{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1650 - 2024/1179<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2022/1650 <br>KARAR NO\t: 2024/1179<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 31/03/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/399 Esas 2022/186 Karar<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t<br>DAVALI\t: <br><br>DAVANIN KONUSU\t: Trafik Kazası Nedeniyle Maddi Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 10/10/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 14/10/2024<br><br>\tİlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili, 17.11.2013 tarihinde dava dışı ... plakalı araç ile sürücü ... idaresindeki ... plakalı motosikletin çarpışması sonucu meydana gelen kazada, ... plakalı motosiklette yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını, kazanın ... plakalı motosiklet sürücüsünün kusuru ile meydana geldiğini, ... plakalı motosikletin olay tarihinde zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi bulunmadığından Sigortacılık Kanunun 14/2.b maddesi gereğince ...'nın sorumlu olduğunu  belirterek belirsiz alacak davası olarak şimdilik; 200,00 TL bakıcı gideri, 300,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 9.500,00 TL daimi iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 10.000,00TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi-avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 07.02.2022 tarihli dilekçe ile sürekli iş göremezlik tazminat talebini 101.371,06TL, bakıcı gider talebini 1.034,86TL olarak artırmıştır.<br>\tDavalı vekili, davacının yaralanmasına neden olan trafik kazasının meydana gelmesindeki kusur oranlarının tespit edilmesi gerektiğini, davalının sorumluluğunun Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası bulunmayan araç sürücüsünün kazanın oluşumundaki kusuru ile sınırlı olduğunu, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından zarar görenlere gelir bağlanıp bağlanmadığını, davacının müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı ve kaza esnasında hatır taşıması yapılıp yapılmadığı hususlarının tespit edilmesi ve gerekli indirimlerin yapılması gerektiğini, kaza tarihinde yürürlükte olan Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının A-3 maddesinde geçici iş göremezlik, geçici bakıcı gideri, rapor bedeli, cenaze gideri, ulaşım, yol ve yemek gibi zararların teminat kapsamı dışında olduğunun açıklandığını, temerrüt oluşmadığını, sigortasız aracın ticari araç olmadığını belirterek davanın ve avans faiz talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, dava konusu olayın meydana gelmesinde ... plakalı otomobil sürücüsü ...'in  % 50 oranında kusurlu olduğu, ... plakalı motosiklet sürücüsü ...'in  %50  oranında kusurlu olduğu,  İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 02.04.2021 tarihli raporu esas alınarak ...'un dava konusu olay nedeniyle 4 ay geçici iş göremez  halinde kaldığı, maluliyet oranının % 6.3 ve 2 ay bakıcı ihtiyacının olduğunun  tespit edildiği ,davacının 18 yaşından küçük olması ve kazanç getirici bir işinin bulunmaması nedeniyle geçici maluliyet süresi boyunca zararı oluşmayacağı için davacının geçici iş göremezlik tazminatı isteminin reddi gerektiği, davacı ...'un olay nedeniyle uğradığı gerçek net maddi zararının; sürekli iş göremezlik nedeniyle 101.371,06 TL ve bakıcı gideri nedeniyle 1.034,86 TL olarak hesaplandığı, TRH yaşam tablosu esas alınarak yapılan hesaplamaya  itibar edildiği,  araç motosiklet olmakla tazminata yasal faiz yürütülmesi gerektiği belirtilerek davanın kısmen kabulü ile, 101.371,06-TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 1.034,86-TL bakıcı giderinin 27.04.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere davalıdan tahsiline, geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı vekil istinaf başvuru dilekçesinde, davacının başvurusu ile yapılan incelemede sürekli maluliyeti tespit edilmediğini, hükme esas alınan maluliyet raporunun özel istek üzerine düzenlendiğini, hatalı olduğunu, aktüer raporunun TRH 2010 yaşam tablosu ve 1,8 teknik faiz uygulanarak hazırlanması gerektiğini, Genel şartlar A-3 maddesi gereğince davalının  geçici iş göremezlik tazminatından ve  bakıcı giderinden sorumlu olmadığını, sağlık giderlerinin SGK sorumluluğunda olduğunu, %20 hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, davacının sürücü belgesiz sürücü yanında kask/koruyucu ekipman olmadan bulunduğundan %20 müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\t6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca resen gözetilmesi gereken hususlar ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;<br>Dava, trafik kazasından kaynaklı maddi tazminat istemine ilişkindir.<br>\tDavacı vekili, 17.11.2013 tarihinde zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi bulunmayan motosiklet sürücünün neden olduğu kaza sonucu motosiklette yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını belirterek maddi tazminat talebinde bulunmuş, mahkemece geçici iş göremezlik talebinin reddi, sürekli iş göremezlik ve bakıcı gider talebinin kabulüne karar verilmiştir<br>\t1-Davalı vekilinin maluliyet raporuna ilişkin istinaf sebeplerinin incelenmesinde; haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.<br>\tMaluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.<br>\tSomut olayda kaza tarihi itibariyle Yargıtay uygulamalarına göre maluliyetin tespiti için uygulanan yönetmeliğin Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği olup davacı hakkında Katip Çelebi Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 02.04.2021 tarihli  raporda Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre davacının maluliyet oranının %6,3 olduğu, iyileşme süresinin 120 gün, geçici bakıcı ihtiyaç süresinin 60 gün olduğunun belirtildiği, raporun  dava tarihinden önce davacının bizzat müracaatı üzerine düzenlendiği, kaza tarihinin 17.11.2013, rapor tarihinin ise 02.04.2021 olduğu, raporda davacının kaza sonucu yaralanması ile maluliyeti arasında illiyet bağının belirtilmediği,  tedavi süreci ve gördüğü tedavilerin açıklanmadığı anlaşılmakla rapor hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir.<br>\t Bu durumda mahkemece, davacının kaza sonrası gördüğü tedavilere ilişkin ilgili hastanelerden tüm tedavi evrakları getirtilerek,  tedavi süreci ve davacının son durumu da değerlendirilerek kaza nedeniyle maluliyeti bulunup bulunmadığı, kaza ile maluliyeti arasındaki illiyet bağı, kazaya bağlı maluliyet oluşmuş ise oranı ve iyileşme sürelerinin Yargıtay uygulamalarına göre kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerine göre tespiti yönünden Adli Tıp Kurumu veya üniversitelerin tıp fakültesi adli tıp anabilim dalı bölümlerinden rapor alınması ve sonucuna göre gerektiğinde aktüer bilirkişiden rapor alınması ve davalı sigorta şirketi yönünden oluşan usulü kazanılmış haklar da gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. <br>\t2-6098 sayılı Borçlar Yasasının, \"Tazminatın belirlenmesi\" üst başlıklı 51/1 maddesi Hâkimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceği hükme bağlanmıştır. Tazminattan indirim sebeplerini düzenleyen, Türk Borçlar Yasasının 52.maddesinde öngörülen sebepler, daha çok zarar görenle ilgilidir. \"Hiç kimsenin kendi kusurundan yararlanamayacağı\" yönündeki genel hukuk ilkesinin etkisiyle, maddede sayılan belirli hal ve durumlarda tazminattan indirim yapılması mümkün bulunmaktadır. Hatır taşıması bir kimseyi ücretsiz olarak ve bir karşılık almadan ve bir yararı bulunmadan taşıma halidir. Yani hatır için taşımada taşımanın karşılıksız olması veya alınan karşılığın önemsiz olması gerekir. Taşıma, işletenin veya sürücünün değil taşınanın yararına olmalıdır. <br>\tHatır için taşıma ve aracın hatır için verilmesinde işletenin sorumluluğunun genel hükümlere tabi tutulmuş olması nedeniyle her olayda hâkim işinin özelliğini göz önünde tutarak işleteni tamamen sorumluluktan kurtarabileceği gibi, tazminattan indirim de yapabilir. Hatır taşıması hakim tarafından re’sen gözetilemez. Bu nedenle hatır taşımacılığını işletenin, sürücünün ve işletenin sorumluluğunu üstlenen sigorta şirketinin ileri sürmesi gerekir. Hatır taşıması olduğunu ispat yükü iddia edene ait olup, bu taşımanın bir hatır için yapıldığını veya aracın hatır amaçlı olarak verildiğini ispat etmekle yükümlüdür.<br>\tDavaya konu olayda davacı vekilinin yolcu olarak bulunduğu motosikletin zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunmaması nedeniyle davalı ...'ndan tazminat talebinde bulunulduğu, davalı tarafından süresinde verilen cevap dilekçesi ile davacının araçta hatır için taşındığının iddia edildiği, mahkemece Şanlıurfa Cumhuriyet Başşsavcılığı’nın 2013/23777 Sor. Sayılı dosyasının getirtilerek araçtaki taşımanın hatır için olup olmadığı, hatır için taşımanın kimin arzusu ve ne amaçla yapıldığı, kimin yararına olduğu, hangi amaçla taşıma yapıldığı hususunda davalı sigorta şirketine ispat imkanı verilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir. <br>\t3-Davalı vekilinin müterafik kusura ilişkin istinaf sebeplerinin incelenmesinde, zarar gören, zararlandırıcı olayın sebep olacağı zarara önceden razı olabilir. Zarar gören, zarara açık veya örtülü bir irade beyanıyla razı olabileceği gibi, rızanın, diğer bir takım olgulardan da çıkarılması mümkündür. Bu duruma yargısal kararlarda en sık rastlanılan örnek; ehliyetsiz sürücünün ve/veya içkili sürücünün arabasına, onun bu durumunu bilerek binen bir kişinin, meydana gelebilecek zarara önceden, kapalı bir şekilde razı olduğunun kabulü yönündedir. Yine zarar görenin emniyet kemeri takmaması nedeniyle araçtan fırlayarak zararın doğmasına ya da artmasına sebebiyet vermesi ve kask takılmayarak zararın artmasına sebebiyet verilmesi de örnekler arasındadır. Makul bir insanın aynı şartlarda kendi yararı gereğince yapmaması gereken harekette bulunması, zarar görenin ortak kusurunu ifade etmektedir. Zarar görenin bu kusuru, illiyet bağını kesmeyecek yoğunlukta ise tazminattan bir indirim sebebidir. Burada da hâkim, somut olayın özelliklerini dikkate alarak, hakkaniyet düşüncesiyle indirim yapabilecektir. Zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde TBK’nın 51 ve 52. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır.<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde belirlenecek tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirttiği halde mahkemece bu konuda değerlendirme yapılmadığı, ve karar gerekçesinde bu hususun tartışılmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece meydana gelen kazada dava dışı motosiklet sürücüsünün motosiklet kullanmak için gerekli ve yeterli ehliyete sahip olup olmadığı, davacıda kask/ koruyucu ekipman bulunup bulunmadığının tespiti, bulunmaması halinde koruyucu ekipman olmamasının zararı artırıp artırmadığı araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bu hususa ilişkin değerlendirme yapılmamış olması doğru görülmemiştir. <br>\tAçıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın yeniden görülmek üzere kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebeplerine göre davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, <br>\tYeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,<br>\t2-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine,<br>\t3-İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,<br>\t4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,<br>\t5-Ankara 2. İcra Müdürlüğünün 2022/8310 E. Sayılı dosyasına yatırılan 165.000TL teminat mektubunun yatıran tarafa iadesine,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 10.10.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye <br>Katip <br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır. <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"76189453291fccfd","SID":"045ee82b4101a83d"}}