{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1775 - 2024/1180<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2022/1775 <br>KARAR NO\t: 2024/1180<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 13/04/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/316 Esas 2022/224 Karar<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t<br>DAVALI\t: <br><br>DAVANIN KONUSU\t: Trafik Kazası Nedeniyle Maddi Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 10/10/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 14/10/2024<br><br>\tİlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı  ... plakalı araç sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybederek yoldan çıkması neticesi trafik kazası meydana geldiğini, araçta yolcu olan davacı küçüğün ağır yaralandığını, kol kemiğine tel takıldığını, omuz ve kol hareketinde hareket kısıtlılığının meydana geldiğini, sigorta şirketine ve arabuluculuğa başvurmalarına rağmen sonuç alamadıklarını belirterek belirsiz alacak davası olarak şimdilik 9.800,00TL sürekli, 100,00TL geçici iş göremezlik tazminatı,100,00TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 10.000,00.TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş,  23.03.2022 tarihli bedel artırım dilekçesi ile sürekli iş göremezlik tazminatı talebini  181.637,08.TL, bakıcı gideri tazminatı talebini 2.452,50.TL olarak artırmıştır.<br>\tDavalı vekili, 21.08.2020 tarihinde yapılan başvuru neticesinde, dava konusu kazaya ilişkin  1050526320 numaralı hasar dosyasının açıldığı, ...'a 27.01.2021 tarihinde 95.000,00 TL ve ...'e 21.05.2021 tarihinde 180.000,00 TL ödendiği, davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığının tespit edildiğini bildirilmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, davanın tek taraflı trafik kazasında yaralanmadan kaynaklı sürekli, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderine ilişkin olduğu, 10.06.2020 tarihinde davacının içerisinde yolcu olarak bulunduğu dava dışı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile seyir halindeyken sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybederek yoldan çıkması nedeniyle tek taraflı trafik kazası meydana geldiği,  davalı sigorta  şirketinin ... plakalı aracı sigortalayan şirket olduğu, davalının sorumluluğunun 10.02.2020-10.02.2021 tarihleri arasında geçerli bulunan 1050526320 no.lu ZMSS poliçesine dayandığı,  Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının maluliyet  raporuyla davacının, engel oranının %5, meslekte kazanma gücünde azalma oranının %4,2, geçici iş göremezlik süresinin 180 gün, bir başkasının  sürekli bakımına muhtaç  olacağı sürenin 25 gün olarak belirlendiği, tek taraflı trafik kazasında sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu, bu kapsamda davalı sigorta şirketinin hukuki sorumluluğunun dayanağının 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları olduğu, aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı davalı sigorta şirketinin üçüncü kişilerin zararından sorumluluğu bulunduğu,  hesap bilirkişi raporu ile davacının  geçici iş görmezlik zararı bulunmadığının tespit edildiği belirtilerek aktüerya hesap bilirkişinin raporu hükme esas alınarak davanın kısmen kabulü ile 181.637,08.TL sürekli iş görmezlik tazminatı ile 2.452,50TL geçici bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 184.089,58TL maddi tazminatın poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile temerrüt tarihi olan 04.01.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, geçici iş görmezlik tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\t1-Davacı vekil istinaf başvuru dilekçesinde, geçici iş göremezlik tazminatının reddi kararının kaldırılmasını, yalnızca meslek sahipleri ve çalışıp kazanç elde etmekte olanların değil, tedavi ve iyileşme süresince günlük işlerini yapamayanlar, örneğin kaza sonucu yaralanma nedeniyle kendi ev hizmetlerini bir süre yapamayan ev kadınları da “geçici iş göremezlik tazminatı” isteyebileceğini, trafik kazasında yaralanıp bir süre okuluna gidemeyen ve bu yüzden yıl kaybına uğrayan öğrencinin de, çalışma yaşamına geç atılacak olması nedeniyle gelecekteki kazanç kaybını tazminat olarak isteyebileceğini, geçici iş göremezlik süresi içerisinde kişinin beden gücünü %100 oranında kaybettiğinin kabul edildiğini, bu kişi çocuk yaşta dahi olsa yaşıtlarına oranla daha fazla güç (efor) harcamak durumunda olduğunu, harcanan bu fazla güç (efor) kaybı yüzünden haksız eylemden zarar gören kişinin işbu iyileşme süresi veya diğer adıyla geçici iş göremezlik süresine ilişkin tazminat isteme hakkı bulunduğunu, davacının geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin maddi tazminat talebinin  efor kaybı ile ilgili olduğunu, davacının geçici iş göremezlik süresi olan 180 gün boyunca okula devam edememesinin ve %100 malul sayıldığı bu dönemde günlük hayatını idame ettirmekte yaşıtlarına oranla daha fazla güç (efor) harcamak durumunda olmasının tazminat hukuku bağlamında maddi bir karşılığı olması gerektiğini,  davacının maluliyetinin, maluliyet raporuyla belirlenen orandan daha yüksek olduğunu, maluliyet raporundaki aleyhe hususları kabul etmediğini, yeniden maluliyet raporu alınacak ve esas hakkında işlem yapılacak olması halinde tespit edilecek maluliyet oranındaki fazlaya ilişkin kısımlar ve meydana gelebilecek artışlar yönünden fazlaya ilişkin  talep, dava ve her türlü  yasal haklarını saklı tuttuklarını, dosya kapsamında maluliyet ve kusur oranları, hesaplama yöntemi, hesaplamaya esas alınan hayat tablosu vs. hususlarında değişiklik olması halinde, kamu düzeni niteliğinde sayılan güncel asgari ücrette meydana gelecek artışların da dikkate alınması gerektiğini ileri sürmüştür.<br>\t2-Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, hesaplama yöntemi olarak %1,65 teknik faiz uygulanması gerekirken aktüer raporunda progresif rant yöntemine göre hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, Anayasa Mahkemesi iptal kararında Genel Şartların Kanuna aykırı düzenleme içeren kısımlarının iptal edildiğini,  Genel Şartların tamamen iptal edilmediğini, Genel Şartların kanuna aykırı olmayan kısımlarının uygulanmasını, Genel şartlar gereği TRH tablosu ve 1,65 teknik faize göre hesaplama yapılmasını, Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının geriye yürümeyeceğini, müterafik kusur indirimi yapılmasını, trafik kazasının meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, kusurlu olduğu kabul edilmesi halinde ise davacının müterafik kusurunun olup olmadığının değerlendirilmesini,  uygun cetvele göre belirlenmeyen maluliyet oranının hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, geçici iş göremezlik zararının sağlık giderleri teminatına alındığı, SGK sorumluluğunda bulunduğunu, ceza soruşturma dosyasının CMK md. 253 kapsamında uzlaşma bulunup bulunmadığının incelenmesini, bulunması halinde davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\tHMK’nın 355 maddesi gereğince istinaf talebinde bulunan davacı ve davalı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; <br>\tDava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle  maddi tazminat istemine ilişkindir.\t<br>\tDavacı vekili 10.06.2020 tarihinde davalının zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu ... plakalı araç sürücüsünün neden olduğu  tek taraflı trafik kazasında araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını belirterek  HMK’nın 107 maddesi gereğince sürekli, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri zararının davalıdan  tahsiline karar verilmesini talep etmiş mahkemece davacının geçici iş göremezlik talebinin reddi, sürekli iş göremezlik ve bakıcı gider talebinin kabulüne karar verilmiştir.<br>\tHaksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.<br>\tMaluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında  Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.<br>\tSomut olayda, davacının maluliyetine ilişkin Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 13.01.2022 tarihli raporda davacının fiziki muayenesinin yapıldığı, dosyaya ekli tedavi belgeleri ve grafilerin incelendiği, gerekli görülen ortopedi ve travmatoloji bölümü konsültasyon yanıtının dosya arasına alındığı, sağ kol, dirsek, kalça hareket derece ve açılarının ayrı ayrı belirlendiği, “Erişkinler İçin Engellilik  Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” kapsamında kişinin engel oranının %5 (beş) olduğunu,  Kas İskelet Sistemi Bölümü/2. Üst Ekstremiteye Ait Sorunlarda Engellilik Oranları/ Şekil 2.10- Omuz fleksiyon-ekstansiyon kısıtlılığına bağlı üst ekstremite engellilik oranı % 4 Şekil 2.11- Omuz Abduksiyon-Adduksiyon kısıtlılığına bağlı üst ekstremite engellilik oranı %2 Şekil 2.12- Omuz iç-dış rotasyon kısıtlılığına bağlı üst ekstremite engellilik oranı % 2, omuz toplam üst ekstremite engellilik oranı % 8, vücut fonksiyon kaybı % 5, hastada meydana gelen geçici iş göremezlik süresinin 180 (yüzseksen) gün olduğu, iyileşme süresi de dikkate alındığında arızaları nedeniyle mutad iştigaline (kişinin temizlik, yıkanma, tuvalet vb işleri) engel teşkil eden 25 (yirmibeş) gün süreyle bir başkasının sürekli bakımına muhtaç olduğunun tespit edildiği,Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi  Hakkında Yönetmeliğin amacının engellilik oranları arasında çocukların özel gereksiniminin olup olmadığı ile ilgili olduğu,  TBK 54. maddesi gereği kişinin bedensel zararının belirlenmesi için “Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar” ile sürekli iş gücü kaybı oranının  belirlenerek  buna bağlı olarak bedensel zararların tespit edilmesi gerektiği, çocukların trafik kazası sonucu sürekli sakatlık oranlarının tespitinde Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğin uygulanma imkanın olmadığı ve Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve eklerinin uygulanması gerektiği anlaşılmakla taraf vekillerinin bu yöne ilişkin istinaf sebepleri yerinde değildir.<br>\tMahkemece  alınan maluliyet raporuna göre alınan aktüer bilirkişi raporunda davacının kaza tarihinde 7 yaşında olup gelir getiren bir işte çalışması söz konusu olmadığı, henüz okul çağında olduğu, tedavi müddeti boyunca mahrum kaldığı herhangi bir kazancı olmadığından geçici iş göremezlik zararı bulunmadığından Yargıtay uygulamalarına göre  olay tarihinden itibaren maluliyet oranına göre hesaplama yapılmış olmasında bir isabetsizlik görülmediğinden geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine karar verilmesinde  bir isabetsizlik görülmemiştir.<br>\t2918 sayılı Karayolları Trafik kanunun 90. Maddesinde “Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.” Şeklindeki düzenleme Anayasa Mahkemesinin 17.7.2020 tarihinde 2019/40 E-2020/40 K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresi Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiş olması nedeniyle davacının zararının ve zararın kapsamının 2918 sayılı KTK.nın ve 6098 sayılı TBK'nın haksız fiile ilişkin hükümlerine ve yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak belirlenmesi gerekir. Somut olayda, hükme esas alınan aktüerya raporunda, yerleşik Yargıtay içtihatları doğrultusunda sürekli iş göremezlik tazminatının hesaplanmasında TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yönteminin esas alındığı görüldüğünden davalı vekilinin aktüer bilirkişi raporuna yönelik istinaf sebebinin reddi gerekmiştir.<br>\tDosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına  ve davacı küçüğün kaza sırasında emniyet kemeri takıp takmadığının ve yaralanması ve maluliyetinin emniyet kemeri takılmaması ile illiyet bağı bulunduğunun davalı tarafından ispat edilememiş olmasına göre davacı vekilinin ve davalı vekilinin ileri sürdüğü istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı ve ilk derece mahkemesi kararı usul ve esas yönünden yasaya uygun bulunduğundan, davacı  vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353 /1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1.b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, <br>\t2-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 427,60 TL karar harcından peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>\t3-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 12.575,16 TL karar harcından peşin alınan 3.143,79 TL harcın mahsubu ile bakiye 9.431,37 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>\t4- Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,<br>\t5-İstinaf gider avansından artan kısım varsa karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, <br>\t6-Kararın taraflara tebliğine,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde TEMYİZ  YOLU AÇIK olmak üzere 10.10.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>Üye <br>Üye <br>Katip <br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3834fc90d6b02902","SID":"1c06ff236059dc6d"}}