{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1922 - 2024/1203<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2022/1922 <br>KARAR NO\t: 2024/1203<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 24/05/2022<br>NUMARASI\t\t: 2020/127 Esas 2022/334 Karar<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t: <br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>KARAR TARİHİ\t: 10/10/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 17/10/2024<br><br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;\t<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 04.10.2017 tarihinde, davalı şirkete ZMSS poliçesi ile sigortalı aracın, yaya konumundaki davacıya çarparak ağır şekilde yaralanmasına ve malul kalmasına neden olduğunu belirterek HMK’nın 107. Maddesi uyarınca belirsiz alacak davası niteliğinde olmak üzere şimdilik 100,00 TL geçici iş göremezlik zararı tazminatı, 100,00 TL bakıcı gideri zararı tazminatı ile 10.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile geçici iş göremezlik zararı tazminatı talebini 7.729,65 TL’ye, bakıcı gideri talebini 2.666,25 TL’ye,  sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 330.000,00 TL’ye yükseltmiştir.  <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Mahkemeleri olduğunu, davacı tarafından Sigorta Tahkim Komisyonunda açılan davanın usulden reddedildiğini, red kararının kesin hüküm niteliğinde bulunduğunu, başvuru dava şartının yerine getirilmediğini, sigortalının kusurunun bulunmadığını, kusur ve iş göremezlik durumu ile Sosyal Güvenlik Kurumu ödemesinin olup olmadığının tespitini, tazminat hesabının aktüer tarafından yapılmasının gerektiğini, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri zararından sorumlu olmadıklarını, temerrüt koşullarının oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: <br>Mahkemece yapılan yargılama sonunda; toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre,  kazanın meydana gelmesinde davacının %25, davalıya sigortalı araç sürücüsünün %75 oranında kusurlu olduğu, Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan raporda,  Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre,  davacının sürekli iş göremezlik oranının %45, geçici iş göremezlik süresinin 6 ay, bakıcı ihtiyacı süresinin 2 ay olduğunun belirlendiği, bu rapora göre davacının zararının belirlenmesi için aktüer bilirkişiden hesap raporu alındığı, raporların hüküm kurmaya elverişli olduğu, poliçe limitine göre davalı şirketin zarardan sorumlu olduğu gerekçesi ile  davanın kabulüne,  7.729,65 TL geçici iş göremezlik zararı tazminatı, 330.000,00 TL sürekli iş göremezlik zararı tazminatı ile 2.666,25 TL geçici bakıcı gideri zararının poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile dava tarihi olan 02.03.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;  aktüerya hesabında davacının gelirin eksik esas alındığını, BES ve ek mesai ödemelerinin dikkate alınmadığını,  hükmedilen tazminata kaza tarihinden ve avans faiz uygulanması gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;  hükmedilen tazminatın poliçesi limiti olan 330.000,00 TL’yi aştığını, geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı ve  ve bakıcı giderinin tek teminat ile teminat altına alındığının, tedavi giderinin teminat kapsamında olmadığını, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun netleştirilmediğini, Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini,  maluliyet raporunda hatalı yönetmelik uygulandığını ve davranışsal bozukluk durumunun iyileşip iyileşmediğinin belirlenmediğini,  aktüerya hesabında bilinmeyen dönem için teknik faizin nazara alınması gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.<br>Davacı vekili, davalı şirkete ZMSS poliçesi ile sigortalı aracın davacıya çarparak yaralanmasına ve malul kalmasına neden olduğunu belirterek geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı ve bakıcı gideri talep etmiştir.<br>1-Mahkemece, davacının maluliyetinin tespiti bakımından hükme esas aldığı Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından tanzim edilen raporun incelenmesinde; Hacettepe Üniversitesi Hastanelerine ait 03.09.2021 tarihli ve 97902 sayılı rapor içeriğinde, hastanın 04.10.2017 tarihinde araç dışı trafik kazası geçirdiği, kazada kafa travması olduğu, bilinç kaybının geliştiği, sağ temporalde epidural hematom, temporal kemikte fraktür, beyin parankiminde kompresyon, sağmaksiller sinüste fraktür olduğu, kazadan sonra ilgilide uykuya dalmakta zorluk, ani seslerden irkilme, çabuk öfkelenme, tahammülsüzlük, içe kapanma, isteksizlik, zevk alamama, dikkatinde bozulma, unutkanlık şikayetlerinin başladığının öğrenildiği, 29.12.2020 tarihinde değerlendirilip şikayetleri nedeniyle sertralin S0 mg/gün tedavisi başlandığı, 15.02.2021 tarihindeki değerlendirmede sertralin S0 mg/gün tedavisini fayda görmediği ve yan etki gördüğünü düşünerek ilacı barakan hastaya essitalopram 10 mg/gün tedavisi başlandığı ve 15.06.2021 tarihindeki değerlendirmede essitalopram tedavisinin 15 mg/gün'e yükseltildiği, hastanın bu tedaviden fayda gördüğü ve belirtilerinin çoğunun düzeldiği, ruhsal durum muayenesinde giyiminin sosyoekonomik düzeyi ile uyumlu, özbakımının normal olduğu, konuşma ve hızının normal olduğu, duygudurumunun ötimik, duygulanımının uygun olduğu, algı ve düşünce bozukluğunun olmadığı, belirgin dikkat ve bellek kusurunun olmadığı saptandığı, 29.12.2020'de nöropsikolojik test uygulandığı, uygulanan nöropsikolojik testlere göre genel bilişsel performansının normal olduğu, uzaysal görsel beceriler ve yürütücü işlevlerin normal olduğu, belleğinde orta derecede bozukluk olduğu raporlandığı, alınan öykü, incelenen evrak, yapılan muayene ve test sonucunda hastanın geçirdiği trafik kazası sonrasında “Travma Sonrası Stres Bozukluğu” geliştiği, tedaviyle düzeldiği, hafif “Organik Mental Bozukluk” geliştiği, tedaviyle çalışma olanağı verdiği, günlük işlevlerinin hafif olarak etkilendiği kanaatine varıldığının belirtildiğinden bahsedildikten sonra raporun sonuç kısmında, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre, işitme kaybı yönünden %4, nörojenik kaynaklı ağrılar yönünden %5, beyin hasarı ve beyin işlev bozukluğuna bağlı davranışsal bozukluk yönüden %40 olmak üzere Balthazard formülü uygulandığında  %40,%5,%4,%45 oranlarına göre davacıda %45 oranında daimi maluliyet belirlendiğinin mütalaa edildiği görülmüş olup davalı vekilinin rapora yönelik itirazları ile raporda esas alınan Hacettepe Üniversitesi Hastanelerinin, 03.09.2021 tarihli raporu dikkate alındığında, davacının belirtilen zihinsel ve ruhsal davranışsal bozukluklar nedeniyle gördüğü tedaviler ve kullandığı ilaçlara ait tüm belgelerin getirilmesi, zihinsel ve ruhsal bozukluğunun kaza ile illiyetinin bulunup bulunmadığı, tedavisinin sona erip ermediği, tedavi ile iyileşip iyileşmeyeceği, maluliyete neden olacak şekilde kalıcı hale gelip gelmediği, araz bırakacak şekilde çalışmasına engel teşkil edip etmediğinin belirlenmesi ve raporun denetimi yönünden ise  Balthazard formülü uygulamasında esas alınan maluliyet oranlarının rapor içeriğiyle uyuşmadığı da değerlendirilerek  maluliyet oranının belirlenmesi için Adli Tıp Kurumundan olay tarihinde Yargıtay uygulamalarına göre uygulanan  mevzuat hükümlerine göre rapor alınması gerekirken eksik ve yetersiz  rapora göre karar verilmesi doğru görülmemiştir.<br>2-Davalı, dava konusu kaza nedeniyle davacının gerçek zararından sorumludur. Davacının yaralanması nedeni ile uğradığı geçici ve sürekli işgöremezlik zararının tam olarak tespit edilebilmesi için, öncelikle davacının gelirinin doğru saptanması gerekmektedir. <br>Dosya içeriğinden, davacının kaza tarihinde özel bir şirkette çalıştığı, kaza tarihine kadar olan maaş bordrolarının dosya içerisinde mevcut olduğu, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda, kaza tarihine kadar olan dönem için maaş bordrolarına göre hesaplama yapılmakla birlikte kaza tarihinden sonraki dönem için net asgari ücretin 1.53 katı üzerinden sürekli işgöremezlik zararının hesaplandığı görülmüştür. Davacının, kaza tarihi ile rapor tarihi arasında aynı şirkette çalıştığı ve belirli bir aylık gelirinin olduğu anlaşıldığına göre  bilinen dönem için farazi hesap yapılamaz. Bu nedenle,  davacının kaza tarihinden rapor tarihine kadar olan maaş bordrolarının dosyaya ibrazının sağlanması, kaza tarihinden rapor tarihine kadar davacının aylık gelirinin net olarak belirlenmesi ve davacı tarafın maaş bordrosunda BES kesintisinin gösterilmediği iddiasının araştırılmasından sonra  sürekli işgöremezlik zararının hesaplanması yönünden aktüer bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekir. <br>Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülüp sonucuna göre karar verilmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırılma sebebine göre davacı vekilinin  ve davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun  HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,<br>Davanın yeniden görülüp sonucuna göre bir karar verilmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, <br>2-Kararın kaldırılma sebebine göre davacı vekilinin ve davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,<br>3-Davacı vekili ve davalı vekili tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının talepleri halinde iadesine,<br>4-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda gözetilmesine,<br>5-Karar tebliği ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>6-Ankara 23. İcra Dairesinin 2022/10316 esasına yatırılan 525.000,00 TL teminat mektubunun yatıran tarafa iadesine,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere  10.10.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>Üye <br>Üye <br>Katip <br> <br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"60b75ab251e00bb4","SID":"179f715728cbfdfa"}}