{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2024/247 <br>KARAR NO: 2024/1652<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 26/10/2023<br>NUMARASI: 2022/563 Esas - 2023/830 Karar<br>DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 09/10/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;     <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 27/01/2017 tarihinde sürücü ...’ın sevk ve idaresinde bulunan ... Plakalı araç ile meydana gelen trafik kazası sonucu müvekkillerinin kızının ... vefat ettiğini, ZMMS Poliçesi ile sorumlu olan ... Sigorta A.Ş’ye 23/02/2017 tarihinde KTK mad. 97 gereği yazılı başvuruda bulunulduğunu, fakat yasal süre zarfında, başvurularına sorumlu ... Sigorta A.Ş tarafından herhangi bir cevap verilmediğini, trafik kazasında kızını kaybeden müvekkillerin mahrum kaldığı destek tazminatı için şimdilik 1.000TL  anne  için de  1.000 TL baba için 2.000 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işletilecek olan ticari avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava şartının yerine getirilmediğinden  davanın usulden reddi gerektiğini, herhangi bir tazminat hesaplanması durumunda; hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, davacı yana herhangi bir tazminat ödenmesi halinde ise, sigortalı araç sürücüsünün kaza sırasında alkollü olması sebebiyle, zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları B.4 maddesi gereği sigorta ettirene rücu haklarının bulunduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"Davanın kısmen kabulü ile ... yönünden 59.008,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile ... yönünden 88.140,06 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihi olan 14/03/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine\" karar verilmiştir.  Bu karara karşı davacı vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı  vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; asgari ücret kamu düzeniyle ilgili olduğundan, usuli kazanılmış hakkın istisnası niteliğinde olduğunu, huzurdaki davada gerçek ücretin son güncel asgari ücret üzerinden oranlanarak tespit olunması ve hesaplama yapılması gerekmekte olup yerel mahkemece verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, mahkemece söz konusu ilk raporun hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;  sigortalı araç sürücüsünün kusur oranını tespit edilmediğini  hesaplamanın hatalı yapıldığını, gelirin asgari ücret üzerinden hesaplanması gerektiğini, SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, temerrüt tarihinin hatalı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır Mahkemece ilk verilen hükmün istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 30/06/2022 tarih, 2020/1658 Esas ve 2022/1434 Karar sayılı kararı ile \"...Davacılar tarafından davalı ... Şirketine başvuru yaptıktan sonra eksik evrak bulunduğu açıklanarak verilen  olumsuz yanıt üzerine dava açıldığına göre KTK'nın 97.madddesindeki başvuru koşulu yerine getirildiğinin kabul edilmesinde  usul ve yasaya  aykırılık  yoktur. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda desteğin Üniversite öğrencisi olduğundan üniversitede almış olduğu eğitime uygun mesleği yapacağı veya diğer değişik işlerde kazanç sağlayacağı kabul edilerek ve buna uygun emsalleri bildirilen emsal ücret ortalaması göz önüne alınarak  yapılan hesaplamanın Yerleşik Yargıtay İçtihatlarına uygun olduğu anlaşıldığından desteğin gelirinin asgari ücretten hesaplanması gerektiğine yönelik istinaf  itirazı yerinde değildir.  Ancak mahkemece ceza dosyası celp edilerek sonucuna göre kusur yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılmadan ve kusura ilişkin değerlendirme yapılmadan karar verilmesi doğru olmamıştır. ...\" gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilk kararına karşı davalı tarafından verilen istinaf dilekçesinde hesaplama yöntemi, temerrüt tarihine ilişkin istinaf talebi bulunmadığından  karşı taraf olan davacı lehine bu hususlarda usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Daire kararımız ile ücret yönünden esastan değerlendirme yapılarak karar verilmiş olduğu nedenle aynı yöne ilişkin davalı istinafı değerlendirilmemiştir. İlk Derece Mahkemesince; Dairemiz kararı doğrultusunda kusur raporu alınıp usuli kazanılmış haklar gözetilerek ilk kararındaki miktar üzerinden karar verilmiştir. Mahkemece aldırılan kusur bilirkişi raporunda  davalı şirkete sigortalı olan ...Plakalı aracın sürücüsü ...'ın KTK 84, 36, 48 maddeleri  ihlal ettiği nedenle tam ve asli olarak %100 kusurlu, ... plakalı aracın sürücüsü ...'in kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığı, aynı olay nedeniyle ceza yargılamasının yapıldığı Saray Asliye  Ceza Mahkemesinin 2017/74 Esas sayılı dosyasına sunulan Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesi raporuna göre kazanın meydan gelmesinde davalı ... şirketine sigortalı ... plakalı arac sürücüsü ...'ın asli ve tam kusurlu olduğunun tespit edildiği görülmektedir. Bu durumda Mahkemece alınan kusur raporu ile ceza yargılaması sırasında alınan kusur raporlarının birbiriyle örtüştüğü ve olayın oluşuna uygun düştüğü nazara alındığında  kusura yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. Destek kavramı, gerçekleşmiş veya gerçekleşmesi umulan bir bakım ilişkisini gösterir. Eylemli ve düzenli olarak bir kimsenin geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak biçimde ona yardım eden veya olayların olağan akışına göre eğer ölüm gerçek1eşmeseydi az veya çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır. Bu manada, bir başka kişiye fiilen bakan, onu geçindiren veya ileride bakma, geçindirme ihtimali bulunan kişi, destektir. İlk durumda eylemli destek, ikinci durumda ise varsayımsal (farazi) destek kavramı söz konusudur. İfade olunan bu hususlar, gerek öğretide gerekse Yargıtay uygulamalarında kabul edilmiş olup, destek kavramının sadece mali olarak yardımı ifade etmediği, bakım ve hizmet etmek suretiyle sağlanacak katkıyı da kapsadığı genel olarak kabul edilmektedir. Somut olayda; davacılar ölen çocuğun anne ve babasıdır. Çocuğun ölmeyip yaşaması halinde, ileride anne ve babasına mali olarak ve bu mümkün olmasa bile hizmet ederek ve bakımlarını sağlayarak destek olacağı aşikar olduğundan destek olgusuna değinen istinaf talebi yerinde değildir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2019/370  E. ve 2019/2705 K. sayılı kararı). İlk derece mahkemesi tarafından verilen ilk  kararı maddi tazminat miktarı ve hesaplama yöntemi bakımından istinaf etmeyen davacı  lehine olacak biçimde, asgari ücrette gerçekleşen artışın kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle uygulanmasıyla yeniden hesap yaptırılıp, tazminatın ilk hükümdeki miktarı dahi aşacak biçimde belirlenmesinin, davalı yararına oluşan usuli kazanılmış hakları ihlal edeceği (Yargıtay HGK'nun 18.02.2020 tarih, 2016/21-817 Esas ve 2020/167 Karar sayılı ilamı da bu yönde) hususu dikkate alındığında davacı vekilinin güncel asgari ücret üzerinden tazminat belirlenmesi için rapor alınması talebi yerinde görülmemiştir (Yargıtay 4.  Hukuk Dairesinin  2022/14923  E.- 2022/17158 K. sayılı kararı). Yargılama sırasında davacıya davaya konu trafik kazası nedeni ile rücuya tabi bir ödeme yapılmadığı SGK yazılan müzekkere ile tespit edilmiş olmakla bu yöne ilişkin  istinaf talepleri  yerinde değildir. Bu nedenlerle; davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacı vekili ile davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-a-)Davacı tarafından alınan peşin alınan harç yeterli olduğundan başkaca harç alınmasına yer olmadığına,b-)Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 10.051,68 TL harçtan peşin alınan 2.513,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 7.538,68 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,  Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.09/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"86846d5a26741d4a","SID":"a43dd358b1265273"}}