ya  açıklama yapıldığını, ...'ın satılmadığının anlatıldığını, yapılan yalan haberin tıklanması neticesinde davalının haksız kazanç elde ettiğini, bu kazancın hukuka aykırı olduğunu, basın özgürlüğü bakımından yasal sınırların aşıldığını, davalı tarafın kısa bir araştırma ile ...'ın Katara satılmadığını anlayacak bilgi ve deneyime sahip olduğunu, bu nedenle haberde hukuka aykırılık unsurunun gerçekleştiğini, tüzel kişilerin de kişilik hakları bulunduğunu ve kişilik haklarına saldırı halinde oluşan maddi ve manevi zararın giderilmesinin talep edilebileceğini, yapılan yalan haber nedeniyle  davacının kişilik haklarına saldırıldığını, haber  sonrası sosyal medyada birçok kişi ve kurumun kendi yorumlarını da eklemek suretiyle haberin hızla yayılmasına neden olduğunu, bu yorumlarda; ...'ın resmen Katara satıldığı, yapılamaz denilen herşeyin yapıldığını, sırada şeriat ilan etmek mi? olduğu yönünde  ifadeler yer aldığını, bu paylaşımların dahi haberin ne şekilde algılandığını ve davalının spekülasyon amacına ulaştığını ortaya koyduğunu, bahsedilen haber başlığı altında  marka tescili gibi konuların ifade edilmesinin davalının kasti hareketini ortadan kaldırmadığını, davalı tarafın marka tescili ile satış arasındaki farkın ne olduğunu bilecek konumunda olduğunu, ...'ın ülke ekonomisindeki yeri, yerli ve milli değerleri, savunma sanayinde önde gelen kuruluş olması gibi hususlar bir arada değerlendirildiğinde; dava konusu asılsız haber sonrasında, kişilik haklarının ne ölçüde zarar görmüş olabileceğinin ortada olduğunu, bu manevi  zarar para ile ölçülebilecek bir değerden çok daha büyük olsa da, yasal düzenlemelerin çizdiği sınırda manevi tazminat talep ettiklerini; dava konusu asılsız haber nedeni ile uğranılan maddi zararın bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkabileceğini, ...'ın borsada işlem gören 7. en büyük şirket olduğunu,  ayrıca borsada işlem gören tek savunma şirketi olduğunu, dünyada ise savunma şirketleri arasında gelir bazında 48. sırada yer aldığını, borsada işlem gören şirketlerde pay sahiplerinin, yapılan haberlere göre karar verdiklerini, olumsuz haberlerin maddi değerlere zarar oluşturduğunu beyanla şimdilik 500.000TL maddi tazminat  1.000.000TL manevi tazminatın haberin yayınlandığı tarihten itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davalılardan  tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>SAVUNMA: Davalılar vekili cevap dilekçesinde; herşeyden önce davalılar ..., ... ve ... aleyhine açılan davaların husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, 5651 sayılı Yasanın 4.maddesinin 1.fıkrası gereği internet ortamında kullanıma sunulan her türlü içerikten , içerik sağlayıcısının sorumlu olduğunu, somut olayda içerik sağlayıcısının davalı ... Haber Ajansı Basın ve Yayıncılık A.Ş. olduğunu, gerçek kişi davalılara bu nedenle husumet yöneltilemeyeceğini, esas yönünden ise; dava konusu yapılan haberde ...'ın Katar'a satıldığı yönünde bir iddia bulunmadığını, davacı tarafın dava dilekçesinde sunduğu linkte \"resmen ilan edildi, savunma sanayisinin göz bebeği ...\" ibaresinin yer aldığını oysa haber metninin tamamının okunması haline ...'ın Türk Marka ve Patent Kurumuna başvurarak ...-... markasını tescil ettirdiğinin haber yapıldığını, üstelik haberin bir milletvekilinin soru önergesi üzerine yapıldığını, dava konusu yayının hiçbir satırında ...'ın satıldığı iddiasının bulunmadığını, satmak fiilinin hiçbir şekilde geçmediğini, haberin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, 3.kişilerin haber sonrasında yaptıkları yorumların müvekkilini sorumlu kılmayacağını,  davalıların sadece kendi haber içeriğinden sorumlu olabileceklerini, ...'ın Türk Ekonomisi ve Türkiye'nin üstün çıkarları yönünden stratejik öneme sahip olması nedeniyle ... ilgili bir gelişmenin yayınlanmasında üstün kamu yararının var olduğunu, verilen haberin gerçeğe uygun olduğunu, güncel olduğunu, özle biçim dengesinin korunduğunu, bu nedenle yapılan yayının hukuka uygun olduğunu, ayrıca davacının uğradığını iddia ettiği  zararı ispatlaması gerektiği savunularak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece yapılan yargılama sonunda özetle; “…verilen haberin güncel olduğu tartışmasızdır. Ülkenin en önemli kurumlarından biri olan ... herhangi bir yabancı devlete şube açması o şubede üretilecek ürünler için marka başvurusunda bulunulması güncel ve haber değeri taşımaktadır. Aynı nedenlerle haberde kamu yararının  bulunduğu da açıktır . Tartışılması gereken husus haberin gerçek olup olmadığı ve veriliş tarzı itibariyle yanıltmayı amaçlayıp amaçlamadığıdır.\"resmen ilan edildi: ...\" başlıklı haberde Cumhurbaşkanı ile ... tokalaştığı resmin yer aldığı, bu resmin altında da soru önergesi veren milletvekilinin resminin yer aldığı ve ayrıca \" ...'li ... paylaştı: ..., Türk Marka ve Patent Kuruluna Başvurarak ... ... markasını  tescil ettirdi.\" açıklamasının yapıldığı, haberin içeriğinde de tescil edilen marka ile ilgili ... yönetim kurulu başkanı ve genel müdürünün açıklamalarının yer aldığı görülmektedir. Davacı taraf başlangıçta milletvekili soru önergesinin ve kurum yönetim kurulu başkanının açıklamasının haberde yer almadığını, bu açıklamanın sonradan eklendiğini iddia etmekte olup,  davacının iddia ettiği şekli ile haberin \" ...\" şeklinde yayınlanmış olması halinde dahi haberde hiçbir şekilde ...'ın satıldığı yönünde bir ifadenin yer almadığı anlaşılmaktadır. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 28/06/1998 tarihli 946/4080 sayılı içtihatında da  vurgulandığı üzere \"Gazetecilikte maheretin bir bölümü de kişilik haklarına saldırmadan haberin okuyucuya okutabilme ve bu yüzden başlığı cazipleştirebilmedir. Davacının Katar'da şube açmasının \"...\" şeklinde ifadesi okuyucunun ilgisini çekmeye yönelik ve kişilik haklarına saldırı içermeyen bir ifade olduğu, haberi alıntılayan  3.kişilerin bilerek yada bilmeyerek bu ifadede haberin tamamını okumadan  ... satıldığı yönünde kanaat oluşturup bu kanaatlerini sosyal mecrada yaymalarından davalının sorumlu tutulamayacağı gözetildiğinde, dava konusu haberde kişilik haklarına saldırı teşkil edecek hukuka aykırılık bulunmadığı  değerlendirilmiş ve neticede, davacının maddi ve manevi tazminat istemlerinin reddine…” dair gerekçe ile  davanın reddine şeklinde karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekilinin istinaf dilekçesinde özetle; hukuka aykırı bu kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, dava konusu asılsız haberin ve bu nedenle doğan zararın tazmimine ilişkin yapılacak hukuki değerlendirmenin, ...’ın ülkemiz içindeki konumu dikkate alınarak yapılmalıyken yerel mahkemece bu durumun hiç dikkate alınmadığını, Türkiye’nin ve Türk Milletinin tüm platformlarda savunma stratejisini belirler faaliyetlerde bulunan ...’ın başka bir ülkeye satıldığı algısını kasıtlı yaratmaya yönelik yapılan bu haberlerin, Türk Milletinin milli duygularına, güvenlik beklentisine zarar verdiği ölçüde, ...’a duyulan güven ve itibarın da sarsılmasına neden olduğunu, maddi ve manevi zararın tazmini gerektiğini, basın özgürlüğü bakımından da yasal sınırların aşıldığını, dava konusu asılsız haber nedeniyle ..., yargılama sırasında yapılacak bilirkişi incelemesi ile tespit edilebilecek maddi zarara uğradığını, davalının, kısa bir araştırma ile ...'ın Katar'a satılmadığını anlayacak bilgi ve deneyimde olduğunu,  Buna rağmen yaptığı haberin gerçek dışı oluşu, hukuka aykırılık unsurunun gerçekleştiği kabulünü ve dolayısıyla ...'ın bu nedenle uğradığı maddi ve manevi zararın tazminini gerektiğini, halka açık ve borsada işlem gören ... gibi şirketlerde güven ve şeffaflık temel ilke olup; bu şirketlerde pay sahipleri, ilgili şirket hakkında yapılan haberlere göre karar verildiğini,  Bir diğer ifade ile ticari faaliyetlerini bu çerçevede sürdüren tüzel kişiler hakkında yapılan tüm haberlerin, o şirketin maddi değerlerine zarar ya da fayda sağlayabildiğini, ..., mütevelli heyeti Sayın Cumhurbaşkanımız Başkanlığında Cumhurbaşkanı Yardımcısı, Milli Savunma Bakanı, Genelkurmay Başkanı ve T.C. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanından oluşan Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı'nın (\"TSKGV\") bir iştiraki olarak savunma sanayi alanında faaliyet gösteren ve faaliyet alanı itibari ile stratejik önem taşıyan, yaklaşık on bin kişinin görev yaptığı bir tüzel kişiliktir. ... ayrıca, sermayesinin %74,20si TSKGV'ye ait ve %25,80lik kısmı ise Borsa İstanbulda (BİST) işlem gören ve dolayısıyla milletimiz vatandaşlarının da ortağı olduğu topluma mal olmuş Türkiye'nin en büyük savunma sanayi ve elektroniği kuruluşu olduğunu, her ne kadar yargılama sırasında dosyaya kazandırılan bilirkişi raporu aksine kanaate varmışsa da bu hususların tekrar değerlendirilerek maddi zararın varlığına da kanaat getirilerek karar verilmesini talep etmiştir.    <br>Davalılar  vekilinin istinaf dilekçesinde özetle;  yayında ...’ın Katar’lılara satıldığı iddiasının bulunmadığını, dava konusu yayının hiçbir satırında, davacı vekili tarafından iddia edildiği gibi, ...’ın Katar ülkesine satıldığı iddiası bulunmadığını, hatta dava konusu haberde satma fiilinin hiç geçmediğini, haberin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, yayında ...’ın marka başvurusunun haberleştirildiğini, yayında bir soru önergesinin haberleştirildiğini, dava konusu yayının TBMM evrak kaydına girdiğini, resmi bir belgenin yayınlanması niteliğinde olduğundan, haberin görünürdeki gerçekliğine uygun olduğunu, müvekkillerinin üçüncü kişilerin fillerinden sorumlu tutulamayacağını, müvekkillerinin sadece kendi içeriğinden sorumlu olduklarını, ... ile ilgili haberlerin yayınlanmasında üstün kamu yararının varlığının tartışmasız olduğunu, davacı yanın maddi tazminat taleplerinin belirlenmesi için bilirkişi incelemesi yapıldığını, bilirkişi raporunda ... hisse fiyatının düşmesinin dava konusu haberdar kaynaklanmadığını ve ...’ın zarara uğradığının ifade edilemeyeceği yönünde görüş sunulduğunu, yerel mahkemenin taraf ve yargı denetimine uygun rapora dayanarak davacı yanın maddi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş olmasının hukuka uygun olduğunu, davanın ... Haber Ajansı Bas. Yay.A.Ş yönünden esastan davanın reddine karar verilmesinin hukuka uygun, gerçek kişileri yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmemiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, yerel mahkeme kararının kaldırılarak hükmün düzeltilerek esas hakkında hüküm kurulurken AAÜT 7/2 ve 10/3 hükümlerin gereği davalılara vekalet ücret takdir edilmesine karar verilmesini talep ederek  istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, yayın yoluyla kişilik haklarına saldırı hukuksal nedenine dayalı maddi ve  manevi tazminat istemine ilişkindir.    <br>İlk derece mahkemesince davanın maddi ve manevi tazminat davalarının reddine  karar verilmiş, hükme karşı taraf vekilleri tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.<br>Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-6 maddesinde; Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması halinde, bölge adliye  mahkemesi tarafından esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren  mahkemeye gönderilmesine duruşma yapılmadan kesin olarak karar verileceği hususu düzenlenmiştir.<br>Dava konusu haber nedneiyle davalı ... Haber Ajansı Basın ve Yayıncılık A.Ş. hakkında hakaret, iftira, halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme suçlarından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/268870  Soruşturma no ile suç duyurusunda bulunulmuş ise de İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yetkisinde olduğu gerekçesiyle 27/12/2021 tarihinde yetkisizlik kararı verildiği görülmüştür. <br>6098 sayılı TBK’nın 74/1. maddesinde ise “Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir.” hükmü yer almaktadır. Bu madde uyarınca hukuk hakimi, ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı değil ise de; hem ilmi, hem de kökleşmiş yargı kararlarında ceza mahkemesince belirlenen maddi olgunun hukuk hakimini bağlayacağı kabul olunmaktadır. Dava konusu olaya ilişkin ceza dosyasının kesinleşmediği ve ceza dosyası da işbu dava sonucunu da etkileyecek esaslı delildir.<br> Şu durumda; ilk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılamada, yukarıda belirtilen ceza soruşturması dosyasının akıbetinin araştırılması, kovuşturma aşamasına geçilmiş ise ceza mahkemesi kararının kesinleşmesinin bekletici mesele yapılması gerekmektedir. Anılan ceza soruşturmasının sonucu ve  tarafların iddia ve savunmaları bir bütün halinde değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalı olup, davacı tarafın istinaf isteminin kabulüne karar vermek gerekmiştir.<br>Bu kabule göre; davalı gerçek kişiler ..., ... ve ...'na husumet düşüp düşmediği araştırılmadan esas hakkında karar verildiği görülmüştür.<br>23/05/2007 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 5651 sayılı Kanun'un 1. maddesinde; bu kanunun amaç ve kapsamı “içerik sağlayıcı, yer sağlayıcı, erişim sağlayıcı ve toplu kullanım sağlayıcıların yükümlülük ve sorumlulukları ile internet ortamında işlenen belirli suçlarla içerik, yer ve erişim sağlayıcıları üzerinden mücadeleye ilişkin esas ve usûlleri düzenlemektir” şeklinde belirtilmiş, aynı Kanun'un 3, 4, 5 ve 6. maddelerinde içerik sağlayıcı, yer sağlayıcı ve erişim sağlayıcının sorumlu olduğu durumlar ve sorumluluk esasları gösterilmiştir.<br>Davacı vekili, \"www...com.tr\" internet adresinde yayınlanan bir haber sebebiyle,  yayın sahibi ve yer sağlayacısı davalı ... Haber Ajansı Basın ve Yayıncılık A.Ş.'nin yanı sıra, davalı ...'nin yayın koordinatörü, ...'nun sorumlu haber müdürü, ...'nın genel yayın yönetmeni oldukları iddiası ile alacağın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. Ancak dosya içerisinde bu iddialara ilişkin hiçbir belge bulunmadığı gibi davalılar vekilince aksi yönde savunmalar ileri sürülmüştür. Yargılama sırasında 5651 sayılı yasanın 4. ve devam eden maddeleri uyarınca hukuki sorumluların tespitine ilişkin bir araştırmada yapılmamış olup davalıların husumet itirazları yönünden bir değerlendirme yapılması mümkün değildir. <br>Davalılar vekilinin davalı gerçek kişilere husumet yöneltilemeyeceğine ilişkin savunması da gözetilerek taraflardan bu husustaki delilleri sorulması, ayrıca Telekomünikasyon İletişim Başkanlığından anılan internet sitesinin haberin yayınlandığı tarih itibariyle içerik sağlayıcısı ve yer sağlayıcısının kim ya da kimler olduklarının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde tespit edilmesi, bundan sonra isimleri zikredilen davalı gerçek kişilere husumetin düştüğünün belirlenmesi halinde bu kişiler yönünden işin esasının incelenerek karar verilmesi gerekirken eksik tahkikat ile yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle davalı vekilinin istinaf itirazlarının da kabulüne karar vermek gerekmiştir. (Benzer nitelikte Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 19/12/2018 tarihli, 2016/13038 Esas ve 2018/8155 Karar sayılı ilamı)<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, tarafların istinaf başvurularının esası incelenmeksizin kabulü ile yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.6. maddeleri uyarınca kaldırılmasına, yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde değerlendirme yapılması için dosyanın mahkemesine gönderilmesine, kaldırma nedenine göre tarafların sair istinaf nedenlerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1)Tarafların istinaf başvurularının duruşma yapılmadan KABULÜ ile Ankara 8. Asliye  Ticaret Mahkemesi'nin 01/02/2023 gün ve 2022/217 Esas, 2023/52 Karar sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesinin 1. fıkrası (a) bendinin 6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,  <br>2)Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine,   <br>3)Kaldırma nedenine göre tarafların sair istinaf nedenlerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,<br>4)Taraflarca yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talepleri halinde iadesine,<br>5)Temyizi kabil olmayan bu kararın, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/3. maddesi gereğince; ilk derece mahkemesi tarafından tebliğe çıkarılmasına,  <br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a.6 maddesi uyarınca kesin olmak üzere 06/11/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.  <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/11/2024<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br>e-imza  <br>...<br>Üye<br>...<br> e-imza <br>...<br>Üye<br>...<br>e-imza  <br>...<br>Katip<br>...<br>e-imza  <br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3db4ec0d2fe20665","SID":"5c59f11efe7702dc"}}