{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. KONYA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: ......<br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: ......... <br>KARAR NO\t: ......<br>KARAR TARİHİ\t: 31/10/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t: ......<br>ÜYE\t\t: ......<br>ÜYE\t\t: ......<br>KATİP\t: ......<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ\t: 26/12/2023<br>NUMARASI\t: ......... Esas ......... Karar <br><br>DAVACI \t: .........  <br>VEKİLİ\t: Av. Ö......<br>DAVALILAR \t: 1-......... ......  <br>VEKİLİ\t:Av.......<br> \t  2- .........  <br>VEKİLİ\t: Av. ......<br> \t  3- ......... SİGORTA A.Ş.<br>VEKİLİ\t: Av. ......<br> \t  4- .........  <br>VEKİLİ\t: Av. ......<br>DAVA\t: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ\t: 31/10/2024<br>İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 31/10/2024<br><br>Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 25.03.2021 tarihinde Konya İli Selçuklu İlçesi Yazır Mahallesi ......... Caddesi üzerinde davalı ......... ......'in sürücüsü olduğu ............... numaralı Genişletilmiş Kasko Poliçesi ile davalı ......... SİGORTA ŞİRKETİNE sigortalı, davalı .........'ın üzerine kayıtlı ......... plaka sayılı araç ile yolun sağında durduğu ve arka koltuğunda bulunan yolcu davalı .........'nın araçtan inmek için aracın sol arka kapısını açtığı sırada, açılan yolcu kapısına geriden gelen, kazada hiçbir kusuru olmadığı kaza tespit tutanağı ile sabit olan davacının eşi .........'ın sevk ve idaresinde bulunan ruhsata tabi olmayan elektrikli bisikletin çarpması sonucu elektrikli bisiklette sürücü .........'ın arkasında oturan eşi davacı .........'ın malul kalmasına sebep olduğunu, davacının şuan felçli, yürüme ve elini/kolunu kullanma yetisini yitirmiş durumda olduğunu, hayatı boyunca devamlı olarak bir başkasının yardım ve gözetimine muhtaç halde olduğunu, kaza tespit tutanağında davacının kusurunun olmadığının belirtildiğini, ......... plakalı aracın genişletilmiş kasko poliçesi ile sigortalı olması sebebiyle manevi tazminatı da kapsadığını belirterek, davacının uğramış olduğu manevi zararın tazmini için 50.000 TL manevi tazminatın sigorta şirketi açısından poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere arabuluculuk başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, diğer davalılar açısından kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı ......... Sigorta A.Ş. Vekili cevap dilekçesinde özetle; Kazaya karışan .........<br> plakalı araç davacı şirket nezdinde ............... nolu Tüm Oto Sigorta Poliçesi ile 17/10/2020-2021 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, hiçbir surette davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla poliçeye müstenit müşterek müteselsil sorumluluğunun poliçe limitiyle sınırlı olup, masraf ve vekalet ücreti sorumluluğunun da bu miktara isabet eden oranlarda olacağını, poliçe limiti maktuen ödenecek rakam olmadığını, sorumluluğunun sigortalı araç  sürücüsünün  kusur  oranında   ve    zarar   nispetinde   olduğunu  belirlenecek   tazminat tutarlarının poliçe teminatını aşmaması gerektiğini, ihtiyari Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi nedeniyle davalı şirketin sorumluluğuna gidilmeden evvel söz konusu zararın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesinden karşılanması gerektiğini, davacının talep etmiş olduğu manevi tazminat miktarı afaki ve fahiş olduğunu, \"Araç işleteninin ve sürücünün kusursuz olduğu hallerde sigortacının da tazminat ödeme yükümlülüğü olmayacaktır.\" kuralı gereğince davalı şirketin davacıya herhangi bir tazminat ödeme yükümlülüğü bulunmadığını, sürekli sakatlık tazminatı hesabı yapılması halinde Maluliyete ilişkin tespitlerin Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu tarafından tespit edilmesi gerektiğini, kaza sırasında emniyet kemerinin takılı olup olmadığının önemli bir durum olduğunu, hakkaniyet indirimi hususunun dikkate alınmasını, davalı  sigorta şirketi aleyhine açılan tamamen haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı ......... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının belirsiz alacak davası olarak açtığı davasının hukuki yarar yokluğu sebebiyle reddine karar verilmesini, dava arkadaşlığı olan taraflar açısından talebin bölünmezliği ilkesi gereğince sadece davalı sigorta şirketi için arabuluculuk başvuru tarihinden itibaren faizin işletilmesi diğer tüm davalılar yönündense kaza tarihinden itibaren faizin işletilmesi yönündeki talebi usul ve yasaya aykırı olduğunu, faiz talebinin tüm davalılar açısından arabuluculuk başvuru tarihi itibariyle işletilmesi şeklinde kabulünü talep ettiklerini, davalı .........'ın kusurlu olduğu yönündeki taleplerini kabul etmediklerini, davacının günlük yaşamsal faaliyetlerini yapabilecek durumda olduğunu ve bu sebeple malul durumunu kabul etmediklerini, davacının kaza nedeniyle sigorta şirketlerinden almış olduğu ücretlerin sorulması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı ......... ...... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kazayı kaza tespit tutanağının yansıtmadığını, bu sebeple dikkate  alınmaması gerektiğini, davalının sürücü adayı konumunda olduğunu, tamamen usta sürücünün yönlendirmeleri ile hareket ettiğini, 3. Kişilerin kusurları sebebiyle kazanın meydana geldiğini, dikkat edilmesi gereken bir diğer hususun ise aracın eğitim aracı olması, dava dışı usta öğreticinin ve kazaya sebebiyet veren diğer sürücü .........'ın da kusur durumunun tespit edilmesi gerektiğini, müterafik kusur indiriminin göz önünde bulundurulması gerektiğini, fahiş miktarda manevi tazminat talep edildiğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :<br>Konya.... Asliye Hukuk Mahkemesi ......... Esas ......... Karar sayılı gerekçeli kararında özetle; \"Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davalı .........'ın üzerine kayıtlı ......... plaka sayılı aracın yolun sağında durduğu esnada, arka koltuğunda bulunan yolcu davalı .........'nın araçtan inmek için aracın sol arka kapısını açtığı sırada, .........'ın sevk ve idaresinde bulunan ruhsata tabi olmayan elektrikli bisikletin arabanın kapısına çarpması sonucu yaralamalı trafik kazası meydana geldiği, elektrikli bisiklette yolcu olarak bulunan davacı .........'ın  yaralandığından bahisle mahkememizde tazminat davası açıldığı, davalı tarafların ise davanın reddini talep ettiği anlaşılmıştır. Söz konusu trafik kazasının meydana gelmesinde  sürücüsü ......... ......'in %50 oranında kusurlu olduğu, ......... plakalı aracın sol arka kapısını açan yolcu .........'nın %50 oranında kusurlu olduğunun alınan bilirkişi raporu ile tespit edildiği, davacının dava konusu trafik kazasına bağlı olarak maluliyetine ilişkin rapor aldırıldığı, kazaya karışan  ......... plakalı sayılı aracın davalı ......... Sigorta şirketine  ............... poliçe numarası ile Tüm Oto Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğu, .........'ın ise kazaya karışan ......... plakalı sayılı aracın işleteni konumunda olduğu, davacının maddi zararlarının tazmininde davalı ......... sigorta şirketinin  Tüm Oto Sigorta  poliçesi uyarınca sigortacı sıfatı ile müteselsilen sorumlu olduğu anlaşılmakla; dosya içerisinde bulunan kaza tespit tutanağına göre, davacının kaskının takılı olmadığının tespit edildiği, davacının ve davalıların ekonomik ve sosyal durumu ve kazaya karışan tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı ve paranın satın alma gücü dikkate alınarak manevi tazminat yönünden davacının davasının kabulüne karar verilmiş ve; <br>Davacının manevi tazminat davasının KABULÜ İLE; 50.000,00 TL’nin davalı ......... Sigorta A.Ş.’den dava tarihi olan 28/042022’den itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, davalı ........., ......... ......... ve .........’dan kaza tarihi olan 25/03/2021 tarihindin itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile DAVACIYA VERİLMESİNE \" şeklinde hüküm kurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>Davalı ......... ...... vekili sunduğu istinaf dilekçesinde özetle, ilgili dosya kapsamında taraflar arasında halen görülmekte olunan Konya.... Asliye Ceza Mahkemesi ...... Esas  sayılı dosya halen kesinleşmemiş olup kararın dahi verilmediğini, müvekkil sürücü kursu öğrencisi olup aday sürücü konumunda olduğunu, ATK raporuna göre müvekkilin kusursuz olduğunu, mahkemenin itirazları usule uygun değerlendirmediğini, maluliyet raporunun usule uygun olmadığını, mahkemece hükmedilen 50.000 TL lik tazminatın fahiş miktarda olduğunu, davacının kask ve koruyucu önlem takmamış olması da müterafik kusur sebebiyle indirim nedeni olduğunu, ancak mahkemece bu hususun gözden kaçırılmış olup tazminattan indirim yapılmadığını, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar yararına yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. <br>Davalı ......... Sigorta A.Ş vekili sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; 31/05/2023 tarihli Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi kusur bilirkişi raporu ile açıkça tespit edildiği üzere sigortalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığını, müvekkil şirket nezdinde sigortalı bulunan araç sürücüsünün kazanın oluşumunda kusursuz bulunduğunu, müvekkil şirket nezdinde sigortalı bulunan ......... plakalı araç sürücüsü bilirkişi raporunda kazanın oluşumunda %50 kusurlu bulunduğunu, bu raporun hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde bir kusurunun bulunmadığını, bu durum gözetilerek haksız davanın reddine karar verilmesinin gerektiğini, ilgili kazada mağdurun koruyucu ekipmanlardan sayılan emniyet kemerini veya motorsiklet kullanırken koruyucu ekipmanların kullanılmasının zorunlu olmasına rağmen kullanılmaması, ehliyetsiz veya alkollü olması veya ehliyetsiz veya alkollü olduğunu bildiği araçta yolculuk etmesi, istiap haddinin aşılması gibi hususların müterafik kusur teşkil ettiğini, tüm bu nedenlerle Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesinin ......... Esas ...... Karar sayılı  kararının kaldırılmasını ve başvuru nedenleri uyarınca yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca  ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. <br>Dava, trafik kazası nedeniyle manevi tazminat davasıdır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm davalı ......... ve ......... Sigorta vekilince aşağıda belirtilen yönlerden istinaf edilmiştir.<br>-Kusura ve müteselsil sorumluluğa dair; <br>Ceza davasında hükme dayanak yapılan maddi olgularla ve özellikle eylemin hukuka aykırılığını ve failini belirleyen, mahkumiyet kararının bu yönlerinin hukuk hakimini bağlayacağı, kusurun takdiri ve zararın miktarını tayini hususundaki  kararın  hukuk hakimini bağlamayacağı hususlarının doktrinde ve Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarında kabul edilmekte olduğu, bunun yanında, maddi olayları ve yasak eylemlerin varlığını saptayan ceza mahkemesi kararının, taraflar yönünden kesin delil niteliğini taşıdığı, (YHGK'nın 23.01.1985 gün ve 1983/10-372 esas, 1985/21 karar sayılı ilamı) ceza mahkemesinin, uyuşmazlık konusu olayın tespitine; diğer bir söyleyişle, olayın varlığına ve sanık tarafından işlendiğine ilişkin maddi olgular hakkındaki kesinleşmiş saptamasının, aynı konudaki hukuk mahkemesinde de kesin hüküm oluşturacağı, bunun nedeninin, ceza yargılamasındaki ispat araçları bakımından ceza hakiminin hukuk hakiminden çok daha elverişli bir konumda olmasından kaynaklandığı, (Mustafa Çemberci, Hukuk Davalarında Kesin Hüküm, 1965, s. 22  vd; Turgut Uygur, Borçlar Kanunu Şerhi, C. 1, S. 844; YHGK'nın 28.03.2012 gün ve 19-24 esas, 243 karar sayılı ilamı) böylece, kural olarak hukuk hakiminin ceza yasasındaki hükümlerle ve ceza hakiminin kararıyla bağlı tutulmadığı, ancak ceza yargılamasındaki mahkumiyet kararı, kusurun takdiri ve zarar tutarının saptanması konusunda hukuk hakimini bağlamaz ise de; mahkumiyet kararı, eylemin haksızlığını ve sanık tarafından işlendiği hususları   hukuk hakimini bağlayıcı  niteliktedir.<br> Ceza mahkemesi tarafından delil yetersizliği nedeniyle verilen beraat kararı hukuk hakimi yönünden bağlayıcı da değildir. <br>Türk Borçlar Kanunun 49.maddesinde, \"Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür\", yine aynı kanunun 50.maddesinde, \"Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır\" denilmektedir.<br>Karayolları Trafik Kanunun 86/1 maddesinde, \"İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur\"  denilmektedir.<br> Karayolları Trafik Kanunun 85 maddesi “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir   şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”  Aynı yasanın 88. Maddesinde ise “Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.” düzenlemesi ile motorlu araçların işletilmesi neticesi üçüncü kişinin zarar görmesi durumunda o aracın işleteni, aracın sürücüsü ve varsa teşebbüs sahibinin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu ayrıca birden fazla kişinin zararı tazminat ile yükümlü olması durumunda zarar görene karşı müteselsil sorumlu oldukları belirtmiştir. Bu haliyle Karayolları Trafik Kanunu, trafik kazaları neticesi doğacak zarar sorumluluğunda müteselsillik esasını benimsemiştir.<br> Yine TBK 61. Maddesinde “Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır.” demekle birden  çok kişi aynı zarardan aynı sebeple yada çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu olabileceği vurgulanmıştır. Bu durum iki veya daha çok kişinin şahsında sorumluluğun ya da herhangi bir tazminat yükümlülüğün şartlarının gerçekleşmesi halinde söz konusu olur. İşte bu tür durumlarda sorumlular hakkında  müteselsil sorumluluk hükümleri uygulanacaktır.<br> Müteselsil sorumluluk kanundan doğan bir sorumluluk türüdür. Müteselsil sorumluluk ilkesi gereği, davacı kusursuz olduğuna göre zararın tamamını isterse sorumluların tamamından isterse bir kısmından isteyebilir. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2016/11886 Esas, 2017/6732 Sayılı Kararı)<br>Anlatılan ilke ve düzenlemeler ışığında somut olayda, bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderildiği ayrıntılı, gerekçeli, oluşa ve deliller ile Karayolları uzman bilirkişi heyetinin raporunda belirlenen kusur oranlarında bir isabetsizlik bulunmadığından, yukarıda yazılı olduğu gibi istinaf incelemesi sonucunda yeniden rapor alınması için bozulan ceza dosyasının maddi vakıa dışındaki kusur belirlemesinin hukuk mahkemesini de bağlayıcı kılmayacağından, davalı mali mesuliyet sigortasının, sorumluluğunu üstlendiği işletene ait sürücünün az da olsa kusurunun varlığında müteselsil sorumluluk gereğince zararın tamamından da (davacının kusurunun yokluğu da göz önüne alındığında) sorumlu tutulmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre,  bu itibarla davalıların kusur ve illiyet bağı itirazlarının reddine karar verilmiştir. <br>-Davalıların, müterafik kusur, hatır ve manevi tazminat miktarına yönelik itirazında; <br>Kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir. Manevi tazminata karar verilebilmesi için BK 49 (TBK’nun 58) maddesindeki koşulların oluşması gerekir. <br>Manevi zarar, kişilik değerlerinde oluşan objektif eksilmedir. Duyulan acı, çekilen ızdırap manevi zarar değil onun görüntüsü olarak ortaya çıkabilir. Acı ve elemin manevi zarar olarak nitelendirilmesi sonucu tüzel kişileri ve bilinçsizleri; öte yandan acılarını içlerinde gizleyenleri tazminat isteme haklarından yoksun bırakmamak için yasalar, manevi tazminat verilebilecek olguları sınırlamıştır. Bunlar, kişilik değerlerinin zedelenmesi (TMK 24), isme saldırı (TMK 26), nişan bozulması (TMK 121), evlenmenin feshi (TMK158), bedensel zarar ve ölüme neden olma (BK 47) durumlarından biri ile kişilik haklarının zedelenmesidir (BK 49). Bunlardan TMK’nın 24. maddesi ile BK’nın 49. maddesi daha kapsamlıdır. TMK’nın 24. maddesinin belli yerlere yollaması nedeniyle böyle bir durumun bulunduğu yerde, onu düzenleyen kurallar (örneğin; TMK  26, 174, 287); bunların dışında BK’nın 49. maddesi uygulanır.<br>TMK’nın 24. ve BK.49 (TBK’nın 58) maddesinde belirlenen kişisel çıkarlar, kişilik haklarıdır.<br> Kişilik hakları ise, kişisel varlıkların korunmasıyla ilgilidir. Kişisel varlıklar, bedensel ve ruhsal tamlık ve yaşam ile nesep gibi insanın, insan olmasından güç alan varlıklar ya da kişinin adı, onuru ve sır alanı gibi dolaylı varlıklar olarak iki kesimlidir. <br>Manevi tazminatın miktarına yönelik değerlendirmede ise; hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. <br>O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.<br>Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre  manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004, 13/291-370)<br>Yukarıdaki düzenleme ve ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında; davaya konu trafik kazasının manevi tazminat için yönetmelik farklılığı olsa da ağır maluliyete neden olduğunun alınan uzman heyet raporu sabit bulunduğu, davacının trafik kazasına ilişkin, yolcu olması nedeniyle kusurunun bulunmamasına, olayın gerçekleşme biçimi, yukarıda belirtilen manevi tazminat kriterleri, tarafların tespit edilen sosyal ve ekonomik durumlarına ve olayın oluş şekli dikkate alındığında, hükmedilen tazminat miktarının müterafik kusur ve hatır indiriminin varlığı halinde dahi fazla olmadığı görüldüğünden, buna dair davalı itirazlarının reddi gerekmiştir. <br>Bu halde, kamu düzeni ve istinaf sebepleri çerçevesinde; dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön ile kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına; dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına göre davalı ......... ve ......... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından, davalılar ......... ...... ve ......... Sigorta A.Ş  vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği  ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davalı ......... ......'in istinaf talebi yönünden karar ve ilam harcı olarak 3.415,50 TL alınması gerektiğinden peşin olarak yatırılan 853,87 TL'nin mahsubu ile bakiye 2.561,63 istinaf karar harcının bu  davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>3-Davalı ......... Sigorta A.Ş'nin istinaf talebi yönünden karar ve ilam harcı olarak 3.415,50 TL alınması gerektiğinden peşin olarak yatırılan 853,87 TL'nin mahsubu ile bakiye  2.561,63 istinaf karar harcının bu  davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>4-Davalılar ......... ...... ve ......... Sigorta A.Ş tarafından istinaf aşamasında yapılan masrafların bu davalılar üzerinde bırakılmasına,<br>5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>6-Karar tebliği ve harç işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,<br> Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince;  (378.290,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.31/10/2024<br><br><br>......<br>Başkan<br>......<br>e-imzalı <br>......<br>Üye<br>......<br>e-imzalı<br>......<br>Üye<br>......<br> e-imzalı<br>......<br>Katip<br>......<br>e-imzalı <br> <br><br>                    Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br><br><br> <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5df551f041b47f69","SID":"772428114af19b48"}}