{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ...14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t                 <br>                   T.C.<br>\t ANKARA \t                                                             \"TÜRK MİLLETİ ADINA \"<br>\t             14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t\t\t\t\t\t\t\t                     GEREKÇELİ KARAR\t    <br>\t<br><br>ESAS NO\t: 2024/262 Esas<br>KARAR NO\t: 2024/303<br>HAKİM\t: ...                    ... <br>KATİP\t: ...  ...<br><br><br>DAVA\t:  Hisse Senedinin Zayi Nedeni İle İptali <br>DAVA TARİHİ\t: 19/04/2024<br>KARAR TARİHİ\t: 22/04/2024<br>KARAR YAZMA TARİHİ\t: 22/04/2024<br>Mahkememize açılan davanın yapılan tensip incelemesi sonucunda, dosya incelendi;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ\t;<br>DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE;  Müvekkili davacının, davalı şirkette hissedar olduğunu, hisse senetlerine mukabil kendisine davalı şirket tarafından ilmühaber düzenlendiğini, müvekkilinin davalı şirkette bulunan hisselerine ait hisse senedi ilmühaberinin müvekkilinin  yurtdışında yaşaması sebebiyle kaybolduğunu,  ödeme yasağı tedbir talepleri ve kıymetli evrakın iptalini yine davalı şirket tarafından yenisinin düzenlenmesini talep ettiklerini, bu sebeple iş bu davayı açmak zorunda kaldıklarını, yine müvekkilinin davalı şirketteki hisse adedi karşılığındaki İlmühaber'in yeniden düzenlenmesi ve öncekinin iptali gerektiğini, kaybolan İlmühaber, davalı şirket tarafından hamiline hisse senetleri yerine kaim olmak üzere 14.03.2018 tarihinde Yönetim Kurulu kararına istinaden ve muhteviyatında değişiklik gerektiğinde,yenisi düzenlenmek üzere verilen, beheri 0,01 TL İtibari değerlerde 1.092.007 adet hissesi karşılığında 10.920,07 TL 3. Tertip hisse senedi İlmühaberi olduğunu, davalı Şirketi ile görüştüklerinde mahkemece verilecek ilmühaberin dava yolu ile iptali ve yeniden düzenlenmesi kararı halinde karara derhal uyulacağı ifade edildiğini bu nedenlerle kayıp ilmühaberin iptaline, yeniden çıkartılmasına ve yargılama süresince tedbiren ödeme yasağı konulmasına, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalıya yüklenmesine karar verilmesi talep  etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, hisse senedinin zayi nedeni ile iptali  istemine ilişkin davadır.<br>Yargıtay  11.Hukuk Dairesinin  24/01/2017 tarihli 2016/962 Esas, 2017/465 Karar sayılı ilamınında: \" ... Dava, 6762 sayılı TTK’nın 573 vd., 6102 sayılı TTK’nın 660 vd. maddeleri uyarınca hisse senedinin zayi nedeni ile iptali istemine ilişkin olup, işbu davanın öncelikle hasımsız açılması gerekirken hasımlı olarak açılması usul ve yerleşik Yargıtay içtihatlarına aykırıdır. (Dairemizin 28/01/1980 tarih, 1980/519 E-379 K., 11/10/1993 tarih, 1993/7429 E-6410 K. sayılı kararları, Uygulamada Ticari Senetler, Erol Ertekin- İzzet Karataş, sayfa 78-108)    6102 sayılı TTK’nın 666, 6762 sayılı TTK’nın 578/son maddeleri uyarınca, iptal kararı üzerine dilekçe sahibi gideri kendisine ait olmak üzere yeni bir senet düzenlenmesini isteme hakkına haizdir. O halde, bu aşamada iptal kararı alınıp, şirkete ibraz edilmeden davacının şirketten yeni bir senet düzenlenmesini istemesinde hukuki yararı da bulunmamaktadır. Ayrıca, davacının işbu davayı açarken dava konusu hisse senetlerinin murisinden kendisine intikal ettiğini ileri sürmesi karşısında, davanın tüm mirasçılar tarafından birlikte ya da diğer mirasçıların muvafakatı ile açılması gerekirken anonim şirket pay senetlerinin kendi adına isabet eden kısmını istemesi de mümkün değildir. Bu itibarla, mahkemece belirtilen tüm hususlar nazara alınarak davanın reddine karar vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile kabulü doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.\" şeklinde karar vermiştir.<br>Bu kapsamda, dava 6762 sayılı TTK’nın 573 vd., 6102 sayılı TTK’nın 660 vd. maddeleri uyarınca hisse senedinin zayi nedeni ile iptali istemine ilişkin olup, yukarıda belirtilen Yargıtay ilamında açıklandığı  gibi,  davanın öncelikle hasımsız açılması gerekirken hasımlı olarak açılması nedeniyle davanın 6100 sayılı HMK nın 114/d maddesi uyarınca pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine,  karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K  Ü M\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,<br>1) Davanın öncelikle hasımsız açılması gerekirken hasımlı olarak açılması nedeniyle  davanın, 6100 sayılı HMK nın 114/d.maddesi uyarınca pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden  REDDİNE, <br>2)492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması  gereken 427,60 TL karar red harcı peşin alınmış olduğundan  yeniden harç alınmasına yer olmadığına,<br>3)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4)Dava usulden red edildiğinden ödeme yasağına ilişkinin ihtiyati tedbir talebinin reddine, <br>5) Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine,<br>Dair; dosya üzerinden  davacı vekili ile davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren, HMK.nun 345.maddesine göre 2 (iki) hafta içerisinde ...Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu usulen anlatıldı.22/04/2024<br><br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır.  <br> <br> <br>Hakim ...<br>  ¸e-imzalıdır. <br><br><br><br>           ¸* Bu karar 5070 sayılı kanun gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır*¸<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f14b61c6363cfc0e","SID":"5e507d1be5075123"}}