{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1976 - 2024/1196<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2022/1976 <br>KARAR NO\t: 2024/1196<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 25/04/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/352 Esas 2022/259 Karar<br><br>DAVACI\t: <br>DAVALILAR\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Trafik Kazası Nedeniyle Manevi Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 10/10/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 07/11/2024<br><br>\tİlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili, davalı sigorta şirketi ve davalı şirket vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı ...vekili, 02.09.2020 tarihinde davalı şirkete ait olup davalı ...’ün idaresinde ve davalı sigorta şirketine ihtiyari mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı ticari kamyonetin, geri manevra esnasında yaya konumundaki davacıya çarparak ağır şekilde yaralanmasına neden olduğunu, kazanın meydana gelmesinde davalının tam kusurlu olduğunu, davacının vücudunda kemik kırıkları oluştuğunu ve tedavisinin halen devam ettiğini, ceza soruşturmasında alınan bilirkişi raporunda davalı sürücünün tamamen kusurlu, davacının kusursuz olduğunun belirtildiğini, davacının manevi olarak zarar gördüğünü belirterek, haksız ve hukuka aykırı tam kusurlu eylem sonucunda davacının beden bütünlüğünün ağır şekilde ihlal sonrası vücut fonksiyonlarındaki kayıp, sabit iz oluşması ve uğradığı manevi zararlar gözetilerek 75.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir. <br>\tDavalı ... Gıda Tic. AŞ vekili, Adli Tıp Kurumundan kusura yönelik bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiklerini, manevi tazminata hükmedilmesi için ağır bedensel yaralanma veya uzuv kaybı gerektiğini, davacının maluliyet raporunu alınmadan manevi tazminat talep edilmesinin yerinde olmadığını, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmeliğe göre maluliyete ilişkin rapor alınmasını, manevi tazminat talebinin davalı sigorta şirketi tarafından karşılanması gerektiğini, avans faizi talebinin yerinde olmadığını, temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur. <br>\tDiğer davalılar davaya karşı cevap dilekçesi vermemişlerdir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, davanın trafik kazasında yaralanma nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, Ankara 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/799 Esas, 2021/161 Karar sayılı dosyasında trafik bilirkişisi tarafından düzenlenen kusura ilişkin 11.11.2020 tarihli raporda davalı sürücünün % 100 oranında kusurlu olduğu, davacı yayanın kusursuz olduğunun belirtildiği, Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 05.04.2022 tarihli raporda davacının çalışma gücünden % 25 oranında kaybettiği, iyileşme süresinin 9 ay olduğunun belirtildiği, toplanan deliller ve manevi tazminatın takdirine ilişkin ilkeler gözetilerek davanın kısmen kabulü ile 60.000,00 TL manevi tazminatın her üç davalıdan müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, davacı alacağına davalılar ... ve ... Gıda Tic. AŞ yönünden 02.09.2020 kaza tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketi yönünden 10.06.2021 dava tarihinden itibaren değişen oranlı avans faizi uygulanmasına, fazla istemin reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili, davalı ... Gıda Tic. AŞ vekili ve davalı sigorta şirketi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde, manevi tazminat talebiyle açılan davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, kaza sonrasında davacının ağır şekilde yaralandığını, operasyonlar geçirdiğini, bir gün yoğun bakım ünitesinde kaldıktan sonra ortopedi servisine alındığını, tedavisinin halen devam ettiğini, davalı sürücünün tam kusuru ile sebep olduğu kaza nedeniyle davacının tek başına hayatını ikame ettiremez hale geldiğini, aylığı haricinde hiçbir geliri bulunmayan davacının % 25 oranında kalıcı maluliyeti oluştuğunu, takdir edilen manevi tazminatın, talebin altında olmasına itiraz ettiklerini belirterek istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>\tDavalı ... Gıda Tic. AŞ vekili istinaf dilekçesinde, davacı lehine manevi tazminata hükmedilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, Yargıtay içtihatlarına göre manevi tazminata hükmedilmesi için çalışma gücü kaybının % 40’ın üzerinde olması gerekmekte olup davacının maluliyet oranının % 25 olduğunu, manevi tazminatın zenginleşme aracı olmadığını, hüküm altına alınan manevi tazminatın hakkaniyete aykırı olup avans faizi uygulanmasının hukuka aykırı olduğunu, haksız fiillerden kaynaklanan tazminat taleplerine temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz hükmedilebileceğini ve talebin ticari bir yönü bulunmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>\tDavalı ... Sigorta AŞ vekili istinaf dilekçesinde, kazaya karışan aracın kasko poliçesinin davalı sigorta şirketi tarafından tanzim edildiğini ve maddi tazminattan sorumlulukları bulunmadığını, dava dilekçesindeki iddiaların soyut, delillendirilmemiş olduğunu, talep edilen tazminat tutarının fahiş olduğunu, talep edilen manevi tazminatın haksız zenginleşmeye neden olacak nitelikte olduğunu, kusur oranlarının tespiti için Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden ve Karayolları Genel Müdürlüğü Fen heyetinden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmasının zorunluluk arzettiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. \t<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\t6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda; <br>\tDavacı vekili, 02.09.2020 tarihinde davalı şirkete ait olup davalı ...’ün idaresinde ve davalı sigorta şirketine ihtiyari mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı ticari kamyonetin, geri manevra esnasında yaya konumundaki davacıya çarparak ağır şekilde yaralanmasına neden olduğunu belirterek manevi tazminat talebinde bulunmuş, mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin karara karşı davacı vekili, davalı ... Gıda Tic. AŞ vekili ve davalı sigorta şirketi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>\t 6098 TBK'nın 56. maddesinde “Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” hükmüne yer verilmiştir. Buna göre hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 tarihli ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminatın miktarı bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmamalıdır. Manevi tazminatın miktarının belirlemesinde her olaya göre değişen özel hal ve şartlar gözetilmelidir. Hâkimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir etmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23.06.2004, 13/291-370)<br>\tSomut olay yukarıda açıklanan Kanun hükümleri ve ilkeler doğrultusunda değerlendirildiğinde, 02.09.2020 tarihinde davalı ... Gıda Tic.AŞ'nin işleteni olup davalı sürücü ... idaresinde olup davalı sigorta şirketine ihtiyari mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı kamyonetin aracını park etmek için geri manevra yaptığı sırada yaya konumundaki davacıya çarparak yaralanmasına neden olduğu, kazaya ilişkin ceza yargılamasının yapıldığı Ankara 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/799 Esas, 2021/161 Karar sayılı dosyasında trafik bilirkişisi tarafından düzenlenen kusura ilişkin 11.11.2020 tarihli raporda davalı sürücünün % 100 oranında kusurlu olduğu, davacı yayanın kusursuz olduğunun belirtildiği, raporun kaza tespit tutanağı, toplanan deliller ve kazanın oluş şekline uygun olarak düzenlendiği ve hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığı,Gazi Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim dalı Başkanlığından alınan raporda, davacının kaza sonucu yaralanması nedeniyle  sağda, 8. kostanın anterior kesiminde sternokostal ekleme yakın düzeyde nondeplase fraktür izlendiği, sol 3. kostada hafif deplase fraktür tespit edildiği, sol 4. ve 5. kosta lateralinde nondeplase fraktür görüldüğü, sternumda postoperatif değişiklikler izlendiği, sol femur boynunda hafif deplase görünümde fraktür tespit edildiği, Ortopedi ve Travmatoloji bölümü tarafından opere edilerek kırık fiksasyonu yapıldığı anlaşılmakla  kaza nedeniyle davacıda meydana gelen yaralanmanın niteliği ve tedavi süreci, ceza mahkemesi dosyası içeriği, olayın oluş şekli, kusur durumu, davacının çektiği acı ve duymuş olduğu üzüntünün boyutu, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kaza tarihindeki (2020) paranın alım gücü, hakkaniyet ve manevi tazminat miktarının bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmaması ilkesi toplanan tüm delillerle birlikte değerlendirildiğinde davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının hak ve nesafet kuralları ile manevi tazminatın amacına uygun olduğu, öte yandan ... plakalı aracın niteliği, kullanım amacı ve davalı şirket adına kayıtlı olması gözetildiğinde hüküm altına alınan tazminata avans faizi uygulanmasında hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır. <br>\t6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda davacı vekili, davalı ... Gıda Tic. AŞ vekili ve davalı sigorta şirketi vekilinin açıklanan nedenlerle yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun aynı Kanun'un 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM \t: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin, davalı ... Sigorta AŞ vekilinin ve davalı ... Gıda Tic. AŞ vekilinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1.b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>\t2-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile 346,90 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir olarak kaydedilmesine,<br>\t3-Harçlar Kanunu gereğince davalı ... Sigorta AŞ ve davalı ... Gıda Ticaret AŞ'den alınması gereken 4.098,60 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 2.993,40TL'nin mahsubu ile kalan 1.105,20 TL harcın adı geçen davalılardan tahsili ile Hazineye gelir olarak kaydedilmesine,<br>\t4-Başvuran taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>\t5-Taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, <br>\t6-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 10.10.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye<br>Üye<br>Katip <br><br><br><br><br><br>    * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır. <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"774b00025e26ffd8","SID":"e784008c0be79052"}}