{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/48 <br>KARAR NO: 2024/1353<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİC. MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 20/09/2023<br>NUMARASI: 2023/417 2023/678<br>DAVANIN KONUSU: Şirketin İhyası<br>KARAR TARİHİ: 23/10/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Tasfiye Halinde ... Yapı Kooperatifi ile müvekkili arasında  genel kurulun iptali ile alakalı olarak İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/451 Esas, İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/185 Esas ve İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/463 Esas numaralı dosyalarında dava açıldığını, ilgili davaların birleştiğini ve İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/451 esas numaralı dosyasında yargılama devam ederken tasfiye memuru olan davalıların davalardan haberdar oldukları halde usule aykırı bir şekilde kooperatifi tasfiye ederek sicilden terkin ettiklerini, devam eden ilgili davada istinaf mercinde dosyanın bozularak geri geldiğini ve İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/99 esas numaralı dosyasında yargılamasının devam ettiğini, kooperatif üyelerine karşı İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2015/322 esas sayılı dosyada tazminat davası açıldığını, ilgili davaların neticesinde müvekkilinin ve diğer kooperatif üyelerinin davalı kooperatiften hak ve alacaklarının doğacağını, ilgili davalar neticesinde kooperatif yönetim kurulu üyelerinin ibra işleminin kaldırılması halinde müvekkili ve diğer kooperatif üyelerinin kooperatifin uğradığı zararların tahsili bakımından yüklü miktarda alacağa kavuşacaklarını, tasfiye memurlarının kanun tanımaz bir şekilde davaların sonucunu beklemeden kooperatifin tasfiyesine karar verdiklerini, müvekkilinin ilgili davalardan doğan alacaklarına ulaşabilmesi ve diğer kooperatif üyelerinin kooperatif yönetim kurulu üyelerine karşı açılan tazminat davasından dolayı doğacak hak ve alacaklarına kavuşması için işbu davanın açılmasının zorunlu olduğunu, davalarının kabulü ile ... Yapı Kooperatifi'nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP Davalı ... Sicil Müdürlüğü vekili cevap dilekçesi ile; müvekkilinin 6102 sayılı TTK 32.maddesi ve Yönetmeliğin 34.maddesi hükmü uyarınca işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğunu, mahkemece dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK m.547/2 gereğince tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, müvekkilinin davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, bu nedenle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, bu nedenlerle müvekkili müdürlük yönünden davanın reddini, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalılar ... ile ... sunmuş olduğu cevap dilekçesi ile; davacının işbu davayı tasfiye memurları ile birlikte açması gerekirken Ticaret Sicil Müdürlüğü ve tasfiye memurları aleyhine açtığını, yani davanın yanlış açıldığını, kendilerine karşı açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; \"... davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu, sicilden terkin edilen kooperatifin halen yargılaması devam eden dava nedeniyle ek tasfiyesinin gerektiği, davacının talebinin TTK 547 maddesi koşullarını taşıdığı görülmekle davanın kabulüne, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı iken tasfiye sonucu terkin edilen Tasfiye Halinde ... Yapı Kooperatifi'nin İstanbul Anadolu 3. ATM'nin 2023/99 esas sayılı dosyasında devam eden yargılama ile sınırlı olmak üzere TTK'nun 547. Maddesi uyarınca geçici olarak ihyasına, kooperatifin ticaret siciline tesciline, tasfiye memuru olarak önceki tasfiye memurları olan ... ve ...'ın atanmasına, kararın ticaret sicilinde tescil ve ilanına, davalı ... Sicil Müdürlüğü yasal hasım olduğundan bu davalının yargılama giderleri ve vekalet ücretinde sorumlu tutulmamasına\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davalılar ... ile ... vekili  yasal süre içerisinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; Davacı taraf da davalılar gibi İldenizkent Yapı kooperatifinin üyesi olduğunu, davalıların uzun ve özenli çalışması sonucu atıl haldeki yazlık site onarılıp bitirildiğini, davacının dahil olduğu üyelere yazlık evleri teslim edilip ferdiyete geçildiğini ve tapuları kendilerine verildiğini, kooperatif uhdesinde bina ve nakit kalmadığını, fiilen varlığı sona eren kooperatif tasfiyeye sokularak  kaydı terkin edildiğini, bu safahattan davacının da haberi olduğunu, tasfiye ve terkin işlemine itiraz etmediğini, tasfiye kararı aleyhine de dava açmadığını, onun yönünden tasfiye ve terkin kesinleştiğini, sırf bir inat uğruna bu davayı devam ettirdiğini, kooperatif üyeleri zarar görmüş ve evlerini alamamış olsa idi ihyası o zaman bir anlam ifade edeceğini, ayrıca davacının, kooperatif yönetim Kurulu başkan ve üyeleri aleyhine de teklif mektubu almadan bir takım işleri yaptırdıkları için kooperatifi zarara uğrattıkları sebebi ile tazminat davası açtığını, bu dava da reddedilmiş olup halen İstinafta olduğunu, ihya davası açılmasına karar veren mahkemenin bu davanın sonucunu beklediğini, İhya davası tasfiye memurları aleyhine açılmış olup mahkemece ihya kararı ile birlikte eski tasfiye memurları olan bu davalıları resen tasfiye memuru olarak atadığını, bize göre tasfiye memurları aleyhine ihya davası açılamayacağını, Ticaret Sicil Müdürlüğü aleyhine açılabileceğini, onların rızası alınmadan tasfiye memuru olarak atanmaları da aleyhlerine dava açılması gibi usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususları da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, kooperatifin ihyası istemine ilişkindir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 98. maddesinde, bu kanunda aksine hüküm bulunmayan hususlarda Türk Ticaret Kanunu'ndaki anonim şirketlere ait hükümlerin uygulanacağı düzenlenmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 547/1. maddesinde; \"Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler.\", aynı Kanunun 547/2. maddesinde; \"Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir.\" düzenlemesi yer almaktadır. Ek tasfiye, tasfiye işlemleri tamamlanıp tasfiyenin bitirilmiş olmasına rağmen, daha sonra başkaca tasfiye önlemleri alınmasının zorunlu olduğunun anlaşılması hâlinde başvurulan geçici tedbirdir (Pulaşlı H.: Şirketler Hukuku Şerhi Cilt II, Ankara 2011, s. 1814). Dolayısıyla ek tasfiye ile yeni bir hukuki durum meydana getirilmemekte, esasen alınması ihmal edilmiş önlemler alınmaya çalışılmaktadır. Bu çerçevede tasfiye aşamasında değerlendirilmemiş ve dolayısıyla paylaşılmamış ortaklığın mal varlığı değerlerinin (örneğin ortaklığa ait taşınmaz veya parasal bakımdan değerli başka mallar ya da özellikle ortaklığa ait tahsil edilmemiş alacaklar) ortaya çıkması veya tasfiye aşamasında dikkate alınmamış ortaklık borçlarının bulunması ek tasfiyeye neden olabilecek durumlardır (Pulaşlı H., a.g.e., s. 1814; Şener O.H.: Teorik ve Uygulamalı Ortaklıklar Hukuku Ankara 2017, s. 657). Kooperatif tüzel kişiliğinin sona erebilmesi için yapılması ihmal edilmiş tasfiye işlemlerinin tamamlanması ve tasfiyesi gerekmektedir. Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 08/10/2015 tarihli  2015/7084 E. 2015/6408 K. sayılı ilamı; \"...Ticaret ortaklıklar gibi, kooperatifin de tüzel kişiliği bulunmaktadır. Kooperatifin tüzel kişiliği, ticaret sicilinden silinmesi (terkini) ile sona erer. Tüzel kişiliğin sona ermesi için de, tasfiye işlemlerinin eksiksiz tamamlanması gerekir. Şayet, tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmışsa, tüzel kişilik ticaret sicilinden silinse bile, kooperatifin tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabulü olanaksızdır. Bir tüzel kişiliğin son bulmasını ifade eden fesih ve tasfiye işlemi, aynı zamanda Borçlar Hukukuna ilişkin bir hukuki işlem olup, bu karar ve işlemin hataya dayanması karşısında gerçek anlamda bir tasfiye işleminden söz edilemez. Hataya veya kasta dayalı, şeklen gerçekleşmiş bir tasfiyenin kaldırılmasının gerek o işlemi gerçekleştirenlerce, gerekse bundan zarar görenlerce istenebilmesi Borçlar Hukukunun temel kurallarından biridir. Buna yönelik düzenlemeye 6762 sayılı TTK hükümlerinde yer verilmemişse de, TTK'nın 1. Maddesi yollaması ile Borçlar Kanunu hükümleri çerçevesinde, hataya dayalı bir hukuki işlemin düzeltilmesine olanak tanınması kaçınılmazdır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 27/01/1999 gün ve 10-1 E; 1 K; 06/06/2007 tarih ve 10-358 E; 337 K. sayılı ilamları bu yöndedir.) Bu tür davalarda husumet, tasfiye işlerini eksik bırakarak, tasfiyeyi sonra erdiren en son görevdeki tasfiye kurulu üyeleri ile, terkin işlemini yapan yasal hasım Ticaret Sicil Memurluğu'na yöneltilmelidir...Öte yandan, mahkemece, 6102 sayılı TTK'nın 547/2. maddesi uyarınca kooperatifin anılan dosya ile sınırlı olmak üzere ek tasfiye için yeniden tesciline ve bu işlemleri yapmak üzere son tasfiye memurlarının veya yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanmasına, kararın tescil ve ilanına, kararın bir örneğinin tescil ve ilan için Ticaret Sicil Memurluğuna gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, bu hususların tamamını kapsamayan  yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.\" şeklindedir. Dosya kapsamına göre; davacı tarafından, ihyası talep edilen kooperatif aleyhine İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/99 Esasına ( BAM kaldırma kararı öncesi 2015/451E) kayıtlı genel kurul kararının iptali istemli açılan davada, yargılama devam ederken davalı kooperatifin tasfiye sonucunda 31/08/2021 tarihinde  sicilden terkin edildiği, mahkemenin 31/05/2023 tarihli ara kararı ile davacı tarafa kooperatifin ihyasını sağlamak üzere dava açması için verilen kesin süre üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmakla tasfiye kapanışı yapılarak ticaret sicilinden terkin edilen kooperatif aleyhine açılan davanın  devam edebilmesi için mahkemece ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar kooperatifin ihya edilerek yeniden ticaret siciline tescil ve ilan edilmesi gerektiğinden, davacının işbu davayı açmakta  hukuki yararının bulunmaktadır. Öte yandan  husumetin doğru şekilde tasfiye memurları ile yasal hasım olan sicil müdürlüğüne yöneltildiği,  ek işlemleri yapmak üzere son  tasfiye memurlarının atanmasında hukuka aykırılık görülmediğinden davalılar vekilinin bu yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle  ilk derece mahkemesinin kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından, HMK 353/1.b.1 bendi uyarınca davalılar vekilinin istinaf başvusunun  esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. <br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalılar tarafından yatırılan 1.476‬,00 TL istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcının, davalılar vekili tarafından tarafından yatırılan toplam 539,7‬0 TL'den mahsubu ile bakiye 112,1‬0 TL harcın davalılara iadesine,  4-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davalılara ilk derece mahkemesince iade edilmesine, 5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğ edilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 361/1 fıkrası gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 23/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2a35e85756757610","SID":"530d5556c1aab8c8"}}