{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1955 - 2024/1195<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2022/1955 <br>KARAR NO\t: 2024/1195<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 13/06/2022<br>NUMARASI\t\t: 2019/264 Esas 2022/420 Karar<br><br>DAVACI\t:\t  <br>DAVALI\t: <br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan )<br>KARAR TARİHİ\t: 10/10/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 07/11/2024<br><br>\tİlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili, 01.07.2016 tarihinde davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın yaya olan davacıya çarparak yaralanmasına neden olduğunu,  kazada sigortalı araç sürücüsü kusurlu olup davacının kusuru bulunmadığını, davacı hakkında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 21.03.2019 tarihli maluliyet raporu alındığını,  davacının sebze halinde çalıştığını ve gelirinin asgari ücretin çok üzerinde olduğunu, davalı sigorta şirketine yapılan başvurudan ve arabuluculuk aşamasından sonuç alınamadığını belirterek\t6100 HMK’nın 107. maddesi uyarınca ileride dava değerini yükseltme hakları saklı kalmak kaydıyla, 9.600,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 200,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 200,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 10.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 39.941,64 TL’ye, geçici iş göremezlik tazminatı talebin 9.013,59 TL’ye ve bakıcı gideri talebini 1.235,25 TL’ye artırmıştır. <br>\tDavalı vekili, davalı sigorta şirketinin sigortalının kusuru oranında sorumlu olduğunu, kusur oranlarının tespiti için Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden, maluliyet oranının tespiti için de Adli Tıp Kurumu Üçüncü İhtisas Kurulundan rapor alınması gerektiğini, davalı sigorta şirketinin tedavi gideri ve geçici iş göremezlik tazminatı taleplerine ilişkin sorumluluğunun kalmadığını, sigortalının kusuru, kusur ile maluliyeti arasındaki illiyet bağının ispat yükünün davacı tarafta olduğunu, tazminat hesabı yapılması halinde asgari ücret esas alınarak TRH-2010 Mortalite Tablosu ile 1,8 teknik faiz kullanılmasını talep ettiklerini, ayrıca hesaplanacak tazminattan davacının kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubu gerektiğini, davacı tarafça gerekli belgelerle başvuru yapılmadığından temerrüt tarihinin dava tarihi olarak alınması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, davanın trafik kazasında yaralanma nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olduğu, 26.03.2022 tarihli bilirkişi raporunda kusura ilişkin olarak kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün % 75 oranında, davacının % 25 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, davacı hakkında Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu tarafından Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 27.08.2021 ve 22.12.2021 tarihli raporlarda davacının tüm vücut engellilik oranının % 4 olduğu, iyileşme süresinin 9 ay olduğu ve 1 ay bakıcı ihtiyacı olduğunun belirlendiği, aktüer bilirkişi tarafından ibraz edilen 26.03.2022 tarihli rapordaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak davanın kabulü ile 39.941,64 TL sürekli iş göremezlik, 9.013,59 TL geçici iş göremezlik ve 1.235,25 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 50.190,48 TL'nin 25/04/2019 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı vekili istinaf dilekçesinde, kusura ilişkin olarak düzenlenen raporun eksik incelemeye dayalı olduğunu. kaza saatinin kusur dağılımına etki edeceğini ve bu yöndeki eksiklik giderilerek kusur tespiti yapılması için Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden rapor alınması gerektiğini, mahkemece hükme esas alınan maluliyete ilişkin raporda tespit edilen maluliyetin olması gereken oranın üzerinde olduğunu, Adli Tıp Kurumu üst kurulundan rapor alınmasını talep ettiklerini,\ttazminatın TRH 2010 yaşam tablosu ve 1,8 teknik faiz kullanılarak 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Genel Şartlar uyarınca hesaplanması gerektiğini, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, Anayasa Mahkemesi kararı ile iptal edilen maddelerin davadaki uyuşmazlık bakımından uygulama imkanı bulunmadığını, geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı giderinin tedavi teminatı kapsamında olduğundan SGK’nın sorumluluğunda olduğunu ve davalı sigorta şirketinin sorumluluğu bulunmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. \t<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\t6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda; <br>\tDavacı vekili, 01.07.2016 tarihinde davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın yaya olan davacıya çarpması sonucunda davacının yaralandığını belirterek geçici iş göremezlik tazminatı, sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri talebinde bulunmuş, mahkemece 26.03.2022 tarihli makine mühendisi bilirkişi raporunda kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün % 75 oranında, davacının % 25 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, davacı hakkında Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu tarafından Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 27.08.2021 ve 22.12.2021 tarihli raporlarda davacının tüm vücut engellilik oranının % 4 olduğu, iyileşme süresinin 9 ay olduğu ve 1 ay bakıcı ihtiyacı olduğunun belirlendiği, aktüer bilirkişi tarafından ibraz edilen 26.03.2022 tarihli rapordaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>\t1-Davalı vekilinin kusur durumuna yönelik istinaf nedenlerinin incelenmesinde, 01.07.2016 tarihinde kaza tespit tutanağına göre dava dışı sürücünün idaresindeki ... plakalı aracın Çıkrıkçılar Yokuşunda seyri sırasında sürücünün beyanına göre araç dışından sesler gelmesi üzerine durduğunda davacı yayanın yerde yattığını gördüğünü, kendisinin davacıya çarpmadığını iddia ettiği, davacı yayanın ise aracın ön kısmı ile kendisine çarptığını belirttiği, kaza yerinin 09.30 ile 19.30 arasında yaya uygulaması sebebiyle araç girişinin levhalarla yasak olduğu, sürücü ve yayanın belirttiği kaza saatinin farklı olduğu belirtilerek kusur oranının mahkemece belirlenmesi gerektiğinin belirtildiği, mahkemece alınan makine mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen 26.03.2022 tarihli raporda kazanın meydana geldiği yolun taşıt trafiğine açıldığı saatte meydana gelmiş olması halinde dahi yaya trafiğindeki yoğunluğun devam etmesi nedeniyle sürücülerin bu kesimde daha dikkatli ve tedbirli davranmaları gerektiği, araç sürücüsünün yayaya çarptığını farkına varmadığını, sesler gelmesi üzerine aracını durdurduğunu, sigortalı araç sürücüsünün aracının varlığını belli etmek için yayaları uyarmamakla kontrolsüz seyri nedeniyle % 75 oranında kusurlu olduğu, davacı yayanın ise hava ve görüşün açık olduğu gündüz koşullarında yaklaşan aracı fark edip can güvenliği yönünden tedbir almaması nedeniyle % 25 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, kusur raporunun kaza tespit tutanağı, kaza yeri ve zamanı, sürücü ve yaya beyanı ile toplanan deliller değerlendirilmek suretiyle kazanın meydana geliş şekline uygun olarak gerekçeli ve denetime elverişli düzenlendiği anlaşıldığından davalı vekilinin kusur oranına ilişkin istinaf gerekçeleri yerinde görülmemiştir. <br>\t2- Davalı vekilinin maluliyete ilişkin istinaf nedenlerinin incelenmesinde, dava dilekçesi ekinde ibraz edilen Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 21.03.2019 tarihli raporda davacının vücut özür oranının % 8 olduğu, iyileşme süresinin 9 ay olduğu ve 45 gün bakıcı ihtiyacı olduğunun belirtildiği, mahkemece yargılama sırasında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından aynı yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen raporda davacının özür oranının % 0 (sıfır) olduğu, iyileşme süresinin 9 ay olduğu ve 1 ay süreyle bakım ihtiyacı olduğunun belirtildiği, bu raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla yargılama sırasında Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu tarafından Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 27.08.2021 ve 22.12.2021 tarihli raporlarda sağ tibia fibula distal diyafiz kırık sekeli ve tibiada İMÇ ile tespit izlendiği, Kas-İskelet Sistemi, Alt ekstremiteye ait sorunlar, ayak bileği eklemi hareket kısıtlılığı, Tablo 3.10’a göre, alt ekstremite özürlülük oranı %.7, Tablo 3.2’ye göre % 4 olduğu belirtilerek davacının tüm vücut engellilik oranının % 4 olduğu, iyileşme süresinin 9 ay olduğu ve 1 ay bakıcı ihtiyacı olduğunun belirlendiği, raporun davacı hakkında düzenlenmiş tedavi belgeleri, sağlık kurulu raporları değerlendirilerek Yargıtay uygulamalarına göre kaza tarihi itibariyle geçerli kabul edilen yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlendiği ve hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. <br>\t3-2918 sayılı Karayolları Trafik kanunun 90. maddesinde “Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11.1.2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.” şeklindeki düzenleme Anayasa Mahkemesinin 17.7.2020 tarihinde 2019/40 Esas - 2020/40 Karar sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresi Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiştir. <br>\tAnayasa Mahkemesi’nin 17.07.2020 tarihli 2019/40 - 2020/40 sayılı kararı ile iptaline karar verilmekle; zarar hesaplanmasında ZMMS Genel Şartları ekindeki cetveller ile getirilen %1,8 teknik faizin uygulanması mümkün değildir. Bu itibarla, mahkemece, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda Yargıtay tarafından kabul edilen TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak hesaplama yapılmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.<br>\t4-Davalı vekili, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinin davalı sigorta şirketinin sorumlu olmadığı yönünde istinaf itirazında bulunmuştur. Anayasa Mahkemesinin 17.7.2020 tarihinde 2019/40 Esas - 202/40 Karar sayılı iptal kararı nedeniyle davacının zararının ve zararın kapsamının 2918 sayılı KTK'nın ve 6098 sayılı TBK'nın haksız fiile ilişkin hükümlerine ve Yargıtay uygulamalarına göre belirlenmesi gerekir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun Bedensel zarar başlıklı 54. maddesinde \"Bedensel zararlar tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olarak belirtilmiş ve bedensel zarara uğrayan kimse tamamen veya kısmen çalışamamasından ve ilerde ekonomik yönden uğrayacağı yoksunluktan kaynaklanan zarar ve ziyanı ile bütün masraflarını zarar verenlerden isteyebileceği\" belirtilmiştir.<br>Bunlar doktrin ve Yargıtay uygulamaları ile; geçici işgöremezlik nedeniyle iş ve kazanç kaybı, sürekli işgöremezlik (kalıcı sakatlık yada maluliyet ) nedeniyle çalışma gücü ve kazanç kaybı, tedavi giderleri ve tüm iyileşme sürecinde yapılan her türlü masraflar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olarak kabul edilmektedir. <br>Yukarıda belirtilen maddelerden de anlaşılacağı üzere, geçici işgöremezlik tazminatı, yaralanan kişinin iyileşme süresince çalışamaması nedeniyle ortaya çıkan zarar, bakıcı gideri ise iyileşme süresi veya ömür boyu başkasının yardımına ihtiyaç duyulması olup TBK.nın 54. maddesinde sayılan bu zararlardan, zarar sorumluları KTK.nın 85. maddesi ve 91. maddesi gereğince araç işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortası sorumlu olduğundan ve KTK.nın 98. maddesinde belirtilen SGK'nın sorumlu olduğu sağlık hizmet bedeli kapsamında geçici işgöremezlik zararı ve bakıcı gideri bulunmadığından ve Kanun ile düzenlenmeyen hususun zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ile düzenlenmesi mümkün olmadığı gibi kanun maddesine aykırı genel şart hükümleri de getirilemeyeceğinden davalı sigorta şirketinin geçici işgöremezlik zararından ve bakıcı giderinden sorumlu olmayacağı yönündeki istinaf gerekçesi yerinde değildir.\t<br>\t 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun aynı Kanun'un 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle,<br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Davalıdan istinaf başvurusu nedeniyle alınması gereken 3.428,51 TL istinaf harcından peşin alınan 858,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.569,81 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,<br>3-Davalı tarafça yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>4-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi uyarınca ilgilisine iadesine, <br>5-6100 sayılı HMK'nın 359/3. maddesi uyarınca Dairemiz kararının tebliği ve harç tahsili işlemlerinin ilk derece Mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 10/10/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>Üye <br>Üye <br>Katip <br> <br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a3ef4e4c32d2c6c5","SID":"6d9364f441e467d9"}}