{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1957 <br>KARAR NO: 2024/2094<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 15/05/2024<br>NUMARASI: 2023/491 E.  2024/536 K.<br>DAVANIN KONUSU: Alacak (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 24/10/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 24/10/2024\t<br>KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 15/05/2024 tarih ve 2023/491 E - 2024/536  K kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davalının müvekkili kooperatifin üyesi olduğunu ve kooperatiften ferdileşme suretiyle taşınmaz temin ettiğini, kooperatifin halen tasfiye sürecine giremediğini, 10 yıldan fazla süredir kooperatife üye olan kişilere ve 15 yıl önce arsasını kat karşılığı devreden arsa sahiplerine konutunu teslim edemediğini, kooperatifin iflasa sürüklendiğini, mağdur üyelerin bir araya gelerek konutların yapımı ve teslimi ile önceki dönemlere ait borçların ödenmesi için çabaladıklarını, kooperatiften taşınmaz temin eden üyelerden kesin maliyet bedelinin alınmadığının anlaşıldığını, buna ilişkin Asliye Ticaret Mahkemelerinde 160'dan fazla dava açıldığını ve davaların kabulüne karar verildiğini, davalının 2003 yılı ocak ayından 2023 yılı nisan ayına kadar ödemesi gereken aidat borcunun hesaplanmasını davalının kooperatiften temin ettiği ...ili ...İlçesi, ... Mahallesi ... ada ... parsel ... blok ... bağımsız bölüm numaralı taşınmazın tapu kaydının beyanları hanesine davalıdır şerhi konulmasına, yapılacak yargılama neticesinde fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100,00-TL aidat alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yıllık %18, aylık %1,5 faiz ile birlikte davalıdan tahsiline, şimdilik 100,00-TL ara ödeme (ek ödeme) alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yıllık %18, aylık %1,5 faiz ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmiline  karar verilmesini dava ve talep etmiştir.<br> Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde; kooperatifin ana sözleşmede değişikliğe giderek 61/e maddesinde konutların tamamının yapımı tamamlanmadan önce kendisine konutu tahsis edilmiş ve tamamlanmış olan ortağın kat mülkiyeti tapusunu alarak ayrılmak istemesi halinde kesin maliyet bedelinin belirlenerek tapusunun verilebileceğini belirttiğini ve bu kapsamda da yapımı tamamlanan konutların 2010,2011 ve 2012 yıllarında yapılan genel kurullarda alınan kararlar ile kesin maliyet bedellerinin çıkarılıp üyelere tebliği ve ödenmesi halinde tapularını alarak ilişiklerinin kesilebileceği yönünde genel kurul kararları alındığını ve müvekkilinin de buna dayanarak kesin maliyet bedelini ödediğini ve tapusunu aldığını, yasada aranan şartları sağladığını ve bu kapsamda müvekkilinden kesin maliyet talep edilemeyeceğini, müvekkilinin kooperatif üyeliğinin sona erdiğini, bu nedenle aidat alacağının talep edilmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin tapuyu aldıktan sonra davacı kooperatif tarafından hazırlanan hazirun cetvellerinde isminin bulunmadığını ve genel kurullara davet edilmediği için aidat alacağının muaccel hale gelmediğin, davanın esastan ve zaman aşımı sebebi ile reddine karar verilmesini talep etmiştir.    <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>İlk Derece Mahkeme kararında; \"...Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı kooperatifin davalının kooperatife üye olması nedeniyle ödemesi gereken aidat ve ara ödemeleri ödemediğinden bahisle eldeki davayı açtığı, dava dilekçesi ekinde üyelik dosyası olarak bir kısım evrakların sunulduğu, mahkememizin 17/01/2024 tarihli ön inceleme duruşmasının 2 nolu ara kararı ile taraflara HMK 140/5 maddesi gereğince dilekçelerinde gösterdikleri ancak henüz sunmadıkları belgeleri sunmak üzere kesin süre verildiği, aksi halde ilgili delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacaklarının da ihtar edildiği, tarafların verilen kesin süre içerisinde ayrıca bir açıklamada bulunmadıkları ve dilekçelerinde dayandıkları delilleri de sunmadıkları, dosyanın mevcut haliyle uzman bilirkişi heyetine tevdi edildiği, 23/02/2024 tarihli bilirkişi kurulu raporu ile de tespit edildiği üzere davalıya ... ada,... pafta,... parselde bulunan ... blok ... Kat ... numaraları bağımsız bölümün 06/05/2011 tarihinde ferdileştirme yoluyla tahsisi yapılmış ise de davalının davacı kooperatif üyeliğine ilişkin dosya kapsamında her hangi bir delilin bulunmadığı, davacı vekilinin HMK 281 maddesi uyarınca 2 haftalık kesin süre içerisinde bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi de sunmadığı, gerçekten de dava dosyasının incelenmesinde tapu senedi, genel kurul tutanakları, kooperatif ana sözlemesi vs evraklarda davalının adının hiçbir yerde geçmediği, muavin kaydının 01/01/2011-31/12/20211 tarihlerini kapsadığı, bilirkişi raporunda davalının istifa yahut ihracına rastlanmadığı belirtilmiş ise de üye olmayan birinin istifa yahut ihracına ilişkin belge bulunmasının da zaten mümkün olmadığı, tapunun davalıya devredilmiş olmasının tek başına davalının kooperatif üyesi olarak kabul edilebilmesi için yeterli olmadığı, davalının kooperatife üye olmaması nedeniyle talep edilen aidat ve ara ödemelerden de sorumlu olmayacağı sonuç ve kanaatine varılmakla açılan davanın reddine dair aşağıdaki hüküm fıkrasının tesisi uygun görülmüştür. Davanın reddine,...\" şeklinde karar verilmiştir.<br>Bu karara karşı davacı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ : <br>Davacı vekilince sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Yerel mahkeme kararının  usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili kooperatifin  2013 yılında işlemez hale gelmiş, ta ki 2018 yılında tapusunu alamayan üyelerin bir araya gelerek kooperatifi ayağa kaldırma sürecine kadar da bu şekilde kaldığını, bu süreçte kapısına kilit vurulan ve yeterli denetime sahip olunamayan müvekkili kooperatif yönetimi göreve geldiğinde üyelerin belirli dosyaları dahi olmadığını, tüm dosyaların dağıtılmış, karman çorman hale gelmiş durumda olduğunu, tüm bu dosyaların düzenlendiğini,  dosyaların düzene sokulduğunu  ve bu şekilde 200'e yakın davada hiçbir eksik evrak olmadan üyelik dosyalarının dava dilekçesi ekinde sunulduğunu, ancak eldeki davada davalıya ait üyelik dosyasının bulunamadığını, müvekkili kooperatif nezdinde davalıya ait kayıtlar, yevmiye defterinde bulunan davalının yaptığı ödemelere ilişkin kayıtlar ve davalının tapu aldığına dair teslim belgesi olduğunu, davalının, 2020 yılında 70 kişiyle birlikte istifa ettiğini, bu süreçte müvekkili kooperatifçe Kayseri çevre ve şehircilik il müdürlüğüne görüş sorularak \"stifa eden üyelerin üyelik durumunun ne olduğu, genel kurula çağrılıp çağrılamayacağı, hazirunlarda yer verilip verilmeyeceği, alacaklarını ne şekilde talep edecekleri sorulmuş, gelen cevabi yazıda, istifanın tek taraflı bir işlem olduğu, istifa sonrasında bir üyenin genel kurula çağrılamayacağı,hazirunlarda yer verilemeyeceği, üyelik durumundan kaynaklanan alacakların ise genel mahkeme marifetiyle talep edileceği yönünde görüş bildirildiğini, bu sebeple bu tarihten sonraki genel kurul hazirun listelerinde davalının adı olmamasının normal olduğunu, ancak öncesindeki genel kurullarda davalının adı yazdığını,  davalı müvekkili kooperatife ödeme yaptığını, tapusunu teslim aldığını, hazirunlarda adının geçildiğini, kooperatif üyeliğinden istifa ettiğini, bu istifa sonrası çevre ve şehircilik il müdürlüğünden görüş sorulduğunu, cevabi yazıya gör davalının, hazirun listelerinden çıkartıldığını, davalının müvekkili kooperatif üyesi olduğunun tartışmasız olduğunu,  davalının üyelik bağının kesildiğini, istifa ettiğini söylese de bunu her dosyada söylediğini, mhkemece tesis edilen hükümdeki şekliyle, bir nevi hiç üye olmadığına dair bir iddiada bulunmadığını, burada mahkemece, taraflarca iddia edilmeyen vakıaların araştırıldığını ve bu şekilde hükmün tesis edilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek istinaf başvurularının kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüyle 240.637,00-TL'nin ıslah tarihi olan 24.04.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacı müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına, mahkeme aksi kanaatteyse yerel mahkeme kararının kaldırılarak dosyanın yerel mahkemeye iadesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:<br>H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır. <br>Uyuşmazlık, kooperatif üyeliğinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.<br>Mahkemece, davalının kooperatif üyesi olduğunun ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br> Karara karşı  davacı vekilince istinaf yasa yolunu baş vurulmuştur.<br> Davalının cevap dilekçesi incelendiğinde: Davacı tarafından açılmış olan davayı kabul etmiyoruz .Davacının haksız davasının reddini talep ediyoruz.Davacı kooperatif ana sözleşmede değişikliğe giderek 61/e maddesinde konutların tamamının yapımı tamamlanmadan önce kendisine konutu tahsis edilmiş ve tamamlanmış  olan ortağın kat mülkiyeti tapusunu alarak ayrılmak istemesi halinde kesin maliyet bedelinin belirlenerek tapusunun verilebileceğini belirtmiş ve bu kapsamında da yapımı tamamlanan konutların 2010,2011 ve 2012 yıllarında yapılan genel kurullarda alınan kararlar ile kesin maliyet bedellerinin çıkarılıp üyelere tebliği ve ödenmesi halinde tapularını alarak ilişiklerinin kesilebileceği yönünde genel kurul kararları alınmış ve müvekkilim de buna dayanarak kesin maliyet bedelini ödemiş ve tapusunu almıştır. \"şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.<br>Davalı cevap dilekçesinde üye olduğunu kabul etmiş olup bu durumda  kooperatiften istifa ettiğini ve istifasının kabul edildiğini  ispat külfeti davalıdadır.<br>Mahkemece aldırılan  23/02/2024 havale tarihli bilirkişi heyet raporu incelendiğinde; davalının kooperatif üyeliğine ilişkin dosya kapsamında herhangi bir evraka rastlanmadığı ancak adına ferdileşme yoluyla tapu kaydı yapıldığı, davalının istifa ettiğini gösterir herhangi bir belgenin dosya kapsamında bulunmadığı, davalı hakkında ihraç kararına rastlanmadığı, davacı kooperatif tarafından peşin bedelli üye alınacağına ilişkin bir genel kurul yahut yönetim kurulu kararı alınmadığı, davalının normal statülü kooperatif üyesi olduğu, ...nin ticari defter tasdiklerinin zamanında yapıldığının belirtildiği görülmüştür.<br>Davalının cevabı, adına ferdileşme yoluyla taşınmaz tescil edilmesi, davalının istifa ettiğini gösterir herhangi bir belge ve  ihraç kararının olduğuna dair dosyada delil bulunmaması  hususları birlikte değerlendirildiğinde davalının üye olduğunun kabulü gerekmektedir.<br>Bu durumda davacının talep ettiği aidat ve ara ödeme talepleri yönünden aşağıda belirtilen şekilde rapor aldırılıp sonucu göre karar verilmesi gerekmektedir. <br>A-Aidat alacağı yönünden<br>Bilindiği üzere Kooperatifin en yetkili organı genel kuruldur. Genel kurullarda hakkaniyetin gerektirdiği ölçüde gerekli kararlar alındığı gibi daha önceden alınan kararlarda değiştirilebilir. Eşitlik ilkesi gereğince hak ve görevlerde ortakların eşit olması kuralı gözetilerek önceki genel kurul kararının değişen şartlar ve kooperatifin diğer ortaklarının durumları da nazara alınarak şartlarda eşitleme yapılmak üzere değiştirilmesine karar verilmesinde ilke olarak müktesep hak ihlali ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. (Yargıtay 23 H.D  2011/933 Esas 2011/936 Karar)<br>Kooperatifler aidat toplayarak inşaatlarını yapar ve amaçlarını gerçekleştirir. Ayrıca kooperatiflerde eşitlik ilkesi geçerlidir. Kooperatiften bağımsız bölüm alınması aidat ödenmesine engel değildir.<br> Davalı kooperatif inşaatlarının devam ediyor olması nazara alındığında kooperatifin aidat toplaması olağandır. Daha önceki genel kurulda alınan kesin maliyet ile ilgili kararın iptal edilmiş olması da aidat toplamaya engel teşkil etmez.( Yargıtay 23 HD  2016/7545 Esas  2019/5329 Karar) <br>Somut olayda davalının  sabit ücretli üye olduğuna yada  istifa ettiği ve bu istifanın kabul edildiğine dair  dosyada delil bulunmadığı gibi davalını kooperatifçe kendisine teslim edilen taşınmazı kullandığı kooperatife iade etmediği genel kurul kararlarının iptal edilmediği  sabittir.<br>Kooperatif üyeleri ile kooperatif arasındaki üyelik sıfatının devamına ve üyeliğe sıkı sıkıya bağlı talepler ile ilgili olan tapu iptali ve tescile, üyelik tespitine, tahsis hakkına dayalı veya üyenin parasal yükümlülükleri ile ilgili uyuşmazlıklarda üyelik devam ettiği sürece zamanaşımı süresi işlemez. Davacı kooperatif üyesi olduğunu beyan etmiş davalı tarafça aksi iddia edilmemiştir. Davacının kooperatif üyesi olduğunu kabulü halinde dava konusu taleple ilgili üyelik devam ettiği sürece zamanaşımı işlemeyecektir. (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi  2021/871 Esas  2021/1256 Karar) Davalı alacağın zaman aşımına uğradığını iddia etmiş olup bilindiği üzere  Kooperatif üyesinin bağımsız bölüm talep hakkı zamanaşımına uğramayacağı gibi kooperatif tarafından bunun karşılığında talep edilecek olan inşaat gideri olarak talep edilen aidata da zamanaşımı işlemesi mümkün değildir.(23. Hukuk Dairesi  2017/391 Esas  2020/1615 Karar) (Benzer  Kayseri BAM 6. H.D 2024/583 Esas  2024/705 Karar,  2024/584 Esas  2024/710 Karar, 2024/142 Esas  2024/224 Karar, : 2023/2395 Esas  2024/31 Karar,   2023/2396 Esas 2024/88 Karar...)  <br>Davacı inşaatların devamı amacıyla aidat talep etmiş olup yukarıda değinilen Yargıtay kararları doğrultusunda talep edilen alacak için üyelik devam ettiği müddetçe  zaman aşımı işlemeyecektir.<br>6098 sayılı TBK 'nun  100. Maddesinde: Borçlunun, faiz veya giderleri ödemede gecikmemiş ise, kısmen yaptığı  ödemeyi ana borçtan düşme hakkına sahip olduğu   101. Maddesinde:  Birden çok borcu bulunan borçlunun, ödeme gününde bu borçlardan hangisini ödemek istediğini alacaklıya bildirebileceği, Borçlu bildirimde bulunmazsa, yapılan ödemenin, kendisi tarafından derhâl itiraz edilmiş  olmadıkça, alacaklının makbuzda gösterdiği borç için yapılmış sayılacağı 102. Maddesinde:   Kanunen geçerli bir açıklama yapılmadığı veya makbuzda bir açıklık bulunmadığı durumda ödeme, muaccel borç için yapılmış sayılacağı, Birden çok borç muaccel ise ödemenin, borçluya karşı ilk olarak takip edilen borç için yapılmış olduğunun  kabul edileceği,  Takip  yapılmamış ise ödemenin, vadesi ilk önce gelmiş olan borç için yapılmış olacağı, Birden çok borcun vadesinin aynı  zamanda gelmesi halinde , mahsupun orantılı olarak; borçlardan hiçbirinin vadesi gelmemişse ödeme, güvencesi en az olan borç için yapılmış sayılacağı  104. Maddesinde: dönemsel edimlerden biri için, alacaklı tarafından çekince belirtilmeksizin makbuz verilmesi halinde, önceki dönemlere ait edimlerin de ifa  edilmiş sayılacağı düzenlenmiştir.<br> Davacı kooperatif  28.02.2011 Tarihi itibariyle alacak borç durumunu hesaplayıp  davalıya bildirdiği davalınında davacı kooperatife bu doğrultuda ödeme yaptığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davalının ödeme tarihi,  ödemeye ilişkin makbuz ve belgelerdeki açıklamalar, 28.02.2011 tarihli maliyet raporunda istenen alacaklar ve 6098 sayılı TBK 100-104 maddesindeki düzenlemeler  dikkate alınarak  davacının davalıdan  alacak talep edebileceği dönemin  28.02.2011 -31.05.2022 tarihleri arasındaki dönem  olabileceği anlaşılmaktadır.<br>Mahkemece  bu hususa dikkat edilmeden  karara verilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüştür. <br>B- Ara ödeme alacağı yönünden<br>Kooperatif genel kurul kararları bütün üyeler için bağlayıcı niteliktedir.  Kooperatif genel kurulu tarafından usulüne uygun şekilde  alınan kararlar neticesi üyeler ara ödeme taleplerinden sorumlu olacaklardır. ( Yargıtay 6. H.D Esas    No\t: 2023/4418 Karar No\t: 2024/375)<br>Tüm bu açıklamalar ışığında davacının dilekçesinde aidattan başka bir de ara ödeme talebinde de bulunduğu anlaşıldığından , mahkemece öncelikle davacı vekilinden dava dilekçesinde talep ettiği ara ödemenin tam olarak neye ilişkin olduğu sorulup açıklattırılarak, davacı  Kooperatifin somut olarak  hangi genel kurul ya da kurullarında alınan hangi ara ödeme kararlarına dair olduğu ve içeriğinin de neye ilişkin olduğu (Kesin maliyet, ek maliyet,ek ödeme inşaat ve finansman gideri vs ) tam olarak belirlenerek kararın, ortakların mali sorumluluğunu arttırıcı ek ödeme/ek maliyet niteliğinde olup  olmadığı,ilgili genel kurul kararlarına karşı açılan iptal davası olup olmadığı,varsa sonucunun ne olduğu, eşitlik ilkesine göre tüm üyelerden talep edilen bir alacak/ara ödeme olup olmadığı hususlarında ilgili tüm kooperatif kayıtları üzerinde yerinde inceleme yaptırılmak suretiyle aynı bilirkişi kurulundan  ek rapor da alınıp  oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüştür.(Yargıtay  6. HD 2023/361 Esas  2024/612 Karar;  2023/3162 Esas  2024/2432 Karar, 23. H.D 2021/271 Esas 2012/2407 Karar)<br>Açıklamalar ışığında davacının istinaf talebinin HMK 353/1-a-6 uyarınca  kabulüne karar vermek gerekmiştir.    <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; <br>2-HMK'nın 353/1-a.6 md. gereğince, KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 15/05/2024 tarih ve 2023/491 E - 2024/536 K sayılı kararın  KALDIRILMASINA, <br>3-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle yukarıda belirtilen eksiklikler giderildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye  GÖNDERİLMESİNE,<br>4-Davacı  tarafça yatırılan istinaf karar harcının talepleri halinde kendilerine iadesine , <br>5-İstinaf incelemesi duruşmalı olarak yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>6-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,<br>7-H.M.K. 302/5 maddesi gereğince iş bu ilamın kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirilmlerin, H.M.K. 359/4 maddesi gereğince iş bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,<br>Dair, dava dosyası üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince, KESİN olarak oybirliği ile karar verildi.   24/10/2024<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"74e4094c5fcf01a6","SID":"af631ea906ce49e0"}}