{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2022/332 <br>KARAR NO: 2024/1667<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 13/10/2021<br>NUMARASI: 2019/618 Esas - 2021/869 Karar<br>DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)<br>KARAR TARİHİ: 14/10/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;     <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 19/10/2017 tarihinde ... sayılı sahte plakalı, gerçek plakası ... olan araç ile seyir halindeki sürücü ...'in aracında kaçak sigaralar olduğu için jandarma görevlilerinin dur ihtarına uymayarak davacının da içinde görevli olarak bulunduğu ... plakalı araca çarpmak suretiyle trafik kazası meydana gelmesine neden olduğunu, kaza nedeniyle araçta görevli  müvekkilinin malul kaldığını, tam kusurlu olan ...plakalı aracın kaza tarihinde trafik poliçesi bulunmadığını belirterek, HMK'nın 107. maddesi uyarınca şimdilik 100,00 TL geçici iş göremezlik, 100,00 TL geçici bakıcı tazminatı ve 9.800,00 TL daimi iş göremezlik olmak üzere toplam 10.000,00 TL maddi tazminatın davalının temerrüt tarihinden itibaren işletilecek ticari avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı ıslah dilekçesi ile talebini  daimi iş görmezlik yönünden 193.444,42 TL, bakıcı gideri yönünden  1.777,50 TL'ye yükseltmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davadan evvel kendilerine başvuru olmadığını, talebin zaman aşımına uğradığını, davacı tarafından sunulan sağlık kurulu raporunun sürekli olmadığını, bakıcı giderleri ve geçici iş göremezlik taleplerinin teminat kapsamı dışında olduğunu, kusurun ve maluliyet oranının ispata muhtaç olduğunu, temerrüte düşmediklerini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda \"Davanın kısmen kabulü ile; daimi iş göremezlik tazminatı 193.444,42 TL, geçici bakıcı gideri 1.777,50 TL olmak üzere toplam 195.221,92 TL maddi tazminatın davalı ... Hesabından temerrüt tarihi 11/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, geçici iş göremezliğe ilişkin 100 TL tutarlı talebin reddine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; sağlık kurulu raporunun davacı vekilinden yazılı olarak talep edildiğini, ancak davacının bu belgeleri müvekkiline sunmadığını, dava öncesinde müvekkiline eksik belge ile başvuru yapıldığını ve belge talep edildiğinde ise bu belgelerin zorunlu olmadığından bahisle yargı yoluna gidildiğini, sırf kanunda bulunan başvuru şartını yerine getirmiş sayılmak için başvuru yapıldığını, 01/06/2015 tarihinden sonra açılacak tüm davalarda dava açmadan önce ilgili sigorta kuruluşuna başvuru şartı getirildiğini bu nedenle davanın reddi gerektiğini, davacının daimi maluliyet durumunun tespiti için ATK 3. İhtisas Dairesi’nden Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğe uygun olarak hazırlanmış sağlık raporu alınması gerektiğini, davaya konu kazanın oluşumundaki kusur oranlarının tespitinin Adli Tıp veya alanında uzman  kusur bilirkişi heyeti vasıtasıyla yapılması gerektiğini, kusur tespitinin hatalı yapıldığını, geçici bakıcı gideri tazminatından sorumluluklarının bulunmadığını, genel şartlara göre geçici bakıcı giderinin a.2.d maddesine göre zarar kavramına girmediğini, a.5.b maddesine göre geçici bakıcı giderinin tedavi süresince geçerli olup bu maddeye göre SGK'nın sorumlu olduğunu, SGK tarafından davacıya ödenmiş veya ödenen rücuya tabi tazminat miktarının tespit edilerek müvekkili kurum tarafından ödenecek tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, davalı aleyhine karar verilmesi halinde ancak dava tarihinden itibaren ve  yasal faiz oranlarına hükmedilmesi gerektiğini, temerrüt tarihinin hatalı olduğunu, mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu  belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Somut olayda 19/10/2017 tarihinde, ... sahte,  gerçekte ... plakalı içinde kaçak sigaralar bulunan aracın sürücü ...'in sevk ve idaresinde iken Van İl Jandarma Komutanlığı görevlilerinin dur ihtarına uymayarak davacının da  içinde görevli olarak bulunduğu ... plakalı araca çarpmak suretiyle trafik kazasına neden olduğu, kazadan sonra ... plakalı resmi araçta görevli olan davacının sakat kaldığı gerekçesiyle eldeki dava ile davalı ...'ndan kalıcı ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri talep edildiği anlaşılmıştır. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.3 üncü maddesi ise \"Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır.\" şeklindedir. Teminat dışında kalan haller ise KTK'nın 92. ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.6. maddesinde düzenlenmiştir. Öte yandan, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4. maddesinde ise tazminatı gerektiren olayın sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise sigortalıya rücu edilebileceği düzenlenmiştir. Motorlu araçlarla kasten üçüncü kişilere verilen zararlar teminat kapsamı dışına çıkarılmadığı gibi kasti bir hareket sonucunda sigorta şirketinin sigortalıya rücu edebileceği de ortadadır. Yukarıda açıklanan hükümler gereği davalının, eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasten 3. kişilere verdikleri zararlardan da sorumlu tutulması gerektiğinin benimsendiği açıktır. Bu nedenle davalı vekilinin tazminatın teminat dışı olduğuna ilişkin istinafı yerinde değildir. Hükme esas alınan  Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp Anabilim  Dalı Başkanlığınca düzenlenen maluliyet raporları ile kusura ilişkin raporun istinaf talep eden davalı vekiline HMK'nın 281. maddesi  gereğince ihtarat içeren tebligat ile tebliğ edildiği halde davalı vekilinin maluliyet raporuna ve kusur raporuna itiraz etmediği, herhangi bir beyanda bulunmadığı anlaşıldığından maluliyet raporları ve kusur raporu bakımından davacı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu gibi HMK'nın 357/1. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesince re'sen göz önünde tutulacaklar dışında İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddialar ve savunmalar dinlenemeyeceğinden maluliyet raporuna ve kusur raporuna ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin KTK'nın 98.maddesinin kapsamının belirlenmesi bakımından vermiş olduğu 02/03/2022 tarih, 2022/312  E. ve 2022/3685 K. sayılı  kararında; 25/02/2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 13/02/2011 tarihli 6111 sayılı Kanun’un 59. maddesi ile KTK’nın 98. maddesi değiştirilmiş, buna göre \"trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı\", geçici 1. maddesi ile de \"Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı, söz konusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanun'un 59. maddesine göre belirlenen tutarın %20'sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve ...nın yükümlülüklerinin sona ereceği\" öngörülmüştür. Sigorta şirketi, motorlu aracın işletilmesinden kaynaklanan kaza nedeniyle zarar görenlerin tedavisi için ödenen giderleri zorunlu olarak teminat altına alır. Sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün yasadan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 sayılı Kanun ile getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunmaktadır. KTK’nın 98. maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluğun dava dışı Sosyal Güvenlik Kurumuna geçmiştir. ...  Anlaşılacağı üzere  geçici bakıcı gideri yönünden sigorta şirketlerinin ...'nın sorumluluğu devam etmektedir. Bu nedenle davalı vekilinin geçici bakıcı giderine ilişkin istinaf başvurusu yerinde değildir (Benzer yönde Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/6911 E.- 2021/10351 K.,  2021/5305  E. - 2021/7685  K. sayılı kararları). Dava konusu kaza iş kazası olmadığından, rücuya tabii ödeme söz konusu değildir. Davalı vekilinin bu hususa ilişkin ve  mahkemece zaten yasal faiz uygulandığından faizin yasal faiz olması gerektiğine ilişkin istinaf itirazları yerinde değildir. Yine kazaya karışan araç sigortasız olup davacı vekili, ...na başvurusunu yaptıktan sonra verilen olumsuz yanıt üzerine dava açıldığına göre KTK'nın 97.madddesindeki başvuru koşulu yerine getirildiğinin kabulü ile 17/09/2019 tarihi olan başvuru tarihinden  itibaren  8 iş günü sonrasının faize başlangıç tarihi olarak kabul edilmesinde  usul ve Yasaya bir aykırılık  yoktur.Bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Yasası'na göre davalıdan alınması gereken 13.335,60 TL harçtan peşin alınan 3.333,10 TL harcın mahsubu ile bakiye 10.002,5‬ TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.14/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d9b2d8ff6d90a24c","SID":"409534b550c2e092"}}