{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2024/1665 <br>KARAR NO\t: 2024/1653<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                           K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ... \t     ...<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 17/04/2024<br>NUMARASI\t\t: 2024/83 E.  -  2024/174 K.<br><br>DAVACI\t<br>DAVALI\t:<br>DAVANIN KONUSU\t:Manevi Tazminat<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 17/04/2024 Tarih ve 2024/83 Esas - 2024/174 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı ve davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br>  <br> TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:  Davacı vekili, müvekkilinin eser sahibi olduğu \"... Kitabının\" ilk baskısı 1999 yılında olmak üzere, bu güne kadar toplam yedi baskı yapan bir kitap olduğunu, davalının ise tümüyle müvekkiline ait kitaptan yapılan intihallerle \"... ...\" isimli bir kitap oluşturduğu gibi kitabında intihalin yanında kişilik haklarını zedeleyen bir üslup ve yöntem kullanıldığını ileri sürerek,  50.000,00-TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline  talep ve dava etmiştir. <br><br>Davalı vekili, müvekkilince yapılan iktibasın kanuni sınırlar içinde kaldığını, davacının iddialarının yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, taraflara ait kitapların 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun 2. maddesi bağlamında ayrı ayrı ilim ve edebiyat eseri vasfını haiz bulunduğu, anılan eserler üzerinde davacı ve davalının isimlerinin yer alması karşısında söz konusu eser sahiplerinin ayrı ayrı davacı ve davalı olduğu, taraflara ait kitapların ikisinin de “... Yayınları” isimli yayıncı tarafından yayımlandığı, davacıya ait “... Kitabı” isimli kitabın künyesinde yer alan “Copyright (©)” bilgisinde hem davacının hem de yayınevi isminin (yayın hakkı) yer aldığı, davalıya ait “...” isimli kitabın künyesinde yer alan “Copyright (©)” bilgisinde ise yalnızca yayınevinin isminin yer aldığı, ancak dosyada mübrez belgeler arasında taraflar ve yayınevi arasında imzalanmış herhangi bir sözleşme bulunmadığı, eser üzerinde vukuu bulduğu iddia olunan hak ihlâlleri ve bunların önlenmesi konusunda eser sahiplerinin de dava açabilecek olması karşısında, hak sahipliği konusunda kesin olarak tespit yapılabilmesi şu aşamada mümkün olmamakla hakların karineten davacı ve davalının hak sahibi olduğunun kabul edilmesi gerektiği, davalıya ait kitabın içeriğinde yer alan davacıya ait kısımların, maksadın haklı göstereceği sınırın ötesinde olduğu, yine bu kısımlar alınırken iktibasın belirli olacak şekilde yapılmadığı, zira metin içinde bu şekilde bir ibare olmadığı gibi kitabın sonuna eklenen “Kaynakça” kısmından da hangi kısmın kimden alındığının anlaşılamadığı, bu kısımlar çıkarıldıktan sonra kalan kısmın bütünlük arz edemeyeceği, nihayeten iktibas serbestisinin şartlarının oluşmadığı, davacının FSEK'ın 14,15,16,22 ve 23 maddesinde sayılan haklarının ihlal edildiği, bu nedenle manevi tazminat koşullarının oluştuğu ve  20.000,00.-TL manevi tazminatın hakkaniyete uygun bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 20.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle tahsiline karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, dava konusu kitabın müvekkiline ait kitaptan yapılan intihallerle oluşturulduğunu, aynı zamanda ...'ın ve müvekkilinin kişilik haklarını ihlal eden bir üslup ve yöntem kullanıldığını, dava konusu kitabın pek çok yerinde müvekkili ile ...'ın ağzından ve gözünden anıltılanların gerçekle bağdaşmayan, sahte, uydurma ve  fantastik şeyler olduğunu, sadece müvekkili ile ... arasında yaşanan, tek şahidi ve nakledeni müvekkili  olan olayların, hatıraların, anekdotların bile çarpıtılarak değiştirildiğini, bu çarpıtma ve değiştirmenin olayların içeriği, akışı ve kurgusu ile sınırlı kalmadığını, müvekkili ile ...'ın şahsiyetlerini, kimlik ve kişiliklerini rencide ve refüze eden boyutlara taşındığını, dava konusu kitapta müvekkilinden,  ...’ın bir tür yardımcısı/hizmetçisi gibi bahsedilerek, müvekkilinin ondan emir ve talimat alan biri gibi gösterildiğini, oysa bunun gerçek ile en küçük bir ilgisinin bulunmadığını, dava konusu kitabın intihalin yanında baştan sona kişilik haklarını zedeleyen bir üslup ve yöntemle kaleme alındığını, tüm bu açıklananlar karşısında takdir edilen manevi tazminat miktarının düşük olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br>Davalı vekili, dava konusu eserin müvekkilinin hususiyetini taşıdığını, müvekkilinin ifade ediş tarzı ve sunuşunun davacının eserinden bütünüyle farklı olduğunun göz ardı edildiğini, ayrıca taraflara ait kitaplara konu olan ...'ın ulusa mal olmuş bir kişilik olduğunu, bu kişi hakkında birçok bilginin değiştirilmesinin mümkün bulunmadığını, müvekkilinin merhum ...'ın hemşehrisi olduğunu, ... ile  ortak çevresi olan müvekkilinin ...'ı anlatabilmesi için bir başkasının eserini okumaya ihtiyacının bulunmadığını, dava konusu kitapta kişilik haklarını zedeleyen hiçbir ibareye yer verilmediğini, her iki kitapta benzer bir olay örgüsünün farklı üslupla anlatıldığını, müvekkilinin dava konu eserin hazırlık sürecinde yararlanmış olduğu kaynakların tamamına bu kapsamda davacının kitabına da kaynakça kısmında yer verdiğini, ayrıca davacıya teşekkür ve takdirlerini de sunduğunu, müvekkilinin yapmış olduğu alıntıların iktibas serbestisi kapsamında olduğunu, dava konu kitapların konusunun anonimliği karşısında hususiyet kavramının geniş yorumlanması gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir. <br>GEREKÇE\t: Dava,  eser sahipliğinden kaynaklanan hakların ve kişilik haklarının ihlali  iddiasına dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Dosyasının yapılan incelenmesinden, davanın ilk olarak, davalıya ait olan  \"... ...\" isimli kitabın, davacının eser sahibi bulunduğu \"...\" isimli kitaptan yapılan intihallerle oluşturulduğu, ayrıca dava konusu kitapta intihalin yanında kişilik haklarını zedeleyen bir üslup ve yöntem kullanıldığı iddiasıyla, eser sahipiliğinden kaynaklanan haklara tecavüzün tespiti, ref'i, önlenmesi, maddi-manevi tazminat ve hükmün ilanı istemleriyle Ankara 2. FSSHM'nin 2022/86 esas sayılı dosyasında açıldığı, mahkemece manevi tazminat istemi yönünden davanın tefrik edili,p mahkemenin 2023/562 esasına kaydedildiği ve 2023/562e-2023/476 K sayılı ilamı ile görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin görevsizlik nedeniyle reddine karar verildiği, kararın davacı tarafça istinafı üzerine Dairemizin 2024/242-2024/190 E7K sayılı ilamıyla mahkemenin görevli bulunduğu gerekçesiyle kaldırılmasına karar verildiği,  kaldırma kararı sonrasında mahkemeye gönderilen dava dosyasının yukarıda belirtilen esasa kaydolunduğu anlaşılmıştır.<br>Dairemiz kaldırma kararı sonrasında mahkemece, işbu davanın tefrik edildiği Ankara 2 FSHHM' nin 2022/86 esas sayılı dava dosyasında alınan bilirkişi raporu dosya arasına alınıp, bahsi geçen rapor hükme esas alınarak, yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>Dosyasının Uyap sisteminde kayıtlı bulunan belgelerinden, Ankara 2 FSHHM'nin 2022/86 E-2024/50 K sayılı ilamıyla  davalının davacının kitabından intihal yaptığı kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verildiği ancak kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır. Bahsi geçen ilamın kesinleşmesi halinde, işbu davadaki ihtihal iddiası bakımından kesin hüküm teşkil edeceği muhakkaktır. Bu itibarla mahkemece  Ankara 2 FSHHM'nin 2022/86 E-2024/50 K sayılı ilamının kesinleşmesi beklenerek oluşacak sonu çerçevesinde işbu davadaki intihal iddiası bakımından bir karar verilmesi gerekirken kesinleşmeyen  ilama dayanak yapılan bilirkişi raporunun dosyaya kazandırılmak suretiyle, raporun taraflara tebliği dahi sağlanmadan, bahsi geçen rapor hükme esas alınıp yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.<br> Öte yandan HMK'nın 297/2. maddesi uyarınca, hükmün sonuç kısmında taleplerden her biri hakkında hüküm kurulması gerekli olup mahkemece davacının, davalıya ait dava konusu kitapta kişilik haklarını zedeleyen bir üslup ve yöntem kullanıldığı iddiası yönünden herhangi bir delil toplanmadığı gibi olumlu-olumsuz bir değerlendirme de yapılmamıştır. Mahkemece hükme esas alınan raporda da, davacının bu iddiası yönünden bir inceleme yapılmamıştır. <br> Bu itibarla, ilk derece mahkemesince somut uyuşmazlığın çözümünde esasa etkili delil niteliğinde olan yukarıdaki hususların değerlendirilmediği anlaşıldığından, taraf vekillerinin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülebilmesi için mahkemesine iadesine, kararın niteliğine göre taraf vekillerinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 17/04/2024 gün ve 2024/83 Esas - 2024/174 Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA,<br><br>2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE,<br>\t3-Taraf vekillerinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,<br>\t4-Davacı ve davalı tarafından istinaf başvurusunda ayrı ayrı peşin olarak yatırılan 455,40-TL nispi istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davacı ve davalıya ayrı ayrı iadesine, <br>\t5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>\t6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, <br>\t7-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,\t<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 18/10/2024 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/11/2024    <br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br> <br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1b30267c371c75bb","SID":"68b414922c9c1fac"}}