{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   27. HUKUK DAİRESİ        <br>     Esas No: 2022/1210 - Karar No:2024/828<br>                     T.C.<br>                ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>       27. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: 2022/1210 <br>KARAR NO\t: 2024/828<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 21/06/2022<br>NUMARASI\t\t: 2022/1 E-2022/342 K<br><br>DAVACI-KARŞI DAVALI<br>DAVALI-KARŞI DAVACI<br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 17/10/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 23/10/2024<br><br>\tDavacı vekili tarafından davalı aleyhine, davalı- karşı davacı tarafından karşı davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davalarında mahkemece asıl davanın kabulüne, karşı davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine yapılan incelemede;<br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:\t<br>\tDavacı vekili; müvekkili ile davalı arasında imzalanan 01/08/2015 tarihli sözleşme ile davalının yükümlülüğündeki \"Polatlı Atıksu Arıtma Tesisi İnşaatı ve Kollektör Hakları\" işi kapsamında yapılacak Atıksu Arıtma Tesisinde bulunan bina ve su tutan yapıların malzemeli kaba ve ince işler işçiliği yapımı konusunda anlaşma sağlandığını, sözleşmedeki bitim tarinin 01/07/2016 tarihi olmasına rağmen 20/02/2016 tarihinde yapılan revize sözleşmeye eklenen iş programı ile sözleşmenin bitim tarihinin 11/07/2016 olarak belirlendiğini, sözleşmenin davalı tarafından haksız yere feshedildiğini, sözleşmenin 11/07/2016 tarihi bitimi olmasına rağmen 06/06/2016 tarihli ihtarname ile feshedildiğini, davalı tarafın sözleşme gereği üstüne düşen yükümlülükleri yerine getirmediğini, malzeme temininde geciktiğini, davalı tarafından beton programına uygun teslimat yapılmadığını, söz konusu gecikmenin sorumluluğunu da haksız olarak davacı müvekkiline yüklediğini, taraflar arasındaki sözleşmenin 6.7 maddesinde; \"İşin işverenden dolayı gecikmesi, durması, (işverenin temin edeceği malzemelerin zamanında gelmemesi, işverenin anlaştığı diğer tesisat, hafriyat, elektrik, taşeronlarının iş programını aksatması, 9.maddede belirtilen işverene ait sorumlulukların yerine getirilmemesi) halinde gecikilen süre iş programına ilave edilecektir.\" denildiği halde davalıdan kaynaklı gecikme sürelerinin iş programına ilave edilmediğini, davalı tarafın 01/12/2015 fatura tarihli 3 no'lu ve 13/04/2016 fatura tarihli 6 no'lu hakedişlerini sözleşmede yazılı sürede ödemediğini, her ne kadar davalı tarafından müvekkiline 21/06/2016 tarih ve 17333 yevmiye no'lu ihtarname ile sözleşmenin işin yapımındaki gecikmeden dolayı feshedildiği belirtilmiş ise de, söz konusu gecikmelerin sözleşmeye göre  davalının temin yükümlülüğü bulunan malzemelerin müvekkili firmaya sağlanmamasından kaynaklandığını, müvekkili tarafından Polatlı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/40 D.iş sayılı dosyası ile tespit yaptırıldığını, müvekkilinin kendi hesabına göre davalı taraftan fesih tarihi itibariyle 184.669,32 TL (KDV dahil) hakediş alacağının bulunduğunu, yine iş sonunda çıkacak tahmini hakediş tutarından yüklenici kârı olarak %25'i dikkate alındığında, 163.964,11 TL alacağının olduğunu, müvekkilinin yapmış olduğu imalatların hakediş bedeli ile sözleşme bedeli arasındaki fark olan 1.993.316,16 - 1.750.000,00 = 243.316,13 TL'ye KDV dahil edilmek suretiyle 287.113,07 TL alacağının bulunduğunu ve netice itibariyle 635.746,50 TL alacağı olduğunu,  şimdilik 10.000,00 TL'nin işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, 07/03/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile; 126.407,79 TL'nin işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\tDavalı-karşı davacı vekili; müvekkilinin yasal adresinin Ankara adresi olması nedeniyle  yetkili mahkemenin Ankara Mahkemelerinin olduğunu, görev ve yetki itirazında bulunduklarını, sözleşmenin müvekkili firma tarafından haklı nedenle ve usulüne uygun olarak feshedildiğini, ayrıca davacı- karşı davalının iddia ettiği gibi ek protokol ile sözleşme süresinin uzatılmadığını, müvekkilinin sözleşmeden kaynaklanan edimlerini süresinde ve sözleşmeye uygun bir şekilde yerine getirdiğini, projeleri de süresinde teslim ettiğini, davacı- karşı davalının zarar talebinin hukuka ve sözleşmeye uygun olmadığını, müvekkili şirketten alacağının olmadığını, feshine sebep olduğu işten kar payı talep etmesinin hukuka uygun olmadığını, karşı dava olarak davacı-karşı davalının sözleşmeye göre edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını, su tutucu betonarme yapıların su sızdırmazlık testleri sırasında oluşan su kaçaklarını önlemeye dönük olarak müvekkili şirket tarafından yaptırılan imalatların 213.230,00 TL'ye... Ltd. Şti.'ne yaptırıldığını, davacı- karşı davalının taahhütlerindeki eksikliklerinin maliyeti ile davacı- karşı davalı adına temin edilen malzemelerin maliyetinin yaklaşık 324.180,39 TL olduğunu, yine müvekkilinin SGK ödemesi, yemek bedeli, avans gibi ödemeler nedeniyle cari hesaptan alacağının ise; 109.239,00 TL olduğunu, bu miktarın fazladan ödendiğini, bu zararın tespiti ile davalıdan tahsiline karar verilmesini ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik eksik iş ve temin edilen malzeme bedeli olarak 5.000,00 TL, cari hesap alacağından 5.000,00 TL olmak üzere 10.000,00 TL'nin davalıdan avans faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiş, 07/03/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile; toplam 112.296,52 TL'nin davacı- karşı davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini  talep ve dava etmiştir. <br>\tDava ilk olarak Polatlı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) açılmış olup, mahkemece 22/02/2018 tarih ve 2017/163 Esas- 2018/103 Karar sayılı kararı ile; yetkili mahkemenini Ankara Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu gerekçesiyle, mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiş, dosya Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/302 Esasına kaydedilmiş, mahkemece 01/06/2021 tarih ve 2018/302 Esas- 2021/322 Karar sayılı kararı ile; mahkemenin yetkisizliği nedeniyle davanın HMK'nun 114.maddesi delaletiyle HMK'nun 115/2 maddesi gereğince dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine, dosyanın görevli ve yetkili Polatlı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) gönderilmesine, bu mahkemece de yetkisizlik kararı verilmesi nedeniyle olumsuz yetki uyuşmazlığının giderilmesi için Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'ne gönderilmesine karar verilmiş, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin 02/12/2021 tarih ve 2021/1545 Esas- 2021/1542 Karar sayılı kararı ile Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yargı yeri olarak belirlenmesine karar verilmiş ve dosya Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/1 Esasına kaydedilmiştir. <br>\tMahkemece, mahallinde inceleme yapan bilirkişilerin tespitlerine itibar edilerek, fesih hakedişinden (1.190.398,36 TL X %3) 35.711,95 TL nefaset kesilmesi gerekeceği sonucuna varıldığı, bu durumda davacının fesih hakedişi tutarının KDV dahil (1.404.670,06 TL-35.711,95 TL) 1.368.958,11 TL olarak hesaplandığı, davalı tarafından davacıya 1.171.554,47 TL ödeme yapıldığı, ayrıca 70.995,85 TL tutarında yemek verildiği ve davalı yanca , davacı namına 86.679,50 TL SGK prim borcunun ödediğinin belirlendiği, davalı- karşı davacı vekilince SGK prim borcu ödemesi karşı davada talep edildiğinden, ödemeler içerisinde dikkate alınmadığı, bu durumda davalı yanın toplam ödemesinin (1.171.554,47 TL+70.995,85 TL) 1.242.550,32 TL olarak tespit edildiği, ödemeler tutarı tenzil edildiğinde davacı- karşı davalının bakiye hakediş alacağının (1.368.958,11 TL-1.242.550,32 TL) 126.407,79 TL olarak belirlendiğini belirtilen bilirkişi raporu sunulduğu, sonuç olarak sözleşmenin davalı-karşı davacı şirket tarafından feshedilmesinin haklı gerekçeyle fesih olarak değerlendirilmesinin mümkün olduğu, imalat metrajları hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı, bu durumda asıl dava yönünden; davacı- karşı davalının 126.407,79 TL bakiye hakediş alacağı bulunduğu, kar kaybı ve sözleşmenin 8.2. maddesine dayanak taleplerinin yerinde olmadığı, şimdilik 10.000,00 TL talep edildiği, karşı dava yönünden; davalı-karşı davacının, eksik işler ve ayıplar için ödediği 213.230,00 TL'nin tahsilini talep etmiş ise de, bu husus fesih kesin hakedişinde %3 nefaset bedeli kesintisi olarak dikkate alındığından, talebin mükerrerlik yaratacağı, davacı adına 324.180,39 TL tutarında malzeme alındığı iddia edilmiş ise de belgelerine rastlanmadığı, ayrıca davalı-karşı davacının, davacı-karşı davalı adına SGK'ya 86.679,50 TL ödediği, davada şimdilik 5.000,00 TL'nin talep edildiğini belirten bilirkişi raporunun sunulduğunun anlaşıldığı, bilirkişi raporunun hükme esas alınarak değerlendirildiği ve asıl davanın kabulü ile 126.407,79 TL alacağın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, alacağın 10.000,00 TL'sine 14/04/2017 dava tarihinden itibaren bakiye 116.407,79 TL'sine 07/03/2022 ıslah tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine ve davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karşı davanın kısmen kabulü ile 86.679,50 TL alacağın davalıdan alınarak karşı davacıya verilmesine, alacağın 10.000,00 TL'sine 10/05/2017 dava tarihinden itibaren, bakiye 76.679,50 TL'sine 07/03/2022 ıslah tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine ve davalıdan alınarak karşı davacıya verilmesine karar verilmiştir. <br>\tDavacı- karşı davalı vekili istinaf başvurusunda; aleyhlerine olan hususları kabul etmediklerini, hukuki görüş bildirilen bilirkişi kurulu raporunun hükme esas alınmasının hatalı olup, itirazlarının karşılanmadığını, denetime elverişli olmayan bilirkişi raporunun kopyalanarak gerekçesiz hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda talep edilen alacak kalemlerinin tamamı yönünden bir hesaplama yapılmadığını ve bilirkişilerce feshin haklı olduğu yönünde hukuki görüş bildirildiğini, feshin haklı olup olmaması hususlarının mahkeme takdirine bırakılarak, haklı fesih durumunda ve haksız fesih durumunda olmak üzere ayrı ayrı terditli bir hesaplama yoluna gidilmesi gerektiğini,  bilirkişi raporunun fesih haklıymış gibi yanlı bir rapor olduğunu, haksız fesih ile ilgili bilirkişi kurulu tarafından tespit yapılmasının ve mahkemece tespitin aynen gerekçeye kopyala yapıtrığı yapılmasının hatalı olduğunu, talep ettikleri 2 kalem alacaklarının sırf bu yüzden hesaplanmamasının kanuna ve yerleşik içtihatlara aykırı olduğunu, haksız fesih ile ilgili yeterli inceleme yapılmadığını, işveren feshinin haklı veya haksız olduğunun tespitinin,  yalnızca taraflarca tanzim edilen 11.05.2016 tarihli tutanağın esas alınarak sınırlı bir şekilde değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, bu tutanağın bir iş programı olmayıp, bir takım hedeflerden ibaret olduğunu, sözleşme tanzim tarihi itibariyle de taraflar arasında resmi bir iş programı bulunmadığını, zira idarece onaylı müvekkili tarafından da kabul ve taahhüt edilen işin başlama ve bitiş tarihlerini, hangi imalatların hangi tarihler arasında yapılacağını gösterir resmi iş programının sözleşme safhasında müvekkili firmaya verilmediğini, sözleşme tarihinden 7 ay sonra sözleşme süresinin bitmesine 4 ay kala davalı ile müvekkili firma arasında imzalanan 20.02.2016 tarihli ek protokole bir takım hedefler eklendiğini ancak bu belirlenen hedeflerin yerine getirilebilmesi için davalı tarafın gerekli olan yükümlülüklerini yerine getirmediğini, hakedişleri ödemediğini ve uygulama projelerini ve malzemeleri zamanında temin etmediğini, ortada ödenmeyen hakedişlerin, zamanında onaylatılmayan projelerin ve teslim edilmeyen malzemelerin mevcut olduğunun izah edildiğini ve bu konuda 11.05.2016 tarihli tutunaktan sonra davalının temerrüde düşürülmesine yönelik bir ihtara gerek olmadığını, 11.05.2016 tarihli tutanağın geçici yada kesin hakediş belgesi olmadığını, tutanakla hakediş ödeme tarihlerinin değiştirilmediğini, ödenmeyen hakedişlerin olduğunu, mahkemenin feshin haklı olduğuna ilişkin bilirkişi kanaatini benimsemesinin hukuka aykırı olduğunu, ödemelerin geç yapıldığına yönelik muhasebe kayıtlarının gözardı edildiğini, projelerin geç teslim edildiğine dair detaylı inceleme yapılmadığını, işverenin yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği hususunun irdelenmesi gerektiğini, hakedişlerin geç ödendiği hususunun mali müşavir onaylı muhasebe kayıtlarında açıkça görüldüğünü ve mahkemenin gerekçesinde bu hususun irdelenmediğini, fesih tarihine kadar müvekkilinin fatura alacağının ödenmediğini, işsahibinin asli ediminin ücret ödeme borcu olduğunu, taraflar arasında düzenlenen 15.10.2016 tarihli tutanakta da ödemelerle ilgili bir husus bulunmadığını ve bu tutanağın düzenlenmiş olmasının davalı tarafından hakedişlerin ödendiği yada ödenmemesine müvekkili tarafından muvafakat gösterildiği anlamı taşımadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda iki kalem daha hesap yapılmaması için itirazların yerinde olmadığı değerlendirmesi yapılmasının açıkça görevi suistimal edildiğinin göstergesi olduğunu, hakediş bedellerini süresinde ödemeyen davalının ihtara gerek kalmaksızın temerrüde düştüğünü, müvekkili tarafından davalıya çeşitli tarihlerde gönderilen e posta yazılarında da malzeme temini ve bir takım tedbirlerin alınmasının istenildiğini, davalının 02.03.2016 tarihli cevabi yazılarında eksik ve kusuru kabul ettiğini ve bunların giderileceği yönünde cevaplar verdiğini, en son gönderilen 23.04.2016 tarihli e posta yazısında da malzeme teminindeki aksaklıkların devam ettiğinin bildirildiğini, feshin haksız olduğunu, proje ve malzeme temini sağlanmadan, hakediş ödemeleri yapılmadan müvekkili tarafından işin tamamlanmasının beklenemeyeceğini, bu hususların irdelenmediğini, ilave imalatlara ilişkin hakedişlerin ve çalışılmayan günler maliyetinin hesaplamalarda gözardı edildiğini, müvekkilinin onayı olmadan nam ve hesabına yapılan ödemelerin hiç birinden sorumlu olmayıp, karşı davanın reddi gerektiğini, davalı işverenin, yemek bedeli ve müvekkili firma adına sgk prim borçlarını ödediğini belirterek bu miktarın tahsili talep ettiğini, bilirkişi kurulu tarafından da davalı işverenin bu kalemi talep ettiğinden ödenen miktarın belirlendiğini ancak müvekkili adına neye ilişkin olduğu belli olmayan ve müvekkili firma tarafından denetlenemeyen bir meblağın borçlusu olmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, sgk ödemesi itirazı irdelenirken de \"davacının ticari kayıtları incelenerek 320 hesabına kaydedilen 70.995,85 TL yemek faturası kaydına istinaden virman yapıldığı....raporun davacı şirket kayıtları ile uyumlu olduğu\" şeklinde anlamdırılamayan bir gerekçe oluşturulduğunu, sgk kesintisine yönelik itirazlarının da karşılanmadığını, müvekkilinin sorumlu olmadığı bir alacak kalemi ve tutardan sorumlu tutulmasının kabullerinde olmayıp davalı işverene karşı herhangi bir cari borcunun bulunmadığını, karşı tarafça sözleşmenin haksız yere feshedilmesinden sonra  müvekkili namı hesabına ödeme yapıldığını iddia etmesinin hayatın doğal akışına ticari teamüle ve işin yapım mantığına aykırı olduğunu, mahkemece kabul edilen bu alacak kalemine yönelik karşı davanın kısmen kabulüne dair hükmün ortadan kaldırılması gerektiğini, mahkemece karşı davacının talep ettiği alacak kalemleri ayrılmadan bir bütün olarak 10.000,00 TL'ye dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesinin hatalı olduğunu, karşı davada 2 alacak kalemi yönünden ayrı ayrı 5.000,00 TL olmak üzere toplam 10.000,00 TL üzerinden karşı dava açıldığını,  5.000,00 TL'nin eksik iş ve temin edilen malzeme bedeli ile 5.000,00 TL'nin cari hesap alacağı olduğunun belirtildiğini ancak karar verilirken karşı dava dilekçesinde cari alacak yönünden 5.000,00 TL talep edilmiş iken, talep aşılarak ve haksız bir şekilde 10.000,00 TL üzerinden dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, karşı davanın reddine ilişkin itirazları tekrar etmekle birlikte, aksi bir kararda dahi mahkemece talep aşılarak 5.000,00 TL yerine 10.000,00 TL üzerinde cari hesap talebi varmış gibi hüküm kurulması ve faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek, mahkeme kararının kaldırılarak, asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDavalı-karşı davacı vekili istinaf başvurusunda; müvekkili aleyhine kurulan kararın hukuka aykırı olduğunu, taraflar arasındaki sözleşme sonrasında 06.06.2016 tarihinde sözleşmenin müvekkili tarafından haklı nedenlerle feshedildiğini, dava dışı ....Şti ile eksik işlerin tamamlanması için yapılan sözleşmeye istinaden 12.07.2016 tarihinde 122.175,25 TL, 27.07.2016 tarihinde 70.825,00 TL ve 12.08.2016 tarihinde 20.230,00 TL olmak üzere toplam 213.230,25 TL'lik hakediş raporu düzenlenmiş olup, ödemesinin yapıldığını, ....Şti'nin 13.07.2016 tarihinde yaptırdığı tespitte, tespit tarihi itibariyle yapılan işin bedelinin 985.492,50 TL olduğunu, davacı- karşı davalının sözleşmenin feshi ile tespit tarihi arasında geçen sürede dava dışı ....Şti tarafından alınan 122.175,25 TL'lik hakediş raporu bulunmakta olup, yapılan tespitte alınan bilirkişi raporunda bu firma tarafından yapılan işlerin de dahil edildiğini, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, raporun çelişkili olup, denetime açık olmadığını, yapılan itirazlarının karşılanmadan hükme esas alındığını, bilirkişi raporunun değerlendirmeler bölümünde \"bilirkişilerin (13.07.2016 tarihinde davacı tarafından mahallinde yaptırılan tespit raporu kastedilmektedir) tespit ettiği metrajlarla, müşavirin tespit ettiği metrajlar arasında fark bulunmamaktadır. Heyetimiz bu tespitlere itibar etmiştir.\" şeklindeki görüşünden sonra raporunun 18. sayfasında da davacının fesih hakediş miktarı olarak 1.404.670,06 TL olarak kabul edilmiş olup, sonrasında  19.sayfada \"heyetimiz dosya üzerinden inceleme yapmış olup mahallinde inceleme yapan bilirkişilerin tespitlerine itibar ederek fesih hakedişinden (1.190.398,36x%3) = 35.711,95 TL nefaset kesilmesi gerekeceği sonucuna varmıştır.\" denilerek tespit raporuna itibar edildiğini,  13.07.2016 tarihi itibariyle davacı-karşı davalının yapmış olduğu iş bedelinin 985.492,50 TL olarak hesaplandığını, fesih, hakediş miktarı ve tespit raporu arasında çelişki bulunduğunu, ayrıca fesih hakedişi olarak bazen 1.404,670,06 TL, bazen de 1.190.398,36 TL'nin kabul edildiğini, bu hususta yapılan itirazların açık bir şekilde tartışılmadan aynı görüşü içeren ek raporun alındığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda defterler ve kayıtlar üzerinde yapılan inceleme sonucunda davacının fesih hakediş miktarının 1.404.670,06 TL kabul edildikten sonra müvekkili tarafından davalının edimlerini yerine getirmemesi sebebiyle dava dışı ....Şti tarafından 213.230,00 TL bedelle yaptırılan işlerin bedeli düşülmeden, davacı- karşı davalı alacağının hesaplandığını, gerekçe olarak \"tespit bilirkişilerince poliüretan enjeksiyon imalatına ilişkin bir belirlemeye rastlanmamıştır. Yine davacı taşeronun sözleşmesinde WABTR.CW.023. Poz no'su ile 'dilatasyon derzlerinin ... ile doldurulması' tanımlı iş kalemi yer almaktadır. Bahse konu iki kalem işin aynı iş olup olmadığı belirlenememiş, ise de aynı imalatlar olduğu belirlenmesi halinde, zaten davacı taşeron bahse konu iş kalemiyle ilgili bir ödeme yapılmadığından, bu tutarın talep edilemeyeceği düşünülmektedir.\" şeklinde görüş bildirilerek , fesih hakedişinden %3 nefaset kesilmesi gerektiğinin belirtildiğini, bilirkişilerin iki kalem işin aynı olup olmadığını belirleyemediğini, bir yandan da aynı olması halinde ise ödeme yapılmadı diye bu miktarları talep edemeyecekleri yönünde görüş bildirdiklerini, mahkemece bu husus aydınlatılmadan bu haliyle raporun karara dayanak yapıldığını, dava dışı ....Şti'ye ödenen miktarın hesaplamadan düşülmesi gerektiğini, zira bilirkişi kurulunun raporunda kabul ettiği fesih hakediş miktarına, yani işin sonlanması sonrasında oluşacak miktara dava dışı bu firma tarafından yapılan işlerin maliyeti dahil edilerek hesaplama yapılması gerektiğini, hesaplamaya dahil edilmiyorsa eksik iş bedeli olarak sunulan fatura ve hakediş raporlarının eksik iş bedeli olarak kabul edilmesi gerektiğini, nitekim tespit raporundan bir gün önce 12.07.2016 tarihinde adı geçen firmaya 122.175,25 TL'lik hakediş raporu hazırlandığını ve bu raporun tarafların mutabakatı ile kabul edildiğini, işlerin aynı olup olmadığını belirleyemeden, nasıl olsa davacıya ödeme yapılmamış diyerek hesaplamaya dahil edilmesin görüşünün kabul edilemeyeceğini, bu durumun hakkaniyete aykırı olduğunu, üstelik bilirkişi kurulu raporunun da tespit edildiği gibi davacı-karşı davalının edimlerini süresinde yerine getirmeyerek, sözleşmenin feshine sebep olduğunu, davacının kusuru nedeniyle sözleşmenin feshedilmesi sonrası projenin tamamlanması için alınan hizmet bedelinin totalden düşülmesi gerektiğini, yine sözleşmenin fesih tarihinden yaklaşık 37 gün sonra ....Şti'nin 122.175,55 TL'lik hakedişinin de dahil olmak üzere davacının kendi yaptırdığı tespitte o tarih itibariyle iş bedelinin 985.492,50 TL olup, müvekkilinin ödemesi ise SGK prim ödemesi hariç 1.242.550,32 TL olduğunu, tespit raporunda yapılan iş bedelinin açık olduğunu, 03.10.2018 tarihli bilirkişi kurulu raporu ile 03.01.2020 tarihli ek bilirkişi raporunun olayın oluşuna uygun olup, hükme esas alınması gerektiğini, 06.01.2020 tarihli bilirkişi raporu ile bu raporlar arasında çelişkiler bulunduğunu ve giderilmesi gerektiğini, karşı davada hükmedilen alacak miktarına faturaya rağmen eksik hükmedildiğini, bilirkişi raporunda davacı- karşı davalı adına ödenen SGK-MOSSİP ödemelerini 86.679,50 TL olarak belirlendiğini, bu tutarın hatalı olduğunu ve yapılan itirazların mahkemece değerlendirilmeyerek, eksik inceleme ile hatalı hüküm kurulduğunu, oysa dosyaya sunulan belgelerden müvekkilinin karşı taraf adına 31.03.2016 tarihinde 2.392,03 TL, 1.03.2016 tarihinde 40.057,84 TL, 02.05.2016 tarihinde16.747,34 TL, 06.06.2016 tarihinde 18.933,18 TL, 04.07.2016 tarihinde 15.702,82 TL ve 01.08.2016 tarihinde 8.752,74 TL olmak üzere toplam 102.585,95 TL ödeme yaptığını,  dava dışı ....Şti'ye ödenen 213.230,00 TL'nin müvekkiline ödenmesi gerektiğini, karşı davalının edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle sözleşme sona erdirilmiş ve alınan ihale gereği şartnamede belirtilen sürede işlerin teslimi için dava dışı ....Ltd.Şti ile müvekkili arasında eksik imalatların yapıldığını, dosyaya sunulan faturalardan da anlaşılacağı üzere bu miktarın toplamda 213.230,85 TL olup, 13.07.2016 tarihli tespit raporu esas alınacak ise bu raporda ....Ltd.Şti tarafından yapılan işler ve imalatlar tespit raporunda kalem olarak yazıldığından bedeli müvekkili tarafından ödendiğinden işbu miktar yönünden müvekkilinin davacı-karşı davalıdan alacaklı olduğunu ancak mahkemece bu hususun değerlendirilmeden hüküm kurulduğu belirterek, mahkeme kararının kaldırılarak, davanın reddi, karşı davanın ise kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.  <br>\tAsıl ve karşı dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece asıl davanın kabulüne, karşı davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>\tİnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. <br>\tMahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek  yasal düzenlemelere uygun ve isabetli  karar verilmiş olduğu,  ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla,  davalı-karşı davacı vekilinin tüm istinaf nedenlerinin, davacı- karşı davalı vekilinin aşağıdaki bent dışındaki istinaf nedenlerinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tTaraflar arasında 01/08/2015 tarihli  Polatlı Atıksu Arıtma Tesisi İnşaatı ve Kollektör Hattı işini konu alan 1.650.201,75 TL bedelli sözleşme imzalandığı ihtilafsızdır. <br>\tTaraflar arasındaki sözleşme kapsamında işin 01.07.2016 tarihinde bitirilmesi gerektiği ancak yine taraflar arasında düzenlenen 20/02/2016 tarihli ek protokol ekindeki iş programı ile revize edilmiş birim fiyatlarının yer aldığı ve toplam sözleşme tutarının 1.993.316,16 TL olarak gösterilerek, iş bitim tarihinin 10 günlük ek süre verilerek 11.07.2016 tarihi olarak düzenlendiği anlaşılmaktadır. <br>\tYine, sözleşmenin ifası aşamasında taraflar arasındaki 11.05.2016 tarihinde düzenlenen belgede; su yapıları ve binaların betonarme işlerinin Haziran 2016 sonuna kadar tamamlanacağı, bu hedefin sağlanması için işçi sayısının 16.05.2016 tarihine kadar arttırılacağı, eksik görülen kalıp malzemeleri/ kerestenin davalı şirket tarafından ....Şti namına temin edilip, hakedişten düşüleceği, binaların ince işlerinin ana kalemlerinin Haziran 2016 sonuna kadar tamamlanacağı, Temmuz 2016 sonunda da ince işlerin tamamlanacağı, 18.05.2016 tarihine kadar tuğla ve sıva işlerinde çalışmak üzere vasıflı işçinin şantiyeye getirileceği ve sonra bu sayının 12'ye çıkarılacağı hususunun düzenlendiği, davalı yüklenicinin 18.05.2016 tarihinde personel sayısının arttırılması hususunda davacı- karşı davalıya uyarı yazısı gönderdiği, sözleşme gereği işin bitirilmesi gereken tarihten önce 06.06.2016 tarihinde sözleşmenin davalı tarafından feshedildiği anlaşılmaktadır. \t<br>\tMahkemesince, yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporlarıyla sözleşme hükümlerine uygun olarak davacı- karşı davalı taşeronun sözleşme içi ve dışı yapmış olduğu imalatların belirlendiği ve bu imalatlardaki nefaset de değerlendirilmek suretiyle, yine sözleşme hükümlerine uygun olarak davacı taşeron adına ödenen yemek bedelleri ve ihtilafsız olan hakediş ödeme miktarlarının mahsubu ile davacı- karşı davalı taşeronun bakiye 126.407,79 TL alacağı olduğu tespit edilmiştir. <br>\tMahkemece yapılan yargılama, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı taşeronun iş programının gerisinde kaldığı, sözleşme kapsamında kararlaştırılan süre ile fesih tarihi dikkate alındığında, kalan sürede işin tamamlanamayacağının anlaşılmasına, davalı yüklenici tarafından da yapılan imalat miktarı kadar ödeme yapılmadığı, 6 no'lu hakedişin 11.05.2016 tarihli protokole rağmen geç ödendiği anlaşılmakla tarafların sözleşmenin feshinde ortak kusurlu olduklarının kabulü gerekmiştir. <br>\tYerleşik Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere sözleşmenin feshinde tarafların ortak kusurlu olmaları halinde, davadaki talep kalemleri dikkate alındığında, davacı- karşı davalı tarafça sözleşme ilişkisi nedeniyle yapmış olduğu imalat bedelinin talep edilebileceği, müspet zarar kapsamında kalan kar kaybı talep etmesi mümkün olmadığından, mahkemenin sözleşmenin haklı feshine ilişkin gerekçesi yerinde görülmediğinden, mahrum kalınan kâr talebinin bu nedenle reddi gerekirken, yazılı gerekçeyle reddi kararı verilmesi doğru olmamıştır. <br>\tTüm bu açıklamalar kapsamında, taraflar arasındaki sözleşmenin tarafların ortak kusuru ile feshedildiği kabul edilerek, asıl davada sözleşmeye uygun hesaplanan 2. bilirkişi raporu esas alınarak, imalat bedeline yönelik dava ve ıslah da dikkate alınarak, davanın kısmen kabulüe ile 126.407,79 TL alacağın tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, karşı dava yönünden ise; karşı davadaki talep kalemleri, davacı teşorunun karşı davacıya yönelik istinaf nedenleri dikkate alınarak davanın davalı adına yapılan SGK ödemeleri yönünden 5.000,00 TL'sine dava tarihinden, bakiye kısmına ise ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak karşı davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tAçıklanan nedenlerle; davalı- karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, davacı- karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının HMK'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince kaldırılmasına, asıl davanın kabulü ile 126.407,79 TL alacağın; 10.000,00 TL'sine 14/04/2017 dava tarihinden itibaren, bakiye 116.407,79 TL'sine 07/03/2022 ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karşı davanın kısmen kabulü ile 86.679,50 TL alacağın; 5.000,00 TL'sine 10/05/2017 dava tarihinden itibaren, bakiye 81.679,5‬0 TL'sine 07/03/2022 ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte karşı davalıdan alınarak karşı davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmesi gerekmiştir. <br>\t HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalı- karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, <br>\t2-Davacı- karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, <br>\t3-Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/06/2022 tarih ve 2022/1 Esas- 2022/342 Karar sayılı kararının HMK'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince kaldırılmasına,<br>\t4-Asıl davanın kabulüne, <br>\ta-126.407,79 TL alacağın; 10.000,00 TL'sine 14/04/2017 dava tarihinden itibaren, bakiye 116.407,79 TL'sine 07/03/2022 ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>\tb-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 8.634,92 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 170,78 TL ile 1.988,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 2.158,78 TL'nin mahsubu ile bakiye 6.476,14 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, <br>\tc-Davacı tarafından yapılan 166,50 TL posta ve tebligat gideri, 7.000,00 TL bilirkişi ücreti, 1.988,00 TL ıslah harcı, dava açılırken ödenen 202,18 TL yargılama harcı olmak üzere toplam 9.356,68 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, <br>\td-Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>\t5-Karşı davanın kısmen kabulüne, <br>\ta-86.679,50 TL alacağın; 5.000,00 TL'sine 10/05/2017 dava tarihinden itibaren, bakiye 81.679,50 TL'sine 07/03/2022 ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte karşı davalıdan alınarak karşı davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,<br>\tb-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 5.921,07 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 100,00 TL ile 1.748,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplamı 1.848,00 TL'nin mahsubu ile kalan 4.073,07‬ TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, <br>\tc-Davacı tarafından yatırılan toplam 1.848,00 TL harcın karşı davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>\td-Davacı tarafından yapılan 148,50 TL posta ve tebligat giderinin davanın kabul oranına göre takdiren 114,61 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın kendi üzerinde bırakılmasına, <br>\te-Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>\tf-Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 25.617,02 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>\t6-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince, taraflarca yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilk derece mahkemesince ilgili tarafa iadesine,\t<br>\tİstinaf incelemesi yönünden;    <br>7-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı- karşı davalı tarafından yatırılan 2.160,00 TL istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine, <br>8-Harçlar Kanunu gereğince davalı- karşı davacıdan;<br>\t-Asıl davanın istinafı yönünden alınması gereken 8.634,92 TL istinaf karar harcından peşin alınan 2.160,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.474,92 TL harcın davalı-karşı davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, <br>\t-Karşı davanın istinaf yönünden alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davalı-karşı davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, <br>9-İstinaf talep eden davacı- karşı davalı tarafından yapılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 64,50 TL tebligat gideri ile 77,00 TL dosya posta gideri olmak üzere toplam 362,2‬0 TL istinaf yargılama giderinin davalı- karşı davacıdan alınarak davacı- karşı davalıya verilmesine, <br>10-Davalı- karşı davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçları ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 17/10/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>  \t \t \t<br><br>Başkan <br> e-imzalıdır<br><br>Üye <br> e-imzalıdır<br><br>Üye <br> e-imzalıdır<br><br>Katip <br> e-imzalıdır<br><br><br>e-imzalıdır       e-imzalıdır        e-imzalıdır       e-imzalıdır<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"03359ef6d685f79b","SID":"4a4838cdc984e800"}}