{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2024/3045 <br>KARAR NO: 2024/2957<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 14/08/2024<br>NUMARASI: 2024/357 E - 2024/374 K<br>DAVANIN KONUSU: İhtiyati Tedbir<br>KARAR TARİHİ: 05/11/2024<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Karşı taraf dağıtım şirketi tarafından, müvekkili adına kayıtlı ... tesisat numarasına ait abonelikte kaçak elektrik kullandığı gerekçesiyle 19/07/2024 tarihli, ... nolu, 13,254,12 TL tutarlı ve 19/07/2024 tarihli, .. nolu, 88.214,78 TL tutarlı faturaların tanzim edildiğini, müvekkilinin iş yerinin bakkal olduğunu, birçok elektronik eşya bulunduğunu, 31/07/2024 tarihinde ilgili kurum tarafından elektriğinin kesildiğini, müvekkiline ait olup işletmekte olduğu ... 20.07.2024 tarihinde ... ekipleri tarafından kaçak tüketim yapıldığının tespit edildiğini, müvekkiline ait sayaç yan binada bulunmakta olup müvekkilinin sayaca herhangi bir müdahale de bulunmadığını, müvekkilinin tüm faturalarını da düzenli bir şekilde ödediğini, müvekkilinin kaçak enerji kullanmadığını, tutulan kaçak tutanaktan müvekkilinin haberdar bile olmadığını, tutanak altında; tüketici, tanık, muhtar, zabıta vs imzası bulunamadığını, kaçak hesaplamasına esas teşkil edecek kurulu güç yahut harici hat iddiasında harici hattın güç tespiti yapılmadığını, müvekkilinin, kaçak enerji kullandığını kesinlikle kabul etmemekle beraber kaçak hesaplaması yapılacaksa da sözde kaçak tarihinde yürürlükte olan EPDK Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğine göre yapılmasının gerektiğini, tahakkuk ettirilen faturanın hangi yönteme göre hesap edildiği belli olmadığı gibi, mevzuata, Yönetmelikle tayin edilen kriterlere ve bilime aykırı olarak düzenlendiğini beyanla fazlaya dair talep, dava ve her türlü hukuksal hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik elektriğin kesilmemesine yönelik teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini, aksi kanaat hasıl olması durumunda %15 teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi tarafından; \" 15.08.2024   son ödeme tarihli 405.007,03 TL bedelli ve 15.08.2024  son ödeme tarihli 47.808,77  TL  bedelli iki  adet  kaçak elektrik faturası ..Hizmet/ Tesisat  No.lu  ve ...  Tüketim Nokta  No.lu elektrik sayacına ticari işletmesi olan  kullanım yerinde tedbir talep eden davacının elektriğinin kesilmemesi talebinin, davacının verdiği hizmetinin aksaması telafisi imkansız zararların doğmasına sebep olacağı, davacının ticari faaliyetini sürdürmek için elektriğin önemli bir koşul olduğu, yargılama süresince davacının ticari işletmesine elektrik verilmesi yönünde  hukuki menfaatinin bulunduğu kanaatine varılmış olup  (Emsal karar: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nin  3. Hukuk Dairesi'nin  2021/639 esas,  2021/813 karar sayılı kararı) bu hali ile talebin HMK'nun 389 vd. maddeleri gereğince yerinde görüldüğü anlaşılmakla; ihtiyati tedbir talebinin bu aşamada taktiren toplam fatura tutarının % 20 si oranında 90.563,16-TL nakdi teminat veya muteber bir bankanın aynı miktarda kesin ve süresiz  teminat mektubu ibraz edildiğinde, talep konusu; ... Hizmet/ Tesisat No.lu elektrik sayacına ticari işletmesi olan kullanım yerinde ve dava konusu faturalarla sınırlı olarak elektriğin kesilmesinin önlenmesine  dair, aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. \" gerekçeleriyle 1- TALEBİN KABULÜ İLE, 15.08.2024 son ödeme tarihli 405.007,03 TL bedelli ve 15.08.2024  son ödeme tarihli 47.808,77  TL bedelli iki  adet  kaçak elektrik faturası  ... Hizmet/ Tesisat    No.lu  ve  ...  Tüketim Nokta  No.lu elektrik sayacına ticari işletmesi olan  kullanım yerinde tedbir talep eden davacının elektriğinin kesilmemesi talebinin, davacının verdiği hizmetinin aksaması telafisi imkansız zararların doğmasına sebep olacağı, davacının ticari faaliyetini sürdürmek için elektriğin önemli bir koşul olduğu, yargılama süresince davacının ticari işletmesine elektrik verilmesi yönünde  hukuki menfaatinin bulunduğu kanaatine varılmış olup  (Emsal karar: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nin  3. Hukuk Dairesi'nin  2021/639 esas,  2021/813 karar sayılı kararı) bu hali ile talebin HMK'nun 389 vd. maddeleri gereğince yerinde görüldüğü anlaşılmakla; İhtiyati tedbir talebinin bu aşamada taktiren iki adet faturanın toplam değeri 452.815,80- TL  fatura tutarının %20 si oranında 90.563,16-TL nakdi teminat veya muteber bir bankanın aynı miktarda kesin ve süresiz  teminat mektubu ibraz edildiğinde, talep konusu; ... Hizmet/ Tesisat   No.lu elektrik sayacına ticari işletmesi olan  kullanım yerinde ve dava konusu faturalarla sınırlı olarak elektriğin kesilmesinin ÖNLENMESİNE  2-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından 90.563,16-TL nakdi teminat veya muteber bir bankanın aynı miktarda kesin ve süresiz  teminat mektubu ibraz edildiğinde, kararın İstanbul Nöbetçi İcra Müdürlüğü tarafından İNFAZINA, karar verilmiştir. Karara karşı aleyhine tedbir talep edilen tarafça itiraz edilmiş, mahkemesince duruşmalı olarak yapılan inceleme sonunda 11.09.2024 tarihli ek kararla \" ...yasal düzenlemeler, yapılan açıklamalar ve sunulan delil ve belgelere göre; İhtiyati tedbir isteyen davacı vekilince süresinde Arabuluculuk Bürosuna ... sayılı başvuruda bulunduklarını,  arabuluculuk son tutanağının gönderildiği, asıl davanın açıldığı görülmüş olup arabuluculuk süresince HMK'da belirlenen sürelerin durduğu da dikkate alınarak  tedbire itiraz eden vekilinin itirazlarının reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. \" gerekçeleriyle itirazın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı aleyhine tedbir istenen tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Aleyhine tedbir talep edilen vekil istinaf başvurusunda özet olarak; talep edenin kaçak elektrik kullandığını, kanunun aradığı şartların gerçekleşmediğini, yaklaşık ispat koşulunun da somut olayda gerçekleşmediğini, teminatın yetersiz olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Talep,  elektriğin kesilmemesi yönünde ihtiyati tedbir taleplerine ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nın 389/1. Maddesi, \"mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir\" şeklindedir.  HMK'nın 390/2 maddesine göre de tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Ayrıca bu kapsamda ihtiyati tedbir talebinin somutlaştırılması gerekir. Yukarıda ifade edildiği üzere HMK'nın 390/2 maddesine göre, tedbir talep eden taraf, davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Yaklaşık ispattan anlaşılması gereken ise usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Buradaki amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için tam ispat gerekmez. Bu düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir. Tam ispatın arandığı durumlarda, bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hâkim o iddianın ağırlıklı/kuvvetli ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğu ihtimalini göz ardı etmez. İhtiyatî tedbirde asıl olan ihtiyatî tedbire esas olan bir hakkın bulunması ve bir ihtiyatî tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır. Bunlar ihtiyatî tedbirin temel şartlarını oluştururlar. Maddede bu iki hususa yer verilmiş ihtiyatî tedbire ilişkin hak ve özellikle ihtiyatî tedbir sebebi genel olarak belirtilmiştir. Tedbir talebinin kabulü veya reddi bir kısım genel ilkeler konularak hakime bırakılmış, ancak ihtiyati tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verileceğini düzenlemiştir. İhtiyati tedbire esas olan hakkın iyi belirlenmesi gerekir. Taraflar arasında çekişmeli olan şey veya yargılama konusunu oluşturan hak, aynı zamanda tedbirin konusu hakkı da oluşturacaktır. Kanun, \"uyuşmazlık konusu hakkında\" diyerek bu hususa vurgu yapmıştır (m. 389/1). 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204.  maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; \"İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar. \"Özel hukuk tüzel kişisi olan şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir ( Y.3.HD 2021/4894 E., 2021/10580 K.; 2022/8164 E-2023/954 sayılı ilamları  da aynı yöndedir.). Somut olayda; dava konusu kaçak elektik tüketimine konu mahallin iş yeri ve dava konusu borcun varlığı ve miktarının yargılamaya muhtaç olduğu, talebe konu yerin işyeri olması nedeniyle faaliyetin devam etmesinde alacaklı tarafın faturaları tahsil edebilmesi için menfaatinin de olduğu,  söz konusu faturalar nedeniyle elektriğin kesilmesi halinde talep edenin telafisi zor zararının oluşacağına dair yaklaşık ispat koşulu yerine getirilmiş ve ihtiyati tedbir dava konusu  fatura ile sınırlanmış olmakla elektriğin kesilmemesi yönünde tedbir kararı verilmesi HMK 389 md hükmüne uygundur. Mahkemece belirlenen teminat miktarında da hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararda usule aykırılık tespit edilmediğinden, aleyhine tedbir istenenin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 md gereğince reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 05/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"67b1cda7254c0f0e","SID":"ba8e3914147f880d"}}