{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: ....<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: ....<br>KARAR NO\t: ....<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t: ....<br>ÜYE\t\t: ....<br>ÜYE\t\t: ....<br>KATİP\t\t: ....<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 13/06/2024<br>NUMARASI\t: .... Esas - ....... Karar<br><br>İSTİNAF EDEN DAVACI\t: .......  <br>VEKİLİ\t: Av. ....<br>DAVALI\t: ....... Bankası ....<br>VEKİLİ\t: Av. ....<br>DAVA\t: Menfi Tespit (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br><br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 18/10/2024<br>YAZIM  TARİHİ\t: 23/10/2024<br>Davacı tarafından davalı aleyhine Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... esas sayılı dosyası ile açılan menfi tespit davasında 13/06/2024 tarihinde tesis edilen davanın usulden reddine ilişkin karara karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ....... isimli kişinin davalı bankadan krediler kullandığını ve müvekkilinin bu kredilere kefil olduğunu, borçların ödenmemesi nedeniyle alacağın tahsili için müvekkili hakkında Konya ...... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası ile icra takibi başlatıldığını, müvekkilini icra takibine itirazı sonucunda takibin durdurulduğunu, davalı bankanın icra takibine yapılan itirazın iptali için Konya ...... Asliye Hukuk Mahkemesine itirazın iptali davasını açtığını, yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne, takibin 97.097,57 TL kredi alacağı üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine şeklinde karar verildiğini, bu kararın davalı bankaca istinaf edildiğini, istinaf incelemesi sonucunda ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verildiğini, karara ilişkin yapılan temyiz incelemesi sonucunda Ankara ...... HD'nin kararının bozulmasına karar verildiği, Ankara ...... HD'nin bozma kararına karşı direnme kararı vermesi üzerine Y.H.G.K kararı ile direnme kararının bozulduğunu ve dosyanın halen istinaf incelemesinde olduğunu, istinaf incelemesi sırasında davacının kendi el yazısı ile kefalet tarihini yazmadığının belirlendiğini, ayrıca müvekkilinin ....... isimli kişiye kefil olurken eş rızasının da alınmadığını, bu nedenle kefalet sözleşmelerinin geçersiz olduğunu, bu nedenle müvekkilinin davalı bankaya borçlanmasının yasal olarak mümkün olmadığını belirterek; Konya ...... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ....... esas sayılı dava dosyası ile iş bu davanın birleştirilmesine, aksi halde davanın sonuçlanmasının bekletici mesele yapılmasına, müvekkilinin davalı bankaya ......., ......., ....... ve ....... nolu .......'ın kredilerine kefillikleri nedeniyle ve bu kefilliklerine dayalı olarak yapılan Konya ...... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasından borçlu olmadığının tespitine, davalının kefalet miktarının %20'si oranında kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davaya açmakta hiçbir hukuki yararı bulunmadığını, davacı hakkında başlatılan icra takibine itirazı üzerine itirazın iptali davası açıldığını, buna rağmen tekrardan menfi tespit davasının açılmasında davacı borçlunun hiçbir hukuki yararı bulunmadığını, borçlunun icra tehdidi altında bulunmadığını, hakkında başlatılan takibin durdurulduğunu, davacının dosyanın bekletici mesele yapılması ve davanın birleştirilmesi yönündeki beyanlarını kabul etmediklerini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı vekilinin sözleşmenin geçersizliği ve eş rıza belgesinin alınmadığı yönündeki beyanlarına da itiraz ettiklerini, kefalet sözleşmesinin geçerli olup .......'ın eşinden kefalete ilişkin  eş rıza belgesi alındığını belirterek; davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; \"...İİK'nın 72. maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılmış bir menfi tespit davasıdır. Tespit davası ile davalı bir şeyi yapmaya veya bir şeyden kaçınmaya mahkum edilemez, sadece taraflar arasındaki hukuki ilişkinin varlığı veya yokluğu ya da tereddütlü olan içeriği tespit edilir. Tespit davasında davacı, kendisi için söz konusu olan tehlike veya tereddütlü durumun ortaya çıkaracağı zararın ancak tespit davası ile giderilebileceğini ispat etmelidir. Tespit davası ile elde edilecek hukuki koruma başka bir yolla veya başka bir davayla sağlanabiliyorsa, davacının tespit davası açmasında hukuki bir yararı yoktur. Bir dava içerisinde iddia ve savunma olarak ileri sürülebilecek hususlar tespit davasının konusu olamaz. (Pekcanıtez/Atalay/Özekes, Medeni Usul Hukuku, 2011, s.300-302) Somut olayda davacı tarafından bu dava ile ileri sürülen iddialar, aynı takip dosyası nedeniyle daha önce açılmış olan itirazın iptali davasında savunma olarak ileri sürülebilir mahiyettedir. Mahkemece itirazın iptali davasında bir hüküm verilebilmesi için davalının (bu dosya davacısı) davacıya borçlu olup olmadığı, yani bu davanın konusu incelenecek olup nihayet yapılan bu incelemeye göre bir karar verilecektir. Dolayısıyla davacının ayrıca borçlu olmadığının tespiti yönünde menfi tespit davası açması ile davalının (itirazın iptali davası davacısı) usuli kazanılmış hakları da zedeleneceğinden davacının bu davada hukuki yararı olmadığı...\" gerekçesiyle; davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle HMK'nın 115/2. Maddesi gereğince usulden reddine şeklinde karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; derdestlik bakımından iki davanın aynı olması için diğer unsurların yanında (taraflar ve dava sebebi) dava konularının da aynı olması gerektiğini, iki davanın dava konusunun aynı olup olmadığını tespit edebilmek için, her iki davanın talep sonuçlarının karşılaştırılması gerektiğini, talep sonuçlarında farklılık bulunan davaların aynı davalar olmadığından aralarında derdestlik ilişkisi de bulunmadığını, Yargıtay kararlarında itirazın iptali ve menfi tespit davasının aynı dava olmadığının, bu sebeple derdestlik itirazının kabul edilmeyeceğinin belirtildiğini, söz konusu kararlarda itirazın iptali ve menfi tespit davasının sonuçlarının birbirini etkileyeceği esas alınarak iki davanın birleştirilmesi gerektiğinin vurgulandığını, geçersiz olan kefalet  hali bakımından sözleşmenin geçerli olmadığının tespit edilmesinde hukuki yarar bulunduğunu, davalının açmış olduğu itirazın iptaline ilişkin davada karar kesinleşmeden müvekkili hakkında yerel mahkeme kararına dayalı olarak icra takibi ve haciz işlemi uygulanması ihtimali karşısında müvekkili aleyhine bir tehdit bulunduğunu, bu nedenle müvekkilinin menfi tespit davasını açmakta hukuki yarar bulunduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava: menfi tespit talebine ilişkindir.<br>İstinaf incelemesi; Kamu düzenini ilgilendiren konularda resen, diğer yönlerden HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. <br>Yargıtay'ın yerleşik kararlarına göre alacaklı tarafından borçlu aleyhine açılmış bir itirazın iptali davası varken, borçlunun alacaklı aleyhine menfi tespit davası açmakta hukuki yararı bulunmamaktadır. Zira, itirazın iptali davasında  menfi tespit davasına konu itiraz ve def'ilerin dile getirilmesi mümkündür. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2021/7982 Esas,  2023/1943 Karar sayılı ilamı) Dava konusu somut olayda dosyada mevcut bilgi ve belgelere göre, davalı banka tarafından davacı aleyhine işbu menfi tespit davasına konu kredi sözleşmesine dayalı olarak icra takibi yapıldığı, davacının itirazı üzerine icra takibinin durduğu ve davalı banka tarafından davacı aleyhine itirazın iptali davası açıldığı, davanın halen Ankara Bölge Adliye Mahkemesi ..... Hukuk Dairesi'nin ....... Esas sayılı dosyası ile görülmekte olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre mahkemece davacının davalı banka aleyhine menfi tespit davası açmakta hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, bu nedenle davacı vekilinin istinaf talebinin HMK 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1- Davacının istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,<br>2- Alınan harç yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına, <br>3- İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, <br>4- İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>5- Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince; kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>6- Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 18/10/2024 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 362/1.a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.  <br><br>\t\t\t\t<br>Başkan ....<br>e-imzalıdır<br>Üye ....<br>e-imzalıdır <br>Üye ....<br>e-imzalıdır <br>Katip ....<br>e-imzalıdır <br><br> <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0d2cb670bcd0f0d0","SID":"a68a9423d589a949"}}