{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2022/2018 <br>KARAR NO\t: 2024/1184<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 05/07/2022<br>NUMARASI\t\t: 2020/421 Esas 2022/558 Karar<br><br>DAVACI\t:<br>DAVALI\t:<br>İHBAR OLUNAN\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)<br>KARAR TARİHİ\t: 10/10/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 14/10/2024<br><br>\tİlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; <br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI:<br>\tDavacı vekili, 05.01.2019 tarihinde davalıya zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybederek aynı yönde seyreden ... plakalı araca çarpması sonucu meydana gelen kazada ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını belirterek belirsiz alacak davası olarak davacının geçici iş göremezliği sebebiyle 1.000,00 TL, sürekli iş göremezliği sebebiyle 10.000,00 TL, bakıcı gideri sebebiyle 1.000,00 TL olmak üzere toplam 12.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 09.05.2022 tarihli bedel artırım dilekçesi ile talebini 22.737,59 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 1.000,00 TL geçici bakıcı gideri tazminatı, 10.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 33.737,59 TL olarak belirlemiştir.<br>\tDavalı vekili, davacı tarafından kanunda belirtilen başvuru şartları yerine getirilmediğinden davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesini, ... plakalı aracın 07.09.2018 - 07.09.2019 tarihleri arasında geçerli olmak üzere 194554299 - no'lu Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalandığını, sorumluluklarının sigortalının kusuru oranında olmak üzere ölüm / daimi sakatlık halinde kişi başına azami 390.000,00 TL ile sınırlı bulunduğunu, davaya konu kazanın oluşumunda kaza tespit tutanağına göre davacı ...'ın içerisinde yolcu konumunda bulunduğu ... plakalı araç sürücüsü ...'in asli ve tam kusurlu olduğunun tespit edildiğini, davalı şirkete sigortalı araç sürücüsüne atfedilebilecek herhangi bir kusurun bulunmadığını, kusur durumunun tespiti için Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden rapor alınmasını talep ettiklerini, kaza esnasında davacının emniyet kemerinin takılı olup olmadığı, SGK tarafından davacıya rücuya tabi bir ödeme yapılıp yapılmadığı, gelir bağlanıp bağlanmadığının araştırılması gerektiğini, davacı yanın maluliyetinin Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre tespit edilmesini, geçici iş göremezlik, geçici bakıcı giderleri zararları ile tedavi masraflarının poliçe teminatı kapsamında bulunmadığını, olay tarihinden avans faiz talebinin haksız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>\tMahkemece, davanın trafik kazasından kaynaklanan geciçi ve sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri taleplerine ilişkin olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...'ın kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğu, kaza sırasında ...  plakalı araçta  yolcu olarak bulunan davacının yaralandığı,Adli Tıp Kurumu 2. Adli Tıp İhtisas Dairesinden  r Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik  hükümlerine göre düzenlenen raporda davacının daimi maluliyetinin bulunmadığı, bakıcıya muhtaç olmadığı, 12 ay süre geçici iş göremez hale geldiği, geçici iş göremezlik zararının 22.737,59 TL olduğu ve bunun poliçe teminat limitleri içinde kaldığı belirtilerek davanın kısmen kabulü ile, sürekli maluliyet ve bakıcı giderine ilişkin tazminat talebinin reddine, geçici maluliyet tazminatına ilişkin talebinin kabulü ile 22.737,59 TL'nin  temerrüt tarihi olan 13.07.2020 tarihinden itibaren  işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>\tDavacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu Başkanlığı İstanbul 2. Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 29.11.2021 tarihli rapora itirazlarının değerlendirilmediğini,  raporun hatalı olduğunu, davacının kazada kafasına darbe aldığını, sol el bileği ile dişlerinde kırıklar oluştuğunu sol el bileğindeki kırığın kaynamaması nedeniyle üst üste ameliyat geçirmek zorunda kaldığı, sol eliyle eşya ve cisimleri kavramakta, kaldırmakta ve taşımakta zorlandığını, ATK raporunda el bileği hareketlerine ilişkin ekstansiyon, fleksiyon, deviasyon gibi ölçümlerin yanlış tespit edildiğini, kafa travması da geçirmiş ve ağzında birçok dişi kırıldığını,  dişlerinin kırık olduğu tespit edilmesine rağmen bu yönden herhangi bir oran tayin edilmemesinin hatalı olduğunu, kazadan sonra ağır bir psikolojik travma geçiren davacının davranış bozukluğu, uyuyamama, tahammülsüzlük, aşırı duygusallık ve isteksizlik gibi şikayetleri ortaya çıktığını, şikayetlerinin devam ettiğini, adli tıp raporunda ruhsal ve davranışsal bozukluklar yönünden herhangi bir oran verilmemesinin de hatalı olduğunu, oluşan sabit yara izleri yönünden de oran tayin edilmesi gerektiğini, bakıcı ihtiyacı yönünden bildirilen görüşlerin hatalı ve eksik olduğunu, yaralanma nedeniyle davacının bakım ihtiyacının ortaya çıktığını, kararın kaldırılmasını ve üniversitelerin adli tıp bölümlerinden yeniden rapor alınmasını veya ATK' dan itirazlar doğrultusunda ek rapor alınmasını, Pendik Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 25.06.2020 tarihli raporda davacının maluliyet oranının %8 olarak tespit edildiğini, raporlar arasında oluşan çelişkinin giderilmediğini, Adli Tıp Üst kurulundan çelişkinin giderilmesi için rapor alınmasını, tazminat hesabında esas alınan aylık-yıllık gelir ve ücretler ile yaşam tabloları, hesap yöntemi vb. gibi hesaplamaya esas sair verilerde, asgari ücret tutarında, mevzuatta/içtihatta meydana gelmiş/gelecek lehe değişiklikler yönünden istinaf sonrası yapılacak yeni yargılama kapsamında en güncel lehe verilerin dikkate alınması gerektiğini ileri sürmüştür.<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:<br>\tDavacı vekilinin HMK’nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;<br>\tDava, trafik kazasında yaralanmadan kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.<br>\tDavacı vekili, davalıya zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı araç sürücüsünün neden olduğu trafik kazasında karşı araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını belirterek geçici, sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gider tazminatı talep etmiş, mahkemece sürekli iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminat taleplerinin reddine, geçici iş göremezlik tazminat talebinin kabulüne karar verilmiştir.<br>\tDavacı vekili, dosyada mevcut maluliyet raporları arasında çelişki bulunduğunu, çelişki giderilmeksizin karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.<br>Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.<br>\tMaluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.<br>\tSomut olayda, mahkemece davacının kaza sonucu yaralanmasına bağlı maluliyetinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi için İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan 24.05.2021 tarihli raporda davacının fiziki muayenesi yapılarak ve tıbbi kayıtların incelenmesi suretiyle Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre hastanın sağ ve sol üst ektremitesinde kısalık mevcut olmadığı, sol ulna styloid kırığının kalıcı sekel bırakmadan iyileştiği dolayısıyla kişide olaya bağlı kalıcı özürlülük oranı tespitine mahal bulunmadığı, meydana gelen sol ulna styloid kırığı ve psödoartroz arızalarının son ameliyat tarihinin 06.08.2019 olduğu dikkate alındığında tıbben iyileşme süresinin 8 aya kadar uzayabileceği, bakıcı ihtiyacının 2 ay olduğunun belirlendiği, davacının rapora itiraz etmesi üzerine, mahkemece Adli Tıp Kurumu, 2. Adli Tıp İhtisas Kurulundan rapor alınmasına karar verilmiş, davacının son durum raporları istenerek düzenlenen 29.11.2021 tarihli raporda, davacının muayenesinde Ortopedi, sağ el dominant olduğu, EHA; sağ el bilek ekleminde dorsiflex: 80°, palmarflex: 80°, radial deviasyon: 20°, ulnar deviasyon: 40°, sol el bilek ekleminde dorsiflex: 80°, palmarflex: 70°, radial deviasyon: 20°, ulnar deviasyon: 30° olduğu, ağız açıklığı: 5 cm, alt çene lateral hareket: normal, alt çene protrüziv (öne): normal, çene açma/kapama (devşasyon/kısıtlılık): normal, bilateral TME (krepitasyon, subluksasyon, disfonksiyon): normal, oklüzyon (kapanış): normal, dikey boyut (1/3 oran korunması): normal, çene ucu-burun arası: normal, burun-glabella arası: normal, glabella-saçlı deri sınırı arası: normal olduğu, ruhsal durum değerlendirilmesinde; bilinci açık, koopere, yöneliminin tam olduğu, yaşında gösteren, öz bakımının sosyokültürel seviyesine göre iyi, görüşmeye katılımı istekli, spontan, görüşmede tutumu saygılı, güvenilir, psiko-motor aktivitesi olağan, konuşma hızı normal, miktarı normal olarak tespit edildiği, duygu durumu, duygulanımı ötimik, düşünce içeriğiyle uygun, çağrışımları düzgün, amaca yönelik olan kişide düşünce ve algı bozukluğu saptanmadığı, dikkati, hesaplaması, muhakemesi, soyutlaması gibi bilişsel işlevleri olağan bulunduğu, kişide halihazırda aktif psikopatoloji saptanmadığı, dosyaya ekli 07.09.2021 tarihli sol dirsek grafisinde osseoz patoloji saptanmadığı, sol el bileği grafisinde osseoz patoloji saptanmadığı tespiti ile Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre tüm vücut engellilik oranının %  0 (yüzdesıfır) olduğu, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 12 (oniki) aya kadar uzayabileceği, başka birinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı belirlenmiştir.<br>\tYargıtay uygulamalarına göre kaza tarihi olan 05.01.2019 tarihi itibariyle Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerinin uygulanması gerektiği, mahkemece İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından ve  Adli Tıp Kurumu 2. Adli Tıp İhtisas Kurulundan alınan her iki raporda da davacının dava konusu kaza nedeniyle yaralanmasının araz bırakmadan iyileştiğinden maluliyetinin ve bakıcı ihtiyacının bulunmadığının tespit edildiği anlaşılmakla maluliyet raporunun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.<br>\tDosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, davacıya ait maluliyet raporunun usulüne uygun şekilde düzenlenmiş olmasında, maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir yön bulunmaması nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1.b.1.maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>\t2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf harcından peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,<br>\t3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>\t4-Kararın usulüne uygun olarak taraflara tebliğine,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 12.10.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan ...<br> <br><br>Üye ...<br> <br><br>Üye ...<br> <br><br>Katip ...<br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5911f3e3cbf50c9e","SID":"832a6bd65596a617"}}