{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/408 <br>KARAR NO: 2024/1694<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 07/12/2021<br>NUMARASI: 2020/500 E. - 2021/955 K.<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/10/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile davacı hakkında 08/05/2017 düzenleme 31/10/2017 vade tarihli 8.778,00 TL bedelli bir bono üzerinden icra takibi başlatıldığını, takibe konu senet incelendiğinde senedin imza bölümünde bulunan imzanın senet vade gününde ve icra takip tarihinde firmanın  imza yetkilisi olan ...'e ve senedin düzenleme tarihi olan 08/05/2017 tarihinde şirketin imza yetkilisi olan ...'e ait olmadığının tespit edildiğini, davacı şirketin ne alacaklı gözüken kişi ne de senette lehtar gözüken ... adlı kişiye bir borcu olmadığı gibi, bu kişiler ile hiçbir ticari ilişkisi bulunmadığını, davacı şirket adına basılan kaşe ve atılan imzanın tamamıyla sahte olduğunu, dava konusu icra dosyası için aynı zamanda İstanbul 20. İcra Hukuk Mahkemesinde 2019/719 Esas sayılı imzaya itiraz davası açıldığını, davanın reddine karar verildiğini ve davacının yeniden haciz tehditi altında kaldığını beyanla, davanın kabulü ile davacı şirketin davalı aya İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası kapsamında takip konusu senet bedeli ve icra takibinin ferilerinin toplamı olan 11.594,56 TL borçlu olmadığının tespitine, davalı yanın kötü niyetli olduğundan %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemesine  karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının, bono üzerindeki imzanın davacı yetkilisi ...'e ait olmadığı iddiasında bulunmuş ise de, bu iddiaların haksız olduğunu, takibe konu bononun davacı tarafından düzenlendiği tarihin 08/05/2017 olduğunu, ticaret sicil gazetesi kayıtları incelendiğinde görüleceği üzere davacının 12/05/2014 tarihli tek ortaklı ... isimli şahıs tarafından kurulduğunu, davacı şirket ortağı ...ün şirketteki hisselerini 14/06/2017 tarihinde şimdiki yetkilisi ...'e devrettiğini, takibe konu bononun düzenlenme tarihinin 08/05/2017 olup, bu şirkette yetkilisinin halihazırda zaten davacı tarafın belirtiği üzere ... isimli şahıs olmadığını, davacı şirket adına bonoyu düzenleyebilecek kişinin o tarihte şirket yetkilisi olan ...isimli şahıs olduğunu, bu nedenle davacı  tarafın bono üzerindeki  imzanın mevcut şirket yetkilisi ...'e ait olmadığı, bu nedenle şirketin böyle bir borcunun bulunmadığı iddiasıyla takibin iptaline ve davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi taleplerinin haksız olduğunu, ayrıca imzaya itiraz davası olan İstanbul 20. İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/719 esas sayılı dosyasında davanın reddine karar verildiğini, asıl mağduriyet yaşayan tarafın davalı olduğunu beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince; \"Yapılan yargılama, davacı tarafın iddiaları, davalının savunması, tanzim olunan adli tıp raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davalı tarafından İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile davacı şirket aleyhine icra takibi başlatıldığı, takibe dayanak olarak 08/05/2017 düzenleme tarihli 31/10/2017 vade tarihli 8.778,00TL bedelli bir adet bonoya dayanıldığı, mahkememizdeki davaya konu uyuşmazlığın ise; İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında takibe konu bonoya ilişkin davacının davalıya borçlu olup olmadığının tespiti noktasında  toplandığı,  takibe dayanak yapılan bono üzerinde mahkememizce yaptırılan adli tıp incelemesi sonucu tanzim olunan adli tıp raporuna göre,  tersim biçimi, işleklik derecesi, akışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir , hız ve baskı derecesi bakımından yapılan incelemede inceleme konusu senette atılı borçlu imzası ile davacı şirket temsilcileri ..., ...'in mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği, bu doğrultuda davacının işbu senet nedeniyle bir borcu bulunmadığı anlaşılmakla, davanın kabulü ile, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası ve takibe konu edilen keşidecisi davacı olan, lehtarı ... olan, son hamili ... olan, 08/05/2017, vade tarihi 31/10/2017 olan, 8.778,00 TL bedelli bono nedeniyle ve takip nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, ayrıca davada kötü niyet tazminatı talep edilmiş ise de, davalının senedi ciro yolu ile  aldığı bu itibarla imzanın keşideciye ait olmadığını bilebilecek durumda olmadığı bu itibarla takipte kötü niyetli olduğu sabit olmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddi\" şeklindeki gerekçeleri ile; \"1-Davanın KABULÜ ile, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası ve takibe konu edilen keşidecisi davacı olan, lehtarı ... olan, son hamili ... olan, 08/05/2017, vade tarihi 31/10/2017 olan, 8.778,00 TL bedelli bono nedeniyle ve takip nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, 2-Şartları oluşmadığından kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,\" şeklinde hüküm kurulmuştur. <br>İSTİNAF: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul 20. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2019/719 E. Numaralı dosyasında açılan imzaya itiraz davasının  mahkemece reddedildiğini ve istinaf başvurusunun reddine karar verilerek  karar kesinleştiğini, Davacı taraf her ne kadar kendi mağduriyetinden bahsediyor olsa da asıl mağduriyet yaşayan tarafın kendi müvekkilleri olduğunu, zira temlik aldığı bir bono nedeniyle ikinci defa haksız ve mesnetsiz bir davada davalı sıfatıyla yer almasının yanı sıra başlatmış olduğu icra takibinde de içi boşaltıldığını, tasfiye edilmiş ve göstermelik adresler (davacı şirketin resmi ticaret sicil adresinde dahi amiyane tabirle yeller esmektedir.) vasıtasıyla alacaklılardan kaçmaya çalışan bir davacı şirketle karşı karşıya kaldığını, davacı tarafın ihtiyati tedbir talepleri veya mahkemece verilecek tedbir kararına bir itirazlarının olmadığını beyan ettiklerini, zira zaten davacı şirketin haciz tehdidi ile karşı karşıya kalabilecek bir şirket olmadığını, dolayısıyla davacı tarafın menfi tespit davası ikame etmesinde hukuki menfaat olmadığını, tüm bunların yanı sıra mahkeme gerekçeli kararında da belirtildiği üzere müvekkilinin, ilgili bonoyu ciro vasıtasıyla devraldığını ve imzaların doğruluğunu ve gerçekliğini kontrol edebilecek durumda olmadığını, ticari hayatın akışına ve güvenine istinaden bonoyu kabul ettiğini, dava açılmasına sebebiyet veren tarafın davalı müvekkili olmamakla beraber, aleyhine vekalet ücretine hükmedilmiş olmasının da hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğini, izah edilen tüm hususlar ve yapılacak istinaf incelemesi sonucunda yerel mahkeme tarafından verilen hukuka aykırı kararın kaldırılarak davacının davasının reddine ve müvekkili aleyhine hükmedilen vekalet ücretinin kaldırılmasına karar verilmesi hususlarını talep etmiştir.<br>İSTİNAFA CEVAP: Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Yerel mahkeme tarafından gerekli tüm değerlendirme eksiksiz şekilde yapıldığını, dosyaya teknik imza incelemesinin yapıldığı Adli Tıp Kurumu raporunun alındığını, dosyada tüm mübrez deliller ile dava konusu senet üzerindeki imzaların müvekkili şirket yetkililerine ait olmadığını ve müvekkillerinin davalıya hiçbir borcunun bulunmadığı hususunun sabit oludğunu, davalının müvekkillerinin sayesinde mağdur olduğu iddiasının kabulünün mümkün olmadığını, hiçbir şekilde kendisine ait olmayan bir borçtan ötürü müvekkilinin sorumlu tutulabileceği düşüncesinin hukuka ve hayatın olağan akışına aykırılık teşkil ettiğini, davalı her ne kadar taraflarınca ikame edilmiş olan imzaya itiraz davasına ilişkin yanıltıcı beyanlarda bulunmakta ise de, bu hususa ilişkin açıklamalar kendi taraflarınca da daha önceden yapıldığını, beyanlarını doğrular belgeler taraflarınca yerel mahkeme dosyasına sunulduğunu, taraflarınca daha önceden izah edildiği üzere, İstanbul 20. İcra Hukuk Mahkemesinde ikame edilen davada şirket yetkilisi tarafından atıldığı iddia edilen imzanın sahte olması nedeniyle imza tirazında bulunulduğunu, şirket yetkilisinin imza incelemesi yapılmasını talep ettiğini, davalı taraf müvekkili şirketin adresine ilişkin beyanları anlaşılamaz nitelikte olduğunu, mevcut incelemelere ve yerel mahkeme tarafından isabetli olarak takibe konu icra takibinde yer alan imzaların müvekkili şirket yetkililerine ait olmadığı ve müvekkili şirketin davalıya borçlu olmadığı hususu tespit edildiğini, nitekim bu hususun davalı tarafından da bilindiğini, mevcut duruma rağmen müvekkilinin usulüne uygun şekilde Ticaret Sicil Gazetesinde ilan ettirdiğini, takip ve dava tarihinde hala aktif şekilde kullandığı adresine ilişkin gerçeğe aykırı beyanlar ile mahkemeyi yanıltmaya çalıştığını, nitekim davalı tarafından mahkemece verilecek herhangi bir tedbir kararına itirazının bulunmadığı hususunu belirtildiğini, sadece bu durum dahi davalı tarafından haksız ve hukuka aykırı beyanlarda bulunduğunu biliyor olduğunu kanıtlar nitelikte kabul edilmesi gerektiğini, yine davalı tarafından dava açılmasına sebebiyet verenin kendisi olmadığı iddiası ile aleyhine hükmedilen vekalet ücretinin kaldırılmasını talep edilmesinin hukuken kabul edilebilir olmadığının da tartışmasız olduğunu, müvekkilinin yetkilileri tarafından imzalanmamış bir senedin takibe konulduğunu ve müvekkilinin borçlusu olmadığının bir borcu ödemeye zorlandığını, imzaların yetkililere ait olmadığı durum delillerle sabit olmasına rağmen hala haksız kazanç elde edilmeye çalışıldığını, izah edilen nedenlerle davalının haksız ve hukuka aykırı istinaf kanun yoluna başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu İİK 72 maddeye göre açılan menfi tespit davasıdır.Davacı icra takibine konu senetteki imzanın müvekkil şirket ait olmadığını belirterek menfi tespit davasının kabulünü talep ve dava etmiştir. Senetteki imzanın borçluya ait olduğunun ispat külfeti senet elinde olup, takibe başlayan ve imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya aittir. (HGK 26/04/2006 tarih, 2006/12-259 E., 2006/231 K. sayılı kararı) Bu durumda davanın niteliği itibari ile imzanın borçluya ait olduğunu kanıtlama külfeti alacaklıya aittir. ATK na ait 03/11/2021 tarihli  raporda özetle; Tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından yapılan incelemede; İnceleme konusu senette atılı borçlu imzası ile ..., ...'in mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği belirtilmiştir. İstanbul 20 İcra Mahkemesinin 17/09/2020 gün, 2019/719 Esas, 2020/670 Karar sayılı dosyasında, mahkemece \"Dosya içindeki tüm bilgi ve belgeler değerlendirildiğinde, davacı şirket yetkilisi her ne kadar imza itirazında bulunmuş ise de, takip konusu bononun  davacı şirket adına 08.05.2017 tarihinde keşide edildiği, senedin vade tarihinin 31.10.2017 olduğu, imza itirazında bulunan davacı şirket yetkilisinin keşideci şirket hisselerini 20.06.2017 tarihinde devraldığının ticaret sicil kayıtları ile sabit olduğu, davacının şirketi borç ve alacakları ile devraldığı, imzanın eski şirket yetkilisine ait olmadığına dair iddiada bulunmadığı, bu haliyle davacı şirket yetkilisinin şirket adına kendisi tarafından şirket devralınmadan önce şirket adına imza edilmiş senetteki imzaya itiraz edemeyeceği\" gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. İcra mahkemesinin takip hukukuna ilişkin kararları menfi tespit davası açılmasına engel olmayıp  kesin hüküm teşkil etmez. ATK raporunda incelemenin yargıtay içtihatlarına uygun olarak yapıldığı takip konusu çekte ki imzanın çek düzenleme tarihi itibarı ile davacı şirket yetkilisine ait olmadığı   tespit edilmiş olmakla davanın kabulüne dair verilen karar dosya kapsamına uygundur. Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla  yapılan inceleme neticesinde davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun  İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/12/2021 tarih ve 2020/500 E. 2021/955 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken  792,02TL-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 199,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 593,00-TL  harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 17/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f2e779ca371a7ae1","SID":"38817773e72a33e3"}}