{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2022/1246 - 2024/1543<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2022/1246 <br>KARAR NO\t: 2024/1543<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 12/05/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/314 E.  -  2022/141 K.<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLLERİ\t<br>DAVALI\t: <br><br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Kararının İptali<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 12/05/2022 tarih ve 2021/314 Esas - 2022/141 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili, müvekkilinin 2020/12731 sayılı \"...\" ibareli marka başvurusunu yaptığını, davalı Şirketin \"...\" asıl unsurlu markalarına dayalı olarak bu başvuruya yaptığı itirazın, diğer davalı Kurum tarafından kabul edilerek, müvekkili başvurusunun reddine karar verildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, 1983 yılında kurulan ... AŞ unvanlı şirketin, \"...\" markası altında yara bantları, elastik bandaj ve flaster ürettiğini, 2016 yılında bu Şirket tarafından \"...\" markalarının müvekkiline devredildiğini, devir sonrasında da bu markaların kullanımına kesintisiz biçimde devam edildiğini, dolayısıyla müvekkilinin başvuru üzerinde müktesep hakkının olduğunu, kaldı ki müvekkili başvurusu ile redde mesnet markalar arasında fonetik, görsel, kavramsal ve bütün olarak bıraktıkları izlenim itibariyle bir benzerlik bulunmadığını, müvekkili başvurusunun özgün ve ayırt edici olduğunu ve davalı Şirketin redde mesnet markalarıyla karıştırılma ihtimalinin olmadığını, müvekkilinin ve davalı Şirketin farklı sektörlerde faaliyet gösterdiklerini ileri sürerek, YİDK'in 2021-M-6419 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava  etmiştir.<br>Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile redde mesnet markalar arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>Davalı Şirket vekili, müvekkili markaları ile dava konusu başvuru arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılmaya yol açabilecek düzeyde benzerlik bulunduğunu, başvurunun kötü niyetle yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir. <br> \t<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu başvurunun 05. sınıftaki malları kapsadığı, davalı Şirketin redde mesnet markalarının da 05. sınıf mallarda tescilli olduğu, emtia benzerliğine ilişkin şartın gerçekleştiği, dava konusu \"...\" ibareli başvuru ile redde mesnet 2019/19694 sayılı \"... ...\", 2018/49492 sayılı \"... ...\", 2018/40446 sayılı \"... ...\" ve 2016/62017 sayılı \"... ...\" ibareli markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali ve/ya karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, davacının başvuru üzerinde müktesep hakkının olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.      <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, mahkemece dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarında, \"...\" ibaresinin, davalı Şirketten çok daha önceden bu yana kullanıldığı hususunun göz ardı edildiğini, oysa müvekkilinin \"...\" ibaresi üzerinde kazanılmış hakkının bulunduğunu, zira yaklaşık 40 yıldır bu ibareyi markasal olarak kullandığını ve 5. sınıfta bu ibareyi taşıyan bir çok marka tescilinin olduğunu, dosyada mevcut ek bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere \"...\" ibaresinin çok uzun yıllardır tescilli bulunduğunu, nizasız ve fasılasız biçimde kullanıldığını, bu kullanımlar nedeniyle müvekkili yararına müktesep hak doğduğunu, ancak bu yönden bilirkişi ek raporunda eksik ve yanlış değerlendirmeler yapıldığını, 38 yıldır kullanılan \"...\" ibareli markalar üzerinde müvekkilinin kazanılmış hakkının olduğunu, nitekim bu hususun davalı Kurum tarafından benzer bir dosyada kabul edildiğini, ayrıca müvekkili başvurusu ile redde mesnet markalar arasında fonetik, görsel, kavramsal ve bütün olarak bıraktıkları izlenim bakımlarından benzerlik olmadığını, müvekkilinin başvurusunun özgün ve ayırt edici bulunduğunu, davalı Şirketin redde mesnet markalarıyla karıştırılma ihtimalinin olmadığını, müvekkili ile davalı Şirketin farklı sektörlerde faaliyet gösterdiklerini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.    <br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, \"...\" ibareli başvuru ile redde mesnet 2019/19694 sayılı \"... ...\", 2018/49492 sayılı \"... ...\", 2018/40446 sayılı \"... ...\" ve 2016/62017 sayılı \"... ...\" ibareli markalar arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin olduğu, zira taraf markalarının asli unsurlarının \"...\" ibaresinden oluştuğu ve bu durumun markaların karıştırılmasına yol açacağı, davacının, marka başvuru dosyasına sunduğu deliller ile davacı adına tescilli önceki tarihli \"...\" ibareli markaların, ilgili piyasada ciddi bir biçimde kullanıldığının ispat edilemediği, eldeki davanın YİDK kararının iptaline ilişkin olması nedeniyle başvuru aşamasındaki delillerle sınırlı inceleme yapılabileceği, buna göre davacı yararına müktesep hak koşullarının oluştuğunun kanıtlanamadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 346,90-TL bakiye harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 27/09/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/10/2024    \t\t\t<br><br>Başkan<br><br><br>Üye<br><br>Üye<br><br><br>Katip<br> <br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7e42473052d91b84","SID":"85f19f2b48b0e7ef"}}