{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\tEsas-Karar No: ... Esas - ... <br>\tT.C.<br>\tKONYA<br>. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>     \t\t                                                                    TÜRK MİLLETİ ADINA <br>                                                                                                                   GEREKÇELİ KARAR<br>ESAS NO\t: <br>KARAR NO\t: <br><br>BAŞKAN\t: <br>ÜYE\t: <br>ÜYE\t: <br>KATİP\t: <br><br>DAVACI \t: <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI \t: <br>DAVA\t: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: <br>KARAR TARİHİ\t: <br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: <br><br>Mahkememizde görülmekte olan davanın dosya üzerinden yapılan incelemesi sonunda,<br>HEYETİMİZCE GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:<br>TALEP :<br>Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu 19/08/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıyı tanımadığını, hiçbir ticari ilişkisinin de olmadığını ayrıca müvekkilinin ev hanımı olup hiçbir ticari faaliyetinin de olmadığını, müvekkilinin okur yazarlığının da olmadığını, imza da atamadığını, davalının yanında birkaç kişiyle müvekkiline gelerek ellerinde her biri 500.000,00TL bedelli beş adet senet olduğunu, bu senet bedellerinin kendisinden tahsil edileceğini söylediğini, müvekkilinin bu konuyla ilgili savcılığa suç duyurusunda bulunduğunu, müvekkilinin senet bedellerinin cebri icra yoluyla tahsil edilmesinden endişe ettiğini, İİK'nun 72 maddesi uyarınca icra takibi başlatılmadan iş bu menfi tespit davasının açılabileceğini, icra takibi başlatılmamış davaya konu edilen senetlerin mahkememizce geçerliliğinin araştırılması ve senetler üzerindeki imzanın müvekkili eli ürünü olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini beyanla dava konu senetlerden dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, davalı tarafın %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :<br>Dava, menfi tespit davasıdır.<br>Usul ekonomisi gereği dava şartlarının öncelikle değerlendirilmesi gerektiğinden, iş bu davada davanın arabuluculuğa tabi olup olmadığı,  açılan davada arabuluculuk dava ön şartının yerine getirilip getirilmediği üzerinde durmak gerekmiştir. <br>Türk Ticaret Kanununun 5 inci maddesinden sonra gelmek üzere kanuna eklenen \"Dava Şartı Olarak Arabuluculuk\" başlıklı 7445 sayılı Kanunun 31.maddesi ile değişik 5/A maddesinin 1. fıkrasına göre; \"Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.\"<br> 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun dava şartı olarak arabuluculuk başlıklı 18/A maddesine göre ise \"(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. (2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.\" <br>Eldeki davanın konusunun bir miktar paraya ilişkin menfi tespit talepli ticari dava olduğu ve davanın 7445 sayılı Kanunun 31.maddesinin yürürlüğe girdiği 01/09/2023 tarihinden açıldığı anlaşılmaktadır.<br>Yukarıda yer verilen açık yasal düzenleme gereğince arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğinden bu konuda ilgili davacı vekiline tensip ara kararı ile ihtar yapılmıştır. Verilen kesin süre içinde arabuluculuk son tutanağının dosyaya sunulmamış olduğu anlaşılmakla aşağıdaki şekliyle hüküm tesis edilmiştir..<br>H Ü K Ü M : Yukarıda belirtilen nedenlerle;<br>1-Davacının davasının dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,<br>2-Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, <br>3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>4-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, <br>5-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgili tarafa  iadesine,<br>6-İş bu karar duruşma yapılmaksızın evrak üzerinden yapılan inceleme sonunda verildiğinden ve talep olmadan gerekçeli karar tebliğe çıkarılamayacağından varsa gider avansından harca yapılarak davanın 09/10/2024 tarihinde karara bağlandığı ve talep halinde gerekçeli kararın tebliğe çıkarılabileceği hususlarının tüm taraflara tebliğine, <br>Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Konya Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu oy birliği ile karar verildi.09/10/2024<br><br>Başkan \t\tÜye \t\tÜye \t\tKatip <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fd726b62b3192196","SID":"f0f519f846dd3a84"}}