{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t: 2024/515 Esas<br>KARAR NO\t: 2024/777<br><br>DAVA\t: İtirazın İptali (Ticari İş Tellallığı Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 25/03/2022<br>KARAR TARİHİ\t: 16/07/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH  \t: 17/07/2024<br>Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; 29/05/2019 tarihinde taraflar arasında Uluslararası Emlak atış Sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşmede komisyonun dairenin peşin satış fiyatı üzerinden dış pazar satışlarında %10 + KDV, iç pazar satışlarında %2 + KDV şeklinde belirtildiğini, müvekkilinin bu anlaşma doğrultusunda reklam çalışması yaptığını, tercüman bulduğunu, müşterilerin otel, yemek ve ülke tanıtımı masraflarını karşıladığını, müvekkilinin temeli atılmamış inşaat projesine 2 adet alıcı bulduğunu ve bu kişilerle satış sözleşmesi yaptığını, sözleşme içeriğinde ayrıca alıcılar tarafından %30 peşinat yatırıldığında komisyonun tamamı ödenir maddesi olduğunu, müvekkilinin davalı şirkete komisyon alacağının vadesinin gelip gelmediği sorduğunu, davalı şirketin de şifahen alıcıların borçlarını ödemekte geciktiğini, bu yüzden müvekkilinin komisyon alacağının muaccel olmadığını söylediklerini, müvekkilinin alıcılar ile görüştüğünü, alıcıların borcun tamamen ödendiğini sadece faiz alacağı kaldığını söylediğini, bunun üzerine müvekkilinin 03/09/2021 tarihinde davalıya 2 adet fatura düzenleyip gönderdiğini, davalının söz konusu faturaları Beyoğlu .... Noterliği'nin 09/09/2021 tarih ve .... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile iade ettiğini, daha sonra borcun bir kısmını ödemeyi kabul ettiklerini ancak 92.205,90-TL eksik ödeme yaptığını, bunun üzerine müvekkilinin Küçükçekmece... İcra Dairesi'nin .... esas sayılı dosyası ile takip başlattığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini, müvekkilinin alacağı paranın enflasyon sebebiyle değerini kaybetmesi ve faiz alamaması sebebiyle fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 37.589,52-TL zarara uğradığını, bu sebeplerle davanın kabulü ile davalının icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamını, davalının %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle;<br>Davacı tarafın haksız ve kötü niyetli olarak icra takibi başlatıldığını, alacak iddiasının muaccel hale gelmediğini, müvekkili şirketin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, haliyle belirtilen nedenlerle davacının alacağının likit ve kesin olmadığını, bu bağlamda, belirli olmayan bir alacakla ilgili yapılan itiraz hakkında da müvekkili şirket aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini, iş bu nedenlerle davacının müvekkili şirket aleyhine haksız ve kötü niyetli icra inkar tazminatı taleplerinin de reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE  :<br>Dava, icra takibine vâki itirazın iptali talebine ilişkindir.<br>Dosyanın Küçükçekmece .... Asliye Hukuk Mahkemesinin 18/10/2023 tarih ... esas ... karar sayılı ilamı ile görevsizlik kararı üzerine mahkememizin .. esasına kaydının yapıldığı, mahkememizin ... esas, ... karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilerek Bakırköy Tüketici Mahkemesinin görevli olduğuna karar verildiği, davacı vekilinin dosyayı istinaf etmesi üzerine,  İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin ... esas, ... karar sayılı  kararı ile mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilmiş olup, dosyanın yukarıda yazılı esas sayılı sırasına kayıt olduğu anlaşılmıştır.<br>19/12/2018 tarih 30630 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7155 sayılı kanunun 20. maddesi uyarınca, 6102 sayılı TTK'ya \"3. Dava şartı olarak arabuluculuk\" başlığı ile eklenen 5/A maddesi uyarınca; 6102 sayılı  TTK'nın  4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalarda, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak getirilmiştir.<br>Yine 7155 sayılı kanunun 23. maddesi ile 6325 sayılı HUAK'ya \"Dava şartı olarak arabuluculuk\" başlıklı eklenen 18/A maddesinin 2. fıkrasında; davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderileceği, ihtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verileceği, arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verileceği ve devam eden maddelerde arabulucuğa ilişkin düzenlemenin 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe gireceği hüküm altına alınmıştır.<br>Somut olayda;  İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin ... esas, .... karar sayılı  kararı ile eldeki davanın uyuşmazlığının çözümünde mahkememizin davaya bakmakla görevli olduğu yönünde kesin karar verilmiştir. <br>Davanın görevsiz Asliye Hukuk Mahkemesinde 25/03/2022 tarihinde açıldığı, 18/10/2023 tarihinde görevsizlik kararı verildiği, davacı vekilinin dosyanın görevli Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesi için başvuruda bulunduğu, görevsizlik kararının kesinleşmesi üzerine dosyanın mahkememize gönderildiği, davacı vekilinin sunduğu arabuluculuk son tutanağının 02/01/2024 tarihide düzenlendiği ve başvurunun ise 13/12/2023 tarihinde yapıldığı görülmüş olup, bu doğrultuda görevsiz mahkemede dava açılmış olması mahkemenin sorumluluğunda olan bir husus olmayıp, sorumluluğun davayı görevli mahkemede ikame etmeyen tarafta olduğu, (Antalta BAM 11. HD 2021/2969 esas, 2022/9 karar ), asliye hukuk mahkemesi için arabuluculuk dava şartı olmasa da görevli mahkeme önünde bu şart arandığından davanın açıldığı tarihte arabulucuk dava şartının yerine getirilmediği, 7155 sayılı Kanun ile ticari  davalarda zorunlu hale getirilen arabuluculuğun tamamlanabilir bir dava şartı olmadığı anlaşılmakla, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (Bu yönde Antalya BAM 11. H.D. E.2021/1492, K.2021/1204; İzmir BAM 4. H.D., E.2020/778, K.2020/712; Bursa BAM 5. H.D., E.2020/1353, K.2020/1450; Ankara BAM 23. H.D., E.2020/1757, K.2020/1466; Samsun BAM 3. H.D., E.2020/742, K.2020/991)<br><br><br>HÜKÜM:Yukarıda  açıklanan  nedenlerle;<br>1-Davanın arabuluculuk dava şartı yokluğundan usulden reddine,<br>2-Alınması gerekli 427,60-TL harçtan davacı tarafça yatırılan  1.613,19-TL  harcın mahsubuyla, fazlaca yatırılan 1.185,59-TL  karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,<br>3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-Davalı tarafça yapılan 272,00-TL posta/tebligat giderinden ibaret yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>4-AAÜT gereğince hesap edilen 17.900,00-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve  345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle  tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili  İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf  yolu açık olmak üzere  verilen karar davacı vekilinin ve davalı vekilinin  yüzüne karşı  açıkça okunup, usulen anlatıldı.  16/07/2024<br><br>Katip ....<br> ¸e-imzalıdır  <br> <br> <br>Hakim ...<br>¸e-imzalıdır   <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"afdd55b5d16c07c9","SID":"310b0fa0185010d7"}}