{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1713 <br>KARAR NO: 2024/1619<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 23/09/2024 (Ara Karar)<br>NUMARASI: 2024/669 Esas<br>İHTİYATİ TEDBİR TALEP EDEN<br>TALEP: İhtiyati Tedbir<br>İhtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;\t<br>DAVA VE TALEP: Davacı vekili; davalı ...'nin, fiktif nitelikteki ve muhasebesel hile içeren şirketi ortaklara borçlandırma işlemleri ve şirket mülkiyetindeki taşınmazları değerinin fahiş oranlarda altındaki bedelle ve muvazaalı olarak 22.02.2024 tarihinde üçüncü kişiye satması sebebi ile kusuru doğrultusunda şirketi uğrattığı zararın tazmini maksadıyla, bilirkişi raporları vasıtasıyla gerçek zararın tespit edilmesinden sonra talebimizi artırma hakkımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000-TL tutarlı tazminatın zarar tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalı ...'den alınarak ...'ya ödenmesine, davalı ...'nin müdürlükten azline, temsil yetkisinin ihtiyati tedbir kararıyla kaldırılmasına veya sınırlandırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>ARA KARARI: Mahkemece; somut uyuşmazlıkta, davacı ...'nin 2020012827 vergi kimlik numaralı ... San. ve Tic. AŞ'nin sermaye ortağı olduğunu, dosyanın davalısı ...'nin ise unvanı ve adres bilgilerinin verilen şirketin hakim hissedarı ve 02.02.2021 tarihli genel kurul'da alınan karar ile 02.02.2031 yılına kadar münferiden temsile yetkili müdürü konumunda olduğunu, bu yetkileri kaldırılarak TTK 426 ve TTK 427/4 maddesi uyarınca şirketin yönetimi ve temsili için kayyım atanmasını talep edilmekte olup dava dilekçesindeki taleplerin yargılamayı gerektirmesi delillerin toplanıp değerlendirme yapılması gerektiğinden yasal koşulları oluşmayan tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili; müvekkilinin, ...'nın %20 oranında ortağı olduğunu, hisselerinin yarısının Beyoğlu ... Noterliğinin 17.02.2005 tarih ve ... yevmiyeli devir ve teslim senedi vasıtasıyla inançlı işlemle ve de bilabedel olarak davalının ikinci eşine devriyle payın %10'a düştüğünü, davalının ikinci eşiyle ... ile aynı adres ve aynı faaliyet kolunda iştigal eden ... ltd. Şti nin faaliyete geçirildiğini, Kadıköy 3. ATM'nin E. 2006/85 sayılı dosyasında ...'nin ... ile haksız rekabette bulunduğunun tespit edidiği ve dönem itibariyle şirket müdürü ...'nin azline karar verildiğini,kararın Yargıtay denetiminden de geçerek 25.01.2011'de kesinleştiğini, davalının müvekkilinin imzasını taklit ederek 01.08.2005'te ...'ya ilişkin genel kurul toplantı tutanağı düzenlediğini, anılan belgeyi noterde tasdik ettirerek ticaret sicil gazetesinde ilan ettirdiğini, davalının anılan eylemleri Şişli C Başsavcılığının 2006/17171 Sor. Numaralı dosyasıyla soruşturularak;davalı ve eşinin Şişli 9. Asliye Ceza Mahkemesinin E. 2007/122 sayılı dosyasından sahte ortaklar kurulu kararı düzenlemekden verilen mahkumiyet hükmünün de kesinleşerek infaz edildiğini, davacının açtığı ortaklıktan çıkma davasının İstanbul Anadolu 4. ATM'nin 2019/377 sayılı dosyasıyla derdest olduğunu, 07.03.2012 tarihli ve 2012/1 sayılı Ortaklar Kurulu'nda sermayenin 3.100.000-TL'ye çıkarılmış ise de İstanbul Anadolu 5. ATM'nin 2012/676 ve K. 2015/66 sayılı dosyasında  kararın iptaline karar verildiğini, iptal kararının kesinleşmesi üzerine 29.08.2018 tarihli karar ile sermayenin tekrar 3.100.000-TLye artırıldığını, açılan davalarda alınan bilirkişi raporlarında şirketin ortaklara  borçlandırıldığının tespit edildiğini, 2023 yılı nihai bilançosunda; Eylül-2023 dönemi itibariyle paydaşlara 12.530.863,11-TL borçlu olan şirket, 2023 dönem sonu bilançosunda paydaşlara 46.586.578,11-TL borçlu gözüktüğünü,ortak ...'nin,25 yaşında yurt dışındaki eğitimini kısa vade öncesinde tamamlayarak Türkiye'ye geldiğini, şirketin ortaklara borçlandırılmasının gelinen aşamada afaki ve fahiş tutarlara ulaştığını,Anadolu 1. ATM'nin 2024/166 esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporlarında şirket adına kayıtlı iki  taşınmazın,  konkordato talebinde bulunmadan 22.02.2024 tarihinde münferiden temsile yetkili müdür ... tarafından KDV dahil 419.500-USD karşılığı 13.354.404,95-TLye satıldığının tespit edildiğini, ticari yahut ekonomik gereksinim bulunmamasına karşın salt mal varlığını azaltmak kastı ile tasfiye edildiğini,gayrımenkuller satılmış isede davalı ve oğlu  kontrolünde tutulmaya devam edildiğini,davalının  müvekkile beslediği kin ve husumet duygusu sebebiyle, 2005 yılından itibaren muvazaalı işlemler vasıtasıyla müvekkilin hakkını gasp etme amacına yönelmiş ve anılan girişimlere muhtelif vasıtalarla hukuki boyut kazandırılmaya çalışıldığını, davalının temsil yetkilerine ilişkin ihtiyati tedbir talebinin reddi yönündeki kararın kaldırılmasına ve ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesini,şirkete  yönetim kayyımı atanmasına; aksi halde temsil yetkisinin ihtiyati tedbir yoluyla kısmen kaldırılarak şirketi borç altına sokacak ve malvarlığını eksiltecek işlemlerin mahkemece atanacak kayyımın onayına sunulmasına karar verilmesini istemiştir.<br>GEREKÇE: İhtiyati tedbir talebi, davalı hakkında şirket yöneticisinin sorumluluğuna dayalı tazminat ve TTKnın  630/2.maddesi uyarınca açılan, haklı sebeplerle limited şirket müdürünün azli davasında davalınınn müdürlükden azli ve tedbiren davalı şirkete kayyum atanması istemine ilişkindir. nın 625. ve 626. maddelerine göre, müdürler görevlerini tüm özeni göstererek yerine getirmek ve şirketin menfaatlerini dürüstlük kuralı çerçevesinde gözetmekle yükümlüdürler. TTK 630. maddesinde, geçici hukuki koruma konusunda özel bir hüküm bulunmadığından, genel hüküm olan HMK 389 vd.maddeleri uygulanmalıdır. 6100 Sayılı HMK nın 390 Maddesi \"Tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.\" hükmünü içermektedir. Şirket yönetiminin genel kurulca seçilmiş yöneticilerle yapılması, mahkemelerce zorunluluk olmadıkça şirket yönetimine müdahale edilmemesi esastır. Geçici hukuki koruma önlemi alınırken, tarafların  ve şirketin menfaatlerinin korunması gerekir. Geçici hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Yaklaşık ispat durumunda ise; hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte; zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez. Somut olayda; davacı şirket ortağı ve davacının babası olan davalı ile  yaşanan uyuşmazlıklar nedeniyle davacı  ortak ile  şirket arasında açılmış haklı nedenle çıkma ,ortaklar kurulu kararların iptali davaları olduğu ,hatta davalı ile ceza davası görüldüğü anlaşılmaktadır. İhtiyati tedbir talebi dava dilekçesi ile yapılmış olup,davacının iddialarının haklılığı dava dilekçesi ekinde sunulan belgelerle belirlenebilecek durumda değildir. İhtiyati tedbir talebi hakkında talepde sunulan  belgeler değerlendirilir. Delil olarak bildirilen dava dosyalarının değerlendirilmesi ,elde ki dava dosyasında sunulan deliller ile birlikte yapılacaktır.Yapılan satışların amacı ,davacı ortağı zararlandırma amaçlı yapılıp yapılmadığı  şirketin bilançolarında zarar var ise de bu zararın davalının kötü yönetimi sonucu olduğu  sonucuna duraksamadan varacak bir delil bulunmamaktadır. Kötü yönetimin varlığı ve  davalının sorumluluğu ,azlini gerektirecek kadar görevini suistimali var ise ancak  yapılacak tahkikat ile belirlenebilecektir.  Bulunulan  aşamada haklı sebeple azil koşullarının mevcut olup olmadığı sunulan delillerin toplanıp değerlendirilmesini, yargılama yapılmasını gerektirmektedir. İlk derece mahkemesince davacı vekilinin, şirket yöneticisinin temsil ve ilzam yetkilerinin tedbiren kısıtlanması talebinin, haklı nedenin varlığı konusunda yaklaşık ispatın sağlanmadığı gerekçesiyle reddine ilişkin ara kararında ve delillerin takdirinde isabetsizlik görülmediğinden, ihtiyati tedbir talep eden/ davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 11/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d5cdeeb98d5ee14a","SID":"36ee176f298af57e"}}