{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/718 Esas<br>KARAR NO: 2024/1230<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 18/02/2021<br>NUMARASI: 2020/152 Esas, 2021/178 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 24/10/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin sinema salonlarında sinema filmi gösterimi yaptığını, davalı borçlu ile davacı arasında ticari iş ilişkisi kurulduğunu ve bu ticari iş ilişkisine istinaden davacının sinema salonlarında davalı şirketin reklam filmlerinin gösterildiğini, ancak davalı borçlunun yapılan işe istinaden düzenlenen faturalardan kaynaklı borcunu ödemediğini, akabinde müvekkili tarafından cari hesap ekstresine dayalı İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığını, davalı borçlunun takibe itirazı üzerine takibin durduğunu, davalı itirazının haksız olduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin  devamına karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında herhangi bir sözleşmenin kurulmadığını, davalının hiçbir reklam hizmetinden faydalanmadığını, ancak davacı tarafın davalıya reklam hizmeti vermiş gibi fatura kestiğini ve muhasebe çalışanına bu faturayı işleterek alacaklı gibi göründüğünü, davalı şirketin davacıya borcunun bulunmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davacının lehe delil vasfındaki ticari defterlerinde davalıdan 20.650,00 TL alacaklı olduğu,  davalının ticari defterlerini bilirkişi incelemesi için  sunmadığı, bu nedenle davacı kayıtlarına itibar edildiği, davalının vergi dairesine BA formu ile faturayı bildirdiği, faturayı bildirmesine rağmen süresi içerisinde faturayı iade etmediği gibi faturaya itiraz da etmediği, davalının bu tespitlerin aksini ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile alacak likid olduğundan davacı lehine icra tazminatına karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; faturaya süresinde itiraz edilmemesinin, düzenleyen lehine delil niteliğini kazanabilmesi için öncelikle taraflar arasında geçerli bir sözleşme ilişkinin olması ve bunun kanıtlanmış olması gerektiğini, taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olmadığını, davalı şirketin, davacıdan bir hizmet almadığını, davacının davalıya reklam filmi oynatılması ve bilet arkasında reklamının yapılması için teklifte bulunduğunu, ancak davalı şirket tarafından bu teklifin kabul edilmediğini, dolayısıyla taraflar arasında bir sözleşmenin kurulmadığını, davacının bunun aksini iddia edecek hiçbir delili dosyaya sunmadığını, sadece faturanın tebliğ edilmesinin ve tebliğden itibaren 8 gün içerisinde itiraz edilmemesinin akdi ilişkinin varlığının kanıtı olamayacağını, bu nedenle akdi ilişkinin inkarı halinde fatura düzenleyen kimsenin bu ilişkinin varlığını kanıtlaması gerektiğini,  davacının hizmet ilişkisini ve sunduğunu iddia ettiği hizmeti ispat edemediğini, davacının reklam filminin oynatıldığının ispatı için öncelikle reklam filmini mahkemeye sunması, ardından da bu reklam filminin sinema salonunda gösterildiğini ispat etmesi gerektiğini, cari hesap ekstresine dayanılarak icra takibi başlatıldığını, ancak  bilirkişi raporu ile de tespit edildiği üzere davalı ile davacı arasında bir cari hesap ilişkisinin bulunmadığını belirterek davanın ve icra inkar tazminatı talebinin  reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava; cari hesaba dayalı reklam hizmeti sözleşmesinden kaynaklanan faturaya dayalı alacak nedeni ile başlatılan takibe vaki itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.Reklam gösterim bedeli/fuaye içerikli 31.12.2018 tarihli 20.650,00 TL bedelli faturanın icra takibine konu edildiği, faturanın genel açıklamalar kısmında  \"...-... 21.12.2018 00:00:00 \"açıklamasının yer aldığı, 90 gün ödeme süresinin verildiği, takibin 3 aylık vade dolduktan 17/06/2019 tarihinde takip yapıldığı, takibe itiraz üzerine davanın süresinde açıldığı anlaşılmıştır. Takibe ve davaya konu fatura, davalı tarafından BA formuyla vergi dairesine  bildirildiği teknik mali raporda tespit edilmiştir. Fatura teslim veya tebliğ edilmesine rağmen davalı tarafından faturaya süresi içerisinde itiraz edilmemiştir. Dolayısıyla bu tespitlere göre hizmetin verilmediğini ispat yükü davalı taraftadır. Ancak dosya kapsamında davalı tarafından hizmetin verilmediğine dair bir belge dosyaya sunulmadığından davacı tarafın fatura nedeniyle alacaklı olduğu ispatlanmıştır. \"Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması\" başlıklı HMK 222 maddesi;\"(1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.)\" şeklindedir. HMK 222/2. fıkrasına göre davacı ticari defterlerinin delil olarak kabul edilebilmesi için her iki tarafın defter ve kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. HMK 222/3 hükmü gereğince de ticari defterlerin sahibi lehine delil olabilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Davada her iki taraf da delil listesinde ticari defterlere dayanmıştır. Mahkemece davacıya ait ticari defterlerin incelenmesi neticesinde sunulan bilirkişi raporu ile talep edilen alacağın varlığı kanıtlanmıştır. Mahkemece, davalı vekilinin hazır olduğu celsede davalıya ait ticari defterlerin incelenmesi yönünde ara karar oluşturularak ihtarat da yapılmasına rağmen ticari defterlerin ibraz edilmediği görülmüştür. Davalı taraf, ticari defterlerini inceleme gün ve saatinde sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK'nun 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan sunulmayan ticari defterlerinde de davacının alacaklı olduğuna dair kayıtların mevcut olduğu halde sunulmadığının ve bunun sonucunda da davacının incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerekir. Bu durumda davacının ticari defter kayıtları ile de alacağının varlığı ispatlandığından mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi yerindedir. Ayrıca takibe konu fatura davalı tarafından vergi dairesine de bildirilmiştir.  Bu durumda, davalının, alacağın esası yönünden istinaf sebepleri yerinde olmadığı gibi dava ve takip konusu faturaya konu alacak likit ve belirlenebilir olduğundan icra inkar tazminatına yönelik istinaf sebebi de yerinde değildir. Açıklanan nedenler ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun  HMK'nın 353/1.b.1 bendi uyarınca esastan reddine  karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/152 Esas, 2021/178 Karar sayılı ve 18/02/2021 tarihli karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan  davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 352,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 74,90 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1b-1 bendi ile aynı kanunun 362/1a Maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.24.10.2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7dd95ed7dce62ab7","SID":"4652192493e27d81"}}